Ana içeriğe geç
Sözlük

yıkım ile cümle

yıkım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Batıdakiler onun yıkımına şaşacak, Doğudakiler dehşet içinde bakacak.Mendengar nasibnya penduduk di barat terkejut, sedang penduduk di timur gemetar karena takut
Batıdakiler onun yıkımına şaşacak, Doğudakiler dehşet içinde bakacak.Nade dnem jeho zděsí se potomci, a přítomní strachem podjati budou.
Batıdakiler onun yıkımına şaşacak, Doğudakiler dehşet içinde bakacak.Nade dniem jego zdumiewają się potomkowie, a przodków ogarnie strach.
Batıdakiler onun yıkımına şaşacak, Doğudakiler dehşet içinde bakacak.Nad jeho dňom sa zhrozia tí, ktorí sú na západe, a veľký strach pojme tých, ktorí sú na východe.
Batıdakiler onun yıkımına şaşacak, Doğudakiler dehşet içinde bakacak.Neamurile cari vor veni se vor uimi de prăpădirea lui, şi neamul de acum va fi cuprins de groază.
Batıdakiler onun yıkımına şaşacak, Doğudakiler dehşet içinde bakacak.Những người hậu sanh sẽ lấy làm sững sờ về ngày của hắn, Y như kẻ tiền bối đã lấy làm kinh khiếp.
Batıdakiler onun yıkımına şaşacak, Doğudakiler dehşet içinde bakacak.Những người hậu sanh sẽ lấy_làm sững_sờ về ngày của hắn , Y_như kẻ tiền_bối đã lấy_làm kinh khiếp .
Batıdakiler onun yıkımına şaşacak, Doğudakiler dehşet içinde bakacak.Över hans ofärdsdag häpna västerns folk, och österns män gripas av rysning.
Batıdakiler onun yıkımına şaşacak, Doğudakiler dehşet içinde bakacak.Uit alle streken zullen zij beven van angst als zij zien welk lot hem treft.
Batıdakiler onun yıkımına şaşacak, Doğudakiler dehşet içinde bakacak.Οι μεταγενεστεροι θελουσιν εκπλαγη δια την ημεραν αυτου, καθως οι προγενεστεροι ελαβον φρικην.
Batıdakiler onun yıkımına şaşacak, Doğudakiler dehşet içinde bakacak.Идните поколения ще се смаят за деня му, Както и предишните се ужасиха.
Batıdakiler onun yıkımına şaşacak, Doğudakiler dehşet içinde bakacak.О дне его ужаснутся потомки, и современники будут объяты трепетом.
Batıdakiler onun yıkımına şaşacak, Doğudakiler dehşet içinde bakacak.על יומו נשמו אחרנים וקדמנים אחזו שער׃
Batıdakiler onun yıkımına şaşacak, Doğudakiler dehşet içinde bakacak.يتعجب من يومه المتأخرون ويقشعر الاقدمون.
Batıdakiler onun yıkımına şaşacak, Doğudakiler dehşet içinde bakacak.以 後 來 的 、 要 驚 奇 他 的 日 子 、 好 像 以 前 去 的 、 受 了 驚 駭
Batıdakiler onun yıkımına şaşacak, Doğudakiler dehşet içinde bakacak.以 後來 的 、 要 驚奇 他 的 日子 、 好像 以前 去 的 、 受了 驚駭
Beklenmedik felaketten, Ya da kötülerin uğradığı yıkımdan korkma.Chớ sợ sự kinh khiếp xảy đến thình lình, Cũng đừng kinh hãi lúc sự tàn hại giáng trên kẻ ác;
Beklenmedik felaketten, Ya da kötülerin uğradığı yıkımdan korkma.Chớ sợ sự kinh khiếp xảy đến thình_lình , Cũng đừng kinh_hãi lúc sự tàn_hại giáng trên kẻ ác ;
Beklenmedik felaketten, Ya da kötülerin uğradığı yıkımdan korkma.daß du dich nicht fürchten darfst vor plötzlichem Schrecken noch vor dem Sturm der Gottlosen, wenn er kommt.
