yüzey ile cümle

yüzey kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu bağlamda yüzey araştırmalarında ve kazılarda Erken Demir Çağı çanak çömleği buluntusuna ulaşılmamıştır.A causa del ghiaccio non fu possibile attraccare ed esplorare l'isola fino agli inizi dell'anno successivo.
Yüzey ısısı 25.200 Kelvin’dir.Ha una temperatura superficiale di circa 12 000 kelvin.
Bu tür harmonik gönderimler minimal yüzeyler teorisinde ortaya çıkmaktadır.È proprio da questo tipo di problemi di area minima che nasce la teoria delle superfici minime.
LK, bu sayede 20 dereceye kadar eğimli yüzeylere güvenle inme kabiliyetine sahipti.Si stimava che la nave avesse una stabilità garantita fino a 20 gradi.
Yuvarlak altın bir yüzeyde insan yüzü olarak canlandırılmıştır.Era rappresentata con un disco dorato con una faccia umana.
Kaliforniya'nın kara yüzeyli yüzölçümü 403.466,3 km2 olup Alaska ve Teksas'tan sonra üçüncü sıradadır.Con una superficie di 423.970 km² è il terzo Stato americano per estensione, dopo l'Alaska e il Texas.
Caminin ve revakların iç yüzeyi kalem işi nakışlarla süslüdür.Alcune piume delle ali e della coda servono per regolare il volo.
Körfezin yüzey alanı yaklaşık 160,000 km2 (62,000 mi2)'dir.La montagna è la diciassettesima al mondo per isolamento topografico (2.665 km).
Bu eksiklik her alyuvarın yüzeyinin yaklaşık 5 defa daha büyütülmesi ile giderilmiştir.Questo consente di ridurre la superficie interessabile dall'attacco di circa 5 volte.
Dünya'da stratopoz, Dünya yüzeyinin 50 ila 55 kilometre yüksekliğinde yer almaktadır.Sulla terra la stratopausa si trova ad un'altitudine compresa tra 50 e 55 km.
Yüzey yer çekimi de, Dünya'nın 50 katından daha yüksektir.La gravità superficiale è molto elevata, oltre 50 volte di quella sofferta sulla superficie terrestre.
Yine de, zırh yüzeyine gelen tamamen dik bir darbe, perçinlenmemiş zincir bağlantılarının arasından geçebilir.Più barrette collegate tra loro compongono una catena invalicabile.
Dış yüzeyleri hafifçe tüylüdür.Il bordo esterno è liscio.
Kutupta buzullara deniz yüzeyinde rastlanır.Siamo lieti di vederne la bandiera sui mari.
Meyve çekirdeğini saran unumsu,pofuduk bir yüzey meyvenin etsi kısmını oluşturur.Per l'allegagione dei frutti è necessario il polline di una pianta diversa.
Günümüzde NASA, Mars'ın yüzeyinde "Tanrı kraliçeyi korusun" yazısını görür.НАСА обнаруживает на поверхности Марса надпись «Боже, храни королеву».
Bunlar; Yüzey Kuvvetleri; RAN'ın yüzeyde savaşan savaşçılarını kapsar.Оттуда они созывают войско и готовятся к решающему сражению.
Bu plana göre, keşfediciler yüzeyde ilk olarak küçk bir üs kuracaktırr.Согласно этому плану, исследователи сначала создадут небольшую базу на поверхности.
Değişmiş parçacıklar Galilean aylarının yüzey özellikleri üzerinde de önemli bir etkiye sahiptir.Заряженные частицы оказывают значимое влияния на поверхностные характеристики Галилеевых лун.
Kanalla ilgili planlar Kasım 1994'te yüzeye çıktı, çalışma ismi "Time Traveler" iken.Планы для запуска телеканала появились в ноябре 1994 года, когда его рабочее название было «Time Traveler».
Spider-Man gibi Kasady de her türlü yüzeye tırmanabilir.Как и Человек-паук, Карнидж может держаться за любую поверхность.
Yüzey çeşitli geometrik desenlerle kabartıldı.Поверхность украшалась разнообразными геометрическими узорами.
Merkür'ün yüzeyi aşırı derecede kraterlidir ve görünüm olarak Ay'a benzer.Поверхность Меркурия оказалась сильно кратерированной и схожей с лунной.
1990 dan 2000'lerin başına kadar Mars yüzeyi hakkında pek çok bilgi edinildi.С 1990 по 1992 годы было проведено несколько опытных плаваний.
4 Temmuz 1997 tarihinde ise Mars yüzeyine başarılı şekilde iniş yapmıştır.На поверхность Марса опустился 4 июля 1997 года в составе спускаемого аппарата.
İç yüzey, polistirenden yapılmıştır.Пришивная манжета сделана из полиэстера.
Dünya'da stratopoz, Dünya yüzeyinin 50 ila 55 kilometre yüksekliğinde yer almaktadır.На Земле стратопауза находится на высоте 50 — 55 км над уровнем моря.
