Ne yapmam ya da yapmamam gerektiğini bana söylemeye nasıl cüret edersin!How dare you tell me what I should or shouldn't do!
Sigara, içki ya da uyuşturucu kullanmam.I don't smoke, drink or do drugs.
Er ya da geç, o, Jamal'a ihanet edecek.Sooner or later, she'll betray Jamal.
Onlardan hiçbiri ne söyleyeceğini ya da yapacağını bilmiyordu.Neither of them knew what to say or do.
Ailen ya da vasinin iznine ihtiyacım var.I need permission from your parents or guardian.
Çiçekler teşekkür etmek ya da üzgün olduğunu söylemek için yararlı olabilir.Flowers can be useful to say thank you or sorry.
Kaç sivil öldürüldü ya da yaralandı?How many civilians have been killed or wounded?
Tom'un er ya da geç Mary'ye söylemesi gerekecek.Tom will need to tell Mary sooner or later.
Tom ya da Mary, kimin daha iyi Fransızca konuştuğunu düşünüyorsun?Who do you think speaks French better, Tom or Mary?
Fadıl ya sizin en iyi müttefikiniz ya da en kötü düşmanınız olabilir.Fadil can either be your best ally or your worst enemy.
Genellikle Tom'la haftada iki ya da üç kez öğle yemeği yiyorum.I usually eat lunch with Tom two or three times a week.
Tom ya sizin en iyi müttefikiniz ya da en kötü düşmanı olabilir.Tom can either be your best ally or your worst enemy.
Sami'nin tek bir seçimi vardı: atlamak ya da yok olmak.Sami had a simple choice: jump or perish.
Hepimiz er ya da geç ölmek zorundayız.We all have to die sooner or later.
Herkes er ya da geç ölür.Everyone dies sooner or later.
Harika bir plandı, ya da öyle görünüyordu.It was a great plan, or so it seemed.
Tom kahvesini kremasız ya da şekersiz sever.Tom likes his coffee without cream or sugar.
Er ya da geç gerçekleşmek zorundaydı.Sooner or later it had to happen.
En sevdiğin film ya da TV gösterisi nedir?What is your favorite movie or TV show?
Tom er ya da geç kendine gelecek.Tom will come to his senses sooner or later.
Belki ondan bir ya da iki şey öğrenebilirsin.Maybe you could learn a thing or two from him.
Kimseye güvenemezsin ya da inanamazsın.You can't trust or believe anyone.
Moda ya da makyajla ilgileniyor musun?Are you interested in fashion or make-up?
Tom'un ölü ya da canlı olup olmadığını bilmiyoruz.We don't know whether Tom is dead or alive.
Mutlu ya da mutsuz, hayat, insanın sahip olduğu tek hazinedir.Happy or unhappy, life is the only treasure which man possesses.
Mutlu ya da mutsuz, hayat insanın sahip olduğu tek hazinedir.Happy or unhappy, life is the only treasure which man possesses.
Balık ya da et için iştahım yok.I have no appetite for fish nor for meat.
Er ya da geç, herkes ölür.Sooner or later, everyone dies.
Tom bir iş bulamadı ya da tek başına yaşayamadı.Tom was unable to hold a job or live by himself.
Tom, ailesinin hayatı için iki ya da üç inek tuttu.Tom kept two or three cows for the sustenance of his family.
Tom en iyi dostun ya da en kötü düşmanın olabilir.Tom can either be your best friend or your worst enemy.
Tom er ya da geç onu yapacaktır.Tom will do that sooner or later.
Sami, Leyla'yı öldürmek için mükemmel bir plan hazırladı ya da öyle düşündü.Sami hatched the perfect plan to murder Layla, or so he thought.
Sami onun hakkında beş ya da altı paragraf yazdı.Sami wrote five or six paragraphs about that.
Sami o konuda beş ya da altı paragraf yazdı.Sami wrote five or six paragraphs about that.
Seyahat için zamanı ya da parası olmayanları ortadan kaldırmak için birleşelim.Let's unite to eliminate those with no time or money for travel.
Bu köpek on üç ya da on dört yaşındadır.This dog is thirteen or fourteen years old.
Bu az ya da çok şu anda söyleyebileceğim şey.That's more or less all I can say at the moment.
Lütfen bunu yarın ya da sonraki gün yapın.Please do that tomorrow or the day after.
Tom Boston'dan bu hafta ya da gelecek hafta gelecek.Tom will come back from Boston this week or next week.
Bir avukat ya da bir doktor olmak istemiyorum.I don't want to be a lawyer or a doctor.
Bunu ya ben yapacağım ya da Tom.Either I'll do that or Tom will.
Tom bunu öyle ya da böyle yapacaktı zaten.Tom was going to do that anyway.
Et ya da yumurta yemiyorum.I don't eat meat or eggs.
Tom içki içmez ya da sigara içmez.Tom doesn't drink or smoke.
Tom, haftada iki ya da üç kez spor salonunda çalışıyor.Tom works out at the gym two to three times a week.
Bir ya da iki ay sonra artık böylesine küçük detayları hatırlamayacaksınız.You'll no longer remember such minor details after a month or two.
Bunu yaptığı ya da yapmadığı tamamen Tom'a kalmış.It's entirely up to Tom whether he does that or not.
Bunu yapnam ya da yapmaman umurumda değil.I don't mind if you do that or not.
Ya sen ya da ben bunu yapmak zorundayım.Either you or I'll have to do that.
Tom'un Mary'yi ya da kız kardeşini tanıdığını sanmıyorum.I don't think Tom knows either Mary or her sister.
Ya Tom bunu yapacak ya da MaryEither Tom will do that or Mary will.
Haftada iki ya da üç kez spor salonuna giderim.I go to the gym two or three times a week.
Tom, Mary'nin ölü ya da canlı olup olmadığını bilmiyordu.Tom didn't know whether Mary was dead or alive.
Ya Tom bunu yapmak istemiyor ya da yapamıyor.Either Tom doesn't want to do that or he can't.
Tom'un ölü ya da canlı olup olmadığını bilmiyorduk.We didn't know whether Tom was dead or alive.
Tom er ya da geç pişman olacak.Tom is going to regret that sooner or later.
Tom'un ölü ya da canlı olup olmadığını bilmiyordum.I didn't know whether Tom was dead or alive.
Er ya da geç kar yağmayı bırakacak.It's going to stop snowing sooner or later.
Tom er ya da geç bundan pişman olacak.Tom is going to regret it sooner or later.