Mordor yıkıma uğradı.Marokko debuteerde.
Böylece fagosite edilen mikroorganizmaların yıkımlanmasını sağlar.Daardoor wordt het afbrekende vermogen door micro-organismen af.
Daha sonra ise Ravage (Tahrip, yıkım) ismi düşünüldü.Ze nam hierna de naam “Rogue” aan.
Büyük tahrip gücüne ve yıkım etkisine sahip bir patlamadır.Deze ontploft en heeft een allesvernietigend effect.
Bunlarda da ağır yıkımlar verilmiştir.Daarin waren ze zeer standvastig.
Bu gerçekten bir yıkımdı..Het werd een ware slachting.
Yıkımların olması kararlaştırıldı.Hierbij werden vernielingen aangericht.
Bu yenilgi, Wehrmacht için neredeyse bir yıkımdı.Dit was op zich al een ernstige nederlaag voor De Witt.
Yani metabolizmanın yıkım aşamaları olarak da genellenebilir.Het kan ook de vorming van toxische fase 1 metabolieten juist vertragen.
İkinci Dünya Savaşında yıkıma uğramıştır.In de Tweede Wereldoorlog vernietigd.
Diğer yandan İtalya’daki savaş Fransa için tam bir yıkım olmuş, hatta Fransa kralı esir düşmüştür.Later voerde hij vooral oorlog in Italië voor de Franse koning tegen de keizer.
Dragon Age: Origins, Thedas'daki Beşinci Yıkım'ın arefesinde başlar.Dragon Age: Początek rozpoczyna się na początku piątej Plagi.
1977: Allan Maxam ve Walter Gilbert "Kimyasal yıkım ile DNA dizilemesi" adlı makalelerini yayımladılar.1977 – Allan Maxam i Walter Gilbert ogłaszają publikację pt. Sekwencjonowanie DNA przez chemiczną degradację.
Bu yıkımı önlemenin yolu ise Hitler'i durdurmaktır.Mogłoby to zapobiec przejęciu władzy przez Hitlera.
Biz yıkımlardan hiç mi hiç korkmuyoruz.Nie jesteśmy też zastraszeni w celu uległości.
Ana madde: Katrina Kasırgası 2005'te yaşanan Katrina Kasırgası kentte büyük yıkıma yol açmıştır.Ośrodek został przebudowany po zniszczeniach spowodowanych przez huraganu Katrina w 2005 r.
Hopiler dünyanın üç kez yıkım geçirmiş olduğuna inanırlar.Indianie wierzyli, że świat zostanie czterokrotnie zniszczony.
Sobek: Sular Tanrısı Sekhmet: Savaş ve yıkımın tanrıçasıdır.Mangala – jako bóstwo, jest bogiem sporu, zniszczenia i wojny.
Falcılar bunu kötüye yorarak doğacak çocuğun bütün şehri yıkımına sebep olacağını söylemişler.Myśleliście, że życie, które postanowiliście zagasić, to tylko życie nędznego chłopaka.
II. Dünya Savaşı'ndan sonra Almanya büyük bir yıkıma uğramıştı.Efter andra världskriget stod Tyskland inför gigantiska problem.
Bu yenilgi, Wehrmacht için neredeyse bir yıkımdı.Det blev en lätt seger för Wehrmacht.
2011 şubat ayı ortalarında yıkımına başlanmıştır .Det förstördes dock vid en brand i början av februari 2011.
Mordor yıkıma uğradı.Mordor lämnas obevakat.
Birleşik Arap Emirlikleri, Dubai'nin yıkım hali olarak gösterilmesinden dolayı oyunu yasakladı.Spelet förbjöds i Förenade Arabemiraten för dess skildring av ett förintat Dubai.
İç savaş Finlandiya halkı için tam bir yıkım olmuştur.De stora landavträdelserna blev ett hårt slag för det finländska folket.
2012 Ekim ayına kadar yıkım çalışmaları başlamadı.Tvisten är inte löst i början av oktober 2011.
Entler, Isengard'ı yıkıma uğrattılar ve Saruman'ı Orthanc Kulesi'nde esir aldılar.Enterna förintar Isengård och håller Saruman som fånge.
Manastırın dağılmasından sonra, 1848 yılına kadar yıkıma uğradı.Det förblev klostrets egendom fram till 1848.
Szeged, II. Dünya Savaşı sırasında ağır yıkım yaşadı.Szeged led mycket under andra världskriget.
Peeves, yıkım ve kaostan hoşlanan bir Hogwarts hortlağıdır.Peeves - en poltergeist som älskar att ställa till det på Hogwarts.
2017 yılında stadyumun yıkım çalışmaları başladı.У 2017 році розпочато капітальну реконструкцію стадіону.
