Göl içinde yüzmek oldukça tehlikelidir.河口での航行は非常に困難である。
Yüzmekte çok hoşuna gider.泳ぎは苦手。
Yüzmekte çok hoşuna gider.非常喜歡游泳。
Koşmaktan, yüzmekten, balık tutmaktan ve tüplü dalıştan hoşlanır.他喜欢跑步、游泳、飞行、钓鱼和深海潜水。
Sahlleri fazla kayalık değildir, zaman zaman akıntı olsa da yüzmek için kullanılabilir.牠是高超的攀樹者,若有需要可以游泳,不過通常都會避免。
Onun zayıflık diğerleri gibi yüzmek olamaz.התבודדות כזו לא הייתה חייבת להיות הנתקות מכל אדם אחר.
Burada yüzmek tehlikelidir.מסוכן לשחות כאן.
Yüzmek için çok soğuk olduğunu düşünüyorum.אני חושב שקר מדי כדי לשחות.
Bence yüzmek için çok soğuk.אני חושב שקר מדי כדי לשחות.
Yüzmek veya eğlenmek için buraya gelinir.Там плуват, забавляват се и танцуват.
Cirrina alt takımında yer alan ahtapotlar su püskürtemezler ve yüzmek için yüzgeçlerini kullanırlar.Планктонните морски организми, които не могат да плуват биват транспортирани от теченията.
Onun zayıflık diğerleri gibi yüzmek olamaz.Priča nije razvijena kao u ostalima.
Dibi balçık olan gölde yüzmek tehlikelidir.U riječna jezera spada Plivsko jezero.
Yüzgeçlerini daha hızlı yüzmek için kanat şeklinde kullanır.Koristi svoj dugi rep da bi brzo mjenjao smjer plivanja.
Yüzmekte çok hoşuna gider.Veľmi rád pláva.
Onun zayıflık diğerleri gibi yüzmek olamaz.On ne bode obenimu človeku mogu podoben biti.
Koşmaktan, yüzmekten, balık tutmaktan ve tüplü dalıştan hoşlanır.Laisvalaikiu mėgsta žvejybą, bėgimą, keliones.
Göl içinde yüzmek oldukça tehlikelidir.Upėje galima plaukioti baidarėmis.
Yüzmekte çok hoşuna gider.Neile meeldib ujumine.
Yüzmek veya eğlenmek için buraya gelinir.Ta kodustati liha saamise ja meelelahutuse eesmärgil .
İvintilerde yüzmek çok düşüncesizce.Sellises kärestikus ujuma minna oleks väga mõtlematu.
Ancak bir gölleri var. Ve insanlar millerce öteden bu gölde yüzmek için gelirlerdi.Но те имат езеро. и хората идваха от километри да плуват в езерото.
Balıkların yüzgeçleri petrol dolmuş oluyor. Bu arkadaşlar sızıntının çevresinde ve içinde yüzmek zorundalar!Ça se loge dans les branchies des poissons qui doivent nager au beau milieu de cette horreur.
Bana iyi bir karakter verdi, Ama yüzmek olamazdı söyledi.Cô ấy đã cho tôi một nhân vật tốt, Nhưng tôi không thể bơi.
Bana iyi bir karakter verdi, Ama yüzmek olamazdı söyledi.Dala mi dobrou povahu, ale řekl bych nemohl plavat.
Bana iyi bir karakter verdi, Ama yüzmek olamazdı söyledi.Dala mi dobrú povahu, ale povedal by som nemohol plávať.
Bana iyi bir karakter verdi, Ama yüzmek olamazdı söyledi.Dała mi dobry charakter, ale powiedział, że nie umie pływać.
Bana iyi bir karakter verdi, Ama yüzmek olamazdı söyledi.Dala mi je dober znak, vendar je dejal, nisem mogel plavati.
Bana iyi bir karakter verdi, Ama yüzmek olamazdı söyledi.Dia memberi saya karakter yang baik, Tapi mengatakan aku tidak bisa berenang.
Bana iyi bir karakter verdi, Ama yüzmek olamazdı söyledi.Ela me deu um bom caráter, mas disse que não sabia nadar.
Bana iyi bir karakter verdi, Ama yüzmek olamazdı söyledi.Ella me dio un buen carácter, pero le dije que no sabía nadar.
Bana iyi bir karakter verdi, Ama yüzmek olamazdı söyledi.Elle m'a donné un bon caractère, mais il dit que je ne savait pas nager.
Bana iyi bir karakter verdi, Ama yüzmek olamazdı söyledi.Hän antoi minulle hyvän luonteensa, mutta sanoi en voinut uida.
Bana iyi bir karakter verdi, Ama yüzmek olamazdı söyledi.Hon gav mig en bra karaktär, men sa att jag inte kunde simma.
Bana iyi bir karakter verdi, Ama yüzmek olamazdı söyledi.Hun gav mig en god karakter, men sagde, at jeg ikke kunne svømme.
