Ana içeriğe geç
Sözlük

yıl ile cümle

yıl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Orta çağ 1.000 yıl sürdü.The Middle Ages lasted 1000 years.
Tom'un bunca yıldır Mary'ye nasıl katlandığını merak ediyorum.I wonder how Tom put up with Mary for so many years.
Bu yıl mezun olduğuma inanamıyorum.I can't believe I'm graduating this year.
Tom ve Mary'nin on yıldır birlikte olduklarına inanamıyorum.I can't believe Tom and Mary have been together for ten years.
Tom'un iki yıl önce olan şeyden hâlâ bahsetmesine inanamıyorum.I can't believe Tom is still talking about what happened two years ago.
Tom'un bunca yıldır Mary'ye nasıl katlandığını hayal bile edemiyorum.I can't imagine how Tom has put up with Mary all these years.
Bizi yıldıramazsın.You can't intimidate us.
Bu gece hiç yıldız göremiyoruz.We can't see any stars tonight.
Bu politikanın birkaç yıl önce kaldırıldığını sandım.I thought that policy was abolished a couple of years ago.
Sistemin geçen yıl feshedildiğini düşündüm.I thought that system was abolished last year.
Tom'un geçen yıl Boston'da öldüğünü düşündüm.I thought Tom died last year in Boston.
O, 1956 yılında Atina'da doğdu.He was born in Athens in 1956.
Benim hoverkraft yılanbalıklarıyla dolu ve klavyeme yapışmış bir parça sakız var.My hovercraft is full of eels, and there's a bit of chewing gum stuck to my keyboard.
İlk tanışmadan sonraki yıl George ve Mary evliydi.The year after the first meeting, George and Mary were married.
Tom yıllardır aynı web sitesi tasarım şirketi için çalışmaktadır.Tom has been working for the same website design company for years.
İnsanlar sadece yaklaşık 70 yıl yaşar.People live only about 70 years.
Geçen yıl, Tom'un oldukça iyi bir işi vardı.Last year, Tom had a pretty good job.
O on yıldır ölü.He's been dead ten years.
Onun sahne görüntüsü geçen yıldan beri gerçekten gelişti.His stage presence has really improved since last year.
Dışarı çıkalım ve yıldızlara bakalım.Let's go outside and look at the stars.
Gerçekten bir yıl beklemek ister misin?Do you really want to wait a year?
Üç yıl önce emekli olmak istedim.I wanted to retire three years ago.
Ben beş yıldır bu organizasyonun bir üyesiyim. Oh bekle, hayır. Altı.I've been a member of this organization for five years. Oh wait, no. Six.
Yıldızlar büyüktür, çünkü onlar sıcaktır; onların yakıtı bittiğinde, onlar çökerler.Stars are big, because they're hot; when their fuel is exhausted, they collapse.
İki yıl önce hiç basketbol oynayamazdım.Two years ago, I wasn't able to play basketball at all.
İki yıl önce, hiç basketbol oynayamadım.Two years ago, I couldn't play basketball at all.
Neden milyonlarca yıl içinde bunu yapmak isteyebilirim?Why in a million years would I want to do that?
Yüz-Yıl savaşı kaç yıl sürdü?How many years did the Hundred-Year War last?
Yüz Yıl savaşları kaç yıl sürdü?How many years did the Hundred Years' War last?
Yüz-Yıl savaşı ne kadar sürdü?How long did the Hundred-Year War last?
O beş yıl önce Meksika'dan buraya taşındı.She moved here from Mexico five years ago.
Gelecek on yılı hapishanede geçirmek ister misin?Do you want to spend the next ten years in prison?
Çince öğrenmeye başladığımdan beri bir buçuk yıl geçti.One and a half years have passed since I started to learn Chinese.
Neden bir milyon yıl içinde öyle bir şey yapmak isteyeceğim?Why in a million years would I want to do something like that?
Yılın hangi zamanında evlenmek istediğin hakkında düşündün mü?Have you thought about what time of year you want to get married?
Yılın hangi zamanında Boston'u ziyaret etmek istediğini düşündün mü?Have you thought about what time of year you want to visit Boston?
Yılın hangi zamanında sefere çıkmak istediğini düşündün mü?Have you thought about what time of year you want to take a cruise?
Beraber birkaç güzel yıl geçirdik.We spent some happy years together.
Her yıl biraz daha yakışıklı oluyorsun.You get more handsome every year.
Her yıl gittikçe güzelleşiyorsun.You get more beautiful every year.
Vergi sezonu muhasebeciler için yılın en meşgul zamanıdır.Tax season is a very busy time of year for accountants.
Noel'den önceki ay mağazalar için yılın çok meşgul zamanıdır.The month before Christmas is a very busy time of year for stores.
Ben bin dokuz yüz yetmiş iki yılında doğdum.I was born in the year nineteen hundred and seventy-two.
Yıllardır ukulele çalmadım.I haven't played the ukulele in years.
Ben üniversiteye gitmeden önce bir yıl ara vermeyi planlıyorum.I plan to take a gap year before going to university.
Ben 2015 yılında 20'den fazla dil konuşmak niyetindeyim.I intend to speak more than 20 languages by 2015.
O, 5 yıl içinde 5 tane roman yazdı.She wrote 5 novels in 5 years.
Yeni yıl kararım okarino çalmayı öğrenmek.My New Year's resolution is to learn how to play the ocarina.
Geçtiğimiz yıl boyunca senden çok şey öğrendim.I've learned a lot from you over the past year.
Bu, Tom'un bana yıllar önce verdiği bir şey.This is something Tom gave me years ago.
Gelecek dört yıl içinde 15 milyar euro biriktirilmeli.In the next four years, 15 billion euros must be saved.
Uri Avnery, Yaser Arafat'ı ilk kez 1982 yılında ziyaret etti.Uri Avnery visited Yassir Arafat for the first time in 1982.
Yılın en soğuk mevsimi kıştır, kanıt, bazen kar yağar.Winter is the coldest season of the year, proof, sometime it snows.
Onun yıldızı sönüyor.His star is fading.
O on yıldır şimdiki görevinde kaldı.She has remained in her present position for ten years.
Yıllardır hiç kimse Tom'u görmedi.No one has seen Tom for years.
Marafon gelecek yıl yüz yaşına girecek.Marafon will turn one hundred years next year.
Yılbaşı için kız arkadaşına ne aldın?What have you bought your girlfriend for Christmas?
İki yıl önce düşen uçağın parçaları Atlantik Okyanusunda bulundu.Two years ago in the Atlantic ocean parts of the crashed plane were found.
Proje üç yıldan daha az bir süre içinde tamamlanacak.The project will be completed in less than three years.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod