Bu er ya da geç olacak.It's going to happen sooner or later.
Bu, evleneceğiz ya da herhangi bir şey gibi değil.It's not like we're going to get married or anything.
Er ya da geç bu olacak.Sooner or later, it's going to happen.
Er ya da geç bu tekrar olacak.Sooner or later, it's going to happen again.
Bu üç yıl daha ya da öylesine olmayacak.That won't happen for another three years or so.
Evet ya da hayır sorusu.It's a yes or no question.
Bu bir evet ya da hayır sorusuydu.It was a yes or no question.
Tom'a bir ya da iki soru sormak istiyorum.I'd like to ask Tom a question or two.
Herhangi bir soru ya da yorumunuz var mı?Do you have any questions or comments?
Bir film ya da bir şey görmeye gitmek ister misin?Would you like to go see a movie or something?
Tom Boston'a ya da Şikago'ya gidip gitmeyeceğine karar veremedi.Tom couldn't decide whether to go to Boston or Chicago.
Bir ya da iki yıl Boston'da yaşamanın eğlenceli olacağını düşünüyordum.I thought it would be fun to live in Boston for a year or two.
Hadi, sana bir fincan kahve ya da bir şey ısmarlayayım.Come on, let me buy you a cup of coffee or something.
Bana bir ya da iki gün verin.Give me a day or two.
Tom genellikle haftada iki ya da üç kez balık yer.Tom usually eats fish two or three times a week.
Tom'a yiyecek ya da içecek bir şey verdin mi?Have you given Tom anything to eat or drink?
Yiyecek ya da içecek bir şey ister misin?Do you want something to eat or drink?
Sana bir içecek ya da yiyecek bir şey alabilir miyim?Can I get you a drink or something to eat?
Tom er ya da geç sırrı öğrenecek.Tom will learn the secret sooner or later.
Bir kimsenin özü iyi ya da kötü arkadaşların etkisine bağlıdır.The essence of a person depends on the influence of good or bad friends.
Tom'un babası dokuz ya da ondan önce asla eve geri gelmedi.Tom's father never came back home before nine or ten.
Er ya da geç onu yapmak zorunda kalacaksın.You're going to have to do that sooner or later.
Tom gidip gitmeyeceğine ya da kalıp kalmayacağına karar veremedi.Tom couldn't decide whether to go or stay.
Beğen ya da beğenme.Like it or not.
Bana bilmek istediğimi söyle ya da kolunu kıracağım.Tell me what I want to know or I'll break your arm.
Kiminle çıkabileceğimi ya da çıkamayacağımı bana söyleme hakkın yok.You have no right to tell me who I can or can't date.
İstemiyorsan bana ya da başka birine söylemek zorunda değilsin.You don't have to tell me or anyone else if you don't want to.
Hayır, vejeteryanlar tavuk ya da balık yemez.No, vegetarians don't eat chicken or fish.
Aptal ya da falan olduğumu düşünüyor musun?Do you think I'm stupid or something?
Oradaki şu adam ya Tom ya da ona çok benzeyen biri.That guy over there is either Tom or someone who looks a lot like him.
Ya Tom ya da ben toplantıya katılacağım.Either Tom or I will attend the meeting.
Sana yardım etmemi istiyor musun ya da istemiyor musun?Do you want me to help you or not?
Bagajım kayboldu ya da onlar onu başka bir uçağa koydular.My luggage has been lost or else they have put it on another airplane.
Onlar beş ya da altı gün içinde bize yanıtı verecekler.They will give us the answer in five or six days.
Bazı iş ya da başka bir şey arıyorum.I'm looking for some job or other.
Kız kardeşim? O buz pateni pistine gider ya da yürüyüşe gider.My sister? She goes to the skating rink or she goes hiking.
O beyaz ya da kırmızı şarap içmek istiyordu.He would drink a white or red wine.
Kanatlarını çırp ya da öl.Flap your wings or die.
Bir çörek ya da bir şey ister misin?Do you want a cookie or something?
Neden satranç ya da başka bir şey oynamıyoruz?Why don't we play chess or something?
Biz bile bir ya da iki gün daha kalmak isteyebiliriz.We may even want to stay for another day or two.
Size bir kahve ya da herhangi bir şey getirebilir miyim?Can I get you a coffee or anything?
Ya Tom'la ya da Mary ile konuşmam gerekiyor.I need to speak to either Tom or Mary.
Hep ya da hiç.All or nothing.
Bir uçağa ya da helikoptere asla bir lazer işaretleyici doğrultmamalısın.You should never aim a laser pointer at an airplane or helicopter.
Ben zengin, şişman ya da mutlu değilim.I am not rich, fat or happy.
Bir şey görürsen ya da duyarsan bana bildir.If you see or hear anything, let me know.
Bir ya da iki bardak bira içmeye gidelim.Let's go have a pint or two.
Eksfoliye kremler ölü ya da hasarlı cilt hücrelerini temizler.Exfoliating creams remove dead or damaged skin cells.
Tom bana bir ya da iki iyilik borçlu.Tom owes me a favor or two.
Onu yapmak için zamanım ya da hevesim yok.I don't have the time or the inclination to do that.
Bir konuşma ya da bir şey vermem gerekiyor mu?Am I supposed to give a speech or something?
Tom'un hiç erkek ya da kız kardeşi yoktu.Tom didn't have any brothers or sisters.
Tom sola ya da sağa bakmadan caddede yürüdü.Tom walked down the street without looking either left or right.
Tom genellikle sabahleyin üçte ya da dörtte ayaktadır.Tom is usually up at three or four in the morning.
Hiç kimse Tom'u görmedi ya da ondan haber almadı.No one's seen or heard from Tom.
Hiçbir şeyi söylemek ya da yapmak zorunda değilsin.You don't have to say or do anything.
Hiçbir şeyi söylemek ya da yapmak zorunda değilsiniz.You don't have to say or do anything.
Tom ya Boston'da ya da Şikago'da.Tom is either in Boston or in Chicago.
Tom ya deli ya da uyuşturucu etkisi altında.Tom is either crazy or on drugs.