Sonraki yıl tatilimi yurt dışında geçireceğim.I will spend my next year vacation abroad.
Brezilya 1825 yılında Arjantin'e savaş ilan ettiBrazil declared war on Argentina in 1825.
İlk elektronik bilgisayarlar 1945 yılında faaliyete geçti.The first electronic computers went into operation in 1945.
Stanislaw Lem 1921 yılında Lviv'de, Polonya'da doğdu.Stanisław Lem was born in 1921 in Lviv, Poland (now Ukraine).
Bu sömürge 1700 yılında kuruldu.This colony was founded in 1700.
O ünlü bir Japon pop yıldızıdır.He's a famous Japanese popstar.
Kız kardeşim geçen yıl öldü.My sister died last year.
Deep Blue, 1997 yılında satranç ustası Gary Kasparov'u yendi.Deep Blue beat chess grandmaster Gary Kasparov in 1997.
Bu ürünün yıllık satışı ortalama 80 milyon dolardır.This product has annual sales of about $80 million.
Geçen yıl bizim enstitüde yeni bir sınıf binası yapıldı.A new classroom building was built in our institute last year.
Şehir, benim altı yıl önce bıraktığım şehir değil.The city isn't the one I left six years ago.
Geçen yıl, biz Londra'ya gezi yaptık.Last year, we traveled to London.
Hapiste üç yıl geçirdi.He spent three years in jail.
Bu yıl Sevgililer Günü bir pazar gününe denk geliyor.This year, Valentine's Day falls on a Sunday.
Geçen yıl seni bir defa bile görmedim.I didn't even see you once last year.
İlk elektronik bilgisayar 1941 yılında ülkemizde üretildi.The first electronic computer was produced in our country in 1941.
Az önce kayan bir yıldız gördüm.I just saw a shooting star.
O, vasiyetini geçen yıl yaptı.He made his will last year.
O yıllar boyunca diplomat olarak çalıştı.He worked as a diplomat for many years.
Kış bir yıl içindeki en soğuk mevsimdir.Winter is the coldest season in a year.
Geçen yıl bir kaza atlattı ama yine de dikkatsizce araç kullanıyor.He survived an accident last year, but still drives recklessly.
Japonya'ya geldiğimden beri beş yıl geçti.Five years have passed since I came to Japan.
Bu yıl Çin Seddi'ni ziyaret etmek isterim.I would like to visit the Great Wall this year.
O bir rock yıldızı gibi hareket ediyor.He acts like a rock star.
Yaklaşık iki yıl önce mahalleye taşındım.I moved to the neighborhood about two years ago.
Bana yedi uçlu bir yıldız çiz.Draw me a seven-pointed star.
Bana yedi uçlu bir yıldız çizin.Draw me a seven-pointed star.
Bu yıl tatil yapmayacağım.I'm not taking a vacation this year.
Bu yıl tatile çıkmayacağım.I'm not taking a vacation this year.
Üç yıllık yokluğun ardından umulmadık bir şekilde ortaya çıktı.He appeared unexpectedly after three years of absence.
Antares kırmızı bir yıldızdır.Antares is a red star.
O gökyüzüne ve yıldızlara baktı.He looked into the sky and at the stars.
O şimdi bir yıldır Almanca öğreniyor.She's been learning German for a year now.
Rusya'da okulda bir yıl geçirdim.I spent a year at a school in Russia.
Shoshannah'ı son gördüğümden beri bir yıl oldu.It's been a year since I last saw Shoshannah.
Yılan kıvrıla kıvrıla gidiyor.The snake is wriggling.
İki yıl sonra eve geri döndüm.I got back to home after two years.
Yılan bir yumurta yutuyor.The snake is swallowing an egg.
O zamandan beri bir yıl geçti.A year has passed since then.
Böyle bir mikrodalga fırınla, her zaman Yılbaşı gecesidir!With a microwave oven like this, it's always New Year's Eve!
Tom geçen yıl öldü.Tom died last year.
Yılı tekrar edemem. Sınavı geçmeliyim.I cannot repeat the year. I must pass the exam.
Yıldızları göremiyorum. Hava bulutlu.I cannot see the stars. It's cloudy.
Ben her yıl ailemi başkente götürürüm.Every year I take my family to the capital.
Yüz yıla bir asır denilir.One hundred years is called a century.
Yıllarca orada yaşadı.She lived there for many years.
Bu iki yıl önce oldu.It happened two years ago.
Bazı insanlar geleneksel yeni yıl töreninden hoşlanmazlar.Some people dislike the traditional New Year's ritual.
Yıla çok hasta başlıyorum.I am starting the year as sick as a dog.
Napolyon 1814 yılında Elba Adasına sürgüne gönderildi.Napoleon was exiled to the island of Elba in 1814.
O, üç yıl içinde üç tane kitap yazdı.He wrote three books in three years.
O geçen yıl yurt dışına gitti.He went abroad last year.
Geçen yıl baharda bir yemek kursuna katıldım ve ekmek nasıl pişirilir öğrendim.Last year in the spring I attended a cooking class and learned how to bake bread.
Bu, yılın en harika zamanı.It's the most wonderful time of the year.
Annem birkaç yıldır Fransızca dersleri alıyor.My mother has been taking French lessons for several years.
Geçen yıl Tom'un babasına beyin tümörü tanısı konuldu.Tom's father was diagnosed with a brain tumor last year.
Yerli Avustralyalılar, binlerce yıl boyunca kanguru yemişler.Indigenous Australians have eaten kangaroos for millennia.
Lida yıllarca Doğu Nikaragua'da küçük bir yerli amerikan köyünde yaşadı.Lida lived for many years in a small Native American village in eastern Nicaragua.
Bahreyn 2002 yılında bir krallık oldu.Bahrain became a kingdom in 2002.
Bangladeş 1971 yılında Pakistan'a karşı savaş yaptı.Bangladesh fought a war against Pakistan in 1971.