yüzleşme ile cümle

yüzleşme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ve nihayetinde de gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalır.最終的に事件の真相にたどり着くのは彼である。
Diğerlerinin ölümleri kendi aklından silinmeden önce kendi ölümüyle yüzleşmek zorundadır.父親は自身の物心が付く前に他界。
Ancak Eylül 1864'te Speke, yüzleşmeden bir gün önce, kaza kurşunu sonucu öldü.1864年9月には両者の討論会が予定されていたが、その前日にスピークは銃の暴発事故で死亡してしまう。
Ve nihayetinde de gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalır.可是,他們終究要面對現實。
Geçmiş güzel günleri özlemekte ve kendisi ile yüzleşmektedir.於最終話敗給小也與其和好。
Freddy ile yüzleşmek için hazırdır.프랑크는 마리에타와 함께 밀회를 위해 도착한다.
Freddy ile yüzleşmek için hazırdır.יוצאת עם פרדי.
Bugün TV'de Yakın Tarihle Yüzleşme programını sundu.Обещавам, че скоро ще се завърне с нещо по телевизията, нещо много забавно.
Çoğu ninja, yüksek-seviyede olanlar bile, S-sınıfı biriyle yüzleşmek yerine kaçmayı tercih ederler.Većina ninja, čak i one višeg levela, rađe odlučuju pobjeći negoli se suprotstaviti nekoj ninji S-klase.
Kádár liderliğinin ilk döneminde pek çok sorunla yüzleşmek zorunda kaldı.Už príprava svetovej premiéry niesla v sebe isté ťažkosti.
Freddy ile yüzleşmek için hazırdır.Pobotali so se s Henrikom.
Arka kapaktan; Yakın tarihimizin gizlenen gerçekleriyle yüzleşmeye hazır mısınız?Slogan: Se lahko soočite z najino resnico?
Erişim tarihi: 6 Ekim 2008. ^ "Yüzleşmemiz gerekenler çok fazla".Pridobljeno dne 1 October 2009. »'Postoriti moram še veliko več'«.
Kendisiyle yüzleşmeye başlar.Tekib võimalus temaga isiklikult kokku puutuda.
Acı gerçeklerle yüzleşme zamanı geldi.C'est le moment pour un peu de vérité amère.
Acı gerçeklerle yüzleşme zamanı geldi.Es el momento de una verdad amarga.
Acı gerçeklerle yüzleşme zamanı geldi. Geliyorum.Tijd voor de bittere waarheid.
Acı gerçeklerle yüzleşme zamanı geldi.Itt az idő a keserű igazsághoz.
Acı gerçeklerle yüzleşme zamanı geldi.Mai bine ai vedea cu proprii tăi ochi.
Acı gerçeklerle yüzleşme zamanı geldi.Наступило время горькой правды.
Acı gerçeklerle yüzleşme zamanı geldi..הגיע הזמן לאמת המרה
Acı gerçeklerle yüzleşme zamanı geldi.من الأفضل أن ترى ذلك بعيونك
Acıyla yüzleşmek için geri çekildimMe marché para plantarle cara al dolor
Ama sakatlanmamdan dolayı kimseyi suçlamamam gerektiği gerçeğiyle yüzleşmek zorundaydım.J'ai dû me regarder dans le miroir et me rendre compte que je voulais toujours faire de la compétition.
Ama sakatlanmamdan dolayı kimseyi suçlamamam gerektiği gerçeğiyle yüzleşmek zorundaydım.그렇지만 다치는 것을 두고 누구도 탓할 수 없다는 사실을직면해야 했어요.
Ama sakatlanmamdan dolayı kimseyi suçlamamam gerektiği gerçeğiyle yüzleşmek zorundaydım.Ma dovevo affrontare la realtà che non era colpa degli infortuni.
Ama sakatlanmamdan dolayı kimseyi suçlamamam gerektiği gerçeğiyle yüzleşmek zorundaydım.Pero tuve que enfrentar la realidad de que mis lesiones no eran para culparse en otra parte.
Ama sakatlanmamdan dolayı kimseyi suçlamamam gerektiği gerçeğiyle yüzleşmek zorundaydım.Tinha que enfrentar o facto de que as minhas lesões não eram culpa de ninguém.
Ama sakatlanmamdan dolayı kimseyi suçlamamam gerektiği gerçeğiyle yüzleşmek zorundaydım.Tôi phải đối mặt với sự thật rằng, không thể đổ lỗi cho ai khác.
Ama sakatlanmamdan dolayı kimseyi suçlamamam gerektiği gerçeğiyle yüzleşmek zorundaydım.עדיין רציתי להצליח. אבל הייתי חייב להתמודד עם המציאות שאי אפשר להאשים מישהו אחר בפציעות שלי.
Ama sakatlanmamdan dolayı kimseyi suçlamamam gerektiği gerçeğiyle yüzleşmek zorundaydım.لكن كان علي مواجهة حقيقة أن إصابتي لن تواجه بالملامة بأي مكان.
Ama sakatlanmamdan dolayı kimseyi suçlamamam gerektiği gerçeğiyle yüzleşmek zorundaydım.自分に問題があるなら 自分で変えなければいけないのだ
Ancak bu yakınlaşma kendi hayat-ölüm geçişimizle yüzleşmeden çok önce başlasa?Dar ce-ar fi dacă întâlnirea s-ar produce mult înainte de propria trecere de la viaţă la moarte?
