Ya dondurma ya da rendelenmiş buz yemek istiyorum.I want to eat either ice cream or shaved ice.
O akıcı Rusça konuşuyor ya da en azından onun bana söylediği buydu.He speaks fluent Russian, or at least that's what he told me.
Herhangi bir uyuşturucu ya da silah var mı?Any drugs or weapons?
Bugün ya da yarın gelemem.I can't come today or tomorrow either.
Er ya da geç, Bunu yapmaktan vazgeçmek zorunda kalacağım.Sooner or later, I'll have to stop doing this.
Şimdi ya da daha sonra kahve ister misiniz?Do you want coffee now or later?
Bunun er ya da geç olacağını biliyorduk.We knew it would happen sooner or later.
Er ya da geç kar yağışı duracak.It'll stop snowing sooner or later.
O ya Tom ya da John olmalı.That must be either Tom or John.
Tom bir avukat ya da bir doktor olmak istemedi.Tom didn't want to be a lawyer or a doctor.
Boston ya da Chicago'da yaşamak istiyorum.I want to live in either Boston or Chicago.
Boston'da ya da Chicago'da yaşamak istiyorum.I want to live in Boston or in Chicago.
Er ya da geç uyuyacaksın.Sooner or later, you'll fall asleep.
Şeker ya da süt ister misiniz?Do you want sugar or milk?
Herhangi bir gazeteye ya da dergiye abone oldun mu?Have you subscribed to any newspapers or journals?
Herhangi bir gazeteye ya da dergiye abone oldunuz mu?Have you subscribed to any newspapers or journals?
Biz bir ya da iki gün içinde iletişim kuracağız.We'll get in touch in another day or two.
Bir ya da iki gün içinde irtibat kuralım.Let's get in touch in another day or two.
Bir ya da iki gün içinde birbirimizi arayalım.Let's call each other in a day or two.
Er ya da geç bunu bulacağım.I'll find it sooner or later.
Tom'un er ya da geç onu yapmaya zaman ayıracağından eminim.I'm sure Tom will get around to doing that sooner or later.
Polis seni er ya da geç yakalayacak.The police are going to catch you sooner or later.
Er ya da geç onu yapmak zorunda kalacağımı biliyorum.I know that sooner or later I'm going to have to do that.
Er ya da geç polis sizi yakalayacak.Sooner or later, the police are going to catch you.
Binlerce kişinin ölü ya da kayıp olmasından korkuluyor.Thousands are feared dead or missing.
Bu, para ya da güç hakkında değil. Bu mirasım hakkında.This isn't about money or power. This is about my legacy.
Bu bilgi hem iyi ya da kötü için kullanılabilir.This knowledge can be used both for good or evil.
Ebeveynlerime, aileme ya da arkadaşlarıma söyleyemedim.I could not tell my parents, my family or my friends.
Hoşuna gitsin ya da gitmesin Dan sonsuza dek burada kalıyor.Dan is staying here forever, whether you like it or not.
Nerede olduğumuz ya da nereye gittiğimiz hakkında hiç bir fikrim yok.I have no idea where we are or where we're going.
Tom haftada üç ya da dört kez koşuya gittiğini söylüyor.Tom says he goes jogging three or four times a week.
Tom genellikle iki ya da üç saat çalışır.Tom usually studies two or three hours a day.
Tom'un gülüp gülmediğini ya da ağlayıp ağlamadığını söylemek zor.It's hard to tell whether Tom is laughing or crying.
Tom şimdi ya Boston'da ya da Şikago'da.Tom is now either in Boston or Chicago.
Ya hepsi, ya da hiçbiri.It's either everything or nothing.
Tom'un hiç erkek ya da kız kardeşi olduğunu sanmıyorum.I don't think Tom has any brothers or sisters.
Uyuşukluk ya da tembellik yedi ölümcül günahtan biridir.Sloth or laziness is one of the seven deadly sins.
Her çocuk, hayatında bir babaya ya da bir baba figürüne ihtiyaç duyar.Every child needs a father or a father figure in their life.
Sokakta ya da parklarda alkol içme Birleşik Devletleri'nin çoğunda yasa dışıdır.Drinking alcohol on the street or in parks is illegal in most of the United States.
Hafta sonunda iki ya da üç şarkı yazabileceğimi umuyorum.I'm hoping that I can write two or three songs over the weekend.
Mary arkadaşlarına mesaj atarak ya da e-posta yazarak telefonunda çok zaman harcar.Mary spends a lot of time on her phone, texting and e-mailing her friends.
Ben asla hiç kimseye ödünç kitap ya da CD vermem.I never lend books or CDs to anyone.
Biri São Paulo ya da New York'ta çok iyi yiyebilir.One can eat very well in São Paulo or New York.
Mike spor salonunda haftada iki ya da üç kez antrenman yapar.Mike works out in the gym two or three times a week.
Maria bütün gün yemedi ya da içmedi.Maria hasn't eaten or drank the whole day.
Fince ya da İngilizce konuşmamı ister misin?Would you like me to speak Finnish or English?
Yazın, kızlar genellikle ya nehirde ya da parkta yüzmeye gider.In summer, the girls usually go swimming either at the river or at the park.
O, er ya da geç beni kızdıracak.Sooner or later he will drive me mad.
Tomurcuklar çiçek ya da yaprakları dönüşebilir.Buds can develop into flowers or leaves.
Her şey düzgünce giderse günde iki ya da üç parça yapabilirim.If all goes smoothly, I can make two or three pieces a day.
Onun benden daha genç ya da daha yaşlı olup olmadığını bilmiyorum.I don't know whether he's younger or older than me.
Kahve ya da bir şey içmeye gidelim mi?Shall we go to drink coffee or something?
Ben bunun doğru olduğuna yemin ederim ya da yıldırım beni çarpsın.I swear that it is true, or may lightning strike me down.
Tom gerçeği söylüyor ya da söylemiyor olabilir.Tom may or may not be telling the truth.
Mary Tom'un çok duyarsız ya da böyle bir şey olduğunu söyledi.Mary said that Tom was too insensitive, or something such.
Eğer bir düğmeye basarsan, ya yaşayacak ya da öleceksin.If you push a button, either you will die or you will live.
Erkek kardeş ya da kız kardeş, her ikisi de kardeştir.Brother or sister, both are siblings.
Phnom Penh'i iki ya da üç gün önce sel bastı.Phnom Penh was flooded two or three days ago.
Bana özgürlük ya da ölüm ver!Give me liberty or death!
Geri kalan ya bir arkadaş ya da bir sekreter gönderdi.The others sent either a friend or a secretary.