Onları bozguna uğrattık; Heşbon Divona dek yıkıma uğradı. Medevaya uzanan Nofaha dek onları yıkıma uğrattık.››我 們射 了 他們 、 希實 本 直 到 底本 盡 皆 毀滅 . 我 們使 地變 成荒 場直 到 挪法 、 這挪法 直 延 到 米 底 巴
Onların sonu yıkımdır; tanrıları mideleridir. Ayıplarıyla övünür, yalnız bu dünyayı düşünürler.hvis ende er fortapelse, hvis gud er buken, og som setter sin ære i sin skam, de som attrår de jordiske ting.
Onların sonu yıkımdır; tanrıları mideleridir. Ayıplarıyla övünür, yalnız bu dünyayı düşünürler.katerih konec poguba, katerih Bog trebuh in njih slava v njih sramoti, ki jim je zemeljsko v mislih.
Onların sonu yıkımdır; tanrıları mideleridir. Ayıplarıyla övünür, yalnız bu dünyayı düşünürler.저희의 마침은 멸망이요 저희의 신은 배요 그 영광은 저희의 부끄러움에 있고 땅의 일을 생각하는 자라
Onların sonu yıkımdır; tanrıları mideleridir. Ayıplarıyla övünür, yalnız bu dünyayı düşünürler.ktorých koniec je zahynutie, ktorých bohom je brucho a sláva v ich hanebnosti, ktorí myslia na zemské veci.
Onların sonu yıkımdır; tanrıları mideleridir. Ayıplarıyla övünür, yalnız bu dünyayı düşünürler.Их конец – погибель, их бог – чрево, и слава их – в сраме, они мыслят о земном.
Onların sonu yıkımdır; tanrıları mideleridir. Ayıplarıyla övünür, yalnız bu dünyayı düşünürler.котрим кінець - погибель, котрим Бог черево, а слава в соромі їх, котрі про земне думають.)
Onların sonu yıkımdır; tanrıları mideleridir. Ayıplarıyla övünür, yalnız bu dünyayı düşünürler.כי רבים המתהלכים אשר עליהם אמרתי לכם פעמים הרבה ועתה גם בבכי אני אמר כי הם איבי צלב המשיח׃
Onların sonu yıkımdır; tanrıları mideleridir. Ayıplarıyla övünür, yalnız bu dünyayı düşünürler.الذين نهايتهم الهلاك الذين الههم بطنهم ومجدهم في خزيهم الذين يفتكرون في الارضيات.
Onların sonu yıkımdır; tanrıları mideleridir. Ayıplarıyla övünür, yalnız bu dünyayı düşünürler.他 們 的 結 局 就 是 沉 淪 、 他 們 的 神 就 是 自 己 的 肚 腹 、 他 們 以 自 己 的 羞 辱 為 榮 耀 、 專 以 地 上 的 事 為 念
Onların sonu yıkımdır; tanrıları mideleridir. Ayıplarıyla övünür, yalnız bu dünyayı düşünürler.他 們 的 結局 就是 沉淪 、 他 們 的 神 就 是 自己 的 肚腹 、 他 們 以 自己 的 羞辱 為榮耀 、 專以 地上 的 事 為念
‹‹Onlar, ‹Yıkım yakın değil, ev yapmanın zamanıdır. Bu kent kazan, biz de etiz› diyorlar.Chúng nó nói rằng: Hiện nay chưa gần kỳ xây nhà! Thành nầy là nồi, chúng ta là thịt.
‹‹Onlar, ‹Yıkım yakın değil, ev yapmanın zamanıdır. Bu kent kazan, biz de etiz› diyorlar.Chúng_nó nói rằng : Hiện_nay chưa gần kỳ xây nhà ! Thành nầy là nồi , chúng_ta là thịt .
‹‹Onlar, ‹Yıkım yakın değil, ev yapmanın zamanıdır. Bu kent kazan, biz de etiz› diyorlar.det är de som säga: 'Hus byggas icke upp så snart. Här är grytan, och vi äro köttet.
‹‹Onlar, ‹Yıkım yakın değil, ev yapmanın zamanıdır. Bu kent kazan, biz de etiz› diyorlar.Ei zic: ,Nu este încă vremea potrivită că să zidim case! Cetatea este cazanul, şi noi sîntem carnea.`
‹‹Onlar, ‹Yıkım yakın değil, ev yapmanın zamanıdır. Bu kent kazan, biz de etiz› diyorlar.Ellos dicen: 'No está cercano el tiempo de edificar casas. Esta ciudad será la olla, y nosotros la carne.
‹‹Onlar, ‹Yıkım yakın değil, ev yapmanın zamanıdır. Bu kent kazan, biz de etiz› diyorlar.idet de siger: "Er Husene ikke nys bygget? Byen er Gryden, vi Kødet!"
‹‹Onlar, ‹Yıkım yakın değil, ev yapmanın zamanıdır. Bu kent kazan, biz de etiz› diyorlar.jotka sanovat: `Ei ole nyt kohta rakennettava taloja: se on pata, me olemme liha`.
