"yaratıcı yıkım(tahrip) işlemi" olarak adlandırıyor."η διαδικασία της δημιουργικής καταστροφής".
"yaratıcı yıkım(tahrip) işlemi" olarak adlandırıyor."процессом созидательного разрушения."
"yaratıcı yıkım(tahrip) işlemi" olarak adlandırıyor."процесът на творческо разрушаване."
"yaratıcı yıkım(tahrip) işlemi" olarak adlandırıyor."התהליך של הרס יצירתי."
"yaratıcı yıkım(tahrip) işlemi" olarak adlandırıyor." عملية التدمير الإبداعية "
"yaratıcı yıkım(tahrip) işlemi" olarak adlandırıyor.新規な何かを生産したり増殖させたり
Yazıda anlattıklarının ana fikri şuydu; bu yıkımdan en çok etkilenmiş ve hayat kaybına uğramış bu insanlarDie Essenz dessen, was er sagte, lautete so:
Yazıda anlattıklarının ana fikri şuydu; bu yıkımdan en çok etkilenmiş ve hayat kaybına uğramış bu insanlarJego słowa można streścić następująco:
Yazıda anlattıklarının ana fikri şuydu; bu yıkımdan en çok etkilenmiş ve hayat kaybına uğramış bu insanlar그가 말한 주요점은 이것이었습니다: 그 엄청난 파괴와 생명의 손실에 의해 가장 크게 영향을 받은 사람들은
Yazıda anlattıklarının ana fikri şuydu; bu yıkımdan en çok etkilenmiş ve hayat kaybına uğramış bu insanlarLa esencia de lo que decía ahi fue esto:
Yazıda anlattıklarının ana fikri şuydu; bu yıkımdan en çok etkilenmiş ve hayat kaybına uğramış bu insanlarL'essence de ce qu'il a dit était :
Yazıda anlattıklarının ana fikri şuydu; bu yıkımdan en çok etkilenmiş ve hayat kaybına uğramış bu insanlarL'essenza delle sue parole era questa:
Yazıda anlattıklarının ana fikri şuydu; bu yıkımdan en çok etkilenmiş ve hayat kaybına uğramış bu insanlarMấu chốt của những gì ông nói là:
Yazıda anlattıklarının ana fikri şuydu; bu yıkımdan en çok etkilenmiş ve hayat kaybına uğramış bu insanlarV něm řekl v podstatě toto:
Yazıda anlattıklarının ana fikri şuydu; bu yıkımdan en çok etkilenmiş ve hayat kaybına uğramış bu insanlarСъщността на това, което той казва бе:
Yazıda anlattıklarının ana fikri şuydu; bu yıkımdan en çok etkilenmiş ve hayat kaybına uğramış bu insanlarהמהות של מה שהוא אמר היא זו: האנשים שהושפעו הכי הרבה מההרס ומאובדן החיים
Yazıda anlattıklarının ana fikri şuydu; bu yıkımdan en çok etkilenmiş ve hayat kaybına uğramış bu insanlarوكان خلاصة ما قال كالتالي: إن الناس الأكثر تأثراً بهذا الخراب وبخسائر الأرواح
Yazıda anlattıklarının ana fikri şuydu; bu yıkımdan en çok etkilenmiş ve hayat kaybına uğramış bu insanlar壊滅的な被害と人命の損失があった地域の人々は 神がなぜ この事態を許したのか説明は望んでいない
Yıkıma, açlığa gülüp geçecek, Yabanıl hayvanlardan ürkmeyeceksin.A pusztulást és drágaságot neveted, és a fenevadaktól sem félsz.
Yıkıma, açlığa gülüp geçecek, Yabanıl hayvanlardan ürkmeyeceksin.Da assolação e da fome te rirás, e dos animais da terra não terás medo.
Yıkıma, açlığa gülüp geçecek, Yabanıl hayvanlardan ürkmeyeceksin.De la destrucción y del hambre te reirás, y no temerás las fieras de la tierra
Yıkıma, açlığa gülüp geçecek, Yabanıl hayvanlardan ürkmeyeceksin.Della rovina e della fame ti riderai né temerai le bestie selvatiche
Yıkıma, açlığa gülüp geçecek, Yabanıl hayvanlardan ürkmeyeceksin.du ler ad Voldsdåd og Hungersnød og frygter ej Jordens vilde dyr;
Yıkıma, açlığa gülüp geçecek, Yabanıl hayvanlardan ürkmeyeceksin.Hävitykselle ja kalliille ajalle sinä naurat, etkä metsän petoja pelkää.
