Ana içeriğe geç
Sözlük

yır ile cümle

yır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Resmi albümden yırtıp çıkardım.I tore the picture out of the album.
Kız kardeşimin mektubu yırttığını gördüm.I saw my sister tear up the letter.
Yirmi yıldan daha fazla bir süredir belediye başkanıyla tanışıyoruz..I have been acquainted with the mayor for more than twenty years.
Oracıkta ceketimi yırttım.I tore my jacket on a nail.
Onun mektubu yırtıp attığını gördüm.I saw him tear up the letter.
Ben ona neredeyse yirmi yıldır ayda bir kez yazdım.I have written to him once a month for almost twenty years.
Zarfı yırtarak açtım.I ripped the envelope open.
Bir sonraki otobüsü yirmi dakika beklemek zorunda kaldım.I had to wait twenty minutes for the next bus.
Bir sonraki otobüsü mecburen yirmi dakika bekledim.I had to wait twenty minutes for the next bus.
Bir sonraki otobüs için yirmi dakika beklemem gerekti.I had to wait twenty minutes for the next bus.
Gelecek doğum günümde yirmi yaşında olacağımı söyledim.I said that I would be twenty next birthday.
Aktris sözleşmesini öfkeyle yırttı.The actress tore up her contract angrily.
Yeni jet, dünyanın çevresini yirmi dört saatte dolaşıyor.The new jet circles the globe in twenty-four hours.
Yirmilik dişler geliyor.My wisdom teeth are coming in.
Kütüphane kitaplarının sayfalarını yırtmamalısın.You must not tear pages out of library books.
Bebek on dolarlık banknotu yırttı.The baby tore up a ten-dollar bill.
Geçen ay bizim yirmi yaşındaki kızımız bir kız bebek dünyaya getirdi.Last month our twenty-year-old daughter gave birth to a baby girl.
Lütfen parayı bana yirmi dolarlık banknotlar halinde verin.Please give me the money in twenty-dollar bills.
Toplam olarak yirmi yumurtaya ihtiyacımız var.We need twenty eggs all told.
Typhoon No.11 saatte yirmi kilometre hızla kuzeye doğru ilerliyor.Typhoon No.11 is moving up north at twenty kilometers per hour.
Çivi onun ceketini yırttı.The nail tore his jacket.
Tren yirmi dakika geç kalacak.The train will be twenty minutes late.
O zaman o yirmili yaşlarında olamazdı.She can't have been in her twenties at that time.
Sayfa yirmi beşteki haritaya bak.Look at the map on page 25.
Yirmiden fazla erkek çocuğu oraya gitti.More than twenty boys went there.
Yirmi yıldır evliler.They have been married for twenty years.
Onunla yirmi yıldan daha fazla süredir samimiyim.I have been on friendly terms with him for more than twenty years.
Onun raporunun yirmi kopyasını çıkarır mısın?Would you run off twenty copies of his report?
Onun çiftliği yirmi mil karedir.His ranch covers twenty square miles.
O, bu romanı yirmi yaşında yazdı.He wrote this novel at twenty.
Bu kitabı yirmi yaşında yazdı.He wrote this book at the age of twenty.
O, yirmili yaşlarının başındadır.He is in his early twenties.
O, mektubu alır almaz onu ikiye yırttı.He had no sooner got the letter than tore it in two.
O yaşlı görünüyor, ama o hâlâ yirmili yaşlarında.He looks old, but he is still in his twenties.
O yirmi yıldır dış ticaretle uğraşıyor.He has been engaged in foreign trade for twenty years.
Onun yirminci yüzyılda en büyük piyanist olduğu güvenli bir şekilde söylenebilir.It may safely be said that he is the greatest pianist in the twentieth century.
Savaş alanında defalarca kefeni yırttı.He cheated death many times on the battlefield.
Yirmi yıldır öğretmenlik yapmaktadır.He has been teaching for 20 years.
Pizzaro ve onun yirmi adamıyla buluşmaya gitti.He went to meet Pizzaro and twenty of his men.
O, Pizzaro ve onun yirmi adamıyla buluşmaya gitti.He went to meet Pizzaro and twenty of his men.
Ondan gelen mektubu öfkeyle yırttı.He angrily tore up the letter from her.
Tüm mektuplarını ve fotoğraflarını yırttı.He ripped up all her letters and photos.
O, zarfı yırtarak açtı.He ripped the envelope open.
Benimle onu yapamayacağıma yirmi dolara bahse girdi.He bet me twenty dollars that I wouldn't do it.
O her hafta yirmi kadar çok sayıda kitap okur.He reads as many as twenty books every week.
Yirmi kelebek yakaladı.He caught twenty butterflies.
Onlar yirmi yıldan sonra tekrar orada buluşmaya karar verdi.They decided to meet there again after twenty years.
O otuzu aşkın olamaz; o hâlâ yirmili yaşlarda olmalı.She can't be over thirty; she must still be in her twenties.
Elbisesinin yırtıktı.Her dress was torn.
Günde yirmi mil kapladı.She covered twenty miles a day.
O, yirmi yaşında olduğunu söyledi, gerçek değildi.She said she was twenty years old, which was not true.
O yirmi olarak kabul edildi.She could pass for twenty.
O, yirmi yaşına kadar beş kez evlenme teklifi aldı.She had been proposed to five times by the time she was twenty.
O yirmi yaşında, bir öğretmen oldu.She became a teacher at the age of twenty.
O yirminin yanlış tarafında.She is on the wrong side of twenty.
O, yirminin üzerinde olamaz.She cannot be over twenty.
O yirmili yaşlarda bir aerobik eğitmeni olarak çalıştı.She worked as an aerobics instructor in her twenties.
O yirmili yaşlara girdi.She entered her twenties.
Onun yaklaşık yirmi yıldır bir oyuncu olduğu söyleniyor.She is said to have been an actress about twenty years ago.
O, yirmi yıl önce doğmuş olmayı diledi.She wished she had been born twenty years earlier.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod