yırtıcı ile cümle
yırtıcı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Kediler ve susamurları yırtıcı kuşlara av olur.고양이나 개의 벼룩은 우발적으로 공격.
Avrupa'dan gelen yerleşimlerle, yerli olmayan bazı yırtıcılar getirilmiştir; özellikle de köpek ve kediler.ההתיישבות האירופאית באוסטרליה הביאה עימה מספר מיני טורפים נוספים, בעיקר כלבים וחתולים.
Bunların hepsi yırtıcı kuşlardan seçilmiştir.בזאת הם נבדלים מכל העופות.
Çevik, yırtıcı ve saldırgandır.היא שחצנית, אגרסיבית ומפונקת.
Vokaller daha yırtıcıdır.גרועות מכך הן ההטיות.
Giganotosaurus bölgesindeki en büyük yırtıcıydı.Той е най-голямото подразделяне на геохроноложката скала.
Çoğu serbest yırtıcılardır.Повечето са експлозиви.
Bu dinozorlar süratli ve yırtıcı olabilir.Бойлерите могат да бъдат проточни и обемни.
İnsanlar tarım ve sürü hayvancılığını geliştirmeden evvel, kurt, dünyanın en yaygın yırtıcı hayvanıydı.Do početka razvitka poljoprivrede i stočarstva vuk je bio najrasprostranjenija zvijer na zemlji.
Bu türün popülasyonu yırtıcı hayvanlardan, parazitlerden ve kuş hastalıklarından etkilenmektedir.Na populaciju ove patke utječu grabežljivci, paraziti i ptičje bolesti.
Afrika kıtasının en küçük yırtıcı kuşudur.Ovo je najmanja europska vrsta šišmiša.
Oldukça yırtıcılardır.Vrlo su rasprostranjeni.
Yırtıcı kuşlar ve vahşi memeliler timsah yavrularına düşkündür.Vtáky, ako napríklad pinky a mucháre sivé oceňujú plody bazy.
Akbabaların çoğu görece büyük yırtıcı kuşlardır.Väčšina druhov tohto radu vtákov stavia objemné hniezda.
Grant, Sattler'la, yırtıcıların daha önce inanmış olduklarından nasıl daha akıllı olduklarını tartışır.Grant razpravlja s Sattlerjevo, da so bili Veraptorji veliko bolj pametni, kot so sprva mislili.
Ayrıca diğer yırtıcıların yiyeceklerini de çalarlar.Neredko tudi kradejo seno drugih žvižgačev.
Çok yırtıcıdırlar.Te so zelo varljive.
Afrika kıtasının en küçük yırtıcı kuşudur.Mažiausias Afrikos kanopinis žvėris.
Yavruların düşmanı ise yırtıcı kuşlardır.Jauniklių priešai yra varniniai paukščiai, suopiai.
Bu kayalıklarda daha çok yırtıcı kuşlar yaşar.Ant uolų peri daug paukščių.
Oldukça yırtıcı, etçil bir balıktır.Tai atsargi ir gana sumani žuvis.
Bunların hepsi yırtıcı kuşlardan seçilmiştir.Visi jie priskiriami plėšriųjų paukščių kategorijai.
Kerkenez ise Gündüzün En Yaygın Olan Yırtıcı Kuş Türüdür.Ji ryškiausia pas dieninius plėšriuosius paukščius.
"Yırtıcı bir koleksiyon"."Kullamaa kogumik.
17 alan programından birisiyiz ve sadece tunaları değil çok miktarda diğer yırtıcılarıda etiketlemeye başladık참치를 포함한 다수의 육식동물에 칩을 달았습니다
17 alan programından birisiyiz ve sadece tunaları değil çok miktarda diğer yırtıcılarıda etiketlemeye başladıkNemcsak tonhalakat, hanem sok más ragadozót is megjelöltünk.
17 alan programından birisiyiz ve sadece tunaları değil çok miktarda diğer yırtıcılarıda etiketlemeye başladıkStanowimy jeden z 17 programów tematycznych i zaczynamy oznaczać wiele drapieżników, nie tylko tuńczyki.
17 alan programından birisiyiz ve sadece tunaları değil çok miktarda diğer yırtıcılarıda etiketlemeye başladıkWe begonnen met grote aantallen roofdieren, niet alleen tonijn, te taggen.
17 alan programından birisiyiz ve sadece tunaları değil çok miktarda diğer yırtıcılarıda etiketlemeye başladıkלהתחיל לתייג מספר רב של טורפים, לא רק טונות.
17 alan programından birisiyiz ve sadece tunaları değil çok miktarda diğer yırtıcılarıda etiketlemeye başladıkونبدأ في تنفيذ وضع بطاقات على أعداد كبيرة من الحيوانات المفترسة ليس فقط التونة.
17 alan programından birisiyiz ve sadece tunaları değil çok miktarda diğer yırtıcılarıda etiketlemeye başladıkタグを付け始めることができました 私たちがやったのは
‹Ahavın ailesinden kentte ölenleri köpekler, kırda ölenleri yırtıcı kuşlar yiyecek.› ››Den af Akabs Slægt, der dør i Byen, skal Hundene æde, og den, der dør på Marken, skal Himmelens Fugle æde!"
‹Ahavın ailesinden kentte ölenleri köpekler, kırda ölenleri yırtıcı kuşlar yiyecek.› ››Kdor umre od Ahabovih v mestu, ga bodo žrli psi, in njega, ki umre na polju, bodo žrle ptice nebeške.
‹Ahavın ailesinden kentte ölenleri köpekler, kırda ölenleri yırtıcı kuşlar yiyecek.› ››아합에게 속한 자로서 성읍에서 죽은 자는 개들이 먹고 들에서 죽은 자는 공중의 새가 먹으리라 하셨느니라 하니
‹Ahavın ailesinden kentte ölenleri köpekler, kırda ölenleri yırtıcı kuşlar yiyecek.› ››Quem morrer a Acabe na cidade, os cães o comerão; e o que lhe morrer no campo, as aves do céu o comerão.
‹Ahavın ailesinden kentte ölenleri köpekler, kırda ölenleri yırtıcı kuşlar yiyecek.› ››Toho, kdož umře z domu Achabova v městě, psi žráti budou, a kdož umře na poli, ptáci nebeští jísti budou.
‹Ahavın ailesinden kentte ölenleri köpekler, kırda ölenleri yırtıcı kuşlar yiyecek.› ››Toho, kto zomrie Achabovi v meste, budú žrať psi, a toho, kto zomrie na poli, budú žrať nebeskí vtáci.
‹Ahavın ailesinden kentte ölenleri köpekler, kırda ölenleri yırtıcı kuşlar yiyecek.› ››Кто умрет у Ахава в городе, того съедят псы, а кто умрет на поле, того расклюют птицы небесные;
‹Ahavın ailesinden kentte ölenleri köpekler, kırda ölenleri yırtıcı kuşlar yiyecek.› ››המת לאחאב בעיר יאכלו הכלבים והמת בשדה יאכלו עוף השמים׃
‹Ahavın ailesinden kentte ölenleri köpekler, kırda ölenleri yırtıcı kuşlar yiyecek.› ››من مات لاخآب في المدينة تاكله الكلاب ومن مات في الحقل تاكله طيور السماء.
‹Ahavın ailesinden kentte ölenleri köpekler, kırda ölenleri yırtıcı kuşlar yiyecek.› ››凡 屬 亞 哈 的 人 、 死 在 城 中 的 、 必 被 狗 喫 、 死 在 田 野 的 、 必 被 空 中 的 鳥 喫
‹Ahavın ailesinden kentte ölenleri köpekler, kırda ölenleri yırtıcı kuşlar yiyecek.› ››凡 屬亞 哈 的 人 、 死 在 城中 的 、 必被 狗喫 、 死 在 田野 的 、 必被 空中 的 鳥喫
Aslanlar gibi yırtıcı hayvanlar da onları takip ederek ve bunları yapıyorlar.Ainsi, les prédateurs comme les lions les suivent et voilà ce qu'ils font
Aslanlar gibi yırtıcı hayvanlar da onları takip ederek ve bunları yapıyorlar.A ragadozók, például az oroszlánok, pedig követik őket, aminek ez a következménye.
Aslanlar gibi yırtıcı hayvanlar da onları takip ederek ve bunları yapıyorlar.Così i predatori come i leoni li seguono, e questo è quello che fanno.
Aslanlar gibi yırtıcı hayvanlar da onları takip ederek ve bunları yapıyorlar.Die Raubtiere, die Löwen, folgen ihnen. Und dann tun sie das hier.
Aslanlar gibi yırtıcı hayvanlar da onları takip ederek ve bunları yapıyorlar.Drapieżniki jak lwy podążają za nimi i oto co robią.
Aslanlar gibi yırtıcı hayvanlar da onları takip ederek ve bunları yapıyorlar.Dravci jako lvi je následují, a dělají tohle.
Aslanlar gibi yırtıcı hayvanlar da onları takip ederek ve bunları yapıyorlar.Iar prădători precum leii le urmăresc şi iată ce fac.
Aslanlar gibi yırtıcı hayvanlar da onları takip ederek ve bunları yapıyorlar.Joten saalistajat, kuten leijonat, seuraavat niitä, ja ne tekevät tämän.
Aslanlar gibi yırtıcı hayvanlar da onları takip ederek ve bunları yapıyorlar.그래서 사자같은 포식동물이 따라와, 이런 짓을 합니다.
Aslanlar gibi yırtıcı hayvanlar da onları takip ederek ve bunları yapıyorlar.Por isso, predadores, como leões, seguem-nas e é isto que eles fazem
Aslanlar gibi yırtıcı hayvanlar da onları takip ederek ve bunları yapıyorlar.Roofdieren zoals leeuwen volgen hen, met dit als gevolg.
Aslanlar gibi yırtıcı hayvanlar da onları takip ederek ve bunları yapıyorlar.Takže predátori, ako napríklad levy, ich nasledujú. A robia toto.
Aslanlar gibi yırtıcı hayvanlar da onları takip ederek ve bunları yapıyorlar.Và vì thế các động vật ăn thịt như sư tử theo sau chúng, và đây là điều những con sư tử đó làm
Aslanlar gibi yırtıcı hayvanlar da onları takip ederek ve bunları yapıyorlar.Y depredadores, como los leones, los siguen, y esto es lo que hacen.
Aslanlar gibi yırtıcı hayvanlar da onları takip ederek ve bunları yapıyorlar.Συνεπώς αρπακτικά όπως τα λιοντάρια, τα ακολουθούν, κι αυτό εδώ είναι το αποτέλεσμα.
Aslanlar gibi yırtıcı hayvanlar da onları takip ederek ve bunları yapıyorlar.И хищники, такие как львы, охотятся на них, и вот, что они делают.
Aslanlar gibi yırtıcı hayvanlar da onları takip ederek ve bunları yapıyorlar.И хищници като лъвовете ги следват и правят това.
Aslanlar gibi yırtıcı hayvanlar da onları takip ederek ve bunları yapıyorlar.Хижаки, як-от леви, переслідують їх, і ось що вони роблять.