yıkılma ile cümle
yıkılma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Şatonun yıkılması emredildi.彼は城の遺構の破壊を命じた。
Karolenj kale bir taş ocağı gibi kullanıldı ve kale yıkılmaya bırakıldı.カロリングの城は荒れ果て始め、石切り場として使われていた。
Sovyetler Birliğinin yıkılmasıyla ortadan kalmıştır.ソビエト連邦の崩壊。
'Karakolların hepsi yıkılmalıdır.これで支部は全て廃止された。
Böylece bütün yük Almanların üstüne yıkılmak istenmiştir.そのためその総てをドイツに賠償金として負わせようとした。
1894 yılındaki depremde binanın bir kısmının yıkılması büyük olasılıkla bu çatlak nedeniyledir.1843年に発生したりゅうこつ座η星の急激な増光は、この爆発によるものかもしれない。
Diplomasisini Osmanlı Devleti'nin yıkılma tehlikesini bertaraf etme kararlılığı üzerine kurdu.批評家は公共の安全を危険に晒し、アメリカ合衆国政府のシステムを駄目にする方向に変えようとしていることを非難している。
Köprü yıkılmadan önce tek yönlü olarak hizmet vermekteydi.言問橋建設前に橋は無く、渡しがあるだけだった。
Onların devleti yıkılmadan önce, onlar her yıl Çin'i istila ettiler ve binlerce insanın ölümüne neden oldular.在灭亡他们的国家之前,他们每年入侵中国杀害数千人。
Berlin Duvarı'nın yıkılmaya başlanması.柏林墙被拆除。
Son zamanlarda tamamen yıkılması gündemdedir.)今不得不为除恶务尽之举矣)。
‘Bayan Macbeth üç çocuğa sahipti ya da değildi, bir ağaç yıkılır ya da yıkılmaz.’二值原理的基本理论表达为:麦克白夫人有三个孩子或没有,大树倒了或没有倒,只要符合实际都是真理,即使没有一个确定的状态。
Sovyetler Birliği yıkılmadan önceki son Sovyetler Birliği Mareşali.他是苏联解体前最后一位被晉升為苏联元帅的蘇聯軍事人員。
Nazi rejiminin yıkılması sonrası Almanya'ya dönmüştür.纳粹德国向同盟国投降后总参谋部再次解散。
'Karakolların hepsi yıkılmalıdır.所有物件都要全部毁滅。
Hapishane 2000'de kapatıldı, 30 Ekim 2006'da yıkılmaya başlandı ancak çalışmalar 2010'da durduruldu.교도소는 2000년 폐쇄되었고 2006년 10월 30일 철거되었다.
Son zamanlarda tamamen yıkılması gündemdedir.)최근에는 체벌이 금지되어 있다.)
Berlin Duvarı'nın yıkılmaya başlanması.이 무렵 베를린 장벽 붕괴.
226–241: I. Ardeşir'in hükümdarlığı: 224–226: Part İmparatorluğu'nun yıkılması.224–241: 아르다시르 1세의 치세: 224: 파르티아 멸망.
Faith gider, cehennem yıkılmaya devam eder.태양은 어두워지고 신앙만이 그대로 남게 될 것이다.
Kurdukları Clandestine Hareketi öldürülmelerinden bir yıl sonra diktatörlüğün yıkılmasında önemli rol oynadı.그가 죽은 뒤 권력 투쟁이 벌어져 나라 전역이 외침에 시달렸다.
Çekimler sırasında şiddetli fırtına ağaçların çalışanların etrafına yıkılmasına neden oldu.במהלך הצילומים פגעה סערה קשה באזור, אשר גרמה לעצים ליפול סביבם.
İglo, kışın sonuna kadar yıkılmadan kalır.ההפריה מושהית עד לסוף החורף.
Borsa binası, 1970 yılındaki Gediz depremi sonrası üzerinde bulunan caminin yıkılması sonucu ortaya çıkmıştır.הן היו אחראיות גם על שיקום ציורי הקיר שנהרסו אחרי רעידת האדמה של 1927.
Berlin Duvarı'nın yıkılmaya başlanması.באותו יום הופלה חומת ברלין.
Berlin Duvarı'nın yıkılmasıyla Ku'damm'ın önemi azalmaya başladı.עם פרוץ המלחמה ירדה חשיבותו של ליי.
Berlin Duvarı'nın Kasım 1989'da yıkılmasından sonra, duvarın üç parçası anıtın yanına konuldu.עם נפילת חומת ברלין, ב-9 בנובמבר 1989, אוחדו שני חלקי העיר בפועל (אף שדה יורה נותרו כשטח כבוש).
İlk davası, The Arcadian'ın yıkılmasını önlemektir.החוק הראשון אסר על אורזים לפגוע בהליך האריזה.
Triumvirliğin yıkılmasıyla birlikte Pompey ve Senato ile arası açıldı.Разпадането на триумвирата води до срив в отношенията с Помпей и сената.
Ama bu barınaklar sonunda tekrar yıkılmaktaydı.Неотдавна дворецът е бил ремонтиран отново.
Şatonun yıkılması emredildi.Дворецът му е съборен.
Bu tarihi baca günümüze dek yıkılmadan kalabilmiştir.Щастие е, че тази плоча е оцеляла до наши дни.
Narodnikler otokrasinin yıkılmasını ve toprağın köylüye verilmesi gerektiğini savundular.В него се заявява необходимостта да се освободят селяните и да им се предаде земя като имот.
20. yüzyılda kayalık yıkılmaya başladı, ancak 1960'lı yıllarda Francisco Prat Puig tarafından restore edildi.Nakon toga je zbog nemara počela propadati dok je nije obnovio Francisco Prat Puig 1960-ih.
Bu süreç Taliban rejiminin 2001'de yıkılmasına kadar sürdü.Ta je strategija imala uspjeha u pohodu kojim je u studenom 2001. zbačen talibanski režim u Afganistanu.
Kalenin günümüzde sadece surları yıkılmamıştır.Od svih njih, danas nisu preživjele samo utvrde.
Sovyetler Birliğinin yıkılmasıyla ortadan kalmıştır.Ubrzo je došlo do raspada Sovjetskog Saveza.
Ama bu barınaklar sonunda tekrar yıkılmaktaydı.Nakon toga su ih stanari opet obnovili.
Sovyetler Birliğinin yıkılmasından sonra, GUM kısmen, daha sonra tamamen özelleştirildi.Pred rozpadom Sovietskeho zväzu bol GUM sčasti, a potom úplne sprivatizovaný.
Ardından tapınak sallanarak yıkılmaya başlar.Neskôr začal chrám upadať.
Berlin Duvarı'nın yıkılmasından sonra bir süre için Berlin'den uzaklaşmak istedi.Pred pádom Berlínskeho múru sa chcel pozrieť na druhú stranu.
Eretna Devleti'nin yıkılması.Zrušenie dedičského práva.
Kalenin günümüzde sadece surları yıkılmamıştır.Dnes je zo zvyškov hradu už len zrúcanina.
2006 yılında yıkılması ve yerine 50.000 kişilik kapasitesi olan yeni bir stadyum yapılması planlanmaktadır.V roku 2020 sa plánuje jeho opätovná rekonštrukcia s cieľom zvýšiť kapacitu na 20 000 miest.
Berlin Duvarı'nın Kasım 1989'da yıkılmasından sonra, duvarın üç parçası anıtın yanına konuldu.Po padcu berlinskega zidu novembra 1989 so bili nameščeni trije betonski deli pravega zidu poleg spomenika.
Asurlar tarafından yıkılmasından sonra Teb' in önemi azaldı.Po asirskem opustošenju se je pomembnost Teb zmanjšala.
Ancak temel sorunlar devam edecek ve sonunda batı imparatorluğunun yıkılmasına neden olacaktı.Jedro problema je kljub temu ostalo in nazadnje povzročilo propad zahodnega dela cesarstva.
İglo, kışın sonuna kadar yıkılmadan kalır.Pred zimo je ostal konflikt nerazrešen.
Bu yapı sallanmaya başladığında ordu da yıkılmaya başladı.Po razorožitvi je utrdba začela samevati.
Ancak bu devlet kısa bir süre yıkılmasının ardından Çekoslovakya'ya iade edildi.Po karo ši teritorija vėl atiteko Čekoslovakijai.
Sinagogun yeniden inşası Berlin Duvarı'nın 1989'da yıkılmasından sonra başladı.Likviduota 1989 m., pradėjus griūti Berlyno sienai.
Diğer taraftan Roma İmparatorluğu’nun yıkılmasının ardından çok sayıda Fransız buraya göç etmeye başladı.Tačiau tik po Romos imperijos žlugimo iš žemyninės dalies čia įsikėlė daug gyventojų.
Berlin duvarı'nın 1989'da yıkılmasıyla şehir yeniden birleşti.Berlyno siena buvo nugriauta 1989 metais.
Tamirine izin verilmeyen kilise ve manastır bölümleri yıkılmaya terk edilmiştir.Nustatyta, kad aukšti valstybės ir bažnyčios postai negali būti parduodami.
Kiliselerin yıkılmasına müteakiben, Abdas'ın ilk şehitlerinden biri olduğu zulmün başlangıcı oldu.Kaip ir Redentore bažnyčios atveju, tai buvo vieno iš Venecijos festivalių pradžia.
Berlin Duvarı'nın yıkılmaya başlanması.Berliini müüri hakati lammutama.
Stad, eskiden yıkılmadan önce Kirov Stadı'nın bulunduğu alana inşa edilmektedir.Staadion ehitati kohale kus varem asus Kirovi staadion enne selle lammutamist.
Kalenin günümüzde sadece surları yıkılmamıştır.Tänapäeval on säilinud üksnes lossi ümbritsenud muldvallid.
Sinagogun yeniden inşası Berlin Duvarı'nın 1989'da yıkılmasından sonra başladı.Arbeit on ise väitnud, et tema suhe dopinguga sai lõpu juba 1989. aastal Berliini müüri langemise järel.
Karolenj kale bir taş ocağı gibi kullanıldı ve kale yıkılmaya bırakıldı.Colosseumi kasutati kivimurruna ja see jäi varemeisse .