Beklenmedik felaketten, Ya da kötülerin uğradığı yıkımdan korkma.Da trenger du ikke å være redd for uventet skrekk, eller for uværet når det kommer over de ugudelige!
Beklenmedik felaketten, Ya da kötülerin uğradığı yıkımdan korkma.Du behöver då ej frukta för plötslig skräck, ej för ovädret, när det kommer över de ogudaktiga.
Beklenmedik felaketten, Ya da kötülerin uğradığı yıkımdan korkma.du skal ikke frygte uventet Rædsel, Uvejret, når det kommer over gudløse;
Beklenmedik felaketten, Ya da kötülerin uğradığı yıkımdan korkma.너는 창졸간의 두려움이나 악인의 멸망이 임할 때나 두려워하지 말라
Beklenmedik felaketten, Ya da kötülerin uğradığı yıkımdan korkma.Não temas o pavor repentino, nem a assolação dos ímpios quando vier.
Beklenmedik felaketten, Ya da kötülerin uğradığı yıkımdan korkma.Neboj sa náhleho strachu ani búrky bezbožníkov, keď prijde.
Beklenmedik felaketten, Ya da kötülerin uğradığı yıkımdan korkma.Ne boj se naglega strahú, ne pustošenja brezbožnih, ko prihaja.
Beklenmedik felaketten, Ya da kötülerin uğradığı yıkımdan korkma.Ne félj a hirtelen való félelemtõl, és a gonoszok pusztításától, ha eljõ;
Beklenmedik felaketten, Ya da kötülerin uğradığı yıkımdan korkma.Nelekneš se strachu náhlého, ani zpuštění bezbožníků, když přijde.
Beklenmedik felaketten, Ya da kötülerin uğradığı yıkımdan korkma.Ne redoute ni une terreur soudaine, Ni une attaque de la part des méchants;
Beklenmedik felaketten, Ya da kötülerin uğradığı yıkımdan korkma.Nie ulękniesz się strachu nagłego, ani spustoszenia bezbożników, gdy przyjdzie.
Beklenmedik felaketten, Ya da kötülerin uğradığı yıkımdan korkma.Non temerai per uno spavento improvviso, né per la rovina degli empi quando verrà
Beklenmedik felaketten, Ya da kötülerin uğradığı yıkımdan korkma.No tendrás temor del espanto repentino, ni de la ruina de los impíos, cuando llegue
Beklenmedik felaketten, Ya da kötülerin uğradığı yıkımdan korkma.Nu te teme nici de spaimă năpraznică, nici de o năvălire din partea celor răi;
Beklenmedik felaketten, Ya da kötülerin uğradığı yıkımdan korkma.Pääset peljästymästä äkkikauhistuksia ja turmiota, joka jumalattomat yllättää.
Beklenmedik felaketten, Ya da kötülerin uğradığı yıkımdan korkma.Tak perlu engkau takut akan bencana yang datang tiba-tiba seperti badai, dan melanda orang-orang jahat
Beklenmedik felaketten, Ya da kötülerin uğradığı yıkımdan korkma.Wees niet bang voor plotselinge schrik, laat je niet van de wijs brengen door de ondergang van de goddelozen.
Beklenmedik felaketten, Ya da kötülerin uğradığı yıkımdan korkma.Δεν θελεις τρομαξει απο αιφνιδιου φοβου ουδε απο του ολεθρου των ασεβων, οταν επελθη
Beklenmedik felaketten, Ya da kötülerin uğradığı yıkımdan korkma.Не убоишься внезапного страха и пагубы от нечестивых, когда она придет;
Beklenmedik felaketten, Ya da kötülerin uğradığı yıkımdan korkma.Не ще се боиш от внезапен страх, Нито от бурята, когато нападне нечестивите,
Beklenmedik felaketten, Ya da kötülerin uğradığı yıkımdan korkma.אל תירא מפחד פתאם ומשאת רשעים כי תבא׃
Beklenmedik felaketten, Ya da kötülerin uğradığı yıkımdan korkma.لا تخش من خوف باغت ولا من خراب الاشرار اذا جاء.
