Tom hapishanede yirmi yıla mahkûm edildi.Tom was sentenced to 20 years in prison.
Tom Mary'den yıllığını imzalamasını istedi.Tom wanted Mary to sign his yearbook.
Tom parmaklıklar ardında birkaç yıl geçirdi.Tom spent a few years behind bars.
Tom bir yılanın patikadan kayışını gördü.Tom saw a snake slither across the path.
Tom gelecek yıl üniversiteye gitmeyi planlıyor.Tom plans to go to college next year.
Tom Mary ile birkaç yıl önce tanıştı.Tom met Mary a couple of years ago.
Tom yıllarca Avustralya'da yaşadı.Tom lived in Australia for quite a few years.
Tom Mary'den muhtemelen bir ya da iki yıl daha gençtir.Tom is probably just a year or two younger than Mary.
Tom, gelecek yıl yurtdışına gidiyor.Tom is going abroad next year.
Tom yıllarca Mary ile konuşmadı.Tom hasn't talked to Mary in years.
Tom yıllarca Mary'yi görmedi.Tom hasn't seen Mary in years.
Tom yıllarca gitar çalmadı.Tom hasn't played the guitar for years.
Tom yıllarca resim yapmadı.Tom hasn't painted for years.
Geçtiğimiz dört yıl boyunca Tom bize Fransızca öğretmektedir.Tom has been teaching us French for the past four years.
Geçen yıl bir önceki işini kaybettiğinden beri, Tom bir iş aramaktadır.Tom has been hunting for a job since he lost his previous job last year.
Tom bir yılda iki ya da üç kez parti verir.Tom has a party two or three times a year.
Tom geçen yıl zor günler geçirdi.Tom had a rough time last year.
Tom geçen yıl bir kalp krizi geçirdi.Tom had a heart attack last year.
Tom, 2009 yılında liseden mezun oldu.Tom graduated from high school in 2009.
Tom otuz yıldan sonra hapishaneden çıktı.Tom got out of prison after 30 years.
Tom bir yılda dört kezden daha az berbere gider.Tom goes to the barber less than four times a year.
Tom ilk kez üç yıl önce Boston'a geldi.Tom first came to Boston three years ago.
Tom bir rock yıldızı olmayı hayal etti.Tom dreamed of becoming a rock star.
Tom'un bir yıl içinde yatırımını iki katına çıkardı.Tom doubled his investment in a year.
Tom birkaç yıl önce öldü.Tom died a couple of years ago.
Tom birkaç yıl önce Mary için biraz iş yaptı.Tom did some work for Mary a few years back.
Tom üç yıl daha Fransızca çalışmaya devam etti.Tom continued to study French for another three years.
Tom geçen yıl aldığı pantolona güçlükle sığabildi.Tom can hardly fit into the jeans he bought last year.
Tom geçen yıl Boston'a geri geldi.Tom came back to Boston last year.
Tom yaklaşık üç yıl önce Fransızca öğrenmeye başladı.Tom began to learn French about three years ago.
Tom ve Mary yakında 13. evlilik yıldönümlerini kutlayacaklar.Tom and Mary will have their 13th wedding anniversary soon.
Tom ve Mary üç yıldır evliler.Tom and Mary have been married three years.
Tom ve Mary geçen yıl boşandı.Tom and Mary got divorced last year.
Tom ve Mary birkaç yıl çıktılar.Tom and Mary dated for a couple of years.
Tom Mary ile çalışmaya başladığından beri üç yıl oldu.It's been three years since Tom started working for Mary.
Bu kasaba son on yıl içerisinde çok fazla değişmedi.This town hasn't changed much in the last ten years.
Ben üç yıl önce Tokyo'ya geldim ve o zamandan beri burada yaşıyorum.I came to Tokyo three years ago and I've been living here since.
Tom son üç yıldır yüksek güvenlikli cezaevinin bir tutuklusudur.Tom has been an inmate of a high-security prison for the past three years.
Sezar'ın ölümünden sonra, bir kuyruklu yıldız yedi gün boyunca parladı.After the death of Caesar, a comet shone for seven days.
Yılar önce, Tom'un çocukları küçükken, o çok resim çekerdi.Years ago, when Tom's children were young, he used to take a lot of pictures.
Sence her yıl kanserden kaç kişi ölür?How many people do you think die from cancer every year?
Mutlu yıllar Shishir!Happy birthday, Shishir!
Zorluklar yıldırıcı ama biz bunları aşabiliriz.The challenges are daunting, but we can overcome them.
Zorluklar yıldırıcı ama biz bunların üstesinden gelebiliriz.The challenges are daunting, but we can overcome them.
Yıldız o kadar parlak ki o, çıplak gözle görülebilir.The star is so bright that it can be seen with the naked eye.
ABD'de nüfus sayımı her on yılda bir yapılır.In the United States, a census takes place every ten years.
Yılan yaşıyor mu?Is the snake alive?
Ben bu yıl evlenmeyeceğim. Aslında, hiç evlenmeyebilirim.I won't be getting married this year. In fact, I may never get married.
Ben bu yıl evlenmiyeceğim.I won't be getting married this year.
Tom yıldırım tarafından çarpıldı.Tom was struck by lightning.
Tom cezaevinde üç yıl geçirdi.Tom spent three years in prison.
Fiyatlar on üç yılın doruk noktasına çıktı.Prices have reached a 13-year high.
Geçen yıl şirket özel yatırımcılara satıldı.Last year, the company was sold to private investors.
Hz. Muhammed'in torunu Hz. Hüseyin 680 yılında Kerbela'da şehit edildi.Hussein, the grandson of Prophet Mohammad, was martyred in Karbala in the year 680.
Yeni bir yıl hep umut getirir.A new year always brings hope.
Benimle dışarı gel ve takım yıldızlarına bak.Come outside with me and look at the constellations.
Kiraz ağacı bu yıl normalden daha erken çiçek açtı.The cherry tree blooms earlier this year than usual.
Amerikan bayrağının elli tane yıldızı vardır.The American flag has fifty stars.
Tom zaten hayatının en güzel yıllarını gördü.Tom has already seen the best years of his life.
Tom genellikle beş yıldızlı otellerde kalır.Tom usually stays at five-star hotels.