yırtıcı ile cümle
yırtıcı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Oldukça saldırgan yırtıcı canlılardır.Eram os homens inevitavelmente agressivos?
Giganotosaurus bölgesindeki en büyük yırtıcıydı.Habitava a mesma região que o terópode Giganotosaurus.
Orta boylu ve geniş kanatlı bir yırtıcıdır.Copa de tamanho médio e bastante ramosa.
46 - 48 adet olan dişleri daha çok yırtıcı keselilerin kine benzer.Ze hebben 46 tot 48 hoogkronige tanden.
Dünya'nın en küçük yırtıcı kuşlarından biridir.Het is een van de kleinste roofvogels van het continent.
Yırtıcı şekilde yaşayan kuşlardır.Onvolwassen vogels zijn gespikkeld.
Giganotosaurus bölgesindeki en büyük yırtıcıydı.Hetzelfde effect deed zich voor bij de gigantische vorm Giganotosaurus.
Eğer ilk yumurtalar yırtıcılar tarafından yokedilirse dişi temmuz ayı sonuna kadar tekrar yumurtlayabilir.Als een eerste nestholte door indringers is veroverd kan dit tot in juni worden uitgesteld.
Onlar size kuzu postuna bürünerek yaklaşırlar, ama özde yırtıcı kurtlardır.I przywiążesz je jako znak na rękę twoją, i niechaj będą jako przepaska między oczyma twoimi.
Bu yırtıcı kuş hakkında çok az şey bilinmesinin sebebi çok az görülmesidir.Bardzo mało wiadomo o tym ptaku z powodu znikomej liczby przeprowadzonych obserwacji.
Allosaurus: Jura döneminin en büyük yırtıcılarındandır.Na jednym z dłuższych boków znajdują się ozdobne rozety.
Eğer ilk yumurtalar yırtıcılar tarafından yokedilirse dişi temmuz ayı sonuna kadar tekrar yumurtlayabilir.Jeśli lęgi przeciągają się, samica może znieść jaja nawet pod koniec sierpnia.
Etçil ve yırtıcıdırlar.Uprawiany i dziczejący.
Etçil ve yırtıcıdırlar.De voro då förfärade och undersamme.
Deniz parsı ise tam bir yırtıcı hayvandır, penguenler ve diğer fok türlerini avlar.Sjöleoparden är en effektiv predator som jagar pingviner och andra sälar.
Eğer ilk yumurtalar yırtıcılar tarafından yokedilirse dişi temmuz ayı sonuna kadar tekrar yumurtlayabilir.Om predatorer förstör den första kullen kan honan lägga en ersättningskull så sent som vid slutet av juli.
Oldukça yırtıcı, etçil bir balıktır.Den är en livlig, revirhävdande fisk.
Bu türün popülasyonu yırtıcı hayvanlardan, parazitlerden ve kuş hastalıklarından etkilenmektedir.Populationen påverkas av predatorer, parasiter och fågelsjukdomar.
Yırtıcı hayvanlardır.Oroar djur.
Iriomote kedisi (Prionailurus iriomotensis), kedigiller (Felidae) familyasından yırtıcı bir kedi türü.Prionailurus iriomotensis) är en underart (alternativt art) i släktet Prionailurus inom familjen kattdjur.
Onlar size kuzu postuna bürünerek yaklaşırlar, ama özde yırtıcı kurtlardır.Вони полягали у змішанні и — ы (печаты |и|, влади |ы|-ка); ѣ—и (види(ѣ)ти, терпи(ѣ)ти).
Yırtıcı bir mücadele her yıkıntı, sokak, fabrika, ev, bodrum ve çatıda sürdürüldü.Важка боротьба йшла за кожну вулицю, кожен завод, кожен будинок, підвал і сходи.
Oldukça yırtıcı, etçil bir balıktır.Доволі рухлива та полохлива риба.
"Predator" adlı yırtıcı canavar bu kez avını koca binalar arasında Los Angeles şehrinde aramaktadır.Цього разу волохаті прибульці з космосу захоплюють будинок у Лос-Анджелесі.
Yırtıcı kuşlar arasında genel olarak rastlananın tersine dişiler erkeklerden daha küçüktür.Самки, на відміну від звичного правила серед хижих птахів, є меншими, ніж самці.
Peşine düşen yırtıcı hayvanlar da bu çalılıklara girmeyi göze alamazlar.Тому прості смертні не сміли наближатися до цих місць.
Oldukça saldırgan yırtıcı canlılardır.Доволі агресивні земноводні.
Bunların hepsi yırtıcı kuşlardan seçilmiştir.Všechny druhy pozemních ptáků byly vyhubeny.
Shar Pei, geçmişte yırtıcı bir savaş köpeği idi.Šaron byl pro ně válečný zločinec .
Bu yırtıcı hayvanlar mağaralarda yaşayan insanlar için tehlikeli bir düşmandı.Zvířata na nich vyobrazená jsou totiž přirozenými nepřáteli hmyzích škůdců napadajících rýžová pole.
Örneğin bir kuş aylarca yumurtalarını yırtıcı hayvanlardan korur.Takto postavené hnízdo chránilo vajíčka před útoky některých ptáků živících se vejci.
Grant, Sattler'la, yırtıcıların daha önce inanmış olduklarından nasıl daha akıllı olduklarını tartışır.Grant discută cu Sattler cum raptorii erau mult mai inteligenți decât s-a crezut până atunci.
Yırtıcı bir mücadele her yıkıntı, sokak, fabrika, ev, bodrum ve çatıda sürdürüldü.Lupte furioase s-au dat pentru fiecare stradă, fabrică, casă, subsol și scară.
Oldukça saldırgan yırtıcı canlılardır.Sunt bărbații inevitabil agresivi?
En önemli uzmanlığı yırtıcı kuşlardır.Principalii prădători sunt păsările.
Ayılar çok vahşi ve yırtıcı hayvanlardır.În general, suidele sunt animale sălbatice și agresive.
Kartallar ve paslı şahinler gibi daha büyük yırtıcı kuşlar ise kızıl kuyruklu şahinin avlarını çalabilirler.Păsări, printre care bufnițe și răpitoare precum uliul, pot ataca veverița roșie.
İç ve dış parazitlerden etkilenir ayrıca kediler ve diğer yırtıcı kuşlar tarafından avlanırlar.Fură hrana și de la alte răpitoare și păsări de apă.
Antilopların görüş açılarının genişliği, onların yırtıcı hayvanları farketmesine olanak sağlar.Ez ősi ösztön maradványa lehet, mely a ragadozó állatok érzékelését segítette.
Oldukça saldırgan yırtıcı canlılardır.Nagyon sértődékeny, bosszúálló lények.
Oldukça saldırgan yırtıcı canlılardır.Tyhmiä, mutta hengenvaarallisia olentoja.
Bununla birlikte gözlemciler aslan ve diğer tehlikeli yırtıcılarla dolu bir alan buldular.Ryhmä kuitenkin löysi useita vaarallisia puolia, kuten leijonia ja muita villieläimiä.
Çoğu serbest yırtıcılardır.Suurin osa on viuhkaeväisiä.
Yırtıcı hayvanlardır.Selkärangattomat eläimet.
Çoğu serbest yırtıcılardır.Οι περισσότεροι είναι ελεύθεροι επαγγελματίες.
Balıkçı teknelerini takip ederler ve martı türleri arasında en yırtıcılardan biri olarak bilinirler.Άλλωστε το Στόμιο φημίζεται ως ένας από τους μεγαλύτερους ψαρότοπους.
"Yırtıcı bir koleksiyon".Ω, φοβερή σύγκρουση!».
Yırtıcı bir mücadele her yıkıntı, sokak, fabrika, ev, bodrum ve çatıda sürdürüldü.Bitre kamper raste for hver gate, hver fabrikk, hvert hus, kjeller og trapp.
Kılıç balığı (Xiphias gladius), Xiphiidae familyasından üst çenesi kılıç gibi uzamış yırtıcı bir balık türü.Sverdfisk (Xiphias gladius) er en piggfinnefisk og den eneste arten i familien Xiphiidae.
"Yırtıcı bir koleksiyon".«En felles plattform?»
Yine de bir yıl kadar daha beslenme ve yırtıcılardan korunma için annesinin korunmasına ihtiyacı olur.Sang anak masih memerlukan nutrisi dan perlindungan dari ibunya selama paling tidak satu tahun berikutnya.
Yırtıcı şekilde yaşayan kuşlardır.Burung penetap yang terpencar-pencar.
İçlerinde yırtıcı olan birçok tür de bulunmaktadır.Selain itu banyak pula marga yang telah punah.
Ayrıca hiçbir akıllı yaşam izi ve yırtıcı hayvan yoktur.Baik dari jejak fisik maupun jejak yang tidak kasat mata.
Megarhinus larvaları kendi türlerine saldıracak kadar yırtıcıdır.Megophrys stejnegeri là một loài lưỡng cư thuộc họ Megophryidae.
Dev kurt gibi yırtıcılarla mücadele hâlindeydiler.クロヒョウと共にワニたちと喧嘩していた。
Avlanma teknikleri diğer yırtıcılara göre değişiktir.変身の手順は他のライダーと同様。
Aynı şekilde kartal gibi yırtıcı kuşlara da haftanın bir günü yemek verilmez.被小鳥遊宗太稱讚髮夾後,每天髮夾都不一樣。
Avrupa'dan gelen yerleşimlerle, yerli olmayan bazı yırtıcılar getirilmiştir; özellikle de köpek ve kediler.欧洲人来到澳洲大陆后,也带来了包括猫、狗在内的一些外来天敌。
Bunlar arasında yırtıcılara da rastlanır.此見諦者於諸相縛不解脫故。