yıkıntı ile cümle
yıkıntı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu sırada Shockwave, Megatron'u ve Starscream'i yıkıntıların yanına çağırır.Comanda apenas Megatron e Starscream.
Bugün bir yıkıntı halindedir.Vandaag is het een ruïne.
Günümüze sadece yıkıntıları ulaşmıştır.Tegenwoordig staan alleen de ruïnes nog.
Binlerce insan yıkıntılar altında gömülü kaldı.Honderden mensen werden bedolven onder het puin.
Sepet içinde bir bebek yıkıntıların hemen dışında terkedilmiştir.In de doos spartelt een baby.
Günümüze sadece yıkıntıları ulaşmıştır.Do naszych czasów dotrwały tylko ruiny.
Bugün bir yıkıntı halindedir.Dziś jest ruiną.
Türk birliği yıkıntı halindeki kaleye girdi.Na skutek wojen zamek popadł w ruinę.
Çoğu kimse Visby'yi "güllerin ve yıkıntıların kenti" olarak tanımlar.Visby kallas ”rosornas och ruinernas stad”.
Şato yeniden inşa edilmedi ve daha sonrasında yıkıntıya dönüştü.Замок не реконструювали і з часом він перетворився на руїну.
Yırtıcı bir mücadele her yıkıntı, sokak, fabrika, ev, bodrum ve çatıda sürdürüldü.Важка боротьба йшла за кожну вулицю, кожен завод, кожен будинок, підвал і сходи.
Türk birliği yıkıntı halindeki kaleye girdi.Турки застали вже зруйнований замок.
Bunlardan bazıları günümüze kadar ulaşmış, bazıları yıkıntı olarak kalmıştır.З них же багато живе досі, деякі ж спочили».
Günümüze sadece yıkıntıları ulaşmıştır.Do dnešní doby se dochovaly pouze ruiny.
Şato yeniden inşa edilmedi ve daha sonrasında yıkıntıya dönüştü.Hrad pak již nebyl obnoven a postupně se rozpadl.
Jason yıkıntılar arasında kalır.Jason se z kómatu zotaví.
Yırtıcı bir mücadele her yıkıntı, sokak, fabrika, ev, bodrum ve çatıda sürdürüldü.Lupte furioase s-au dat pentru fiecare stradă, fabrică, casă, subsol și scară.
Şato yeniden inşa edilmedi ve daha sonrasında yıkıntıya dönüştü.Castelul a fost apoi abandonat și a devenit o ruină.
Jason yıkıntılar arasında kalır.Jason a lehulló törmelék alatt vész.
Bunun sonu genç edebiyata eklenen üç ad oldu: savaş, yurda dönüş ve yıkıntı edebiyatı.Tällä kertaa valmiiksi saatiin kolme uutta kappaletta; Kaipaan luoksesi kotiin, Palapeli ja Surullinen mies.
Bugün bir yıkıntı halindedir.Det ligger i dag i ruiner.
Günümüze sadece yıkıntıları ulaşmıştır.I dag finnes kun ruinene igjen.
Yırtıcı bir mücadele her yıkıntı, sokak, fabrika, ev, bodrum ve çatıda sürdürüldü.Bitre kamper raste for hver gate, hver fabrikk, hvert hus, kjeller og trapp.
Şehir yıkıntıları 60km’lik alana yayılır.Fra den gamle bydelen brer byen seg ut i en tolv kilometers radius.
II. Dünya Savaşının yıkıntıları arasında büyüdü.Radaren ble utviklet mellom de to verdenskrigene.
Yıkıntılar arasındaki mücadele sert ve umutsuzdu.Kampene i byen var voldsomme og desperate.
Filmin sonunda, şehir kapısının yıkıntılarında, anlatıcıların sözleri bir bebek ağlamasıyla kesilir.Di kota berikutnya, bunyi dengung lalat di ujung jerami membuat bayi yang sedang menangis menjadi terdiam.
Yıkıntılar arasındaki mücadele sert ve umutsuzdu.Serang-serangnya dalam pertarungan sangat brutal dan mematikan.
Şato yeniden inşa edilmedi ve daha sonrasında yıkıntıya dönüştü.Lâu đài đã không được trùng tu lại và rồi sau đó rơi vào sự đổ nát.
Sepet içinde bir bebek yıkıntıların hemen dışında terkedilmiştir.Có ít nhất một đứa trẻ đã thiệt mạng vì nhà sập ở tỉnh Chiết Giang.
