yüzleşmek ile cümle

yüzleşmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Doktor, Daleklerle son kez yüzleşmek için dışarı çıkar.В этой серии Третий Доктор впервые встречается с далеками.
Onunla yüzleşmek ister.Ему пошли навстречу.
Onunla yüzleşmek ister.كيفية مواجهته.
WWE, Lesnar'ın 26 Şubat Raw programında Reigns ile yüzleşmek için geleceğini açıkladı, ancak Lesnar görünmedi.Lesnar foi anunciado para o episódio de 26 de fevereiro do Raw, mas não apareceu.
Onunla yüzleşmek ister.Ela quer ter uma conversa com ele.
Amacı Ray ile yüzleşmek ve aralarında geçen olaylardan sonra çektiklerini ona anlatmaktır.Ze confronteert Ray met het verleden dat hij probeert te vergeten.
Freddy ile yüzleşmek için hazırdır.Onderweg komt ze Freddy tegen.
Ve nihayetinde de gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalır.Uiteindelijk komt ze achter de waarheid door Force-visioenen.
Ve nihayetinde de gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalır.Pewnego dnia jednak musi zmierzyć się z prawdą.
Ancak kimsenin işleri yolunda gitmez ve ummadıkları şeylerle yüzleşmek zorunda kalırlar.Jak ludzie radzą sobie z sytuacjami, na które nie ma rady?
Doktor, Daleklerle son kez yüzleşmek için dışarı çıkar.Adam po raz pierwszy pojawia się w odcinku Dalek.
Freddy ile yüzleşmek için hazırdır.Zjada ją na oczach Freddiego.
Tek başına iblislerle, vampirlerle, karanlıkla yüzleşmek onun işidir.Hon ska ensam bekämpa vampyrer, demoner och mörkrets krafter.
Filmin sonunda Cemil gerçekle yüzleşmek zorunda kalır.Det är först i slutet av föreställningen som Célestin upptäcker sanningen.
Karanlık gönüllü Lord Zabab ile yüzleşmek zorunda kalırlar ^ IMDb.Den onde Dark Lord vill åt krafterna.
Orada hem kendi iç dünyasıyla hem de geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalır.[1]Där blir han tvungen att konfrontera både sitt inre och sitt förflutna.[4]
Doktor, Daleklerle son kez yüzleşmek için dışarı çıkar.Уперше зустрічає Далеків.
Freddy ile yüzleşmek için hazırdır.Він мириться з Андрієм.
Kádár liderliğinin ilk döneminde pek çok sorunla yüzleşmek zorunda kaldı.Вже в перші роки свого правління він зіткнувся з величезними труднощами.
Ancak Sovyetlerin askerî zayıflığı nedeniyle açıktan yüzleşmek o dönem için imkânsızdı.Можливо, це було через його низку військових невдач на той час.
Çoğu ninja, yüksek-seviyede olanlar bile, S-sınıfı biriyle yüzleşmek yerine kaçmayı tercih ederler.Még a magas rangú nindzsák is inkább menekülnek, minthogy harcoljanak egy S-osztálybeli harcossal.
Kádár liderliğinin ilk döneminde pek çok sorunla yüzleşmek zorunda kaldı.Pályája kezdetén sok nehézséggel kellett megküzdenie.
Kuzgunla yüzleşmek için Doktor'u bırakır ve dışarı çıkar.Űzd vissza a zsarnokot hadd menjen el.
Freddy ile yüzleşmek için hazırdır.Freddie-nek volt saját együttese.
Ve nihayetinde de gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalır.Végül azonban kénytelenek felfedni kilétüket az emberek előtt.
İyi stratejik durumuna ve güçlü ordusuna rağmen, iki önemli güçle yüzleşmek zorunda kaldı.Med sin stærkt undertallige hær stod Hood overfor to problemer.
Freddy ile yüzleşmek için hazırdır.Han bliver genforenet med Frieda.
Bunun yerine de eski asker arkadaşı Riley ile yüzleşmek zorunda kalır.Han skal ha slått til den norske lagkameraten Riise med en golfkølle.
Bir içki içtikten sonra Rachel, Megan ile yüzleşmek için trenden ayrılır.Setelah banyak minum, dalam keadaan mabuk Rachel naik kereta untuk melabrak Megan.
Onunla yüzleşmek ister.Ia harus menghadapinya.
Şarkı sözü açısından, Lee eski bir sevgiliyle yüzleşmektedir.Về mặt lời ca, bài hát đề cập về một người yêu cũ.
Freddy ile yüzleşmek için hazırdır.フレディと対決する。
Ve nihayetinde de gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalır.最終的に事件の真相にたどり着くのは彼である。
Diğerlerinin ölümleri kendi aklından silinmeden önce kendi ölümüyle yüzleşmek zorundadır.父親は自身の物心が付く前に他界。
Ve nihayetinde de gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalır.可是,他們終究要面對現實。
Geçmiş güzel günleri özlemekte ve kendisi ile yüzleşmektedir.於最終話敗給小也與其和好。
Freddy ile yüzleşmek için hazırdır.프랑크는 마리에타와 함께 밀회를 위해 도착한다.
Freddy ile yüzleşmek için hazırdır.יוצאת עם פרדי.
Çoğu ninja, yüksek-seviyede olanlar bile, S-sınıfı biriyle yüzleşmek yerine kaçmayı tercih ederler.Većina ninja, čak i one višeg levela, rađe odlučuju pobjeći negoli se suprotstaviti nekoj ninji S-klase.
Kádár liderliğinin ilk döneminde pek çok sorunla yüzleşmek zorunda kaldı.Už príprava svetovej premiéry niesla v sebe isté ťažkosti.
Freddy ile yüzleşmek için hazırdır.Pobotali so se s Henrikom.
Acıyla yüzleşmek için geri çekildimMe marché para plantarle cara al dolor
Ama sakatlanmamdan dolayı kimseyi suçlamamam gerektiği gerçeğiyle yüzleşmek zorundaydım.J'ai dû me regarder dans le miroir et me rendre compte que je voulais toujours faire de la compétition.
Ama sakatlanmamdan dolayı kimseyi suçlamamam gerektiği gerçeğiyle yüzleşmek zorundaydım.그렇지만 다치는 것을 두고 누구도 탓할 수 없다는 사실을직면해야 했어요.
Ama sakatlanmamdan dolayı kimseyi suçlamamam gerektiği gerçeğiyle yüzleşmek zorundaydım.Ma dovevo affrontare la realtà che non era colpa degli infortuni.
Ama sakatlanmamdan dolayı kimseyi suçlamamam gerektiği gerçeğiyle yüzleşmek zorundaydım.Pero tuve que enfrentar la realidad de que mis lesiones no eran para culparse en otra parte.
Ama sakatlanmamdan dolayı kimseyi suçlamamam gerektiği gerçeğiyle yüzleşmek zorundaydım.Tinha que enfrentar o facto de que as minhas lesões não eram culpa de ninguém.
Ama sakatlanmamdan dolayı kimseyi suçlamamam gerektiği gerçeğiyle yüzleşmek zorundaydım.Tôi phải đối mặt với sự thật rằng, không thể đổ lỗi cho ai khác.
Ama sakatlanmamdan dolayı kimseyi suçlamamam gerektiği gerçeğiyle yüzleşmek zorundaydım.עדיין רציתי להצליח. אבל הייתי חייב להתמודד עם המציאות שאי אפשר להאשים מישהו אחר בפציעות שלי.
Ama sakatlanmamdan dolayı kimseyi suçlamamam gerektiği gerçeğiyle yüzleşmek zorundaydım.لكن كان علي مواجهة حقيقة أن إصابتي لن تواجه بالملامة بأي مكان.
Ama sakatlanmamdan dolayı kimseyi suçlamamam gerektiği gerçeğiyle yüzleşmek zorundaydım.自分に問題があるなら 自分で変えなければいけないのだ
Bana gelince, bu sadece yüzleşmek zorunda kaldığım saldırılarla ilgili değildi.Also ging es für mich nicht nur um diese Angriffe, mit denen ich konfrontiert wurde.
Bana gelince, bu sadece yüzleşmek zorunda kaldığım saldırılarla ilgili değildi.Bagi saya, ini bukan saja soal serangan yang harus saya hadapi.
Bana gelince, bu sadece yüzleşmek zorunda kaldığım saldırılarla ilgili değildi.따라서 제게는, 이 이야기가 단지 제가 맞서야 하는 공격들에 관한 것이 아닙니다.
Bana gelince, bu sadece yüzleşmek zorunda kaldığım saldırılarla ilgili değildi.Para mí, no se trataba solo de los ataques que tenía que afrontar.
Bana gelince, bu sadece yüzleşmek zorunda kaldığım saldırılarla ilgili değildi.Pentru mine, n-au fost doar atacurile pe care a trebuit să le înfrunt.
Bana gelince, bu sadece yüzleşmek zorunda kaldığım saldırılarla ilgili değildi.Per me, non si trattava solo degli attacchi che dovevo affrontare.
Bana gelince, bu sadece yüzleşmek zorunda kaldığım saldırılarla ilgili değildi.Por isso, para mim, não se tratava apenas dos ataques que tive que enfrentar.
Bana gelince, bu sadece yüzleşmek zorunda kaldığım saldırılarla ilgili değildi.Pour moi, il ne s'agissait donc pas que de ces attaques auxquelles j'étais confrontée.
Bana gelince, bu sadece yüzleşmek zorunda kaldığım saldırılarla ilgili değildi.Pro mě to nebyly jen útoky na mojí osobu, kterým jsem musela čelit.

İlgili Sayfalar