‹‹Onlar, ‹Yıkım yakın değil, ev yapmanın zamanıdır. Bu kent kazan, biz de etiz› diyorlar.ki govore: Ni blizu čas, da bi zidali hiše; to mesto je lonec, mi pa meso.
‹‹Onlar, ‹Yıkım yakın değil, ev yapmanın zamanıdır. Bu kent kazan, biz de etiz› diyorlar.그들의 말이 집 건축할 때가 가깝지 아니한즉 이 성읍은 가마가 되고 우리는 고기가 된다 하나니
‹‹Onlar, ‹Yıkım yakın değil, ev yapmanın zamanıdır. Bu kent kazan, biz de etiz› diyorlar.ktorí hovoria: Nestaväť v blízkom čase domy; ono je hrncom, a my sme mäsom.
‹‹Onlar, ‹Yıkım yakın değil, ev yapmanın zamanıdır. Bu kent kazan, biz de etiz› diyorlar.Mówiąc: Nie budujmy domów blisko; boby tak miasto było kotłem, a my mięsem.
‹‹Onlar, ‹Yıkım yakın değil, ev yapmanın zamanıdır. Bu kent kazan, biz de etiz› diyorlar.ndván: Nem egyhamar fogunk házakat építeni; ez [a város] a fazék, mi pedig a hús.
‹‹Onlar, ‹Yıkım yakın değil, ev yapmanın zamanıdır. Bu kent kazan, biz de etiz› diyorlar.os quais dizem: Não está próximo o tempo de edificar casas; esta cidade é a caldeira, e nós somos a carne.
‹‹Onlar, ‹Yıkım yakın değil, ev yapmanın zamanıdır. Bu kent kazan, biz de etiz› diyorlar.Říkajíce: Nestavějme domů blízko, sic město bude hrnec a my maso.
‹‹Onlar, ‹Yıkım yakın değil, ev yapmanın zamanıdır. Bu kent kazan, biz de etiz› diyorlar.οι λεγοντες, Δεν ειναι πλησιον ας κτισωμεν οικιας αυτη η πολις ειναι ο λεβης και ημεις το κρεας.
‹‹Onlar, ‹Yıkım yakın değil, ev yapmanın zamanıdır. Bu kent kazan, biz de etiz› diyorlar.Времето не е близо да съградим къщи; тоя град е котел, а ние месо.
‹‹Onlar, ‹Yıkım yakın değil, ev yapmanın zamanıdır. Bu kent kazan, biz de etiz› diyorlar.говоря: „еще не близко; будем строить домы; он котел, а мы мясо".
‹‹Onlar, ‹Yıkım yakın değil, ev yapmanın zamanıdır. Bu kent kazan, biz de etiz› diyorlar.האמרים לא בקרוב בנות בתים היא הסיר ואנחנו הבשר׃
‹‹Onlar, ‹Yıkım yakın değil, ev yapmanın zamanıdır. Bu kent kazan, biz de etiz› diyorlar.القائلون ما هو قريب بناء البيوت. هي القدر ونحن اللحم
‹‹Onlar, ‹Yıkım yakın değil, ev yapmanın zamanıdır. Bu kent kazan, biz de etiz› diyorlar.他 們 說 、 蓋 房 屋 的 時 候 尚 未 臨 近 、 這 城 是 鍋 、 我 們 是 肉
‹‹Onlar, ‹Yıkım yakın değil, ev yapmanın zamanıdır. Bu kent kazan, biz de etiz› diyorlar.他 們說 、 蓋 房屋 的 時候 尚 未 臨近 、 這城 是 鍋 、 我 們是肉
Otoriter rejimlerin istikrar ve güvenlik anlayışı terorizm, şiddet ve yıkım dışında hiç bir şey yaratamaz.De stabiliteit en veiligheid van autoritaire regimes kan slechts leiden tot terrorisme, geweld en vernieling.
Otoriter rejimlerin istikrar ve güvenlik anlayışı terorizm, şiddet ve yıkım dışında hiç bir şey yaratamaz.독재주의 정권의 안정과 안보는 테러리즘과
Otoriter rejimlerin istikrar ve güvenlik anlayışı terorizm, şiddet ve yıkım dışında hiç bir şey yaratamaz.Stabilita a bezpečnosť autoritárskych režimov môže viesť iba k terorizmu, násiliu a ničeniu.
Otoriter rejimlerin istikrar ve güvenlik anlayışı terorizm, şiddet ve yıkım dışında hiç bir şey yaratamaz.Stabilita a bezpečnost autoritářských režimů může vést pouze k terorismu, násilí a destrukci.
Otoriter rejimlerin istikrar ve güvenlik anlayışı terorizm, şiddet ve yıkım dışında hiç bir şey yaratamaz.Stabilitatea şi siguranţa regimurilor autoritare nu poate crea decât terorism şi violenţă şi distrugere.
