Yıkıma götüren dostlar vardır, Ama öyle dost var ki, kardeşten yakındır insana. yıkıma gider››.Ο ανθρωπος ο εχων φιλους πρεπει να φερηται φιλικως και υπαρχει φιλος στενωτερος αδελφου.
Yıkıma götüren dostlar vardır, Ama öyle dost var ki, kardeşten yakındır insana. yıkıma gider››.Кто хочет иметь друзей, тот и сам должен быть дружелюбным; и бываетдруг, более привязанный, нежели брат.
Yıkıma götüren dostlar vardır, Ama öyle dost var ki, kardeşten yakındır insana. yıkıma gider››.איש רעים להתרעע ויש אהב דבק מאח׃
Yıkıma götüren dostlar vardır, Ama öyle dost var ki, kardeşten yakındır insana. yıkıma gider››.المكثر الاصحاب يخرب نفسه. ولكن يوجد محب ألزق من الاخ
Yıkıma götüren dostlar vardır, Ama öyle dost var ki, kardeşten yakındır insana. yıkıma gider››.濫 交 朋 友 的 、 自 取 敗 壞 . 但 有 一 朋 友 、 比 弟 兄 更 親 密
Yıkıma götüren dostlar vardır, Ama öyle dost var ki, kardeşten yakındır insana. yıkıma gider››.濫交 朋友 的 、 自取 敗壞 . 但 有 一 朋友 、 比 弟兄 更 親密
Yıkım diyarına dek yakan bir ateştir o, Bütün ürünümü kökünden kavururdu.C`est un feu qui dévore jusqu`à la ruine, Et qui aurait détruit toute ma richesse.
Yıkım diyarına dek yakan bir ateştir o, Bütün ürünümü kökünden kavururdu.Denn das wäre ein Feuer, das bis in den Abgrund verzehrte und all mein Einkommen auswurzelte.
Yıkım diyarına dek yakan bir ateştir o, Bütün ürünümü kökünden kavururdu.det er en ild som fortærer like til avgrunnen; alt mitt gods skulde den gjøre ende på.
Yıkım diyarına dek yakan bir ateştir o, Bütün ürünümü kökünden kavururdu.Dosa itu membinasakan seperti api neraka, segala yang kumiliki habis dibakarnya
Yıkım diyarına dek yakan bir ateştir o, Bütün ürünümü kökünden kavururdu.en eld som skulle förtära intill avgrunden och förhärja till roten all min gröda.
Yıkım diyarına dek yakan bir ateştir o, Bütün ürünümü kökünden kavururdu.Gdyż ten ogieó aż do zatracenia pożera, a dochody moje wszystkie wykorzenić może.
Yıkım diyarına dek yakan bir ateştir o, Bütün ürünümü kökünden kavururdu.Het is een verterend vuur dat tot vernietiging leidt en alles zou uitroeien wat ik heb geplant.
Yıkım diyarına dek yakan bir ateştir o, Bütün ürünümü kökünden kavururdu.ja, Ild, der æder til Afgrunden og sætter hele min Høst i Brand!
Yıkım diyarına dek yakan bir ateştir o, Bütün ürünümü kökünden kavururdu.Kajti to je ogenj, ki požira do pogubljenja in ki bi s korenom izdrl vse, kar sem pridelal.
Yıkım diyarına dek yakan bir ateştir o, Bütün ürünümü kökünden kavururdu.멸망하도록 사르는 불이라 나의 모든 소산을 뿌리까지 없이할 것이니라
Yıkım diyarına dek yakan bir ateştir o, Bütün ürünümü kökünden kavururdu.lebo je to oheň, ktorý žerie až do zahynutia a vykorenil by všetku moju úrodu.
Yıkım diyarına dek yakan bir ateştir o, Bütün ürünümü kökünden kavururdu.Mert tûz volna ez, a mely pokolig emésztene, és minden jövedelmemet tövestõl kiirtaná.
Yıkım diyarına dek yakan bir ateştir o, Bütün ürünümü kökünden kavururdu.Oheň ten zajisté by až do zahynutí žral, a všecku úrodu mou vykořenil.
Yıkım diyarına dek yakan bir ateştir o, Bütün ürünümü kökünden kavururdu.porque seria fogo que consome até Abadom, e desarraigaria toda a minha renda.
Yıkım diyarına dek yakan bir ateştir o, Bütün ürünümü kökünden kavururdu.quello è un fuoco che divora fino alla distruzione e avrebbe consumato tutto il mio raccolto
Yıkım diyarına dek yakan bir ateştir o, Bütün ürünümü kökünden kavururdu.Sería un fuego que devorase hasta la completa destrucción, y desarraigaría toda mi producción
Yıkım diyarına dek yakan bir ateştir o, Bütün ürünümü kökünden kavururdu.Tội ấy là một ngọn lửa thiêu hóa cho đến chốn trầm luân, Tàn hại các của cải tôi đến tận cùng.
Yıkım diyarına dek yakan bir ateştir o, Bütün ürünümü kökünden kavururdu.Tội ấy_là một ngọn lửa thiêu_hóa cho_đến chốn trầm_luân , Tàn_hại các của_cải tôi đến tận_cùng .
Yıkım diyarına dek yakan bir ateştir o, Bütün ürünümü kökünden kavururdu.tuli, joka kuluttaisi manalaan saakka ja hävittäisi kaiken saatuni.
Yıkım diyarına dek yakan bir ateştir o, Bütün ürünümü kökünden kavururdu.un foc care mistuie pînă la nimicire, şi care mi-ar fi prăpădit toată bogăţia.
Yıkım diyarına dek yakan bir ateştir o, Bütün ürünümü kökünden kavururdu.διοτι ειναι πυρ κατατρωγον μεχρις αφανισμου, και ηθελεν εκριζωσει παντα τα γεννηματα μου.
Yıkım diyarına dek yakan bir ateştir o, Bütün ürünümü kökünden kavururdu.Понеже това е огън, който изгорява до погубване, И би изкоренил всичките ми плодове.
Yıkım diyarına dek yakan bir ateştir o, Bütün ürünümü kökünden kavururdu.это – огонь, поядающий до истребления, который искоренил бы все добро мое.
Yıkım diyarına dek yakan bir ateştir o, Bütün ürünümü kökünden kavururdu.כי אש היא עד אבדון תאכל ובכל תבואתי תשרש׃
Yıkım diyarına dek yakan bir ateştir o, Bütün ürünümü kökünden kavururdu.لانها نار تأكل حتى الى الهلاك وتستأصل كل محصولي
Yıkım diyarına dek yakan bir ateştir o, Bütün ürünümü kökünden kavururdu.這 本 是 火 焚 燒 、 直 到 燬 滅 、 必 拔 除 我 所 有 的 家 產
Yıkım diyarına dek yakan bir ateştir o, Bütün ürünümü kökünden kavururdu.這本 是 火焚燒 、 直 到 燬滅 、 必 拔除 我 所有 的 家產
Yıkımın arkasında, bu yerler hala eski ruhunu hissettirebiliyordu.Achter de vernietiging vond ik een bezielde plaatsen.
Yıkımın arkasında, bu yerler hala eski ruhunu hissettirebiliyordu.A romboláson túl találtam meg a helyek lelkét.
Yıkımın arkasında, bu yerler hala eski ruhunu hissettirebiliyordu.Bortom förstörelsen, fann jag en platsernas själ.
Yıkımın arkasında, bu yerler hala eski ruhunu hissettirebiliyordu.Derrière la destruction, j'ai trouvé une âme de lieux.
Yıkımın arkasında, bu yerler hala eski ruhunu hissettirebiliyordu.Detrás de la destrucción hallé el alma de los lugares.
Yıkımın arkasında, bu yerler hala eski ruhunu hissettirebiliyordu.Di balik neraka itu, saya menemukan tempat bagi jiwa saya.
Yıkımın arkasında, bu yerler hala eski ruhunu hissettirebiliyordu.Dietro la distruzione, ho trovato un'anima dei luoghi.
Yıkımın arkasında, bu yerler hala eski ruhunu hissettirebiliyordu.Dincolo de distrugere, am găsit un suflet al locurilor.
Yıkımın arkasında, bu yerler hala eski ruhunu hissettirebiliyordu.Hinter der Zerstörung fand ich eine Seele von Orten.
Yıkımın arkasında, bu yerler hala eski ruhunu hissettirebiliyordu.이러한 비참한 역사를 통해 저는 그 지역의 혼을 찾았지요.
Yıkımın arkasında, bu yerler hala eski ruhunu hissettirebiliyordu.Por detrás dessa destruição, eu encontrei a alma dos locais.
Yıkımın arkasında, bu yerler hala eski ruhunu hissettirebiliyordu.Za tou skazou som našla dušu týchto miest.
Yıkımın arkasında, bu yerler hala eski ruhunu hissettirebiliyordu.Za touto skázou jsem našla duši těchto míst.
Yıkımın arkasında, bu yerler hala eski ruhunu hissettirebiliyordu.Za zniszczeniem znalazłam duszę tych miejsc.
Yıkımın arkasında, bu yerler hala eski ruhunu hissettirebiliyordu.Πίσω από την καταστροφή, βρήκα τις ψυχές των τόπων.
Yıkımın arkasında, bu yerler hala eski ruhunu hissettirebiliyordu.Зад разрухата, намерих духа на места.
Yıkımın arkasında, bu yerler hala eski ruhunu hissettirebiliyordu.За разрушениями я нашла души мест.
Yıkımın arkasında, bu yerler hala eski ruhunu hissettirebiliyordu.За руїнами, я знайшла душу місць.
Yıkımın arkasında, bu yerler hala eski ruhunu hissettirebiliyordu.במאה ה 20. מאחורי ההרס,
Yıkımın arkasında, bu yerler hala eski ruhunu hissettirebiliyordu.خلف الدمار, وجدت روح الاماكن.
Yıkımın arkasında, bu yerler hala eski ruhunu hissettirebiliyordu.但喺喺依啲災難之外, 我發現咗一片充滿靈魂唧土地,
Yıkımın arkasında, bu yerler hala eski ruhunu hissettirebiliyordu.私は魂の場所を見つけました つつましく生活する人達に会いました
Yıkımın olduğu gün Kıyı halkları titreyecek, Orada yaşayanlar Çöküşüne şaşacaklar.›Ach, wie entsetzen sich die Inseln über deinen Fall! ja die Inseln im Meer erschrecken über deinen Untergang.
Yıkımın olduğu gün Kıyı halkları titreyecek, Orada yaşayanlar Çöküşüne şaşacaklar.›Acum tremură ostroavele în ziua căderii tale, stau îngrozite ostroavele mării de sfîrşitul tău.
Yıkımın olduğu gün Kıyı halkları titreyecek, Orada yaşayanlar Çöküşüne şaşacaklar.›Agora estremecerão as ilhas no dia da tua queda; sim, as ilhas, que estão no mar, espantar-se-ão da tua saída.
Yıkımın olduğu gün Kıyı halkları titreyecek, Orada yaşayanlar Çöküşüne şaşacaklar.›'Ahora tiemblan las costas por el día de tu caída. Las costas del mar se espantan a causa de tu final!'
Yıkımın olduğu gün Kıyı halkları titreyecek, Orada yaşayanlar Çöküşüne şaşacaklar.›De eilanden beven door uw val! Verbijsterd kijken zij toe.'