yüzleşme ile cümle

yüzleşme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Sanırım artık çok da matah olmadığımız gerçeğiyle yüzleşmeliyiz.Vi må vel bare leve med, at vi ikke er særligt vigtige mere.
Sanırım artık çok da matah olmadığımız gerçeğiyle yüzleşmeliyiz.Μάλλον πρέπει να ζήσουμε με το γεγονός... ότι δεν είμαστε σημαντικοί πια.
Sanırım artık çok da matah olmadığımız gerçeğiyle yüzleşmeliyiz.Явно ще трябва да преглътнем факта, че вече не сме толкова важни.
Sanırım artık çok da matah olmadığımız gerçeğiyle yüzleşmeliyiz.Я думаю, мы должны жить с тем, что мы не важно.
Sanırım artık çok da matah olmadığımız gerçeğiyle yüzleşmeliyiz.אני משער שאנחנו צריכים לחיות עם .העובדה שאנחנו לא חשובים יותר
Sanırım artık çok da matah olmadığımız gerçeğiyle yüzleşmeliyiz.أعتقد بأنه يجب علينا التعايش مع حقيقة أننا لسنا مهمين بعد الآن
Satıldıklarına göre, gerçeklerle yüzleşme vakti geldi.Teď se musíme vlastně vyrovnat s realitou.
Sivil Toplum Kuruluşları büyük sorunlarla... ...yüzleşmek zorunda kalacak.Kijk alleen al naar pandemieën -- varkensgriep, vogelgriep, H1N1.
Sivil Toplum Kuruluşları büyük sorunlarla... ...yüzleşmek zorunda kalacak.las empresas y ONGs van a tener que unirse para enfrentar los retos principales que vamos a encontrar.
Sivil Toplum Kuruluşları büyük sorunlarla... ...yüzleşmek zorunda kalacak.le imprese e le ONG dovranno collaborare per affrontare le principali sfide future.
Sivil Toplum Kuruluşları büyük sorunlarla... ...yüzleşmek zorunda kalacak.기업들과 NGO들은 우리가 직면할 주요 문제들을
Sivil Toplum Kuruluşları büyük sorunlarla... ...yüzleşmek zorunda kalacak.Regardez seulement les pandémies grippe porcine, grippe aviaire, H1N1.
Sivil Toplum Kuruluşları büyük sorunlarla... ...yüzleşmek zorunda kalacak.Uitaţi-vă numai la pandemii -- gripa porcină, gripa aviară, H1N1.
Sivil Toplum Kuruluşları büyük sorunlarla... ...yüzleşmek zorunda kalacak.Vejam, por exemplo, as pandemias — a gripe suína, a gripe das aves, a H1N1.
Sivil Toplum Kuruluşları büyük sorunlarla... ...yüzleşmek zorunda kalacak.Вижте за пример епидемиите - свински грип, птичи грип, H1N1.
Sivil Toplum Kuruluşları büyük sorunlarla... ...yüzleşmek zorunda kalacak.יעשו יד אחת כדי להתמודד עם האתגרים הגדולים שלפנינו. די שתסתכלו על המגפות--
Sivil Toplum Kuruluşları büyük sorunlarla... ...yüzleşmek zorunda kalacak.الشركات و المنظمات غير الحكومية سيكون عليهم الاجتماع معا
Sivil Toplum Kuruluşları büyük sorunlarla... ...yüzleşmek zorunda kalacak.大きな問題を解決するために 協力しなければならないでしょう。
Sizinle küçük bir yüzleşme yapmak istiyorum.Esta va a ser una pequeña charla de un vidente.
Sizinle küçük bir yüzleşme yapmak istiyorum.Farò un breve intervento di veggenza.
Sizinle küçük bir yüzleşme yapmak istiyorum.Ik begin met een kleine sessie van helderziendheid.
Sizinle küçük bir yüzleşme yapmak istiyorum.Je vais vous faire une petite intervention de voyance.
Sizinle küçük bir yüzleşme yapmak istiyorum.제가 여러분께 투시력을 좀 보여드리려고 합니다.
Sizinle küçük bir yüzleşme yapmak istiyorum.Voi face o mică prezentare de clarviziune.
Sonuçlar ile yüzleşmeliyiz, ve hazırlanmaya başlamalıyız.Chúng ta phải đối mặt với các hệ quả, và chúng ta nên bắt đầu chuẩn bị từ bây giờ.
Sonuçlar ile yüzleşmeliyiz, ve hazırlanmaya başlamalıyız.Debemos enfrentar las consecuencias, y mejor que nos empecemos a preparar ahora.
Sonuçlar ile yüzleşmeliyiz, ve hazırlanmaya başlamalıyız.Dobbiamo affrontare la questione ed è meglio cominciare a preparasi da subito.
Sonuçlar ile yüzleşmeliyiz, ve hazırlanmaya başlamalıyız.Kita harus hadapi konsekuensi ini dan kita sebaiknya siap-siap dari sekarang.
Sonuçlar ile yüzleşmeliyiz, ve hazırlanmaya başlamalıyız.우리는 그 결과에 직면해야만 하고, 지금 당장 그 대비를 시작해야 합니다.
Sonuçlar ile yüzleşmeliyiz, ve hazırlanmaya başlamalıyız.Musimy zmierzyć się skutkami, i najlepiej przygotować się na to już teraz:
Sonuçlar ile yüzleşmeliyiz, ve hazırlanmaya başlamalıyız.Nous devons faire face aux conséquences, et nous ferions mieux de commencer à nous y préparer dès maintenant.
Sonuçlar ile yüzleşmeliyiz, ve hazırlanmaya başlamalıyız.Szembe kell néznünk a következményekkel, és jobb ha azonnal elkezdünk felkészülni.
Sonuçlar ile yüzleşmeliyiz, ve hazırlanmaya başlamalıyız.Temos de enfrentar as consequências, devemos começar a preparar-nos agora.
Sonuçlar ile yüzleşmeliyiz, ve hazırlanmaya başlamalıyız.Trebuie să înfruntăm consecințele, și ar fi bine să începem să ne pregătim chiar acum.
Sonuçlar ile yüzleşmeliyiz, ve hazırlanmaya başlamalıyız.Vi må se konsekvenserne i øjnene, og vi må hellere starte med at forberede os nu.
Sonuçlar ile yüzleşmeliyiz, ve hazırlanmaya başlamalıyız.Vi måste ta konsekvenserna och det är bäst att vi börjar förbereda oss nu.
Sonuçlar ile yüzleşmeliyiz, ve hazırlanmaya başlamalıyız.We moeten de gevolgen daarvan onder ogen durven zien. We kunnen er ons maar beter op voorbereiden.
Sonuçlar ile yüzleşmeliyiz, ve hazırlanmaya başlamalıyız.Wir müssen uns den Konsequenzen stellen und wir fangen besser an uns vorzubereiten.
Sonuçlar ile yüzleşmeliyiz, ve hazırlanmaya başlamalıyız.Πρέπει να αντιμετωπίσουμε τις συνέπειες και καλό θα ήταν να προετοιμαζόμαστε από τώρα.
Sonuçlar ile yüzleşmeliyiz, ve hazırlanmaya başlamalıyız.Ми повинні визнати наслідки, і ми повинні почати готуватися до них вже зараз.
Sonuçlar ile yüzleşmeliyiz, ve hazırlanmaya başlamalıyız.Мы должны признать последствия, и мы должны начать готовиться к ним уже сейчас.
Sonuçlar ile yüzleşmeliyiz, ve hazırlanmaya başlamalıyız.Ние трябва да се справим с последствията, и по-добре да започнем да се подготвяме сега.
Sonuçlar ile yüzleşmeliyiz, ve hazırlanmaya başlamalıyız.אנחנו צריכים להתמודד עם התוצאות, וכדאי שנתחיל להתכונן עכשיו.
Sonuçlar ile yüzleşmeliyiz, ve hazırlanmaya başlamalıyız.علينا ان نواجه عواقب هذا في المستقبل والافضل ان نبدأ بالاستعداد الآن
Sonuçlar ile yüzleşmeliyiz, ve hazırlanmaya başlamalıyız.今すぐ準備を始めた方がよいでしょう。 ありがとう。
Sorun bu ülkededir ve bu ülkeyle yüzleşmek üniversite profesörleri ve onların takipçileridir." diyordu.현재 이 나라가 직면한 문제는 대학교 교수들과 그들의 매우 많은 학생들이다."라고 하더군요.
Sorun bu ülkededir ve bu ülkeyle yüzleşmek üniversite profesörleri ve onların takipçileridir." diyordu.le problème dans ce pays, qui se pose à ce pays ce sont les professeurs d'université et leur engeance."
Sorun bu ülkededir ve bu ülkeyle yüzleşmek üniversite profesörleri ve onların takipçileridir." diyordu."o problema neste país, que este país enfrenta, "são os professores universitários e a sua prole".
Sorun bu ülkededir ve bu ülkeyle yüzleşmek üniversite profesörleri ve onların takipçileridir." diyordu."Проблема не в Ираке или Иране, проблема, стоящая перед страной — университетские профессора и их выводок".
Sorun bu ülkededir ve bu ülkeyle yüzleşmek üniversite profesörleri ve onların takipçileridir." diyordu.הבעיה בארץ הזאת, שעומדת בפני הארץ הזאת, היא הפרופסורים באוניברסיטאות ומה שהם יוצרים"
Sorun bu ülkededir ve bu ülkeyle yüzleşmek üniversite profesörleri ve onların takipçileridir." diyordu.المشكلة في هذا البلد أو الذي يواجه هذا البلد هم أساتذة الجامعة ونسلهم"
Şu anda bizim ahlaki bir durumla yüzleşmemiz lazım.Abbiamo una sfida morale in questo momento.
Şu anda bizim ahlaki bir durumla yüzleşmemiz lazım.Bây giờ, chúng ta có thử thách về đạo đức
Şu anda bizim ahlaki bir durumla yüzleşmemiz lazım.Egy morális kihívás előtt állunk.
Şu anda bizim ahlaki bir durumla yüzleşmemiz lazım.Es un reto moral para nosotros.
Şu anda bizim ahlaki bir durumla yüzleşmemiz lazım.În prezent, ne confruntăm cu o provocare morală.
Şu anda bizim ahlaki bir durumla yüzleşmemiz lazım.Kita memiliki tantangan moral saat ini
Şu anda bizim ahlaki bir durumla yüzleşmemiz lazım.우리는 이 순간, 도덕적 도전을 받고 있습니다.
Şu anda bizim ahlaki bir durumla yüzleşmemiz lazım.Mamy teraz moralne wyzwanie.
Şu anda bizim ahlaki bir durumla yüzleşmemiz lazım.Nous avons actuellement un défi moral.

İlgili Sayfalar