Ana içeriğe geç
Sözlük

yır ile cümle

yır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
O, yirmi beş yaşındayken evlendi.She got married when she was twenty-five.
Yirmi yıldır aileye hizmet etti.She served the family for twenty years.
O, mektubu okuduktan sonra yırttı.She tore the letter up after reading it.
Gözyaşları içinde, o, mektubunu yırttı ve onu attı.In tears, she tore up his letter and threw it away.
O, gelecek yıl yirmi yaşında olacağını söyledi.She said she would be twenty years old the following year.
O, camdaki stickerları yırtıp çıkarttı.She tore away the stickers from the window.
O, en fazla yirmi yaşındadır.She's at most 20 years old.
O yirmi yaşında ilk çocuğunu doğurdu.She gave birth to her first child at twenty years old.
O, mektubu okur okumaz onu yırttı.She had no sooner read his letter than she tore it up.
Onun kolunun altında yırtık kapaklı kitap vardı.She had the book with a torn cover under her arm.
Babam bu işi yirmi yıldır yapıyor.My father has been doing this job for twenty years.
Kız kardeşim yirmi bir yaşında ve bir üniversite öğrencisi.My sister is twenty-one years old and a college student.
O, her sabah yirmi şınav çeker.He does twenty push-ups every morning.
Ben yirmi yılı aşkın bir süredir arkadaşımı görmemiştim.I hadn't seen my friend for over twenty years.
Gelecek ayın sonunda onlar yirmi yıldır evli olacaklar.On the tenth of next month, they will have been married for twenty years.
Orada yirmi civarında insan vardı.There were twenty or so people there.
Yirmi yaşındayken bir öğretmen oldu.She became a teacher when she was twenty.
Yirmi tane kebap ısmarlayalım!Let's order twenty kebabs!
Bir yangında yirmi kişi öldü.Twenty people died in a fire.
Yirmi şiş kebap ısmarlayalım.Let's order twenty shish kebabs!
Yirmi dolar yüz kırk yuan eder.Twenty dollars are one hundred and forty yuan.
Bina yirmi katlıdır.The building has twenty floors.
Yirmilik dişim ağrıyor.My wisdom tooth hurts.
Yirmi ülkede İspanyolca konuşulur.Spanish is spoken in twenty countries.
İspanyolca yirmi ülkede konuşulur.Spanish is spoken in twenty countries.
Kedi yirmi günlüktür.The cat is twenty days old.
Güneş gözlüğünün maliyeti yirmi pound.The sunglasses cost twenty euros.
Yirmi dakikalık bir gecikme var.There is a twenty minute delay.
Bu sınıfta yirmi dört sandalyemiz var.We have twenty-four chairs in this class-room.
Cumhuriyet Bayramı yirmi altı Ocakta kutlanır.Republic Day is celebrated on the twenty-sixth of January.
Muiriel yirmi yaşında.Muiriel's twenty.
Biri bu kitabın ilk üç sayfasını yırtmış.Someone has ripped out the first three pages of this book.
On, yirmi, otuz, kırk, elli, altmış, yetmiş, seksen, doksan, yüz.Ten, twenty, thirty, forty, fifty, sixty, seventy, eighty, ninety, hundred.
Bir günde yirmi mil yürüdü.She walked twenty miles a day.
Şair, yirmi küsur yıl burada yaşadı.The poet lived here some twenty odd years.
Hiçbir günahkar bir vaazın ilk yirmi dakikasından sonra hiç kurtarılmaz.No sinner is ever saved after the first twenty minutes of a sermon.
Yirmi kişi partiye katıldı.Twenty people attended the party.
Tom yirmi ve otuz yaşları arasındadır.Tom is between twenty and thirty years old.
Televizyon istasyonları günde yirmi dört saat yayın yapar.Television stations broadcast 24 hours a day.
Bahçede çalışırken elbiselerimi yırtarım.I tear my clothes when I work in the garden.
Vadi yirmi mil genişliğinde.The valley was twenty miles wide.
Yirmi kişi için akşam yemeği pişirmeye istekli değilim.I'm not willing to cook dinner for twenty people.
Yirmi dört yaşındayım.I'm 24 years old.
Çin, Japonya'dan yirmi kat daha büyüktür.China is twenty times bigger than Japan.
Sadece yirmi yedi kişi hayır oyu verdi.Only twenty-seven had voted no.
Oy yirmi sekiz lehte ve yirmi aleyhteydi.The vote was twenty-eight for and twenty against.
O yirmi yıl sürdü.It lasted for twenty years.
Yirmi demir yolu kapatıldı.Twenty railroads were closed down.
John Brown yaklaşık yirmi adamla birlikte saldırdı.John Brown had attacked with about twenty men.
455 kadından bir kadın gebeliğinin yirminci haftasına kadar hamile olduğunu fark etmez.One out of 455 women doesn't realize she's pregnant until the twentieth week of pregnancy.
O yirmi sekiz yaşına kadar ehliyet almadı.He didn't get a driving licence until he was twenty-eight.
İki kez evlendi ve yirmiden fazla çocuğu oldu.He married twice and had more than 20 children.
Biz yaşamımızdan tek bir sayfa yırtamayız ama kitabı ateşin içine atabiliriz.We cannot tear a single page from our life, but we can throw the book into the fire.
Üçün kübü yirmi yedi yapar.Three cubed makes twenty-seven.
Avustralya, Japonya'dan yaklaşık yirmi kat daha büyüktür.Australia is about twenty times larger than Japan.
O, en fazla sadece yirmi dolar ödeyebilir.He can only pay twenty dollars at most.
Tom yirmi dakikadan daha az bir sürede oraya varmayı başardı.Tom was able to get there in less than twenty minutes.
Zarfı açmak için yırttı.Tom ripped open the envelope.
Tom yirmi kişiye servis etmek için yeterli çorba yaptı.Tom made enough soup to serve twenty people.
Tom yirmilik dişlerini çektirdi.Tom had his wisdom teeth taken out.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod