Hoverkraftım yılanbalığı dolu.My hovercraft is full of eels.
Suya düşen yılana sarılır.A drowning man will catch at a straw.
Mutlu yıllar Muiriel!Happy birthday, Muiriel!
Mutlu yıllar!Happy New Year!
Yeni yılınız kutlu olsun!Happy New Year!
Yeni yıl mübarek olsun!Happy New Year!
Bir yılda on iki ay var.There are twelve months in a year.
Bu projeyi bitirmek en azından bir yıl sürer.This project will take at least a year to finish.
Uçurtmalar 2000 yıl önce icat edildi.Kites were invented 2,000 years ago.
Bugün bir yıldız gördüm.Today, I saw a star.
Güneş yıllardır ülkemizin üzerinde parlıyor.The sun has been shining over our country for ages.
Ne yazık ki, benim doğum günüm bir yılda sadece bir kez.Unfortunately, my birthday is only once a year.
Xiaoming Wang, Amerika'ya hiç gitmedi. Aslında önümüzdeki yıl gitmek istiyor.Xiaoming Wang has never been to America. He really wants to go next year.
Bunca yıldan sonra beni tanıyıp tanımayacağını merak ediyorum.I wonder if she'll recognize me after all these years.
Genellikle kadınlar erkeklerden on yıl daha uzun yaşıyorlar.Generally, women live 10 years longer than men.
Kadınlar genellikle erkeklerin yaşadığından 10 yıl daha uzun yaşarlar.Women usually live 10 years longer than men do.
Bizim toplantı saatinde bir yıldız parlar.A star shines on the hour of our meeting.
O yaşlı adam elli yıldır ev yapımı viski imal etmekteydi.That old man had been making homemade whiskey for fifty years.
O yaşlı adam elli yıldır kaçak içki imal etmekteydi.That old man had been making moonshine for fifty years.
O kız bir film yıldızı olmak istiyordu.That girl wanted to become a movie star.
Lviv belediye binası üzerindeki saat ilkin 1404 yılında kuruldu.The clock on the Lviv Town Hall was first installed in the year 1404.
Bu yıl geçen yıl olduğu gibi aynı dil kursunu sunuyoruz.This year we offer the same language course as last year.
Burslar artık geçen yıl olduğu gibi bu yaz aynı öğrencilere verilmedi.This summer, no scholarships were awarded to students who received one last year.
Gelecek yıl Çince öğrenmek istiyorum.I want to learn Chinese next year.
Ruslar Fransız yollarını kopyalar, ancak daima elli yıl sonra.The Russians copy the French ways, but always fifty years later.
Evlendiğimizden beri otuz yıl oldu.It's been thirty years since we got married.
Birkaç yıl önce Romanya'yı gördüm.I visited Romania a few years ago.
Birkaç yıl önce Romanya'yı ziyaret ettim.I visited Romania a few years ago.
Yüzü ışık vermeyen asla yıldız olamaz.He whose face gives no light, shall never become a star.
Küçük Ming gelecek yıl nereye gideceğini hâlâ bilmiyor.Little Ming still doesn't know where he's going to go next year.
Bu dağ tüm yıl boyunca karla kaplıdır.This mountain is covered in snow all-year-round.
Gelecek yıl giriş sınavlarına girmek zorundayım.I have to take the entrance exams next year.
Gelecek yıldan bahsedersen şeytan güler.Speak of the next year, and the devil will laugh.
10 yıldan beri onu ilk kez gördüm.I saw him for the first time in 10 years.
Geçen yıl çok kar vardı.There was a lot of snow last year.
Bu yıl çok yağmur vardı.There's been a lot of rain this year.
Amerika'da hazır yemek tüketimi 1977-1995 yılları arası üç katına çıktı.In America, the consumption of fast-food has tripled between 1977 and 1995.
Geçen yıl hastalandım.I fell ill last year.
O, iki yıl önce albaylığa terfi ettirildi.He was promoted to colonel two years ago.
Telefon, 1876 yılında Bell tarafından icat edildi.The telephone was invented by Bell in 1876.
O bir Hollywood yıldızı.He is a Hollywood star.
Üç yıllık yokluğun ardından aniden ortaya çıktı.He suddenly appeared after a three-year absence.
Bir yıl sonra bir zam alacağına sana söz veriyorum.I promise you that you'll get a raise after a year.
O tablo kaç yıllık?How old is that painting?
Marilyn Monroe, 33 yıl önce öldü.Marilyn Monroe died 33 years ago.
Marilyn Monroe 33 yıl önce öldü.Marilyn Monroe died 33 years ago.
30 yıldır arkadaş olduklarını ilan etti.He declared that they had been friends for 30 years.
O yıllar önceydi.That was years ago.
Geçen yıl bu şirket için çalışmaya başladım.I started working for this company last year.
Kirlilik her yıl kötüleşiyor.The pollution worsens with each year.
Gökyüzünde tek bir yıldız görülemez.Not a single star could be seen in the sky.
Bir saatlik düşüncesizlik yıllarca gözyaşlarına neden olabilir.One hour of thoughtlessness can cause years of tears.
Bu kitap yıldızlar hakkında.This book is about stars.
Gökte pek çok yıldız parlıyor.Many stars shine in the sky.
Okul yılı 10 Nisan'da başlar.The school year begins on the 10th of April.
Bu yılan zehirli değil.This snake is not venomous.
Ben 2003'ten 2007 yılına kadar Boston'da öğrenim yaptım.I studied in Boston from 2003 to 2007.
Ben tıp okuyalı iki yıl oldu.It has been two years since I studied medicine.
Geçen yıl nisan en sıcak aydı.Last year April was the warmest month.
Bu yılki Olimpiyat oyunlarına hazırlanıyor.She is preparing to the Olympic Games this year.