Yemek, insan ya da hayvan için uygun değildi.The food was not fit for man or beast.
Kazada on beş kişi öldü ya da yaralandı.Fifteen people were killed or injured in the accident.
Kazada on kişi öldü ya da yaralandı.Ten people were killed or injured in the accident.
Herkes için aşikardır ki, evlilik er ya da geç ayrılmayla sonuçlanır.It was obvious to everyone that the marriage would sooner or later end in divorce.
Kayanın üzerinde el ya da ayak için tutunacak yerler yoktu.There were no holds for hand or foot on the rock.
Film en azından iki ya da üç kez izlemeye değer.The movie is worth seeing at least two or three times.
O günlerde TV ya da radyo yoktu.There was no TV or radio in those days.
Portakalın tatlı ya da ekşi tadı yoktu.The orange didn't taste either sweet or sour.
Singapur'da bir suçluyu cezalandırmanın bir yolu onu ya da onu kırbaçlamaktır.In Singapore, one way to punish a criminal is to whip him or her.
Ya John ya da ben suçlanacağım.Either John or I am to blame.
Jack, şimdi ya Londra'da ya da Paris'te.Jack is now either in London or Paris.
Ya Jim ya da ben ona ondan bahsetmek zorundayız.Either Jim or I have to tell her about it.
Kaş çatma öfke ya da hoşnutsuzluk ifade edebilir.A frown may express anger or displeasure.
Futbol ya da ragbi oynar mısın?Do you play soccer or rugby?
Bunu iki ya da üç günlüğüne alabilir miyim?May I have this for two or three days?
Bu mesele er ya da geç ele alınmalıdır.This matter must be dealt with sooner or later.
Hangisi daha kolay, bu kitap mı ya da şu kitap mı?Which is easier, this book or that book?
Bu şirkette ya İngilizce ya da İspanyolca konuşabilmelisin.You must be able to speak either English or Spanish in this company.
Bu kulüpte canlı bir orkestra ya da bir DJ var mı?Is there a live band or a DJ in this club?
Et ya da balık ister misiniz?Would you like meat or fish?
Çay ya da kahve ister misiniz?Would you like tea or coffee?
Tavsiye edebileceğin mutfak ya da restoran türleri var mıdır?Are there any types of cuisine or restaurants that you could recommend?
Hoşuna gitsin ya da gitmesin, her durumda erken ayrılmak zorundasın.In any case, you have to leave early, whether you like it or not.
Sadece evet ya da hayır de.Just say yes or no.
Ya Ann ya da Carol bebeğe bakacak.Either Ann or Carol is going to take care of the baby.
Hangisini daha çok seversin, kurgu ya da kurgu olmayan?Which do you like better, fiction or non-fiction?
Gitmekte ya da kalmakta özgürsün.You are free to go or stay.
Hangisinden daha çok hoşlanıyorsun, müzik ya da İngilizce?Which do you like better, music or English?
Ya İngilizce ya da Fransızca öğrensen iyi olur.You had better learn either English or French.
Hawaii'ye ya da Guam'a gittiniz mi?Did you go to Hawaii or Guam?
Irkın ya da yaşın ya da dinin umurumda değil.I don't care about your race or age or religion.
Onu ya sen ya da ben ziyaret etmeliyim.Either you or I should visit her.
Ya sen ya da ben gitmek zorunda kalacağım.Either you or I will have to go.
Birincilik ödülünü ya sen ya da ben alacağım.Either you or I will get the first prize.
Ya sen ya da ben birincilik ödülünü alacağım.Either you or I will get the first prize.
Ya siz ya da ben onu yapmak zorunda kalacağım.Either you or I will have to do it.
Toplantıya ya sen ya da ben katılmak zorundayım.Either you or I must attend the meeting.
Ya sen ya da ben hatalıyım.Either you or I am in the wrong.
Ya sen ya da ben haklıyım.Either you or I am right.
Zengin ya da fakir olup olmaman benim için hiç fark etmez.It makes no difference to me whether you are rich or poor.
Ya sen ya da Jane oraya gitmek zorunda.Either you or Jane has to go there.
Yedi ya da sekize kadar döneceğim.I'll be back by seven or eight o'clock.
Yetmiş ya da seksen yıl bir insanın normal yaşam süresidir.Seventy or eighty years is the normal span of a man's life.
4, 6 ya da 12 ödeme yapabilirsin.You can make 4, 6 or 12 payments.
Üç ya da dört gün yatakta kalmalısın.You should stay in bed for three or four days.
Ya birini ya da diğerini seç.Choose either one or the other.
Bir ya da iki gün içinde Tokyo manzaralarını yapmak imkansız.It's impossible to do the sights of Tokyo in a day or two.
Herkes bir ya da iki kez başarısız olur.Everybody fails once or twice.
İşlerin yüz ya da elli yıl önce nasıl olduğunu bilmiyorum.I don't know how things were a hundred or fifty years ago.
O seni öldürmek ya da yaşamana izin vermek bana kalmış!It's up to me whether I kill you or let you live!
Acelen yoksa, bir bardak çay ya da bir şey içmeye ne dersin?How about a cup of tea or something, if you aren't in a hurry?
Gitmek ya da kalmak senin kararın.It's your decision whether you go or stay.
Onun gitmesine ya da karar verdiği gibi kalmasına izin verelim.Let's let him go or stay as he decides.
Ben uzağa gideceğimi ya da olduğum yerde kalacağımı bilmiyorum.I don't know whether to go away or to stay where I am.
Gitmemiz ya da kalmamız gerekip gerekmediği sorusu ardından gelir.The question whether we should go or stay comes next.
Siyah insanlar otobüsün arkasında oturmak ya da doluysa ayakta durmak zorunda kaldılar.Black people had to sit in the back of the bus, or stand if the back was full.
Ya şimdi ya da asla.It's now or never.
Oraya bir dahaki sefere yürüyerek ya da bisikletle gideceğim.I will go there on foot or by bicycle next time.
Şimdilerde neredeyse her evde bir ya da iki televizyon var.Nowadays, almost every home has one or two televisions.
Son zamanlarda, Japonya'da çalışan ya da okuyan yabancıların sayısı arttı.Recently, the number of foreigners working or studying in Japan has increased.