Yıkıntılar arasındaki mücadele sert ve umutsuzdu.戦闘は激しく、絶望的なものであった。
Sepet içinde bir bebek yıkıntıların hemen dışında terkedilmiştir.その直後に、川を流されてきた身体の欠損した赤子と出遭う。
Yıkıntı halinde korunmaktadır.難産の為死去。
Kâğıthane'de adına yaptırılmış bir saray bulunmaktadır ancak şu an yıkıntı hâlindedir.作者ls並以「一個應用軟體,而現今已是平台。
Binanın yıkıntıları arasından 30 kişi kurtarıldı .大楼倒塌时还在楼内的人当中只有20人被救出来。
Üçüncü sahnede otel odası yıkıntı haldedir ve bomba duvarda bir delik açmıştır.בתמונה השלישית, חדר המלון הרוס; הפצצה פערה חור בקיר.
Mahallenin adı mahallede bulunan kale yıkıntılarından gelmektedir.שמו של האגם נמצא במחלוקת בין המדינות השוכנות לחופיו.
Şato yeniden inşa edilmedi ve daha sonrasında yıkıntıya dönüştü.След второто разрушаване замъкът не е обновен и е оставен в развалини.
Bugün bir yıkıntı halindedir.Danas je ruševna.
Şato yeniden inşa edilmedi ve daha sonrasında yıkıntıya dönüştü.Dvorac i nakon toga nije obnovljen te je pao ubrzo u ruševine.
Şato yeniden inşa edilmedi ve daha sonrasında yıkıntıya dönüştü.Hrad však už neobnovili a po čase zanikol.
Günümüze sadece yıkıntıları ulaşmıştır.Dnes sú tam iba zrúcaniny.
Kullanımı en çok yıkıntılı alanlarda işe yaramaktadır.Práve preto pomáha aj v najzúfalejších situáciách.
Şato yeniden inşa edilmedi ve daha sonrasında yıkıntıya dönüştü.Verjetno ni bil nikoli popravljen in se je kasneje spremenil v ruševine.
Angkor Yıkıntıları.Ruinas de Angkor.
Angkor Yıkıntıları.Ruinen von Angkor
Angkor Yıkıntıları.Ruines d'Angkor
Angkor Yıkıntıları.Ruïnes van Angkor
Angkor Yıkıntıları.Ruiny Angkoru
Angkor Yıkıntıları.Τα ερείπια της Angkor
Angkor Yıkıntıları.Руины Ангкора
Angkor Yıkıntıları.أطلال أنجكور
Ardından Yeşu Ay Kentini ateşe verdi, yakıp yıkıp viraneye çevirdi. Yıkıntıları bugün de duruyor.Ait pedig felgyujtatá Józsué és tevé örökkévaló kõhalommá, pusztassággá mind e napig.
Ardından Yeşu Ay Kentini ateşe verdi, yakıp yıkıp viraneye çevirdi. Yıkıntıları bugün de duruyor.A Jozua spálil Haj a učinil ho večnou hromadou a púšťou a je tak až do tohoto dňa.
Ardından Yeşu Ay Kentini ateşe verdi, yakıp yıkıp viraneye çevirdi. Yıkıntıları bugün de duruyor.Ja Joosua poltti Ain ja teki siitä ikiajoiksi rauniokummun, aution aina tähän päivään asti.
Ardından Yeşu Ay Kentini ateşe verdi, yakıp yıkıp viraneye çevirdi. Yıkıntıları bugün de duruyor.Josué brûla Aï, et en fit à jamais un monceau de ruines, qui subsiste encore aujourd`hui.
Ardından Yeşu Ay Kentini ateşe verdi, yakıp yıkıp viraneye çevirdi. Yıkıntıları bugün de duruyor.Josué incendió Hai y la convirtió en un montículo de ruinas perpetuas, una desolación hasta el día de hoy
Ardından Yeşu Ay Kentini ateşe verdi, yakıp yıkıp viraneye çevirdi. Yıkıntıları bugün de duruyor.이에 여호수아가 아이를 불살라 그것으로 영원한 무더기를 만들었더니 오늘까지 황폐하였으며
Ardından Yeşu Ay Kentini ateşe verdi, yakıp yıkıp viraneye çevirdi. Yıkıntıları bugün de duruyor.Og Josua stak Aj i Brand og gjorde den til en Ruinhob for bestandig, til den Ødemark, den er den Dag i Dag.
Ardından Yeşu Ay Kentini ateşe verdi, yakıp yıkıp viraneye çevirdi. Yıkıntıları bugün de duruyor.Poi Giosuè incendiò Ai e ne fece una rovina per sempre, una desolazione fino ad oggi