yüzey ile cümle

yüzey kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bulut, Güneş yüzeyiyle aynı sıcaklığa (6.000 °C) sahiptir.Temperatura obłoku wynosi około 6000 °C, czyli jest porównywalna z temperaturą powierzchni Słońca.
Her birinin iki yüzeyi ve dört köşesi vardır.Ma dwie powierzchnie i cztery brzegi.
1975-2011 yılları arasında göl yüzeyi 7 m alçamıştır.Tylko w latach 1975–2005 jezioro utraciło 195 km2 powierzchni.
Yüzey yer çekimi de, Dünya'nın 50 katından daha yüksektir.Moment dipolowy Urana jest 50 razy większy niż Ziemi.
Daha sonrasında matkap Europa'nın buz kabuğunu delecek, yüzeyaltı okyanusa girecektir.Stamtąd przewiercą pod lodową skorupę Europy, wchodząc w postulowany podpowierzchniowy ocean.
Cingulate Korteks'in yüzeyi.W nawach sklepienie korytkowe.
Yüzeyi pürüzsüz hale gelinceye kadar tesviye edilir.Powinien być niewidoczny po wyschnięciu.
Ana karada ise en küçük yüzey alanı olan ülke Gambiya'dır.Krajem najbardziej porównywalnym pod względem powierzchni jest Jamajka.
Dünya yüzeyindeyken bu alandan çıkabilmek gereken kurtulma hızı 11.2 kilometre/saniye değerindedir.Prędkość ucieczki dla grawitacji Ziemi z jej powierzchni wynosi 11,2 km/s.
Şekil bir nesnenin çevre ve yüzey gibi dış özelliklerine bağlı genel bir tanımdır.Jest wyjątkowy ze względu na swój kształt oraz otoczenie.
Apollo 5 astranotları ay yüzeyine taşıyacak olan Apollo Ay Modüllü'nün(LM) ilk insansız uçuşuydu.Apollo 5 – pierwszy bezzałogowy lot próbny modułu księżycowego LM realizowany w ramach programu Apollo.
Takımyıldız için Tüm astronotlar Ay yüzeyine gitmek zorundaydı.Aby przetrwać, koloniści musieliby zejść pod powierzchnię.
Topolojik bir yüzey, her zaman R³'te görülemeyebilir.Czub żółty, nie zawsze widoczny.
Yüzey suları, temel su kaynağıdır.Głównymi źródłami wody są wody powierzchniowe.
Üst yüzey.Wzrok skierowany do góry.
Yüzeyler arası açıları uygulamaya bağlı olarak değişir.Całka ta zależy od sposobu przejścia między punktami.
Bu sayede gece karanlığında yüzeye yakın planktonla beslenirler.Nocą podpływają ku powierzchni, gdzie żywią się planktonem.
1968 - Surveyor 7 adlı uzay aracı ay yüzeyine yumuşak iniş yaptı.1968 – Amerykańska sonda Surveyor 7 wylądowała na Księżycu.
Doymuş alkali çözeltileri cilt yüzeyini aşındırır.Małżowiny uszne słoniowatych powiększają powierzchnię ciała.
Kasanın ön kısmının gümüş rengi metal yüzeye benziyor.Umieszczony jest na górnej pokrywie skrzyni ogniowej kotła parowego.
Bir gün gökkuşağı yılanı uyandı ve dünyanın yüzeyinde süründü.Wtedy Tęczowy Wąż upadł do wody i tam już pozostał.
Atlas, alt yüzey.Nekropolia, o powierzchni ok.
Üst yüzeyi soluk, orta kısmı şeritli, taban kısmı bir zarla çevrilmiştir.Prętosłup nieco wygięty, zwężający się i pochylający ku grzbietowi na warżce.
Dış yüzey, güçlendirilmiş fiber veya termoplastikten yapılmıştır.Jest wytwarzany przez cementoblasty lub fibroblasty ozębnej.
Vantuz bir yüzeye tutunduğunda bu iki yapı arasındaki açıklık kapanır.Kiedy przyssawka przylega do jakiejś powierzchni, uszczelnia się otwór pomiędzy nimi.
Yüzeyinde kütle çekim etkisi yer çekiminin yaklaşık %17'sidir.Dokładność diagnostyczna w ocenie obecności przerzutów odległych wynosi około 70%.
2004 - NASA'nın Opportunity adlı aracı, ikizi Spirit'ten iki hafta sonra Mars yüzeyine indi.W 2004 dwa pojazdy kosmiczne – Spirit i Opportunity badały powierzchnię Marsa.
Suyun yüzeyine yakın olarak dalsalar da, 60 metre derinliğe kadar dalabilirler.Pokarm zbierają z powierzchni wody, mogą jednak nurkować na głębokość do 6 m.
Arka yüzey.Gałąź tylna.
Işık kaynağı olan yüzeyler başka bir kaynak tarafından aydınlatılmaksızın kendi ışımasıyla aydınlanırlar.Ich twarze są oświetlone padającym z góry światłem o niezidentyfikowanym źródle.
G sınıfı yıldızların yüzey sıcaklıkları 5200-60000 C aralığındadır.Gwiazdy typu widmowego G – gwiazdy, których fotosfery mają temperaturę w zakresie 5000–6000K.
Yüzey akıntısı ise ters yönde ve daha az tuzlu sudur.Wody powierzchniowe są słabiej zasolone od wód głębinowych.
