Bir zaman makinen olsaydı, hangi yılı ziyaret ederdin?If you had a time machine, which year would you visit?
Evin yıllardır boş bulunuyor.The house has been empty for years.
O, 1960 yılında doğdu.He was born in 1960.
Doğu Asya Yeni Yıl'ının bugün olduğunu bilmiyor muydunuz?Didn't you know that the east Asian New Year is today?
Kraliçe 1. Elizabeth 1603 yılında öldü.Queen Elizabeth died in 1603.
Kendi güneşimizden daha büyük bir sürü yıldız var.There are a lot of stars larger than our own sun.
Gelecek yıl Bildersee'deki maratonu koşmakla ilgileniyorum.I am interested in running the marathon in Bildersee next year.
Bu üç yıl üç gün gibi, sadece bir rüya gibi geçti!These three years have gone by like three days, just like a dream!
2011 yılının kötü tanınmış deyimi "Kebap cinayetleri"dir.The notorious expression of the year 2011 is "Kebab murders".
2011 yılının en rezil ifadesi "kebap cinayetleri'"dir.Year 2011's most infamous expression is "Kebab murders".
2011 yılının en kötü şöhretli ifadesi "Kebap cinayetleridir."The most infamous expression for the year 2011 is "Kebab murders".
O, elli yıldır serviste.He's been in the service for 50 years.
2012 yılında her yerde uçan arabalar olacak.In the year 2012, there will be flying cars everywhere.
O, ondan üç yıl daha büyüktür.He's three years older than she is.
O, ondan üç yıl daha yaşlıdır.He's three years older than her.
1980 doğduğum yıldı.1980 was the year that I was born.
Tom ve Mary Yılbaşı partisinde tanıştı.Tom and Mary met at a New Year's party.
Mary tanınmış bir pop yıldızıdır.Mary is a famous pop star.
Beş yıldızlı bir otelde kalmak istiyorum.I intend to stay at a five-star hotel.
Babam öleli beş yıl oldu.It's been five years since my father died.
Babam öldüğünden bu yana 5 yıl oldu.It's been five years since my father died.
Babam öldüğünden beri beş yıl oldu.It's been five years since my father passed away.
Büyük babamın öldüğü yıl doğdum.I was born the year my grandfather died.
Bu röportajda, Antonio birkaç yıl önce ölen oğlu hakkında konuşuyor.In that interview, Antonio talks about his son that died a few years ago.
Yıllar sonra şans eseri ona caddede rastladım.I met him on the streets by chance after many years.
John benden iki yıl daha yaşlıdır.John is two years older than me.
Savaşın bittiği yıl doğdum.I was born the year the war ended.
Hangisi beni hatırlatıyor, o olaydan beri otuz yıldan daha fazla oldu.Which reminds me, it's been more than 30 years since that incident.
Gelecek yıl üniversiteye başlayacağız.We'll be starting college next year.
Kız kardeşim önümüzdeki yılın başlarında evlenecek.My sister will get married early next year.
Gelecek yıl Mainz'e ve sonra Köln'e gideceğim.I'm going to Mainz and then to Cologne next year.
Ben iki yıl önce Çin'e gittim.I went to China two years ago.
Geçen yıl çoktan bitti.Last year is gone already.
İki yıldır öğretmenlik yapıyorum.I've been a teacher for two years.
Kral uzun yıllar boyunca ülke çapında saltanat sürdü.The king has reigned over the country for many years.
Dünyanın ilk parkmetresi 1935 yılında Oklahoma'da kuruldu.The world's first parking meter was installed in Oklahoma City in 1935.
Yıl boyunca çok yağmur var.There's lots of rain all year.
Son beş yıl içinde çok şey değişti.Many things have changed in the last five years.
Japonya'da yeni öğretim yılı nisan ayında başlar.In Japan, the new school year begins in April.
Birçok yıldız gökyüzünde parlıyor.Many stars shine in the heavens.
Amcam 1983 yılında Meksika'ya gitti ve asla geri dönmedi.My uncle went to Mexico in 1983 and never came back.
Amcam 1983 yılında Meksika'ya gitti ve hiç dönmedi.My uncle went to Mexico in 1983 and never returned.
İki yıl içinde diplomamı alacağım.I'll get my diploma in two years.
O on yılda biriktirdiği parayı bir günde harcar.He spends in one day the money he has been saving for ten years.
Onunla geçen yıl bir partide tanıştım.I met him last year at a party.
Ming Xiao gelecek yıl nereye gideceğini henüz bilmiyor.Ming Xiao doesn't know yet where he will go next year.
Tayfunlar Japonya'yı her yıl vurur.Typhoons hit Japan every year.
O, yılanlardan çok korkar.She's very afraid of snakes.
O geçen yılki kar.That's last year's snow.
Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır.One cup of coffee commits one to forty years of friendship.
On beş yıl önceki aynı aptal değilim.I'm not the same fool I was fifteen years ago.
Bu yılın modaları geçen yılınkilerden tamamen farklı.This year's fashions are completely different from last year's.
Kelly, yıldızlara bak!Kelly, watch the stars!
Yıllardır Bay Smith'i tanıyorum.I've known Mr. Smith for many years.
Bir artık yılda kaç gün var?How many days are there in a leap year?
Bir artık yılda kaç gün vardır?How many days are there in a leap year?
Bir artık yılın üç yüz altmış altı yılı vardır.A leap year has three hundred and sixty-six days.
Yılda kaç kez kayak yapmaya gidersin?How many times a year do you go skiing?
Buraya taşındığımdan beri üç yıl oldu.It's been three years since I moved here.
Evlendiğimizden beri yedi yıl oldu.It's been seven years since we got married.