Amerika 1863 yılında köleliği halletmiştir.America did away with slavery in 1863.
O, Amerika'nın 1776 yılında bağımsızlığını ilan ettiğini söyledi.He said that America declared its independence in 1776.
Amerika 1492 yılında Columbus tarafından keşfedildi.America was discovered by Columbus in 1492.
Birkaç yıl Amerika'da kalmayı düşünüyorum.I want to stay in America for a few years.
O yaşlı adam elli yıldır kaçak viski imal etmekteydi.The old man had been making white lightning for 50 years.
Şu kayan yıldıza bak.Look at that shooting star.
O mavi-beyaz parlayan yıldız Sirius'tur.That blue-white shining star is Sirius.
Politikacı bir yılan balığı gibi kaygan!The politician is as slippery as an eel!
O yıllardır bu mağazanın bir müşterisi.He's been a patron of this store for many years.
O küçük yıldız en parlaktır.That small star is brightest.
O aktris şirketteki parlayan yıldızdır.That actress is the shining star in the company.
Yıllardır o arabaya sahipmişsin gibi görünüyorsun.You seem to have had that car for years.
O kilise kaç yıllık?How old is that church?
Şu parlayan yıldıza bak.Look at that brilliant star.
Seni hatırlıyorum. Üç yıl önce tanıştık.I remember you. We met three years ago.
Gelecek yıl Sasayama'da yaşayacak mısın?Will you live in Sasayama next year?
Gelecek yıl bu kitabı okuyabileceksin.You will be able to read this book next year.
Gelecek yıl Amerika'ya gidecek misin?Will you go to America next year?
Her yıl ne sıklıkla kayağa gidersin?How often do you go skiing every year?
Onun yaklaşık iki yıl önce vefat ettiğini bilmiyor muydun?Didn't you know that he passed away about two years ago?
Onun yaklaşık iki yıl önce vefat ettiğini bilmiyor muydunuz?Didn't you know that he passed away about two years ago?
Geçen yıl seni gördüğümden beri değiştin.You have changed since I saw you last year.
Geçen yıl Sasayama'da yaşadın mı?Did you live in Sasayama last year?
Geçen yıl bunu ona verdin mi?Did you give it to him last year?
Geçen yıl nerede yaşadın?Where did you live last year?
Geçen yıl niçin Kyoto'da yaşadın?Why did you live in Kyoto last year?
Geçen yıl İngilizcede dikkat çekici bir ilerleme yaptın.You've made remarkable progress in English in the past year.
Üniversite yılların yakında sona erecek.Your college years will soon come to an end.
Gözde TV yıldızın kim?Who is your favourite TV star?
Onun erkek kardeşi dokuz yıl önce neredeyse bir trafik kazasında ölüyordu.Her brother nearly died in a traffic accident nine years ago.
Birçok insan seksen yıldan fazla yaşamaz.Not a few people live to be over eighty.
Yetmiş ya da seksen yıl bir insanın normal yaşam süresidir.Seventy or eighty years is the normal span of a man's life.
Beş yıl beklemek için çok fazla uzun.Five years is too long to wait.
Ben, beş yıl içinde, ilk kez Yoshida ile görüştüm.I saw Yoshida for the first time in five years.
Bu, elli yıl içinde yaşadığımız en sıcak yaz.This is the hottest summer we have had in fifty years.
Ben dört yıldır onlardan bir kelime duymadım.I haven't heard a word from them in over four years.
Nisan yılın dördüncü ayıdır.April is the fourth month of the year.
Kırk yıl geçti.Forty years passed.
Üçüncü yıldız belirli bir krala ait oldu.The third star belonged to a certain king.
Üçüncü yıldız belirli bir krala aitti.The third star belonged to a certain king.
Savaş üç yıl sonra başladı.The war began three years later.
Üç yıllık savaşın ardından barış geri döndü.Peace has returned after three years of war.
Üç yıl uzun bir süre, hissediyorum.Three years is a long time, I feel.
O, orada üç yıl kaldı.He stayed there for three days.
İki yıl önce ektopik gebeliğim vardı.I had an ectopic pregnancy two years ago.
Onu ben iki yıl önce bir yerde gördüm.I saw her somewhere two years ago.
İki yıl önce sağ gözümdeki görme yeteneğimi kaybettim.I lost the eyesight in my right eye two years ago.
Seni son gördüğümden beri iki yıl geçti.Two years have passed since I last met you.
Sanki yıllarca birbirlerini görmemişler gibi İki insan yürekten tokalaşıyorlardı.The two people were shaking hands heartily as if they had not seen each other for years.
Üst katta iki yedek odamız var, bunlardan hiçbiri yıllardır kullanılmıyor.We have two spare rooms upstairs, neither of which has been used for years.
Yirmi yıl uzun bir süre.Twenty years is a long time.
2020 yılına kadar, bu şehrin nüfusu iki katına çıkmış olacak.By the year 2020, the population of this city will have doubled.
Geçen yıl iki yüz kişi koleradan öldü.Two hundred people died of cholera last year.
Birkaç yıl önce, bizim odanın içinde az miktarda mobilya vardı.A few years ago, our room had little furniture in it.
Yılın heyecan verici bir zamanıdır.It is an exciting time of the year.
Keşke bir yıl önce araba sürebilseydi.I wish he could have driven a car a year ago.
Ben bir yıl boyunca ondan haber almadım.I have not heard from her for a year.
Bir yıl boyunca oğlum daha da güçlendi.In the course of a year my son grew stronger.
Bir yıl içinde hepinizi akıcı İngilizce konuşturacağım.I'll have you all speaking fluent English within a year.
Yılın ilk mevsimi ilk bahardır.The first season of the year is spring.