Bana iyi bir karakter verdi, Ama yüzmek olamazdı söyledi.그녀는 나에게 좋은 성격을했다,하지만 난 수영을 할 수 없었 고 말했다.
Bana iyi bir karakter verdi, Ama yüzmek olamazdı söyledi.Mi-a dat un caracter bun, dar a spus că nu am putut înota.
Bana iyi bir karakter verdi, Ama yüzmek olamazdı söyledi.Mi ha dato un buon carattere, ma ha detto che non sapeva nuotare.
Bana iyi bir karakter verdi, Ama yüzmek olamazdı söyledi.Ő adott nekem egy jó karakter, de azt mondta, nem tudott úszni.
Bana iyi bir karakter verdi, Ama yüzmek olamazdı söyledi.Sie gab mir einen guten Charakter, aber sagte, ich könne nicht schwimmen.
Bana iyi bir karakter verdi, Ama yüzmek olamazdı söyledi.Ze gaf me een goed karakter, maar zei dat ik niet kon zwemmen.
Bana iyi bir karakter verdi, Ama yüzmek olamazdı söyledi.Μου έδωσε ένα καλό χαρακτήρα, αλλά είπε ότι δεν μπορούσε να κολυμπήσει.
Bana iyi bir karakter verdi, Ama yüzmek olamazdı söyledi.Вона дала мені хороший характер, але сказав, що я не вмів плавати.
Bana iyi bir karakter verdi, Ama yüzmek olamazdı söyledi.Она дала мне хороший характер, но сказал, что я не умел плавать.
Bana iyi bir karakter verdi, Ama yüzmek olamazdı söyledi.Тя ми даде добър характер, но заяви, че не може да плува.
Bana iyi bir karakter verdi, Ama yüzmek olamazdı söyledi.היא נתנה לי אופי טוב, אבל אמרתי שאני לא יודעת לשחות.
Bana iyi bir karakter verdi, Ama yüzmek olamazdı söyledi.أعطتني شخصية جيدة ، ولكن لم أتمكن من السباحة.
Bana iyi bir karakter verdi, Ama yüzmek olamazdı söyledi.彼はそれらに私は(我々は、それが真実であると知って)行っていなかった単語を送った。
Bilgiyi ve verileri bu şekilde görüntülemenin tıpkı canlı bir bilgi denizinde yüzmek gibi olduğunu anladınız.Înţelegeţi că acest mod de vizualizare a datelor, e ca şi cum ai înota într-un grafic de informaţii viu.
Bilgiyi ve verileri bu şekilde görüntülemenin tıpkı canlı bir bilgi denizinde yüzmek gibi olduğunu anladınız.Je ziet wat ik bedoel: op deze manier kijken naar informatie lijkt op zwemmen in een levende infographic.
Bilgiyi ve verileri bu şekilde görüntülemenin tıpkı canlı bir bilgi denizinde yüzmek gibi olduğunu anladınız.결국 여러분들은, 정보를 보거나 이런 방법으로 자료들을 볾으로써, 마치 살아있는 정보들 즉, 인포그래픽 안에서
Bilgiyi ve verileri bu şekilde görüntülemenin tıpkı canlı bir bilgi denizinde yüzmek gibi olduğunu anladınız.אז אתם מבינים את הרעיון שלראות את המידע, בצורה הזו, דומה מאוד לשחיה
Bilgiyi ve verileri bu şekilde görüntülemenin tıpkı canlı bir bilgi denizinde yüzmek gibi olduğunu anladınız.لذلك يترسخ في أذهاننا عرض تلك المعلومات ، وعرض البيانات بهذه الطريقة ، يشبه الى حد كبير السباحة
Bilgiyi ve verileri bu şekilde görüntülemenin tıpkı canlı bir bilgi denizinde yüzmek gibi olduğunu anladınız.情報やデータをこの様に眺めるのは 画像主体の情報の中を 泳いでいるみたいでしょ。
Bir sonraki vücut o kadar uzaktı ki, ona gitmek için yüzmek gerekiyordu.Distanţa până la celălalt corp era mare aşa că trebuia să înoate.
Bir sonraki vücut o kadar uzaktı ki, ona gitmek için yüzmek gerekiyordu.다음 몸까지 거리는 너무 멀어서 헤엄을 쳐야 했습니다.
Bir sonraki vücut o kadar uzaktı ki, ona gitmek için yüzmek gerekiyordu.La distance avec le corps suivant était tellement grande qu'il devait nager.
Bir sonraki vücut o kadar uzaktı ki, ona gitmek için yüzmek gerekiyordu.La distancia al siguiente cuerpo era tan vasto que tenían que nadar.
Bir sonraki vücut o kadar uzaktı ki, ona gitmek için yüzmek gerekiyordu.La distanza dagli altri corpi era grande, quindi hanno dovuto imparare a nuotare.
Bir sonraki vücut o kadar uzaktı ki, ona gitmek için yüzmek gerekiyordu.Odległość między nimi tak wielka, że nauczyły się ją przepływać.