Yeniden tüm uzay aracı Ay yüzeyine oturacaktı.Tu także cały pojazd kosmiczny miał lądować na Księżycu.
P210 Isıdan/kıvılcımdan/alevden/sıcak yüzeylerden uzak tutun. - Sigara içilmez.S16 Nie przechowywać w pobliżu źródeł zapłonu — nie palić tytoniu.
Farey, yüzeydeki hareketler arasındaki farkı tespit eder.Dione wykazuje ciekawe zróżnicowanie powierzchni.
Duvar kağıdı duvarların tüm yüzeyini kapladığından, renkleri odanın aydınlatmasını etkiler.Wielkie okna w ścianach sprawiają, że pomieszczenie jest pełne światła.
Bu bağlamda yüzey araştırmalarında ve kazılarda Erken Demir Çağı çanak çömleği buluntusuna ulaşılmamıştır.Społeczność naukowa tamtych czasów nie chciała wierzyć w jego opowieści o śniegu i lodzie tak blisko równika.
Bir ışık kaynağı, genelde uzun ömürlü LED, bir lens sistemi yoluyla bir prizma yüzeyine odaklanır.Źródło światła, najczęściej dioda LED, jest skierowane na powierzchnię pryzmatu za pomocą systemu optycznego.
Su altında yakaladığı avını beslenmek için yüzeye getirir.Pokarm zdobywa pod wodą, nurkując z jej powierzchni.
Su molekülleri ayrıca Ay yüzeyi üzerindeki ince gaz tabakasında tespit edilmiştir.Vattenmolekyler har också detekterats i det tunna skikt av gaser ovanför månens yta.
Triton'un karmaşık bir jeolojik tarihi vardır ve yüzeyinin göreli olarak genç olduğuna inanılmaktadır.Triton har en komplex geologisk historia och den tros ha en relativt ung yta.
Mars’ın yüzeyi Dünya’dan görünüşle, farklı albedo’su olan iki tür alana ayrılır.Mars yta sedd från jorden är följaktligen också delad i två typer av områden med olika albedo.
Ayrıca, görev kapsamında Mars yüzeyinin görüntülerini de elde edecekti.Uppdraget skulle också ha återvänt bilder av Mars yta.
Apollo uçuşlarının tamamında bilimsel ölçüm aletleri, Ay yüzeyine yerleştirildi.Vetenskapliga instrument placerades ut på månens yta vid alla Apollo-missionerna.
MET, Mars yüzeyinden günlük hava raporları aktaracak.MCS kommer producera dagliga väderrapporter om det Marsianska vädret.
2001 - NEAR Shoemaker adlı uzay aracı, 433 Eros adı verilen asteroidin yüzeyine indi.Denna asteroid besöktes av rymdsonden NEAR Shoemaker under juni 1997 på sin väg till asteroiden 433 Eros.
Bu durumda, yerçekimi ivmesi herhangi bir vücut yüzeyinde en fazladır.Tyngdaccelerationen är störst på ytan av någon kropp, vilken som helst.
Bu oranlar genellikle yıldız yüzeylerinde gözlemlenen element bolluklarına denktir.Det erhålls vanligen genom observationer av bakomliggande stjärnor.
Bir denizaltı ile yüzeye çıkar.Han blir upphämtad av en stor ubåt.
Bu nehir eğer bir yüzey nehri olsaydı, dünyanın en büyük altıncı nehri olarak kabul edilecekti.Floden räknas som den 6:e största floden i världen.
Yemeden önce, böceği defalarca sert bir yüzeye vurarak iğnesini çıkarırlar.Innan den äter dem får den bort gadden genom att upprepade gånger slå insekten mot en hård yta.
Mars yüzeyinde gözlemlediği bu uzun doğrusal hatlara Dünya’daki ünlü nehirlerin adlarını verdi.Dessa kanaler skulle ha varit långa raka linjer på Mars yta som han gav namn från kända floder på jorden.
Ülkenin dörtte üçlük bir bölümü düz yüzeylerden oluşmaktadır.Ungefär tre fjärdedelar av födan utgörs av frukter.
Su yüzeyinin hemen altında bulunurlar.Boets ingångar ligger under vattenytan.
Bir yıldızın parlaklığı yarıçapı ve yüzey sıcaklığı ile belirlenir.En stjärnas luminositet beror på storleken och yttemperaturen.
Renk yuvarı, geçiş bölgesi ve korona Güneş'in yüzeyinden daha sıcaktır.Solkoronans uppvärmning Varför är solens korona så mycket varmare än solens yta?
Demir, dünya yüzeyinde en yaygın dördüncü mineral ve yerkabuğunda en çok bulunan metaldir.Järn är det fjärde vanligaste grundämnet i jordskorpan.
Fakat daha sonra, yüzeysel özelliklerinin Dünya'dan çok, Venüs'e benzediği fark edildi.Fast senare studier visar att den är mer som Venus än Jorden.
Bu yüzey araştırmaları sırasında Erken Tunç Çağı'na ait buluntular ele geçmiştir.Detta är för tidigt i förhållande till dateringen av ekstammen. ^
Boltzmann yüzeysel alanlarda gazların durumu için dağılımını sonradan genelleştirdi.Boltzmann generaliserade sedan Maxwells fördelning för fallet med gaser i externa fält.
İlgili Sayfalar