Tom üç yıl önce vefat etti.Tom passed away three years ago.
O, yıldırım çarpması sonucu kurtuldu.He survived being struck by lightning.
Geçen yıl onlar bir yazlık inşa ettiler.Last year they built a summer house.
Bu yılki yaz mevsimi soğuk.Summer this year is cold.
Partime geldiğin için çok sevindim. Sen yıllardır benim en iyi arkadaşım oldun.I'm so glad you came to my party. You have been my best friend for years.
Bu yılki hedefine ulaşmak için ne yapman gerekir?What do you need to do in order to achieve your goals this year?
Aynı eski sorunla her yıl uğraşmak zorundayız.We have to deal with the same old problem year after year.
Bu, son üç yıldır yaşadığımız eski soruna benzerdir.This is the same old problem we've had the past three years.
Ben onu bir yıldır tanıyorum.I've known him for one year.
Tokyo gelmeden önce on yıl boyunca Osaka'da yaşadık.Before coming to Tokyo, we lived for ten years in Osaka.
Sen hâlâ iki yıl önce tanıdığım aynı şımarık küçük kızsın.You're still the same spoiled little girl I knew two years ago.
Tom yıllarca piyano çalmadı.Tom hasn't played the piano in years.
Tom yıllarca Fransızca konuşmadı.Tom hasn't spoken French in years.
Tom yıllarca şarkı söylemedi.Tom hasn't sung in years.
1989 zor bir yıldı.1989 was a difficult year.
Bu şirket ve ben, üç yıllık bir sözleşme imzaladık.This company and I have signed a contract of three years.
Bu dağ bütün yıl karla kaplıdır.This mountain is snow-covered the entire year.
Yıldızlar gökyüzünde parlıyordu.Stars twinkled in the sky.
Bu yıl birçok insan gribe karşı aşı yaptırdı.Many people have been vaccinated against the flu this year as well.
Tom her yıl doğum gününde buraya gelmeyi seviyor.Tom likes to come here every year on his birthday.
Yıllar ona yalnızca kötü alışkanlıklar kazandırdı.The years have only given him bad habits.
Okulda hangi yıldasın?What year are you in school?
O, karısı öldükten sonra birçok yıl daha yaşadı.After his wife died, he lived for quite a few more years.
Mezarlıkta, kendi kuyruğunu ısıran bir yılan heykeli var.In the cemetery, there is a statue of a snake biting its own tail.
Jenny yılda iki kez mutfak duvarını yıkadı.Jenny washed the kitchen wall twice a year.
İki yıl sonra, o çoktan akıcı Almanca konuşuyordu.After two years, she already spoke fluent German.
Sen de Amazon'da yılanlarla birlikte kamp kuruyorsun!You also camp in the Amazon with snakes!
Amazon'da yılanlar var.There are snakes in the Amazon.
Ben iki yıl boyunca Rio de Janeiro'da çalıştım.I worked in Rio de Janeiro for two years.
Bu bir yıl önce oldu.It happened one year ago.
Biz yıllardır birbirimizi tanırız.We've known each other for years.
Çoğu insanın bildiği bir takım yıldızı Büyükayı'dır.One constellation that most people know is the Big Dipper.
Bugün onun ölüm yıldönümü.Today is the anniversary of his death.
Yabani havuç, iki yılda bir yetişen, havuca benzer bir türdür.Parsnip is a biennial species, similar to carrots.
Onlar buraya 1997 yılında geldiler.They arrived here in 1997.
Onlar on yıldır burada yaşıyorlar.They have lived here for ten years.
Ben onu on yıl önceden beri tanıyorum.I have known her for ten years.
Belediye başkanın gelecek yıl için daha şimdiden birkaç düşüncesi var!The Mayor already has a few ideas for next year!
Kız kardeşim evlendiğinden beri üç yıl oldu.It's been three years since my sister got married.
Geçen yıl Rusya'da bir uydu fırlatıldı.A satellite was launched in Russia last year.
Plütonyum-244 80 milyon yıllık bir yarılanma ömrüne sahiptir.Plutonium-244 has a half-life of 80 million years.
Plütonyum-239'un yarı ömrü 24.100 yıldır.Plutonium-239 has a half-life of 24,100 years.
Sana mutlu yıllar diyorum.I say happy birthday.
Gelecek yıl İtalya'ya geri gelecek misin?Are you going to come back to Italy next year?
Yılın sekizinci ayı temmuz, değil mi?The eighth month of the year is July, isn't it?
Her yıl bir sürü kaza olur.Many accidents happen every year.
Geçen yıl çok fazla araba kazası meydana geldi.A lot of car accidents occurred last year.
Siz hepiniz yılbaşı için nereye gittiniz?Where did you all go for New Year's Eve?
İki yıldır Mildred'den haber almadık.We haven't heard from Mildred for two years.
En sevdiğiniz TV yıldızı kim?Who's your favourite TV star?
Bu kot ceketi 15 yıldır giyiyorum.I've been wearing this denim jacket for 15 years now.
Gelecek yıl bisikletle Şikoku adasını dolaşmayı planlıyoruz.I plan to go around the island of Shikoku by bicycle next year.
Gelecek yıl bizimle Boston'a gidecek misin?Will you be going to Boston with us next year?
On yıl gerçekten uzun bir zaman aralığıdır.Ten years is a really long period of time.
Bu yıl 2011.This year is twenty eleven.
O öldüğünden beri çok yıl oldu.It has been many years since she died.
O, beş yıl önce öldü.He died five years ago.
Kardeşi otuz yıl kamyon sürücülüğü yaptı.His brother had been a truck driver for thirty years.
Ben Tom'un bu yıl mezun olmayacağı hakkında bir hisse sahibim.I've got a feeling that Tom won't graduate this year.
Bu cep saati yetmiş yıldan daha eskidir.This pocket watch is more than seventy years old.