Kuyruk dümeni kırmızı renge boyanıp ay ve yıldız yerleştirildi.La gouverne était peinte en rouge avec le croissant de lune et l'étoile.
Yılın belli zamanlarında, belli yıldızlar doğar ve batar.À certains moments de l'année, certaines étoiles vont se lever ou se coucher au lever ou au coucher du Soleil.
Bu cümle her Yıldız Savaşları filminde mutlaka en az on kere söylenmiştir.Cette phrase a été dite par au moins un personnage dans chacun des films des deux premières trilogies.
Tavan açık mavi renkle ve yıldızlarla dekore edildi.Le plafond était sans doute peint en bleu et décoré d’étoiles.
Hong Kong'lu dövüş sanatları yıldızı Jackie Chan ve Tayvanlı aktris Lin Feng-Jiao'nun oğludur.Ses parents sont l'acteur hongkongais Jackie Chan et l'actrice taïwanaise Joan Lin Feng-Jiao.
Bu bir Yıldız Savaşları video oyunları listesidir.Ceci est une liste de jeux vidéo d'horreur.
Özellikle de dev yıldızlarda.Au palmarès des stars.
Ölünce içinden Nether yıldızı düşürür.Il meurt lors de l'explosion de l'Étoile Noire.
Hidrojen ve helyumdan daha ağır olan elementler eski ve patlayan yıldızların çekirdeklerinde oluşmuştur.Presque tous les éléments plus lourds que l'hydrogène et l'hélium ont été créés dans le noyau des étoiles.
Aslında daha doğrusu, iki takımyıldız bu yıldızı paylaşmaktadır.En particulier, les deux compagnies partagent leur flotte.
Daha sonra yıldızlarına doğru göç ederek sonunda stabil bir yörüngeye yerleşirler.Puis, la planète migre vers l'intérieur de son système stellaire où elle trouve finalement une orbite stable,.
Yıldız forveti Maurice'nin aşil tendonunun yırtılması sonucu altı ay sahalardan uzak kaldı.Le lieutenant de vaisseau en retraite Médéric Malavois meurt six mois plus tard.
Diğer bileşeni bir ara kitle yıldızıdır.L'autre composant est une étoile de masse intermédiaire.
"Behenian sabit yıldızlar".Le ciel des étoiles fixes.
Proxima Centauri b, yıldızın gelgitçe bağlı olabilecek kadar yakındır.Il semble peu probable que Proxima Centauri b se soit formée à sa distance actuelle de son étoile.
(Vega günümüzden 14000 yıl sonra da kutup yıldızı olacaktır.)Véga sera à nouveau l'étoile polaire dans 13 000 ans.
Mirzam, Beta Cephei türü bir değişen yıldızdır.C'est une étoile variable de type Beta Cephei.
Mir Vınereko (yazan), HAPİ Cevdet Yıldız (çeviren).Nuit Sans Étoiles (ou Nuit): chatte noire.
İlk beyaz cüce 40 Eridani üçlü yıldız sisteminde bulunmuştur.La première naine blanche a été découverte dans le système stellaire triple 40 Eridani.
Binlerce Mira (uzun dönemli değişen yıldız) bilinmektedir.Environ 500 nébuleuses par réflexion sont connues.
Bu takımyıldızda dördüncü kadirden daha parlak yıldız yoktur.Cette constellation ne possède pas d’étoiles plus brillantes que la 4e magnitude.
Dünyadaki en meşhur porno yıldızlarından biridir ve "Pornonun Kraliçesi" olarak adlandırılır.Elle devient la première cowgirl au cinéma et on la surnomme la "Reine de l'ouest".
Genellikle küçük yapılı, nispeten yıldızlararası maddesi fazla olmayan galaksilerdir.Cependant ce sont des objets de masse relativement faible, et non de jeunes étoiles massives.
Yıldızların ve gezegen sistemlerin oluşumları ile sonuçlanabilir.Formation des étoiles et des systèmes planétaires.
Bu bölgenin kısa periyotlu kuyruklu yıldızların doğduğu yer olduğu düşünülmektedir.On conjectura alors que les régions HII devaient être un des lieux où les étoiles naissent.
Her iki uzay aracındaki görüş alanı ana sensörü bir yıldız işaretleyicisidir.Le senseur d'attitude principal pour les deux satellites est un capteur stellaire.
Yaşanabilir bölge, Merkez yıldızın etrafında bir çember oluşturur.La zone habitable forme un anneau autour de l'étoile centrale.
Bunların 28i 5 yıldızlı hotel iken, 63 hotel dört yıldızlı ve 81 hotel üç yıldızlıydı.Moins prestigieux, huit hôtels quatre étoiles et onze hôtels trois étoiles.
SX Phoenicis değişeni, değişen yıldızların bir türüdür.Une étoile variable de type SX Phoenicis est un type d'étoile variable.
24 km/sn'lik bir Dikey hızı olan yıldız, Güneşin sadece %40'ı kadar bir metallikliğe sahiptir.Un déplacement à une vitesse de l'ordre de 2 000 km/s n'utiliserait que 40 % de la radiation solaire captée.
Gökyüzündeki yıldızların dağılımını keşfetmeye karar veren ilk gökbilimci William Herschel’dir.William Herschel fut le premier à le résoudre en étoiles.
Yıldız oluşumunun bu erken aşamasında, radyasyonun çoğu, bulutta ani bir sıcaklık artışını önleyerek kaçar.La plus grande partie de ce rayonnement s'échappe, ce qui empêche la montée rapide de la température du nuage.
Depp, dünyanın en büyük film yıldızlarından biri olarak görülmektedir.CNN le décrit comme l'une des plus grandes star de la planète.
14 Ocak 2000'de, Simpsonlar, Hollywood Bulvarı'nda bir yıldız ile ödüllendirildi.Le 14 janvier 2000, Les Simpson ont reçu une étoile sur le Walk of Fame d'Hollywood.
1888 yılında keşfedilen kuyruklu yıldız 281 Lucretia, Herschel’in ikinci adı kullanılarak adlandırılmıştır.L'astéroïde (281) Lucretia, découvert en 1888 par Johann Palisa, est nommé d'après son deuxième prénom.
Serinin her bir uzun bölümünde özel konuk yıldız vardır, ekip haftalık gizemi çözmeye yardım eder.Chaque épisode accueille une ou plusieurs guest stars qui aident l'équipe à résoudre les mystères.
Bu termal tesisde 36 oda ve 5 süitten oluşan 4 yıldızlı bir de otel vardır.Elle comprend plus de 34 hôtels quatre ou cinq-étoiles.
Bu yıldızlardan en önemlisi ve en parlak olanı Deneb'dir ve yaz üçgeninin üç yıldızından biridir.Des trois étoiles du triangle d'été, Deneb est la moins brillante.
Transfer edilen kütle yüksek açısal momentumlu olup, yoğun yıldızı çevreleyen disk civarında toplanır.Supposons le corps en mouvement circulaire et uniforme autour de l'astre.
Her ikisi de B-tipi yıldız olan çiftin parlaklığı sırasıyla 6,62 ve 6,66 kadirdir.Toutes deux sont des étoiles naines d'environ 7 masses solaires, de type B et de magnitudes 6,62 et 6,66.
Güney Afrika Gençler Futbol Şampiyonasında yıldızı parladı.Le Grand Prix d'Afrique du Sud disparait du championnat.
UEFA tarafından, 5 yıldızlı stadyum olarak değerlendirilmiştir.Il est maintenant désigné par l’UEFA comme un des stades 5 étoiles.
Yıldızeli ilçesi adını bu dağdan almıştır.L'exclave reçoit son nom de cette montagne.
Bildiğimiz gibi, sabit yıldızlar sabit değildir.Il n'existe donc pas de sphère des étoiles fixes.
Bu durumdaki aşırı yoğun yıldızlara beyaz cüce denilir.De telles étoiles sont maintenant connues sous le nom de naine blanche.
Sinema yıldızı Ramon Tikaram'ın kızkardeşidir.Elle est la sœur de l'acteur Ramon Tikaram.
Bütün köşegenleri çizdiğimiz zaman ise, beş köşeli bir yıldız elde ederiz.Si l'on joint les arêtes alignées d'une étoile à cinq branches, on obtient un pentagramme.
İki merkezi yıldızı vardır.Il porte trois étoiles.
Destiny aslında enerji depolarını şarj etmek için yıldıza yönelmiştir.Rush se rend sur l'autre vaisseau afin de préparer le transfert d'énergie vers le Destinée.
Allmusic albüme dört yıldız verdi.Allmusic lui a attribué une note de quatre étoiles.
Evren'e kalırsa Yıldız onu hiç unutmamıştır.Même s'il n'a jamais rencontré la vedette, il la connaît intimement.
Büyük patlamadan yaklaşık bir milyon yıl sonra yıldızlar oluşmaya başladı.Environ un million d'années après le Big Bang, la première génération d'étoiles commence à se former.
Kardeşleri Yıldız ve Cengiz'dir.Il combat contre les Frères des étoiles et les X-Men.
Bu yüzden Venüs Akşam Yıldızı, Sabah Yıldızı veya Tan Yıldızı olarak da isimlendirilir.Les Égyptiens procédèrent de même en donnant le nom de Sat à l'étoile du soir et Horus à celle du matin.
Daha sonra, hareket eden bir grup olarak ifade edilen yıldız birliği olarak bilinmektedir.À ce moment, il est considéré comme un groupe à la notoriété établie.
Çok iyi bir kaykaycı ve çok iyi bir aksiyon filmi yıldızı.C'est un très grand maître des arts Martiaux et une grande star de cinéma.
Bu rol onu yıldızlığa yükseltti.Ce film les propulse au rang de stars.
Ayrıca kutup yıldızı efendisidir.Chevalier de l'Étoile polaire.
Amerikan porno yıldızı.Cochon d'Inde couronné américain.
O aranan bir yıldız olmak istiyordu.À la recherche de l'étoile perdue.