Bir gazete ya da bir dergi ister misiniz?Would you like a newspaper or magazine?
Kazanacağımı ya da kaybedeceğimi bilmiyorum.I don't know whether I will win or lose.
Burada ya tenis ya da beyzbol oynayabiliriz.We can play either tennis or baseball here.
Saatim bir ya da iki dakika ileri olabilir.My watch may be one or two minutes fast.
Çok sıcak şeyleri yiyemem ya da içemem.I can't eat or drink very hot things.
Yaşlı adamı haftada iki ya da üç kez gördüm.I saw the old man two or three times a week.
Onun hakkında çok az şey biliyorum ya da hiçbir şey.I know little or nothing about it.
Nereye gideceğimi ya da ne yapacağımı bilmiyorum.I don't know where to go or what to do.
Nereye gideceğimi, ya da ne yapacağımı bilmiyordum.I didn't know where to go, or what to do.
Bütün kolyelerimi kaybettim ya da kırdım.I've lost or broken all my necklaces.
Ben bir doktor ya da hemşire ya da öğretmen olmak istiyorum.I want to be a doctor or a nurse or a teacher.
Haftada iki ya da üç kez kütüphaneye giderim.I go to the library two or three times a week.
Kyoto'da ya da Nara'da yaşamak istiyorum.I want to live in Kyoto or in Nara.
Kabul edip etmeyeceğimi ya da reddedip etmeyeceğimi bilmiyorum.I don't know whether to accept or refuse.
Bir spor salonunda haftada iki ya da üç kez egzersiz yaparım.I work out in a gym two or three times a week.
Onun trenle ya da arabayla gelip gelmeyeceğini bilmiyorum.I don't know whether he'll come by train or by car.
Ona ya bana uğramasını ya da beni aramasını söyle.Tell him either to call on me or to ring me up.
Hiç kazam ya da diğer sorunlarım yoktu.I didn't have any accidents or other problems.
Olmayı hayal ettiğimiz kadar mutlu ya da mutsuz değiliz.We are not as happy or unhappy as we imagine ourselves to be.
Televizyondan gerçekte göremediğimiz ya da duyamadığımız değişik şeyler öğrenebiliriz.Through television we can learn various things which we cannot actually see or hear.
Yazıp yazmayacağımı ya da telefon edip etmeyeceğimi merak ediyorum.I wonder whether to write or phone.
Bir içecek ya da bir şey alalım.Let's have a drink or something.
Ya dışarıya çık ya da içeriye gir.Either go out or come in.
Hiçbir bitki ya da hayvana sahip değilsin, değil mi?You don't have any plants or animals, right?
İnan ya da inanma, gökyüzü dalışına gittim.Believe it or not, I went skydiving.
Bir kişi zengin ya da fakir olup olmadığına göre işleri farklı görür.A person views things differently according to whether they are rich or poor.
Bir kişi ya erkektir ya da dişi.A person is either male or female.
İnsan er ya da geç ölecek.Man will die sooner or later.
Popüler ya da değil, o doğrudur.Popular or not, it is right.
Yüzmeye ya da balık tutmaya gidebilirsin.You may go swimming or fishing.
Başarılı olman ya da olmaman sadece senin kendi çabana bağlıdır.Whether you succeed or not depends on your own efforts.
Başarı ya da başarısızlık ikisi de benim için aynıdır.Success or failure is all the same to me.
Öyle ya da böyle gideceğim.Rain or shine, I will go.
Öyle ya da böyle, postacı postayı dağıtır.Rain or shine, the postman delivers the mail.
Büyükbabam her zaman, şu ya da bu nedenle söyleniyor.My grandfather was always grumbling about something or other.
Üniversiteye mi gideceğimden ya da bir işe mi gireceğimden henüz emin değilim.I am not sure yet if I will go to a university or get a job.
İnsanların çoğunluğu er ya da geç evlenirler.The majority of people marry sooner or later.
Herhangi birinin bu odaya girmesine ya da yaklaşmasına izin verme.Don't let anyone enter or approach this room.
Bir depremde, yer yukarı ve aşağı ya da geriye ve ileriye sallanabilir.In an earthquake, the ground can shake up and down, or back and forth.
Er ya da geç başın belaya girecek.Sooner or later, you will be in trouble.
Er ya da geç, rehineler serbest bırakılacak.Sooner or later, the hostages will be set free.
Er ya da geç, onun şansı bitecek.Sooner or later, his luck will run out.
Biz er ya da geç öleceğiz.We shall die sooner or later.
Hepimiz er ya da geç ölürüz.We all die sooner or later.
Er ya da geç şoku atlatacak.Sooner or later, she'll get over the shock.
Er ya da geç rehineler serbest bırakılacak.Sooner or later, the hostages will be released.
Ya Çince ya da Rusça konuşabilir misin?Can you speak either Chinese or Russian?
Japonlar grup ya da organizasyona bireyden daha fazla dikkat etmektedir.The Japanese pay more attention to the group or the organization than to the individual.
Ya içeri gel ya da dışarı git.Either come in or go out.
Biz yaş ya da fiziksel sorunlar hakkında bir şey soramayız.We cannot ask anything about age or physical problems.
Onun gitmesi ya da kalması umurumda değil.I don't care whether he leaves or stays.
Onun kabul etmesi ya da etmemesi önemli değil.It doesn't matter whether he agrees or not.
Toplantıya ya o katılacak ya da ben.Either he or I am to attend the meeting.
Ya o suçlanacak ya da ben.Either he is to blame, or I am.
O ya da ben suçlanacağım.He or I am to blame.
İki ya da üç tane oldukça yetenekli asistanı vardı.He had two or three rather competent assistants.
Onun geç gelmesi ya da gelmemesi önemli değil.It doesn't matter whether he comes late or not.
O, bir ya da iki gün içinde dönecek.He will be back in a day or two.
O sürekli bir şey ya da başka bir şey hakkında şikayet ediyor.He complains about one thing or another all the time.
Okula otobüsle ya da trenle gelir.He comes to school by bus or train.