Yıkıma, açlığa gülüp geçecek, Yabanıl hayvanlardan ürkmeyeceksin.im Verderben und im Hunger wirst du lachen und dich vor den wilden Tieren im Lande nicht fürchten;
Yıkıma, açlığa gülüp geçecek, Yabanıl hayvanlardan ürkmeyeceksin.Ja, åt förhärjelse och dyr tid kan du då le, för vilddjur behöver du ej heller känna fruktan;
Yıkıma, açlığa gülüp geçecek, Yabanıl hayvanlardan ürkmeyeceksin.네가 멸망과 기근을 비웃으며 들짐승을 두려워 아니할 것은
Yıkıma, açlığa gülüp geçecek, Yabanıl hayvanlardan ürkmeyeceksin.Ødeleggelse og hunger skal du le av, og for jordens ville dyr skal du ikke frykte;
Yıkıma, açlığa gülüp geçecek, Yabanıl hayvanlardan ürkmeyeceksin.Ông sẽ cười thầm khi thấy sự phá hoang và sự đói kém, Cũng chẳng sợ các thú vật của đất;
Yıkıma, açlığa gülüp geçecek, Yabanıl hayvanlardan ürkmeyeceksin.Ông sẽ cười thầm khi thấy sự phá_hoang và sự đói_kém , Cũng chẳng sợ các thú_vật của đất ;
Yıkıma, açlığa gülüp geçecek, Yabanıl hayvanlardan ürkmeyeceksin.Pustošenju in draginji se boš smejal in zverin zemlje se ne boš bal,
Yıkıma, açlığa gülüp geçecek, Yabanıl hayvanlardan ürkmeyeceksin.Tu te riras de la dévastation comme de la famine, Et tu n`auras pas à redouter les bêtes de la terre;
Yıkıma, açlığa gülüp geçecek, Yabanıl hayvanlardan ürkmeyeceksin.Vei rîde de pustiire ca şi de foamete, şi nu vei avea să te temi de fiarele pămîntului.
Yıkıma, açlığa gülüp geçecek, Yabanıl hayvanlardan ürkmeyeceksin.Vysmeješ sa zhube i hladu, a neboj sa zveri zeme;
Yıkıma, açlığa gülüp geçecek, Yabanıl hayvanlardan ürkmeyeceksin.W spustoszeniu i w głodzie śmiać się będziesz, a zwierząt ziemskich bać się nie będziesz.
Yıkıma, açlığa gülüp geçecek, Yabanıl hayvanlardan ürkmeyeceksin.Zhouba a hlad buď tobě za smích, a nestrachuj se ani líté zvěři zemské.
Yıkıma, açlığa gülüp geçecek, Yabanıl hayvanlardan ürkmeyeceksin.Τον ολεθρον και την πειναν θελεις καταγελα και δεν θελεις φοβηθη απο των θηριων της γης.
Yıkıma, açlığa gülüp geçecek, Yabanıl hayvanlardan ürkmeyeceksin.На погибелта и на глада ще се присмиваш, И не ще се уплашиш от земните зверове;
Yıkıma, açlığa gülüp geçecek, Yabanıl hayvanlardan ürkmeyeceksin.Опустошению и голоду посмеешься и зверей земли не убоишься,
Yıkıma, açlığa gülüp geçecek, Yabanıl hayvanlardan ürkmeyeceksin.לשד ולכפן תשחק ומחית הארץ אל תירא׃
Yıkıma, açlığa gülüp geçecek, Yabanıl hayvanlardan ürkmeyeceksin.تضحك على الخراب والمحل ولا تخشى وحوش الارض.
Yıkıma, açlığa gülüp geçecek, Yabanıl hayvanlardan ürkmeyeceksin.你 遇 見 災 害 飢 饉 、 就 必 嬉 笑 . 地 上 的 野 獸 、 你 也 不 懼 怕
Yıkıma, açlığa gülüp geçecek, Yabanıl hayvanlardan ürkmeyeceksin.你 遇見災 害 飢饉 、 就 必 嬉笑 . 地上 的 野獸 、 你 也 不 懼怕
Yıkıma götüren dostlar vardır, Ama öyle dost var ki, kardeşten yakındır insana. yıkıma gider››.Ada sahabat yang tidak setia, ada pula yang lebih akrab dari saudara
Yıkıma götüren dostlar vardır, Ama öyle dost var ki, kardeşten yakındır insana. yıkıma gider››.Celui qui a beaucoup d`amis les a pour son malheur, Mais il est tel ami plus attaché qu`un frère.
Yıkıma götüren dostlar vardır, Ama öyle dost var ki, kardeşten yakındır insana. yıkıma gider››.Ci sono compagni che conducono alla rovina, ma anche amici più affezionati di un fratello
Yıkıma götüren dostlar vardır, Ama öyle dost var ki, kardeşten yakındır insana. yıkıma gider››.Den som ävlas att få vänner, han kommer i olycka; men vänner finnas, mer trogna än en broder.
Yıkıma götüren dostlar vardır, Ama öyle dost var ki, kardeşten yakındır insana. yıkıma gider››.Ein treuer Freund liebt mehr uns steht fester bei denn ein Bruder.
Yıkıma götüren dostlar vardır, Ama öyle dost var ki, kardeşten yakındır insana. yıkıma gider››.ember, a kinek [sok] barátja van, széttöretik; de van barát, a ki ragaszkodóbb a testvérnél.
Yıkıma götüren dostlar vardır, Ama öyle dost var ki, kardeşten yakındır insana. yıkıma gider››.En mann med mange venner går det ille; men der er venner som henger fastere ved en enn en bror.
Yıkıma götüren dostlar vardır, Ama öyle dost var ki, kardeşten yakındır insana. yıkıma gider››.Häviökseen mies on monien ystävä, mutta on myös ystäviä, veljiäkin uskollisempia.
Yıkıma götüren dostlar vardır, Ama öyle dost var ki, kardeşten yakındır insana. yıkıma gider››.Hay amigos que uno tiene para su propio mal, pero hay un amigo que es más fiel que un hermano
Yıkıma götüren dostlar vardır, Ama öyle dost var ki, kardeşten yakındır insana. yıkıma gider››.Iemand, die vrienden heeft, moet hen als vrienden behandelen, want een vriend is soms beter dan een broeder.
Yıkıma götüren dostlar vardır, Ama öyle dost var ki, kardeşten yakındır insana. yıkıma gider››.많은 친구를 얻는 자는 해를 당하게 되거니와 어떤 친구는 형제보다 친밀하니라
Yıkıma götüren dostlar vardır, Ama öyle dost var ki, kardeşten yakındır insana. yıkıma gider››.Med mange Fæller kan Mand gå til Grunde, men Ven kan overgå Broder i Troskab.
Yıkıma götüren dostlar vardır, Ama öyle dost var ki, kardeşten yakındır insana. yıkıma gider››.Mož, ki ima mnogo prijateljev, pride na nič; toda je prijatelj, ki je zvestejši od brata.
Yıkıma götüren dostlar vardır, Ama öyle dost var ki, kardeşten yakındır insana. yıkıma gider››.Người nào được nhiều bằng hữu sẽ làm hại cho mình; Nhưng có một bạn tríu mến hơn anh em ruột.
Yıkıma götüren dostlar vardır, Ama öyle dost var ki, kardeşten yakındır insana. yıkıma gider››.Người nào được nhiều bằng_hữu sẽ làm hại cho mình ; Nhưng có một bạn tríu mến hơn anh_em ruột .
Yıkıma götüren dostlar vardır, Ama öyle dost var ki, kardeşten yakındır insana. yıkıma gider››.O homem que tem muitos amigos, tem-nos para a sua ruína; mas há um amigo que é mais chegado do que um irmão.
Yıkıma götüren dostlar vardır, Ama öyle dost var ki, kardeşten yakındır insana. yıkıma gider››.Ten, kdož má přátely, má se míti přátelsky, poněvadž přítel bývá vlastnější než bratr.