Otoriter rejimlerin istikrar ve güvenlik anlayışı terorizm, şiddet ve yıkım dışında hiç bir şey yaratamaz.Stabilność i bezpieczeństwo reżimów autorytarnych nie stworzy nic ponad terroryzm, gwałt i zniszczenie.
Otoriter rejimlerin istikrar ve güvenlik anlayışı terorizm, şiddet ve yıkım dışında hiç bir şey yaratamaz.Стабільність і безпека авторитарних режимів насправді не передбачає нічого окрім тероризму, насилля і розрухи.
Otoriter rejimlerin istikrar ve güvenlik anlayışı terorizm, şiddet ve yıkım dışında hiç bir şey yaratamaz.היציבות והביטחון של משטרים דיקטטוריים לא יכול ליצור דבר
Otoriter rejimlerin istikrar ve güvenlik anlayışı terorizm, şiddet ve yıkım dışında hiç bir şey yaratamaz.إن أمن واستقرار الأنظمة المستبدة لا يوجد سوى
Otoriter rejimlerin istikrar ve güvenlik anlayışı terorizm, şiddet ve yıkım dışında hiç bir şey yaratamaz.国家を安定させていては テロや暴力や破壊が 必ず起きます
Peki burada ne olmuştu? Bu ormanda büyük bir ekonomik yıkım yaratmıştık.이곳에 무슨 일이 있었을까요 저희는 숲의 기존 경제체제를 무너뜨려 버렸습니다
Peki burada ne olmuştu? Bu ormanda büyük bir ekonomik yıkım yaratmıştık.אז מה קרה כאן? אנחנו יצרנו כשל כלכלי עצום ביער הזה.
Peki burada ne olmuştu? Bu ormanda büyük bir ekonomik yıkım yaratmıştık.فماذا حدث هنا ؟ لقد صنعنا فشل اقتصادي كبير في هذه الغابة.
Peki burada ne olmuştu? Bu ormanda büyük bir ekonomik yıkım yaratmıştık.基本的に、森林破壊の工程は
Peki ya enerjiyi yıkıma neden olmayacak şekilde kullanabilseydik nasıl olurdu?A gdyby tak energia wykonywała za nas pracę, zamiast pracować na naszą zgubę?
Peki ya enerjiyi yıkıma neden olmayacak şekilde kullanabilseydik nasıl olurdu?Ce-ar fi dacă energia ne-ar face treaba fără să ne aducă distrugerea?
Peki ya enerjiyi yıkıma neden olmayacak şekilde kullanabilseydik nasıl olurdu?Co kdybychom dokázali přimět energii pracovat v náš prospěch bez toho, aby pracovala zároveň na naší zkáze?
Peki ya enerjiyi yıkıma neden olmayacak şekilde kullanabilseydik nasıl olurdu?E se potessimo far fare all'energia il nostro lavoro senza romperci la testa?
Peki ya enerjiyi yıkıma neden olmayacak şekilde kullanabilseydik nasıl olurdu?E se pudéssemos pôr a energia a fazer o nosso trabalho sem ser a nossa perdição?
Peki ya enerjiyi yıkıma neden olmayacak şekilde kullanabilseydik nasıl olurdu?Et si nous pouvions faire faire notre travail par l'énergie sans courir à notre perte ?
Peki ya enerjiyi yıkıma neden olmayacak şekilde kullanabilseydik nasıl olurdu?만약 우리 스스로를 파괴하지 않으면서 에너지가 우리의 일을 해결하도록 한다면 어떨까요?
Peki ya enerjiyi yıkıma neden olmayacak şekilde kullanabilseydik nasıl olurdu?Kunnen we in onze energiebehoefte voorzien zonder onze toekomst op het spel te zetten?
Peki ya enerjiyi yıkıma neden olmayacak şekilde kullanabilseydik nasıl olurdu?Nếu chúng ta dùng năng lượng để phát triển mà không gây hại thì sao?
Peki ya enerjiyi yıkıma neden olmayacak şekilde kullanabilseydik nasıl olurdu?Was wäre, wenn wir Energie unsere Arbeit machen lassen könnten, ohne unser Verderben heraufzubeschwören?
Peki ya enerjiyi yıkıma neden olmayacak şekilde kullanabilseydik nasıl olurdu?¿Y si pudiéramos hacer que la energía hiciera nuestro trabajo sin perjudicarnos?
Peki ya enerjiyi yıkıma neden olmayacak şekilde kullanabilseydik nasıl olurdu?Что если бы мы могли сделать так, чтобы энергия работала на нас, а не на наше уничтожение?
Peki ya enerjiyi yıkıma neden olmayacak şekilde kullanabilseydik nasıl olurdu?זו הבחירה שבד"כ לא מציעים לנו. מה אם נוכל לגרום לאנרגיה לעשות את העבודה
Peki ya enerjiyi yıkıma neden olmayacak şekilde kullanabilseydik nasıl olurdu?ماذا لو تمكنا من صنع طاقة تلبي حاجتنا من دون تنقيب أو تخريب؟