Dünya durağan bir yıldız değil, bir gezegendir.The earth is a planet, not a fixed star.
Yaklaşık yılda bir kez sadece bir kimono giyerim.I only wear a kimono about once a year.
Çin'de doğrudan yabancı yatırımlar geçen yıl 3 milyar dolar tutarındaydı.Foreign direct investments in China amounted to $3 billion last year.
Hiçbir yıldız gündüzün görülmez.No stars are to be seen in the daytime.
Bölge başsavcısı iki yıllık cezadan memnun olmadı.The district attorney wasn't content with a two-year sentence.
Üç yıl hapis cezasına mahkûm edildi.He was sentenced to three years in jail.
Ben beş yıl hapse mahkûm oldum.I got five years in prison.
Kasaba son iki yıl içinde çok değişti.The town has altered a lot in the last two years.
Şehrin nüfusu yıldan yıla azalmaktadır.The population of the town decreases year by year.
Onların başkenti yıllarca Cuzco idi.Their capital was Cuzco for many years.
Uzun savaş 1920 yılında sona erdi.The long fight ended in 1920.
Yıllar geçip gitti.Many years went by.
Yıllar geçti gitti.Many years went by.
Kuşlar binlerce kilometre uzağa uçup, her yıl aynı yere dönebilirler.Birds can fly thousands of miles away and return to the same place every year.
Erkek kardeşim benim iki yıl önce olduğum kadar uzun değil.My brother is not as tall as I was two years ago.
Astronomi yıldızlar ve gezegenler ile ilgilenir.Astronomy deals with the stars and planets.
Bayan Tanaka yıllardır Amerika'da bulunduğu için çok iyi İngilizce konuşur.Having been in America for many years, Miss Tanaka is a very good speaker of English.
Dr. Tanaka üç yüz fare üzerinde iki yıldır deneyler gerçekleştirdi.Dr. Tanaka carried out tests for two years on three hundred rats.
Ben yıldırım gibi koştum.I ran like lightning.
Kış yılın en soğuk mevsimdir.Winter is the coldest season of the year.
Yeni Tokaido Hattı 1964 yılında tamamlanmıştır.The New Tokaido Line was completed in 1964.
Tokyo'ya gelmeden önce on yıldır Osaka'da yaşıyorduk.We were living in Osaka for ten years before we came to Tokyo.
Tokyo'ya geldiğimden beri beş yıl oldu.It's been five years since I came to Tokyo.
Bu şirket 1910 yılında kurulmuştur.This company was established in 1930.
İstatistikler bu şehrin nüfusunun beş yıl içinde iki katına çıkacağını öne sürmektedir.Statistics suggest that the population of this town will double in five years.
Şirketin kuruluşu 1950 yılında oldu.The launching of the company was in 1950.
20 yıldır evliler.They have been married for twenty years.
Yirmi yıldır evliler.They have been married for twenty years.
Onlar evlenmeden önce iki yıl birlikte yaşadı.They lived together for two years before they got married.
Her yıl 20.000 'den fazla Amerikalı öldürülüyor.More than 20,000 Americans are murdered each year.
Bazı yıldızlar çıplak gözle güçlükle görülebilmektedir.Some stars are hardly visible to the naked eye.
O, nadiren, kırk yılda bir, karanlık çöktükten sonra dışarı çıkar.She seldom, if ever, goes out after dark.
Karanlıktan sonra nadiren, kırk yılda bir, dışarı çıkar.She seldom, if ever, goes out after dark.
Güneş doğduğunda, yıldızlar kayboldu.As the sun rose, the stars faded away.
Japonya'da yeni bir okul yılı nisan ayında başlar.In Japan a new school year starts in April.
Japonya'da yedi yılı boyunca, ciddi olarak Japonca çalıştı.During his seven years in Japan, he studied Japanese in earnest.
Japonya'ya geldiğinden beri on yıl oldu.It is ten years since he came to Japan.
Japon ekonomisi geçen yıl %4 büyüdü.The Japanese economy grew by 4% last year.
Japon lise öğrencileri yılda 35 hafta okula gider.Japanese high school students go to school 35 weeks a year.
Japonya on yıl önce olduğu gibi değil.Japan is not what it was ten years ago.
Japonya elli yıl önce olduğundan çok farklı.Japan is very different from what it was fifty years ago.
Japonya bu yıl her zamankinden daha çok araba üretti.Japan has produced more cars than ever this year.
Japonya geçen yıl % 5'lik bir GSMH büyümesine ulaştı.Japan achieved a real GNP growth of 5% last year.
Japonya 15 yıl önceki Japonya değil.Japan is not what it was 15 years ago.
Japonya'dan ayrılalı on yıl oldu.It has been ten years since I left Japan.
Japon ekonomisi yıllık en fazla % 5'ten daha fazla büyümeye devam etti.The Japanese economy continued to grow by more than 5% annually.
Pazar sabahından beri yıllar geçmiş gibi görünüyor.It seems like years since Sunday morning.
Yeni yıl kartları bize arkadaşlarınızdan ve akrabalarından haber alma fırsatı sunuyor.New Year's cards provide us with the opportunity to hear from friends and relatives.
Yıllık üyelik ücreti ne kadar?How much is the annual membership fee?
Yıllar çabucak geçiyor.The years pass by quickly.
Yıllar geçti.Years passed.
Yıllık gelirim yaklaşık on milyon yen, sanırım.My annual income approximates fifteen million yen, I suppose.
Kirlilik yıldan yıla kötüleşiyor.From year to year, pollution is worsening.
Kirlilik problemleri yıldan yıla gittikçe ciddileşiyor.From year to year, pollution problems are becoming more and more serious.
Onlar yıldan yıla daha fakirleşiyorlar.From year to year they were growing poorer.
Biz yıl sonunda elemanı çok az oluruz.We become very shorthanded at the end of the year.
Biz yıl sonuna kadar bu kitabı okumaya devam edeceğiz.We shall go on reading this book until the end of the year.
Yılın sonuna kadar ehliyetimi edinmiş olacağım.I will have obtained a driver's license by the end of the year.
O buraya geldiğinden beri bir yıl geçti.A year has passed since he came here.
Görev için kalifiye olması onun en az iki yılını alacak.It will take him at least two years to be qualified for that post.