Biz yıkımlardan hiç mi hiç korkmuyoruz.Вони не бояться фізичних навантажень.
Bir mRNA molekülünün varlığı onun transkripsiyonu ile başlar ve yıkımı ile sona erer.Життєвий цикл молекули мРНК починається транскрипцією і завершується деградацією.
Anlatımı savaşın yarattığı yıkım karşısında derin bir yas tutan Tanrı'nın sesi oldu.Про це відомо тільки тому Богові Смерті, який уклав угоду.
Bu karar Kocabaşlar için yıkım olur.Ця робота полягала в знищенні койотів.
Bu gerçekten bir yıkımdı..Це була справжня катастрофа.
Özelikle kırsal bölgede yapılan savaş köylüler için yıkım olmuştu.Це були здебільшого непідготовлені до боїв селяни.
Eylül - Ekim ayları arasında görülen kasırgalar bazen büyük yıkımlara yol açmaktadır.З серпня по жовтень вирують урагани, часто виробляють сильні спустошення.
Büyük tahrip gücüne ve yıkım etkisine sahip bir patlamadır.Вибух спричинив величезні руйнування і жертви.
Sınır boyunca her yerde ev yıkımları vardı ve aktivistlerin yapacakları başka hiçbir şey yoktu."Ми були в тому граничному стані, коли нема чого втрачати".
Şehir pek çok yıkımlara katlandı.Město však trpělo četnými záplavami.
Kitzbühel, Birinci ve İkinci Dünya Savaşları'ndan yıkımsız-hasarsız olarak çıkmıştır.Během první a druhé světové války zůstal Kitzbühel daleko od válečného dění.
Fakat bunun ardından Manna devleti giderek yıkıma uğramaya başlıyor.Místo toho začal křižácké státy ničit postupně.
Bu sayede deprem üreterek yıkım oluşturablilir.V důsledku tohoto tření dochází ke vzniku zemětřesení.
Savaşın sonu Almanya açısından bir yıkım oldu.Konec války přinesl porážku Německa.
Köprünün kapatılmasıyla iyileşme süreci duracak ancak yıkım da devam etmeyecektir.Odpočítávání skončí, avšak k autodestrukci nedojde.
İç savaş Finlandiya halkı için tam bir yıkım olmuştur.Válka však skončila pro indiány naprostou katastrofou.
Hopiler dünyanın üç kez yıkım geçirmiş olduğuna inanırlar.Nivchové věřili že svět má tři vrstvy.
2012 Ekim ayına kadar yıkım çalışmaları başlamadı.În octombrie 2012, nu a mai început demolarea.
Birleşik Arap Emirlikleri, Dubai'nin yıkım hali olarak gösterilmesinden dolayı oyunu yasakladı.Jocul a fost interzis în Emiratele Arabe Unite din cauza descrierii Dubaiului ca o ruină.
Vakıf zaman zaman yıkım için bölgeye gelmektedir.Cu timpul, mănăstirea ajunge în ruină.
RAID yıkımdan kurtulmayı kolaylaştırmaz.Șocul n-o face să abandoneze aviația.
Ana madde: Katrina Kasırgası 2005'te yaşanan Katrina Kasırgası kentte büyük yıkıma yol açmıştır.2005: Uraganul Katrina a devastat sudul SUA.
Bunu takip eden Kış Savaşı Sovyet ordusunda büyük yıkıma sebep oldu.Războiul care a urmat s-a dovedit a fi un dezastru pentru armata sovietică.
Falcılar bunu kötüye yorarak doğacak çocuğun bütün şehri yıkımına sebep olacağını söylemişler.Prezicătorii i l-au tălmăcit spunându-i ca fiul care avea să-l nască va atrage ruina cetății sale.
Film, II. Dünya Savaşı sonrasında yıkıma uğramış Nüremberg şehrinin görüntüleriyle başlar.Kezdete a második világháborút követő nürnbergi perekhez nyúlik vissza.
Şehir Britonlar tarafından tahrip edildi ve sonradan aynı yıkım Verulamium (St Albans) için de tekrarlandı.Így a lázadók azt is feldúlták, hasonlóan Verulamiumhoz (St. Albans).
Ana madde: Katrina Kasırgası 2005'te yaşanan Katrina Kasırgası kentte büyük yıkıma yol açmıştır.Az anyagi károk a 2005-ös Katrina hurrikán pusztításához mérhetőek.
4 Eylül Salı yangının neden olduğu yıkımın en üst düzeye çıktığı gündür.Szeptember 4-én, kedden, történt a legnagyobb pusztítás.
Şehir pek çok yıkımlara katlandı.A várost sok elemi csapás pusztította.