Ancak bu yakınlaşma kendi hayat-ölüm geçişimizle yüzleşmeden çok önce başlasa?Et si ce rapport commençait bien avant d'être confronté à son propre passage de la vie à la mort ?
Ancak bu yakınlaşma kendi hayat-ölüm geçişimizle yüzleşmeden çok önce başlasa?그런데 그런 친밀감이 삶이 죽음으로 바뀌게 되는 개개인의 전환점 이전이라면 어떻겠어요?
Ancak bu yakınlaşma kendi hayat-ölüm geçişimizle yüzleşmeden çok önce başlasa?Maar wat als die ontmoeting begon lang voor je eigen overgang van het leven naar de dood?
Ancak bu yakınlaşma kendi hayat-ölüm geçişimizle yüzleşmeden çok önce başlasa?Pero ¿qué pasaría si esa intimidad comenzase mucho antes de nuestra propia transición de la vida a la muerte?
Ancak bu yakınlaşma kendi hayat-ölüm geçişimizle yüzleşmeden çok önce başlasa?Але що, якщо ця близькість почалася задовго до того, як Ви зіткнулися з власним переходом від життя до смерті?
Ancak bu yakınlaşma kendi hayat-ölüm geçişimizle yüzleşmeden çok önce başlasa?Ами ако тази близост е започнала дълго преди да срещнат собственото си преминаване от живота към смъртта?
Ancak bu yakınlaşma kendi hayat-ölüm geçişimizle yüzleşmeden çok önce başlasa?Но что, если бы эта встреча случилась задолго до вашего перехода в мир иной?
Ancak bu yakınlaşma kendi hayat-ölüm geçişimizle yüzleşmeden çok önce başlasa?אבל מה אם האינטימיות הזו תתחיל הרבה לפני רגע המעבר שלנו מן החיים למוות?
Ancak bu yakınlaşma kendi hayat-ölüm geçişimizle yüzleşmeden çok önce başlasa?自分自身の生と死に向き合う- ずっと前に始まるとしたら どうでしょうか 死と一緒に暮らすとしたら
Bana gelince, bu sadece yüzleşmek zorunda kaldığım saldırılarla ilgili değildi.Also ging es für mich nicht nur um diese Angriffe, mit denen ich konfrontiert wurde.
Bana gelince, bu sadece yüzleşmek zorunda kaldığım saldırılarla ilgili değildi.Bagi saya, ini bukan saja soal serangan yang harus saya hadapi.
Bana gelince, bu sadece yüzleşmek zorunda kaldığım saldırılarla ilgili değildi.따라서 제게는, 이 이야기가 단지 제가 맞서야 하는 공격들에 관한 것이 아닙니다.
Bana gelince, bu sadece yüzleşmek zorunda kaldığım saldırılarla ilgili değildi.Para mí, no se trataba solo de los ataques que tenía que afrontar.
Bana gelince, bu sadece yüzleşmek zorunda kaldığım saldırılarla ilgili değildi.Pentru mine, n-au fost doar atacurile pe care a trebuit să le înfrunt.
Bana gelince, bu sadece yüzleşmek zorunda kaldığım saldırılarla ilgili değildi.Per me, non si trattava solo degli attacchi che dovevo affrontare.
Bana gelince, bu sadece yüzleşmek zorunda kaldığım saldırılarla ilgili değildi.Por isso, para mim, não se tratava apenas dos ataques que tive que enfrentar.
Bana gelince, bu sadece yüzleşmek zorunda kaldığım saldırılarla ilgili değildi.Pour moi, il ne s'agissait donc pas que de ces attaques auxquelles j'étais confrontée.
Bana gelince, bu sadece yüzleşmek zorunda kaldığım saldırılarla ilgili değildi.Pro mě to nebyly jen útoky na mojí osobu, kterým jsem musela čelit.
Bana gelince, bu sadece yüzleşmek zorunda kaldığım saldırılarla ilgili değildi.Számomra ez nem csak a személyes támadásokról szólt.
Bana gelince, bu sadece yüzleşmek zorunda kaldığım saldırılarla ilgili değildi.Takže pre mňa to nebolo len o tom čeliť týmto útokom.
Bana gelince, bu sadece yüzleşmek zorunda kaldığım saldırılarla ilgili değildi.Vì thế với tôi, đây không chỉ là vấn đề về sự công kích.
Bana gelince, bu sadece yüzleşmek zorunda kaldığım saldırılarla ilgili değildi.Voor mij ging het niet om die aanvallen op mij.
Bana gelince, bu sadece yüzleşmek zorunda kaldığım saldırılarla ilgili değildi.Οπότε για μένα το θέμα δεν αφορούσε μόνο τις επιθέσεις που δέχτηκα.
Bana gelince, bu sadece yüzleşmek zorunda kaldığım saldırılarla ilgili değildi.За мен въпросът не беше само в атаките срещу мен.
Bana gelince, bu sadece yüzleşmek zorunda kaldığım saldırılarla ilgili değildi.Так что для меня дело было не только в нападках, с которыми мне пришлось столкнуться.
Bana gelince, bu sadece yüzleşmek zorunda kaldığım saldırılarla ilgili değildi.אז בשבילי, זה לא היה רק על ההתקפות האלה שנאלצתי להתמודד איתן.
Bana gelince, bu sadece yüzleşmek zorunda kaldığım saldırılarla ilgili değildi.بالنسبة لي، لم تكن فقط حول هذه الهجمات التي كنت أواجهها.

İlgili Sayfalar