Tom Boston'dan ayrılalalı üç yıl oldu.It's been three years since Tom left Boston.
Tom bizi ziyaret etmek için geldiğinden beri üç yıl oldu.It's been three years since Tom has been to visit us.
Ben, yakalanmadan önce Tom'un yıllardır Amerika'ya uyuşturucu ticareti yaptığını duydum.I heard that Tom had been smuggling drugs into America for years before he got caught.
Tom Mary doğduktan sonraki yıl doğdu.Tom was born the year after Mary was born.
Tom Mary'yi severdi fakat yıllar önceydi.Tom used to love Mary, but that was years ago.
Tom Mary'nin yılanlardan korktuğunu düşünüyor.Tom thinks that Mary is afraid of snakes.
Tom Mary ile üç yıl önce tanıştı.Tom met Mary three years ago.
Tom okulda Mary'nin üç yıl gerisinde.Tom is three years behind Mary at school.
Okulda Tom Mary'den üç yıl ilerdedir.Tom is three years ahead of Mary at school.
Tom, Mary'den üç yıldan fazla bir süredir hiç haber almadı.Tom hasn't heard anything from Mary for more than three years.
Tom yıllardır Mary ile konuşmuyor.Tom hasn't been on speaking terms with Mary for years.
Tom gizlice yıllardır Mary'ye aşık olmuştur.Tom has secretly been in love with Mary for years.
Tom Mary'yi yıllardır tanımaktadır.Tom has known Mary for years.
Tom üç yıldan daha fazla süredir Mary'yi tanıyor.Tom has known Mary for over three years.
Tom on yıla yakın bir süredir Mary'yi tanıyor.Tom has known Mary for close to ten years.
Tom yıllardır Mary'yi arıyor.Tom has been searching for Mary for years.
Tom Mary ile sadece üç yıldan fazladır evli.Tom has been married to Mary for just over three years.
Tom üç yıldır Mary'ye bakıyordu.Tom has been looking after Mary for three years.
Tom en az yarım yıldır Mary ile gidiyor.Tom has been going with Mary for at least half a year.
Tom yaklaşık üç yıldır Mary ile flört ediyor.Tom has been dating Mary for about three years.
Tom Mary ile aynı yılda mezun oldu.Tom graduated in the same year as Mary.
Tom Mary ile ilk kez üç yıl önce karşılaştı.Tom first met Mary three years ago.
Tom ve Mary yılın ilk güneşinin doğuşunu görmek için erken uyandı.Tom and Mary woke up early to see the first sunrise of the year.
Tom ve Mary geçen yıl aynı sınıftalardı.Tom and Mary were in the same class last year.
Tom ve Mary otuz yıldan daha fazla bir süre evlidirler.Tom and Mary have been married for more than thirty years.
Tom ve Mary yaklaşık üç yıldır evlidir.Tom and Mary have been married for about three years.
Tom ve Mary üç yıldır arkadaştır.Tom and Mary have been friends for three years.
Tom ve Mary üç yıl önce evlendi.Tom and Mary got married three years ago.
Tom ve Mary ilk karşılaşmalarından üç yıl sonra evlendiler.Tom and Mary got married three years after they first met.
Tom ve Mary yaklaşık üç yıl önce evlendi.Tom and Mary got married about three years ago.
Tom ve Mary her yıl birlikte Noel'i kutlarlar.Tom and Mary celebrate Christmas together every year.
Bir acımasız kıyım 1995 yılında Srebrenika'da işlendi.A merciless slaugter had been committed in Srebrenica in 1995.
Osmanlı Türkleri 1517 yılında Mısır'ı fethetti.Ottoman Turks conquered Egypt in 1517.
Sovyetler Birliği 1991 yılında dağılmıştır.The Soviet Union dissolved in 1991.
O, yılanlar gibi, garip hayvanlardan hoşlanıyor.It likes strange animals, like snakes.
O yılanlar gibi garip hayvanları seviyor.He likes strange animals, like snakes.
O, yılanlar gibi, garip hayvanları seviyor.She likes strange animals, like snakes.
Atalarımız 150 yıl önce bu ülkeye geldi.Our ancestors arrived in this country 150 years ago.
Tatiller yıl boyunca sıkılmış insanlar için güzeldir.Vacations are good for people who get bored during the year.
Tatiller yıl boyunca yorulan olan insanlar için iyidir.Vacations are good for people who get tired during the year.
Tom ve Mary'nin on üç yıllık mutlu bir evlilikleri var.Tom and Mary have been happily married for thirteen years.
Üç yıl boyunca okulda ve iki yıl boyunca üniversitede Almanca öğrendim.I learned German for three years in school and two years in university.
Tom bir yıldan daha fazla bir süre Boston'da yaşamaya niyetli.Tom intends to live in Boston for more than a year.
Tom'un bir yıldan daha fazla bir süre Boston'da yaşamaya niyeti var.Tom intends to live in Boston for more than a year.
O yıllar yılı çok çalıştı.He worked hard, year in, year out.
Otellerin çoğu tüm yıl boyunca açıktır.Most of the hotels are open all year round.
Popüler hasat şenliği bu yıl pazartesiye mi rastlıyor?Does the mid-autumn festival fall on Monday this year?
Eski Antlaşma'nın tamamını bir yılda okudu.He read the entire Old Testament in one year.
Ben beş yıldır belediye meclisi üyesiyim.I've been an alderman for five years.
Popüler hasat şenliği bu yıl pazartesi günü mü?Is the mid-autumn festival on Monday this year?
Daniel Gabriel Fahrenheit, 1686 yılında Danzig'de doğdu.Daniel Gabriel Fahrenheit was born in 1686 in Danzig.
Bir yılan görürseniz, çok şaşırmam.I wouldn't be too surprised if you saw a snake.
Yıldırım kuleye isabet etti.Lightning hit that tower.
Yıllardır burada yaşıyorum.I have lived here for years.
Yıldırım evini vurdu.Lightning struck his house.
Hakim onu bir yıl hapis cezasına çarptırdı.The judge sentenced him to one year in prison.
Mozart 200 yıl önce vefat etti.Mozart passed away 200 years ago.
Yıldızlar gökyüzünde parladı.The stars shone in the sky.
1847 yılında onlar kendi bağımsızlıklarını ilân ettiler.In the year 1847, they declared their own independence.
Yılanlar soğukkanlı yaratıklardır.Snakes are cold-blooded creatures.