Ana içeriğe geç
Sözlük

yüz ile cümle

yüz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Erkek kardeşim iyi yüzer.My brother swims well.
Erkek kardeşimin bir bursta gözü var bu yüzden üniversiteye gidebilir.My brother has his eye on a scholarship so he can go to college.
Kardeşim kullanılmış bir araba satın aldı, bu yüzden çok pahalı değildi.My brother bought a used car, so it was not very expensive.
Sözleşme yüzünden onları teslim etmek zorundadır.Because of the contract, he is bound to deliver them.
Polis ülke çapında yüzlerce uyuşturucu baskınları yaptı.The police have made hundreds of drug busts across the country.
Ay yüzeyi engebelidir.The surface of the moon is irregular.
Ay, yüzünü bulutta sakladı.The moon hid her face in the cloud.
Ken yüzebilir, değil mi?Ken can swim, can't he?
Köpeklerin iyi yüzdüklerini bilmiyordum.I didn't know that dogs swim well.
Köpek yüzüyor mu?Is the dog swimming?
Köpekler yüzebilir.Dogs can swim.
Bir köpek sadık bir hayvandır, bu yüzden insan dostu olduğu söylenir.A dog is a faithful animal, so it is said to be a friend of man.
Atom bombası, 20. yüzyılın fizik ürünüdür.The atomic bomb is the offspring of 20th century physics.
Aslına bakarsan, Çinçe yüzlerce lehçeden oluşur.Strictly speaking, Chinese consists of hundreds of dialects.
Gerçeklerle yüzleşmek her zaman kolay değildir.It is not always easy to face reality.
Gerçeklerle yüzleşelim.Let's face the facts!
Gerçekle yüzleşmelisin.You should face reality.
Gerçekle yüzleşmen gerekir.You should face up to the reality.
Modern felsefe 19. yüzyılda başlamıştır.Modern philosophy has its beginnings in the 19th century.
Gölde yüzebilir miyim?May I swim in the lake?
Göl donmuştu, bu yüzden biz buz üzerinde yürüdük.The lake was frozen, so we walked across the ice.
Onun zamanında buraya gelmesinin ertelenmesi bir trafik kazası yüzündendir.His delay of coming here on time is due to a traffic accident.
Lütfen yüz yüze durun.Please stand face to face.
Orada yüzelim.Let's swim over there.
Talih yüzüne güldü.Fortune smiled on him.
Plazada birkaç yüz kişi vardı.There were several hundred people in the plaza.
Yüzlerce alan sel suları altında kaldı.Hundreds of fields were submerged in the flood.
Çelik sıkıntısına rağmen, sanayi üretimi yüzde beş arttı.Despite a shortage of steel, industrial output has increased by five percent.
Bu yüzden zorbalıkla hareket ediyorsun.So you are acting high-handedly.
Toplam bir yüzdür.The total is one hundred.
19. yüzyılda birçok Afrikalı Amerika'da köle olarak satıldı.In the nineteenth century, many Africans were sold as slaves in the United States.
Şimdiki evimiz çok küçük, bu yüzden taşınmaya karar verdi.Our current house is too small, so we decided to move.
Şimdi çalışıyorum, bu yüzden seni daha sonra arayacağım.I'm at work now, so I'll call you later.
Mantar şu an mevsiminde; o yüzden ucuz.Mushrooms are in season now, so they are cheap.
Şimdi mantar mevsimi, bu yüzden ucuz.Mushrooms are in season now, so they are cheap.
Bu yüzyıl başladığından beri birçok gelişmeler yapıldı.Many improvements have been made since this century began.
Bu sabah yüzümü yıkamadan okula gittim.This morning, I left for school without washing my face.
Bu öğleden sonra yüzmeye gidebilir miyim?Can I go swimming this afternoon?
Bugün ara sıra yağmur yağacak, bu yüzden şemsiyeni alsan iyi olur.It will rain on and off today, so you'd better take your umbrella.
Bugün yüzmek istemiyor musun?Don't you want to swim today?
Bugün hava soğuk bu yüzden ceketini düğmele.It's cold today so button your coat.
Bugün bizim yıldönümü kutlamamız bu yüzden bunu özel bir akşam yemeği yapalım.Today is our anniversary so let's make this a special dinner.
Bugün sıcak bu yüzden okyanusta yüzebiliriz.Today is hot so we can swim in the ocean.
Bugün hava sıcak bu yüzden denizde yüzebilirsin.It's warm today so you can swim in the sea.
Bugün denizde yüzmemiz için hava yeterince sıcak.Today is hot enough for us to swim in the sea.
Bugün yorgundum, o yüzden erkenden yatmaya gittim.I was tired today so I went to bed early.
İş hataları bu yıl yüzde on'a düştü.Business failures are down 10% this year.
Ayrılacak son kişi soluk yüzlü,düz siyah saçlı, uzun bir adamdı.The last to leave was a tall man, with a pale face and smooth, black hair.
Son treni kaçırdım, bu yüzden eve kadar bütün yolu yürümek zorunda kaldım.I missed the last train, so I had to walk all the way home.
İlk başta, kendi başıma yüzemedim.At first, I could not swim by myself.
İlk elektrikli hesap makinesi 19.yüzyılın sonlarına doğru ortaya çıktı.The first electric calculator came into existence toward the end of the 19th century.
Karım dışarıda yemeyi sever ve bu yüzden yemek pişirmek zorunda değildir.My wife likes to eat out and so she doesn't have to cook.
Dün gece fazla uyuyamadım bu yüzden bütün gün işte uyukluyordum.I didn't get much sleep last night so I was nodding off all day at work.
Dün saat 10.00'da dışarıda yüzlerce kişi vardı.At 10 o'clock yesterday, there were hundreds of people outside.
Dün bütün gün yağmur yağdı, bu yüzden evde kaldım.It rained all day long yesterday, so I stayed home.
Dün gece hava çok soğuktu, bu yüzden dışarıya çıkmadık, evde kaldık.It was very cold last night, so we didn't go outside, but stayed indoors.
Geçen yaz ne sıklıkta yüzmeye gittin?How often did you go swimming last summer?
Gürültü yüzünden işime konsantre olamıyorum.I can't concentrate on my work because of the noise.
Dağlara çıkacağız, bu yüzden neden bizimle gelmiyorsun?We're going up into the mountains, so why don't you come with us?
İş yokluğu yüzünden, personelin yarısı işten çıkartıldı.Because of a shortage of work, half the staff was discharged.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod