yüzleşme ile cümle
yüzleşme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Kaygılarım -- evet bir kaç tane, kusurları da var; olsun yüzleşmeliyiz.여길 봐요. 몇몇 안 좋은 점도 있긴 해요 예를 들어보자면
Kaygılarım -- evet bir kaç tane, kusurları da var; olsun yüzleşmeliyiz.Mối quan ngại -- tôi có vài đây. Nó có vài lỗi mà chúng ta nên nêu ra ở đây
Kaygılarım -- evet bir kaç tane, kusurları da var; olsun yüzleşmeliyiz.Perplessità -- ne ho alcune. Ha qualche difetto; ma possiamo affrontarli.
Kaygılarım -- evet bir kaç tane, kusurları da var; olsun yüzleşmeliyiz.Preocupaciones; tengo unas pocas. Tiene algunos defectos; hay que reconocerlo.
Kaygılarım -- evet bir kaç tane, kusurları da var; olsun yüzleşmeliyiz.Sorgen - habe ich einige. Es hat ein paar Fehler; das müssen wir einfach akzeptieren.
Kaygılarım -- evet bir kaç tane, kusurları da var; olsun yüzleşmeliyiz.Zorgen -- ik heb er een paar. Hij heeft een paar fouten. Laten we het maar toegeven.
Kaygılarım -- evet bir kaç tane, kusurları da var; olsun yüzleşmeliyiz.Проблемы, есть несколько. Существуют небольшие недостатки, с которыми мы можем столнуться
Kaygılarım -- evet bir kaç tane, kusurları da var; olsun yüzleşmeliyiz.דאגות -- יש לי כמה כמה. יש לו פגמים; עדיף להודות בכך.
Kaygılarım -- evet bir kaç tane, kusurları da var; olsun yüzleşmeliyiz.مخاوف-- فيه بعض العيوب, ربما يجب ان نواجهها
Kaygılarım -- evet bir kaç tane, kusurları da var; olsun yüzleşmeliyiz.それと向き合おう キーボードもメモリーカードもない
Korkularımızla yüzleşmeli ve caddelerimizi geri almalıyız, şehirlerimizi ve mahallelerimizi de.Chúng ta cần đối mặt với sự sợ hãi và lấy lại những con đường, những thành phố, những vùng lân cận.
Korkularımızla yüzleşmeli ve caddelerimizi geri almalıyız, şehirlerimizi ve mahallelerimizi de.Dobbiamo affrontare le nostre paure e riprenderci le strade, le nostre città, le nostre province.
Korkularımızla yüzleşmeli ve caddelerimizi geri almalıyız, şehirlerimizi ve mahallelerimizi de.Kita harus menghadapi ketakutan kita dan mengambil alih jalanan kita, kota kita, lingkungan kita.
Korkularımızla yüzleşmeli ve caddelerimizi geri almalıyız, şehirlerimizi ve mahallelerimizi de.우리는 두려움에 맞서 우리의 거리와 우리의 도시, 이웃을 되찾아야 합니다.
Korkularımızla yüzleşmeli ve caddelerimizi geri almalıyız, şehirlerimizi ve mahallelerimizi de.Meidän täytyy kohdata pelkomme ja ottaa takaisin katumme, kaupunkimme ja naapuristomme.
Korkularımızla yüzleşmeli ve caddelerimizi geri almalıyız, şehirlerimizi ve mahallelerimizi de.Musíme se postavit strachu a vzít si zpět naše ulice, naše města, naše sousedství.
Korkularımızla yüzleşmeli ve caddelerimizi geri almalıyız, şehirlerimizi ve mahallelerimizi de.Musimy stawić czoła naszym lękom i odbić z powrotem nasze ulice, nasze miasta, nasze sąsiedztwa.
Korkularımızla yüzleşmeli ve caddelerimizi geri almalıyız, şehirlerimizi ve mahallelerimizi de.Necesitamos enfrentar nuestros miedos y retomar nuestras calles, nuestras ciudades, nuestras colonias.
Korkularımızla yüzleşmeli ve caddelerimizi geri almalıyız, şehirlerimizi ve mahallelerimizi de.Nous devons faire face à nos peurs et reprendre nos rues, nos villes, nos quartiers.
Korkularımızla yüzleşmeli ve caddelerimizi geri almalıyız, şehirlerimizi ve mahallelerimizi de.Potrebujeme sa postaviť strachu a vziať si späť naše ulice, našich občanov, naše susedstvá.
Korkularımızla yüzleşmeli ve caddelerimizi geri almalıyız, şehirlerimizi ve mahallelerimizi de.Precisamos de enfrentar os nossos medos e voltar às nossas ruas, às nossas cidades, às nossas colónias.
Korkularımızla yüzleşmeli ve caddelerimizi geri almalıyız, şehirlerimizi ve mahallelerimizi de.Szembe kell néznünk félelmeinkkel és visszafoglalnunk utcáinkat, városainkat, környékeinket.
Korkularımızla yüzleşmeli ve caddelerimizi geri almalıyız, şehirlerimizi ve mahallelerimizi de.Trebuie să ne înfruntăm frica și să ne recuperăm străzile, orașele, cartierele.
Korkularımızla yüzleşmeli ve caddelerimizi geri almalıyız, şehirlerimizi ve mahallelerimizi de.Vi må se frygten i øjnene og få vores gader tilbage, vores byer, vores nabolag.
Korkularımızla yüzleşmeli ve caddelerimizi geri almalıyız, şehirlerimizi ve mahallelerimizi de.We moeten de angst onder ogen zien en de straten terugpakken. Onze steden, onze wijken.
Korkularımızla yüzleşmeli ve caddelerimizi geri almalıyız, şehirlerimizi ve mahallelerimizi de.Wir müssen uns unseren Ängsten stellen und unsere Straßen, unsere Städte, unsere Siedlungen zurückerobern.
Korkularımızla yüzleşmeli ve caddelerimizi geri almalıyız, şehirlerimizi ve mahallelerimizi de.Надо смело посмотреть в глаза нашим страхам и вернуть наши улицы, наши города, наши кварталы.
Korkularımızla yüzleşmeli ve caddelerimizi geri almalıyız, şehirlerimizi ve mahallelerimizi de.Треба сміливо подивитися в очі нашим страхам і повернути наші вулиці, наші міста, наші квартали.
Korkularımızla yüzleşmeli ve caddelerimizi geri almalıyız, şehirlerimizi ve mahallelerimizi de.Трябва да се изправим срещу страховете си и да си възвърнем улиците, градовете си, кварталите си.
Korkularımızla yüzleşmeli ve caddelerimizi geri almalıyız, şehirlerimizi ve mahallelerimizi de.עלינו להתמודד עם הפחדים ולזכות מחדש ברחובות, בערים, בשכונות שלנו.
Korkularımızla yüzleşmeli ve caddelerimizi geri almalıyız, şehirlerimizi ve mahallelerimizi de.علينا ان نواجه الخوف وان نستعيد شوراعنا مرة اخرى نستعيد مدننا .. احيائنا
Korkularımızla yüzleşmeli ve caddelerimizi geri almalıyız, şehirlerimizi ve mahallelerimizi de.取り戻すのです。 多くの人にとって、行動は怒りを伴います。
Küresel bir takım kurmaya çalışıyorum, dünyanın yüzleşmesi gereken küresel büyük sorunlarla ilgilenecek.Ik probeer een wereldwijd team samen te stellen, dat de wereldproblemen onder de loep neemt.
Küresel bir takım kurmaya çalışıyorum, dünyanın yüzleşmesi gereken küresel büyük sorunlarla ilgilenecek.Încerc să construiesc o echipă globală, care să se uite la marile provocări globale de care ne lovim azi.
Küresel bir takım kurmaya çalışıyorum, dünyanın yüzleşmesi gereken küresel büyük sorunlarla ilgilenecek.Intento crear un equipo global que se encargue de los grandes desafíos a los que se enfrenta el mundo.
Küresel bir takım kurmaya çalışıyorum, dünyanın yüzleşmesi gereken küresel büyük sorunlarla ilgilenecek.저는 국제적인 팀을 구축해서 세계가 직면한 큰 도전에 대응하고자 노력합니다.
Küresel bir takım kurmaya çalışıyorum, dünyanın yüzleşmesi gereken küresel büyük sorunlarla ilgilenecek.Staram się zbudować globalny zespół, który doglądałby wielkie globalne wyzwania, z którymi zmierza się świat.
Küresel bir takım kurmaya çalışıyorum, dünyanın yüzleşmesi gereken küresel büyük sorunlarla ilgilenecek.Zkouším vybudovat globální tým, který se zaměří na velké globální výzvy, jimž čelí svět.
Küresel bir takım kurmaya çalışıyorum, dünyanın yüzleşmesi gereken küresel büyük sorunlarla ilgilenecek.Опитвам да изградя глобален екип, който ще гледа към големите глобални предизвикателства, които светът среща.
Küresel bir takım kurmaya çalışıyorum, dünyanın yüzleşmesi gereken küresel büyük sorunlarla ilgilenecek.Я прилагаю все усилия, чтобы создать глобальную команду, которая сможет решать глобальные проблемы.
Küresel bir takım kurmaya çalışıyorum, dünyanın yüzleşmesi gereken küresel büyük sorunlarla ilgilenecek.אני משתדל לבנות צוות בינלאומי, אשר יבחן את האתגרים הגלובליים הענקיים אשר נתקל בהם העולם.
Küresel bir takım kurmaya çalışıyorum, dünyanın yüzleşmesi gereken küresel büyük sorunlarla ilgilenecek.أحاول بناء فريق عالمي، سوف ننظر في التحديات العالمية الكبرى التي يواجهها العالم.
Küresel bir takım kurmaya çalışıyorum, dünyanın yüzleşmesi gereken küresel büyük sorunlarla ilgilenecek.地球規模のチームを作りたいと思っています これらの元になったのが 若き日の体験です
Sanırım artık çok da matah olmadığımız gerçeğiyle yüzleşmeliyiz.Azt hiszem meg kell szoknunk, hogy nem vagyunk többé fontosak.
Sanırım artık çok da matah olmadığımız gerçeğiyle yüzleşmeliyiz. -Bay'in şerefine! -İnternet ne zaman gelir?Supongo que tenemos que acostumbrarnos a ya no ser importantes. -¡La Bahía! -¿Cuándo vuelve Internet?
Sanırım artık çok da matah olmadığımız gerçeğiyle yüzleşmeliyiz.Cred că trebuie să trăim cu faptul că nu mai suntem deloc importanţi.
Sanırım artık çok da matah olmadığımız gerçeğiyle yüzleşmeliyiz.Ich glaube wir müssen damit leben, dass wir nicht mehr wichtig sind.
Sanırım artık çok da matah olmadığımız gerçeğiyle yüzleşmeliyiz.Ik denk dat we moeten leven met het feit dat we niet meer belangrijk zijn.
Sanırım artık çok da matah olmadığımız gerçeğiyle yüzleşmeliyiz.Immagino che dovremo convivere con il fatto che non siamo piu' importanti.
Sanırım artık çok da matah olmadığımız gerçeğiyle yüzleşmeliyiz.Jag får väl helt enkelt leva med att vi är oviktiga nuförtiden.
Sanırım artık çok da matah olmadığımız gerçeğiyle yüzleşmeliyiz.Jag får väl helt enkelt leva med att vi är oviktiga nuförtiden.
Sanırım artık çok da matah olmadığımız gerçeğiyle yüzleşmeliyiz.Je crois que nous devons vivre avec l'idée que nous ne sommes plus importants.
Sanırım artık çok da matah olmadığımız gerçeğiyle yüzleşmeliyiz.Kait meidän täytyy alkaa elämään sen tosiasian kanssa ettemme ole enää tärkeitä.
Sanırım artık çok da matah olmadığımız gerçeğiyle yüzleşmeliyiz.이제 우리가 더이상 중요하지 않다는 사실을 받아들여야 할것 같아...
Sanırım artık çok da matah olmadığımız gerçeğiyle yüzleşmeliyiz.Menurutku kita perlu menjalani kenyataan bahwa kita tak penting lagi.
Sanırım artık çok da matah olmadığımız gerçeğiyle yüzleşmeliyiz.Myslím, že se budeme muset naučit žít s vědomím, že už nadále nejsme tak důležití.
Sanırım artık çok da matah olmadığımız gerçeğiyle yüzleşmeliyiz.Obawiam się, że musimy się pogodzić, że nie jesteśmy już potrzebi.
Sanırım artık çok da matah olmadığımız gerçeğiyle yüzleşmeliyiz.Tớ đoán chúng ta phải sống với thực tế là chúng ta không có gì quan trọng nữa
Sanırım artık çok da matah olmadığımız gerçeğiyle yüzleşmeliyiz.Tôi đoán là chúng ta phải đối diện với thực tế là chúng ta chẳng còn quan trọng nữa.
Sanırım artık çok da matah olmadığımız gerçeğiyle yüzleşmeliyiz.TPB に!