Beklenmedik felaketten, Ya da kötülerin uğradığı yıkımdan korkma.忽 然 來 的 驚 恐 、 不 要 害 怕 . 惡 人 遭 毀 滅 、 也 不 要 恐 懼
Beklenmedik felaketten, Ya da kötülerin uğradığı yıkımdan korkma.忽然來 的 驚恐 、 不要 害怕 . 惡人 遭 毀滅 、 也 不要 恐懼
Ben o mahallede yaşıyordum ve yıkım kararını ilk defa New York Times gazetesindeki bir makalede okudum.Jeg bor i området, og jeg læste først om det i New York Times, i en artikel der sagde banen skulle rives ned.
Ben o mahallede yaşıyordum ve yıkım kararını ilk defa New York Times gazetesindeki bir makalede okudum.저는 그 인근에 삽니다. 그리고 처음 뉴욕 타임즈에서 하이라인에 대한 기사를 읽었습니다. 하이라인이 철거될 예정이라는 기사를.
Ben o mahallede yaşıyordum ve yıkım kararını ilk defa New York Times gazetesindeki bir makalede okudum.Mieszkam w sąsiedztwie i na początku przeczytałem o niej w NYT, w artykule o zapowiadanej rozbiórce.
Ben o mahallede yaşıyordum ve yıkım kararını ilk defa New York Times gazetesindeki bir makalede okudum.Minä asun lähistöllä ja luin New York Timesista, että rata oltiin purkamassa.
Ben o mahallede yaşıyordum ve yıkım kararını ilk defa New York Times gazetesindeki bir makalede okudum.Я живу по сусідству і вперше прочитав про неї у Нью-Йорк Таймс. У статті йшлось, що дорогу збираються зносити.
Ben o mahallede yaşıyordum ve yıkım kararını ilk defa New York Times gazetesindeki bir makalede okudum.ואני גר בשכונה, ולראשונה קראתי על זה בניו יורק טיימס, במאמר שאמר שעומדים להרוס אותו.
Ben o mahallede yaşıyordum ve yıkım kararını ilk defa New York Times gazetesindeki bir makalede okudum.وأنا أعيش في المنطقة، وقد قرأت عن الأمر أولا في النيويورك تايمز، في مقال يقول أنه سيتم هدمه.
Ben o mahallede yaşıyordum ve yıkım kararını ilk defa New York Times gazetesindeki bir makalede okudum.ニューヨークタイムズの記事に 取り壊しが書かれており そこで初めて知りました 誰かが取り壊しに反対して
Bilge kişi bilgi biriktirir, Ahmağın ağzıysa onu yıkıma yaklaştırır.A bölcsek tudományt rejtegetnek; a bolondnak szája pedig közeli romlás.
Bilge kişi bilgi biriktirir, Ahmağın ağzıysa onu yıkıma yaklaştırır.De visa gömma på sin kunskap, men den oförnuftiges mun är en överhängande olycka.
Bilge kişi bilgi biriktirir, Ahmağın ağzıysa onu yıkıma yaklaştırır.De vise gemmer den indsigt, de har, Dårens Mund er truende Våde.
Bilge kişi bilgi biriktirir, Ahmağın ağzıysa onu yıkıma yaklaştırır.De vise gjemmer på kunnskap, men dårens munn truer med ødeleggelse.
Bilge kişi bilgi biriktirir, Ahmağın ağzıysa onu yıkıma yaklaştırır.Die Weisen bewahren die Lehre; aber der Narren Mund ist nahe dem Schrecken.
Bilge kişi bilgi biriktirir, Ahmağın ağzıysa onu yıkıma yaklaştırır.Înţelepţii păstrează ştiinţa, dar gura nebunului este o pieire apropiată. -
Bilge kişi bilgi biriktirir, Ahmağın ağzıysa onu yıkıma yaklaştırır.I saggi fanno tesoro della scienza, ma la bocca dello stolto è un pericolo imminente
Bilge kişi bilgi biriktirir, Ahmağın ağzıysa onu yıkıma yaklaştırır.지혜로운 자는 지식을 간직하거니와 미련한 자의 입은 멸망에 가까우니라
Bilge kişi bilgi biriktirir, Ahmağın ağzıysa onu yıkıma yaklaştırır.Les sages tiennent la science en réserve, Mais la bouche de l`insensé est une ruine prochaine.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod