yıkılma ile cümle

yıkılma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ardından tapınak sallanarak yıkılmaya başlar.По этой причине храм стал разрушаться.
"Lakin hem Gölge'yi hem Yüzük'ü reddikten sonra son sınavda yıkılmayalım.Примечательно, что последнее напутствие Полоза Костьке и Пантелею — Не жадничайте.
Kalenin günümüzde sadece surları yıkılmamıştır.لم يبق من القلعة اليوم سوى بعض الأطلال الأثرية.
Berlin Duvarı'nın yıkılmaya başlanması.انهيار حائط برلين.
Ancak, Hazar Kağanlığı'nın yıkılmasından sonra Hristiyan halk, Rus Ortodoks Kilisesi içerisinde erimiştir.وكذلك بعد سقوط إمبراطورية الخزر أصبح المواطنون المسيحيون تابعين للكنيسة الروسية.
İki eski ilçe Doğu Berlin'de kalıyordu, Berlin Duvarı yıkılmadan önce.يقع على أرض كانت سابقا تابعة لبرلين الغربية قبل سقوط جدار برلين.
Böylece, eski şiirlerdeki kahramanlaştırılan ideal insan tipinin yıkılmasını sağladılar.وهكذا بدأو في هدم نمط الإنسان المثالي الذي كانو يصنعون منه بطلاً في الأشعار القديمه.
Eretna Devleti'nin yıkılması.نهاية الدولة العباسية.
P'nin, Belgesel hipoteze göre İkinci İsrail Krallığı'nin yıkılmasından sonra yazıldığı düşünülmektedir.يؤرخ النص الكهنوتي حسب الفرضية الوثائقية إلى ما بعد سقوط مملكة إسرائيل الشمالية.
30 cm külün binalara yığılması evlerin yıkılmasına neden olabilir.حاويات أي أكثر من 40 قدما سيكون من الصعب التنقل في بعض المناطق السكنية.
İsyancılar tarafından çiftliklerin yakılıp yıkılmasına ve insanların öldürülmesine karşıdır.الثيران تهاجم وتقتل الناس في المزارع .
Bu yapı sallanmaya başladığında ordu da yıkılmaya başladı.Uma vez que isto começou a esfiapar, o exército também logo começou a cair.
Çekimler sırasında şiddetli fırtına ağaçların çalışanların etrafına yıkılmasına neden oldu.Durante as filmagens, ocorreu uma forte tempestade, derrubando árvores em torno deles.
1880 yılının Haziran ayında kilisenin tamamen yıkılmasına karar verildi.Em julho de 1880 um acordo foi feito para demolir a igreja completamente.
Soublaion kalesi yıkıldı ama çok daha önemli olan Dorlion kalesi ise yıkılmadı.A fortaleza de Súbleo foi arrasada, mas Dorileia, muito mais importante, não foi.
İglo, kışın sonuna kadar yıkılmadan kalır.Floresce preferencialmente no final do inverno.
Kadı da recmedilmelerine hükmetti ve evin bu ikisinin uzerine yıkılmasına karar verdi.Ele foi levado para Cesareia, na Capadócia, onde os dois pretendiam terminar de criá-lo.
Berlin Duvarı'nın yıkılmaya başlanması.(A queda do Muro de Berlim.
Halk onu "Incorruptible" (Bozulmaz, satın alınamaz, yıkılmaz) olarak adlandırıyordu.Os seus amigos chamavam-lhe "O Incorruptível".
Five Nights at Freddy's 3, Freddy Fazbear's Pizza'nın kapanması ve yıkılmasından 30 yıl sonrasını anlatıyor.O jogo se passa 30 anos após o fechamento da pizzaria Freddy Fazbear.
Sinagogun yeniden inşası Berlin Duvarı'nın 1989'da yıkılmasından sonra başladı.A sua distribuição retomou somente após a queda do Muro de Berlim em 1989.
Avrupa'da Eski Çağ'ın sonu genellikle Batı Roma İmparatorluğu'nun yıkılmasıyla (476) eş tutulur.Na Europa, o fim da antiguidade muitas vezes é comparado com a queda de Roma em 476.
Şatonun yıkılması emredildi.O palácio foi demolido.
Ama bu barınaklar sonunda tekrar yıkılmaktaydı.A plantação havia sido destruída novamente.
Son zamanlarda tamamen yıkılması gündemdedir.)Por esse motivo, o governo tem ameaçado encerrá-la nos últimos anos.)
Depresyonlar genelde toprak-buz karışımı ile temasta olan zemin seviyelerinin yıkılmasıyla ortaya çıkarlar.Depressões são muitas vezes geradas pelo colapso do nível do solo associados ao derretimento do permafrost.
Heruli krallığının Lombardlar tarafından yıkılmasından sonra, Herulilerin talihi azaldı.Após seu irmão ser atingido dos ataques de um dos nighloks, a situação dos rangers se agravou.
Ardından tapınak sallanarak yıkılmaya başlar.Então, o templo onde estão começa a desmoronar.
Gorgopotamos köprüsünün yıkılması ile birlikte Norveç ağır su sabotajının ardından en büyük ikinci eylem oldu.Conseguiram que a Noruega, na véspera da sua invasão lhes forneça o estoque mundial de água pesada.
Ancak bu tesis de yol güzergahının değişmesiyle bakımsızlıktan yıkılma noktasına gelmiştir.A intensidade das tempestades parece estar também ligada à gradual mudança de estação.
Berlin Duvarı'nın yıkılmaya başlanması.Aanvang van de bouw van de Berlijnse Muur.
Ardından tapınak sallanarak yıkılmaya başlar.Hierop begint de tempel in te storten.
Böylece harabe öylece bırakıldı ve 1956'da kilise yıkılmaya başlandı.De fouten waren zo ernstig, dat men gedwongen was de kerk in 1752 af te breken.
Hitit İmparatorluğu'nun MÖ 1200'den kısa bir süre sonra yıkılma nedeni halen tam olarak anlaşılamamıştır.De oorzaak van de 1200-km-discontinuïteit is nog onduidelijk.
İkinci Tapınak'ın M.S. 70 yılında yıkılmasının ardından bu mezhepler de yok olmuştur.Na de vernietiging van de Tweede Tempel in 70 verdwenen de meeste sektes.
O dönemde Mustafapaşa Köyünde yıkılmak üzere olan birçok tarihi eseri de kendi çabalarıyla kurtarmıştır.Veel van de werken uit zijn conservatoriumtijd vernietigde hij zelf.
Ama yine de buraların yıkılmalarına engel olamadı.Dat verhinderde niet dat ze door hen vernietigd werden.
'Karakolların hepsi yıkılmalıdır.Alle woningen moesten worden afgebroken.
Raoul'un silahından çıkan ses tüm yeraltı mahzeninin yıkılmasına yol açar.Grievous' organen vatten vlam, waardoor de Generaal van binnenuit vernietigd werd.
Berlin Duvarı'nın yıkılmasıyla Ku'damm'ın önemi azalmaya başladı.Met de val van de Berlijnse Muur komt haar identiteit echter aan het licht.
1880 yılının Haziran ayında kilisenin tamamen yıkılmasına karar verildi.In het midden van de jaren 1880 werd de hele kerk afgebroken.
Kudüs'teki İkinci Tapınağın Romalılar tarafından yıkılmasıyla Yahudilikteki kurban sunumları son buldu.De tweede Joodse Tempel in Jeruzalem wordt door de Romeinen vrijwel met de grond gelijk gemaakt.
Bu süreç Taliban rejiminin 2001'de yıkılmasına kadar sürdü.De samenwerking bestond tot aan de scheuring van de Volksunie in 2001.
Çarpıldıklarında yıkılmayacak biçimde olup, en içteki üç kulvara yerleştirilmişlerdir.Następnie wycofywały się, a w ich miejsce wchodziły następne trzy szeregi.
Berlin Duvarı'nın yıkılmaya başlanması.Rozpoczęła się budowa Muru Berlińskiego.
Hohenschönhausen ve Lichtenberg Berlin Duvarı yıkılmadan önce Doğu Berlin'de bulunuyordu.Lichtenberg i Hohenschönhausen należały do Berlina Wschodniego w czasach podziału Niemiec.
İnkaların yıkılmasından sonra bölge İspanyol egemenliğine geçmiştir.Po likwidacji zakonu państwo przeszło we władanie ówczesnej Hiszpanii.
Ama yine de buraların yıkılmalarına engel olamadı.Jednak nie uchronili go przed zniszczeniem.
Köprü yıkılmadan önce tek yönlü olarak hizmet vermekteydi.Przed otwarciem mostu w tym miejscu kursował prom.
Bu nedenle bu tapınak yıkılmadan, fazla değiştirilmeden günümüze kadar kalabilmiştir.W takim kształcie świątynia pozostała niezmieniona do dnia dzisiejszego.
Bu çekimlerin yapıldığı evin yıkılmasına karar verilmişti.Kazał nawet niszczyć domy, w których odbywały się takie zgromadzenia.
II. Dünya Savaşı boyunca kapı tahrip oldu ama tamamen yıkılmadı.Podczas II Wojny Światowej tor został całkowicie zniszczony i nigdy nie został odbudowany.
Bu tarihi baca günümüze dek yıkılmadan kalabilmiştir.Według legendy, nigdy nie wyschła od jej wykopania do dziś.
20. yüzyılda kayalık yıkılmaya başladı, ancak 1960'lı yıllarda Francisco Prat Puig tarafından restore edildi.Under 1900-talet förföll fästningen, men restaurerades under 1960-talet av Francisco Prat Puig.
Bu süreç Taliban rejiminin 2001'de yıkılmasına kadar sürdü.Aktiviteten har ökat sedan Talibanregimen störtades 2001.
Bu yapıların yıkılması ise yeni rejimin zaferi gibi kabul edilmişti.På så sätt säkrades erövringen genom den nya strukturen.
30 cm külün binalara yığılması evlerin yıkılmasına neden olabilir.Laharer som är tjockare än 30 cm kan få hela byggnader att kollapsa.
Bu adlandırmadaki değişiklik, Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılmasıyla başlamıştır.Revolutionen betecknas som en milstolpe i upplösningen av Osmanska imperiet.
Berlin Duvarı'nın Kasım 1989'da yıkılmasından sonra, duvarın üç parçası anıtın yanına konuldu.När Berlinmuren föll 9 november 1989 bestämde de sig för att sätta upp The Wall där.
Bu alev fırtınası şehir merkezini komple büyük bir hasara uğrattı ve bazı yapıların yıkılmasına sebep oldu.Lågorna brände olyckligtvis ner staden och orsakade en del skada.

İlgili Sayfalar