yırtıcı ile cümle
yırtıcı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Yırtıcı hayvanlar arasında tilkiler, kurtlar ve porsuklar bulunur.Predators include foxes, wolves, and badgers.
Batallones'un en büyük yırtıcılarından biri olarak, zamanın büyük otoburlarını avlardı.As a top predator at Batallones, it would have hunted large herbivores of the time.
Bunlar, Eosen Asya boyunca uzanan tarih öncesi yırtıcı Gagalı Balina türleriydi.These were a species of prehistoric predatory Beaked Whales that ranged throughout Eocene Asia.
Diğer tüm yılanlar gibi Darevski engereği de yırtıcıdır.Like all other snakes, Darevsky's viper is a predator.
Ceratopsidlerin başlıca yırtıcıları tyrannosauridlerdi.The chief predators of ceratopsids were tyrannosaurids.[7]
Kaprosuchus'un yalnızca karasal olmasa da başat olarak karasal bir yırtıcı olduğu düşünülmektedir.Kaprosuchus is thought to have been a primarily if not exclusively terrestrial predator.
İlk memeliler çok küçüktü ve muhtemelen yırtıcı hayvanlardan kaçmak için gececiydiler.The first mammals were very small, and were probably nocturnal to escape predation.
Doğada, kamuflaj organizmalar tarafından yırtıcılardan kaçmak için kullanılır.In nature, camouflage is used by organisms to escape predators.
Organizma yaklaşık 3–5 centimetres (1.2–2.0 inç) uzunluğunda olup bir muhtemelen bir yırtıcıydı.The organism reached about 3–5 centimetres (1.2–2.0 in) in length and may have been predatory.
Başka bir deyişle, N. fowleri, besin kaynağını tüketen diğer yırtıcıların yokluğunda büyür.In other words, N. fowleri thrives in the absence of other predators consuming its food supply.
46 - 48 adet olan dişleri daha çok yırtıcı keselilerin kine benzer.Das spitzhöckrige Gebiss der Nasenbeutler, bestehend aus 46 bis 48 Zähnen, ähnelt eher dem der Raubbeutler.
Allosaurus: Jura döneminin en büyük yırtıcılarındandır.Zu den größeren Stämmen gehören die Huli.
Onlar size kuzu postuna bürünerek yaklaşırlar, ama özde yırtıcı kurtlardır.Sie sind den Lebenden schon weiter entrückt und sind dafür der (ebenso weit entrückten) Gottheit umso näher.
Etçil ve yırtıcıdırlar.Gebautes und Erlebtes.
Bu yırtıcı kuş hakkında çok az şey bilinmesinin sebebi çok az görülmesidir.Über das Verhalten des Vogels ist relativ wenig bekannt, da er sehr scheu ist.
Kaplan yırtıcı bir hayvandır.Un tigre est un prédateur.
Etçil ve yırtıcıdırlar.Faluchards et faluchardes.
Ayrıca diğer yırtıcıların yiyeceklerini de çalarlar.Il peut également voler la nourriture d'autres rapaces.
Yırtıcı hayvanlardır.Faux animaux.
Bunların hepsi yırtıcı kuşlardan seçilmiştir.Tous ces oiseaux sont bagués.
Avustralya'nın en büyük yırtıcı kuş türü olan bu hayvan aynı zamanda Yeni Gine'de de bulunur.Cet oiseau fut le dernier oiseau à berceau à avoir été découvert en Australie.
En önemli uzmanlığı yırtıcı kuşlardır.Leur grand succès est Angry Birds.
Bununla birlikte gözlemciler aslan ve diğer tehlikeli yırtıcılarla dolu bir alan buldular.Sin embargo, los observadores encontraron una tierra peligrosa llena de leones y otras criaturas.
Kullarının ölülerini yem olarak yırtıcı kuşlara, Sadık kullarının etini yabanıl hayvanlara verdiler.Son ellos los que recogen su cuerpo, junto a los Santos Varones, y le dan sepultura.
Dünya'nın en küçük yırtıcı kuşlarından biridir.Es una de las aves más escasas del mundo.
Yırtıcı hayvanlardır.Las bestias vergonzosas.
Çoğu serbest yırtıcılardır.La mayoría libres.
Bu türün popülasyonu yırtıcı hayvanlardan, parazitlerden ve kuş hastalıklarından etkilenmektedir.La población de este pato se ve afectada por los depredadores, los parásitos y las enfermedades aviares.
Oldukça saldırgan yırtıcı canlılardır.Son animales muy agresivos.
Yırtıcı kuşlar ve vahşi memeliler timsah yavrularına düşkündür.Sus vistosos colores y complejos cantos los han convertido en apreciadas aves de jaula.
Bunların hepsi yırtıcı kuşlardan seçilmiştir.Todas estas características son favorecidas por las aves.
Vahşi ortamda ortalama ömürlerinin yırtıcıların varlığı nedeniyle daha düşük olduğu düşünülmektedir.El promedio de vida en estado salvaje es más bajo que en cautiverio, debido a la depredación.
Suya dalabilen tek yırtıcı kuştur.È l'unico mostro che può essere trovato in acqua.
Seyşeller'e endemiktir ve bu adalarda üreyen tek yırtıcı kuş türüdür.È endemico delle Seychelles ed è l'unica specie di rapace che nidifica su queste isole.
Avlanma teknikleri diğer yırtıcılara göre değişiktir.La tecnica di caccia varia a seconda del tipo di preda.
Oldukça saldırgan yırtıcı canlılardır.Sono alieni molto buffi di colore viola.
Afrika kıtasının en küçük yırtıcı kuşudur.È il più piccolo felino africano.
Bu yırtıcı kuş hakkında çok az şey bilinmesinin sebebi çok az görülmesidir.Conosciamo molto poco sulla biologia di questo uccello, poiché è stato osservato solo pochissime volte.
Yırtıcı kuşlar arasında genel olarak rastlananın tersine dişiler erkeklerden daha küçüktür.Al contrario di quanto in genere avviene tra i rapaci, la femmina è più piccola del maschio.
Bunların hepsi yırtıcı kuşlardan seçilmiştir.Это делалось для того, чтобы погибли все хищные птицы.
İçlerinde yırtıcı olan birçok tür de bulunmaktadır.Но на их пути друг к другу появляется множество преград.
Yırtıcı bir mücadele her yıkıntı, sokak, fabrika, ev, bodrum ve çatıda sürdürüldü.Борьба шла за каждую улицу, каждый завод, каждый дом, подвал или лестничный проход.
Çoğu serbest yırtıcılardır.Большинство — самовыдвиженцы.
Yırtıcı kuşlar ve vahşi memeliler timsah yavrularına düşkündür.Молодые собаки интересуются и пернатой дичью.
Bu kuş, yırtıcıların küçük bir türüdür.Эта птица относится к мелким видам птиц-носорогов.
Onlar size kuzu postuna bürünerek yaklaşırlar, ama özde yırtıcı kurtlardır.Они делают глоток, и до них доходит, что это, выплевывая с отвращением.
Dünya'nın en küçük yırtıcı kuşlarından biridir.Это самая маленькая нелетающая птица на планете.
Tasmanya canavarı, 1936'da son Thylacine'in ölümünden bu yana yaşayan en büyük yırtıcı keselidir.هو الآن أكبر جرابي آكل للحوم في العالم بعد انقراض حيوان ثايلسين سنة 1936.
Bunların hepsi yırtıcı kuşlardan seçilmiştir.كل هذه الطيور هي طيور مناطق مفتوحة.
Bununla birlikte gözlemciler aslan ve diğer tehlikeli yırtıcılarla dolu bir alan buldular.بيد أن المراقبين وجدوا أرضاً خطرة مليئة بالأسود وغيرها من المخلوقات.
Afrika kıtasının en küçük yırtıcı kuşudur.إنه أكبر كلبيات أفريقيا بعد الذئب الأشهب.
Yırtıcı bir mücadele her yıkıntı, sokak, fabrika, ev, bodrum ve çatıda sürdürüldü.احتدمت المعارك العنيفة وسط الركام والأطلال في كل شارع ومبنى ومصنع، في السلالم والأقبية.
Yırtıcı kuşlar ve vahşi memeliler aligator yavrularına düşkündür.مما يجعل بياض الثلج والأقزام محبوبين من قبل الأهالي.
Onlar size kuzu postuna bürünerek yaklaşırlar, ama özde yırtıcı kurtlardır.ويسكتون عما شجر بينهم، وأنهم فيه مجتهدون معذورون، فإما مخطئون وإما مصيبون.
Tunga sözcüğü aslında leopar cinsinden yırtıcı bir hayvanın adıdır.كلمة طونغا في الأصل هي اسم حيوان مفترس من فصيلة الفهد.
Yırtıcı şekilde yaşayan kuşlardır.وهي من الطيور المُهددة بالانقراض.
"Yırtıcı bir koleksiyon"."أنموذج ملعون".
Bununla birlikte gözlemciler aslan ve diğer tehlikeli yırtıcılarla dolu bir alan buldular.No entanto, os observadores encontraram um terreno perigoso, repleto de leões e outras criaturas.
Göç eden yırtıcı kuşlar, leylekler ve ak pelikan sürüleri 200 km uzunluğa erişebilmektedir.Os bandos de aves de rapina, cegonhas-brancas e pelicanos brancos podem estender-se por 200 km.
Yırtıcı bir mücadele her yıkıntı, sokak, fabrika, ev, bodrum ve çatıda sürdürüldü.Combates cruéis aconteciam em cada rua, sótão, fábrica ou porão de cada casa ou construção.