Duvar kağıdı duvarların tüm yüzeyini kapladığından, renkleri odanın aydınlatmasını etkiler.Так как обоями покрывают всю поверхность стен, их цвет влияет на освещённость помещения.
Bu nehir eğer bir yüzey nehri olsaydı, dünyanın en büyük altıncı nehri olarak kabul edilecekti.Если бы эта река текла на поверхности, то она бы была шестой в списке рек по полноводности.
Magma üst yüzeye yaklaştıkça, o magma odasının altında ya da volkanın içinde birleşirler.Приближаясь к поверхности, она образует магматический очаг под вулканом или внутри него.
Bu kanartlar üzerinde sadece kontrol yüzeylerini bulundurur.На поверхности вычисляются только необходимые точки.
Düşük yüzey parlaklığıyla oldukça büyük bir gezegenimsi bulutsudur.Является крупной планетарной туманностью с низкой поверхностной яркостью.
Bunun sonunda yüzeysel akış değişir.То есть поверхностное натяжение меняется.
Yüzeyden değil.Не территориальны.
Su yüzeyinin hemen altında bulunurlar.Обитает у поверхности воды.
Ve γ12 yüzey gerilimidir.Поверхность WASP-12 b очень тёмная.
Yüzeyi ayna gibi ters görüntü verir.Быть объективным, как зеркало.
Pulumula yukarı doğru itilir ve toprak yüzeyine çıkar.Затем активность начала распространяться к востоку и подниматься к поверхности.
Ancak, yüzeyde yapı kalıntılarının izleri görülmektedir.Здесь видны следы земляных укреплений.
Bir hesaplamaya göre, her yıl yaklaşık olarak 40,000 ton kozmik toz dünya yüzeyine ulaşmakta.По другим оценкам, около 40 тысяч тонн космического материала скапливается за год.
Yansıma su kütlelerindeki yüzey dalgaları ile gözlemlenmektedir.Отражение наблюдается на поверхностных волнах в водоёмах.
Suda yaşayanları vücutlarının yüzeyindeki mikroorganizmaları yerler.Личинки питаются живущими в воде микроорганизмами.
Spekturum çizgilerinin analiz edilmesi lekelerin ve yıldız yüzeyinin sıcaklık aralığının ölçülmesini sağladı.Анализируя спектр, удалось измерить и ускорение силы тяжести на поверхности звезды.
Silindir yüzeyini meydana getiren doğrulardan her birine ana doğru denir.У каждой из свар был свидетель появления на свет: тот, кто увидел свару первым, нарек её именем.
Bu nedenle yüzey yüksek irtifadadır.При этом поверхности находятся в непосредственном контакте.
Bu etki aynı zamanda “yüzey etkisi” olarak da bilinir.Эта проблема известна как «эффект горизонта».
Yüzey sıcaklığı 3042 K olup yaşı 4,85 bilyon senedir.Её температура поверхности составляет 6430 K, а возраст — 2,8 млрд лет.
Yörede Arkeoloji kazıları ve yüzey araştırması yapılmamıştır.Не велись археологические исследования и раскопки.
Esas görevleri yüzey gerilimini azaltmaktır.Они относят её работы к сюрреализму.
Hücrenin yüzeyine dağılıdırlar, elektron mikroskobunda ince saçlara benzerler.Они покрывают всю поверхность бактериальной клетки и в электронный микроскоп выглядят как волоски.
Duvar elektrik yükü ile yüklendiği zaman çözelti içerisinde bulunan iyonlar ile yüzey etkileşime girer.Когда вожак птичьей стаи совершает мах крылом вниз, то позади него образуется восходящая струя.
Kıvrımlı yapılar daha sonra yüzeye ulaşır, genellikle dağ kuşakları (sıra dağlar) oluşturur.После этого вершину холма разровняли и на ней было воздвигнуто поселение с овальным укреплением (VII слой).
Sağ bacak kemikleri, arka yüzey.Кости правой ноги, вид сзади.
Yüzeyi nemliyken kaygandır, şapkanın üzerindeki zar ayrılabilir.Остатки покрывала могут быть заметны и на краю шляпки.
Bu durumda yüzey gerilimine ilaveler olacaktır ki olgu bugün dahi tartışmalıdır.Я уверен, что сегодня он нашел бы своего зрителя».
Kafatasının tabanı Üst yüzey.Головная капсула у вершины затемнена.
Denizler Dünya yüzeyinin % 70'ini kaplamaktadır.Океаны покрывают около 71 % земной поверхности.
Bulut, Güneş yüzeyiyle aynı sıcaklığa (6.000 °C) sahiptir.Температура облака равна приблизительно 6000 °C, почти как температура поверхности Солнца.
Yaz aylarında su sıcaklığı yüzeyde 25 °C ile altlarda 19 °C arasında değişir.Летом градиент температуры составляет от 25 °C на поверхности до 19 °C на дне.
(Kimi zaman bu yüzeylerden biri düz olabilir.)(В некоторых позициях за это время может произойти больше одной замены.)
İlgili Sayfalar