Ana içeriğe geç
Sözlük

yüz ile cümle

yüz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Plaja gittik ve bütün gün yüzdük.We went to the beach and swam all day.
Yüzmeye gitmek üzereyiz.We're about to go swimming.
Gençken yakın bir derede yüzmeye giderdim.When I was young, I used to go swimming in a nearby creek.
Neden yüzmeye gitmiyoruz?Why don't we go swimming?
Dün Tom bana yüzmeyi bilmediğini söyledi.Yesterday, Tom told me he didn't know how to swim.
Sabah 7.00'den sonrasına kadar bu havuzda yüzmene izin verilmez.You aren't allowed to swim in this pool until after 7:00 a.m.
Yüzünde dondurma var.You have ice cream on your face.
İstediğin kadar yüzebilirsin.You may swim as long as you want.
Tom'a üç yüz dolar borçlusun.You owe Tom three hundred dollars.
Bize üç yüz dolar borçlusun.You owe us three hundred dollars.
Yüzmek istediğini söyledin.You said you wanted to swim.
Çin yemeği yememizi öneren sensin, bu yüzden şikâyet etme.You're the one who suggested we eat Chinese food, so don't complain.
Zaten yüzmeye gitmeye karar verdiniz, değil mi?You've already decided to go swimming, haven't you?
Tom çocuklarına yüzmeye gitmeleri için izin verdi.Tom allowed his children to go swimming.
Tom ve ben sık sık birlikte yüzeriz.Tom and I often swim together.
Tom ve Mary bankta oturdular, insanların yüzüşünü izlediler.Tom and Mary sat on the bench, watching people swim.
Tom ve Mary bir gece yarısı yüzmesine gittiler.Tom and Mary went for a late-night swim.
Tom bana yüzmeyi bilip bilmediğimi sordu.Tom asked me if I knew how to swim.
Tom bana neden yüzmeyi öğrenmediğimi sordu.Tom asked me why I never learned how to swim.
Tom benden üç yüz dolar ödünç para aldı.Tom borrowed three hundred dollars from me.
Tom üç yüz dolara bir bisiklet aldı.Tom bought a bicycle for three hundred dollars.
Tom güçlükle yüzebilir.Tom can barely swim.
Tom benden çok daha hızlı yüzebilir.Tom can swim much faster than I can.
Tom Mary kadar iyi yüzemiyor.Tom can't swim as well as Mary.
Tom çok iyi yüzemiyor.Tom can't swim very well.
Tom Boston'da bir iş bulamadı bu yüzden eve geri geldi.Tom couldn't find a job in Boston, so he came back home.
Tom yüzmemeye karar verdi.Tom decided not to swim.
Tom tasarruf hesabına üç yüz dolar yatırdı.Tom deposited three hundred dollars in his saving account.
Tom ne söyleyeceğini bilmiyordu bu yüzden hiçbir şey söylemedi.Tom didn't know what to say, so he didn't say anything.
Tom Mary'nin tek başına yüzmesini istemiyordu.Tom didn't want Mary to swim by herself.
Tom suya daldı ve elinden geldiği kadar hızlı yüzdü.Tom dove into the water and swam as fast as he could.
Tom sabah erken kalktı ve yüzdü.Tom got up early in the morning and swam.
Tom'un yüzünde rahatlamış bir ifade vardı.Tom had a relieved expression on his face.
Tom'un yüzünde memnun bir gülümseme vardı.Tom had a satisfied smile on his face.
Tom'un yüzünde bir morluk var.Tom has a bruise on his face.
Tom bize üç yüz dolar ödemeyi kabul etti.Tom has agreed to pay us three hundred dollars.
Tom dizini yaraladı bugün yüzmeye gidemiyor.Tom injured his knee and can't go swimming today.
Tom Mary'den daha iyi bir yüzücü.Tom is a better swimmer than Mary.
Tom yüzme havuzunda.Tom is in the swimming pool.
Tom yüzde yüz hatalı.Tom is one hundred percent wrong.
Tom muhtemelen şimdi yüzüyor.Tom is probably swimming now.
Tom turları yüzüyor.Tom is swimming laps.
Tom ailemizde yüzebilen tek kişidir.Tom is the only one in our family who can swim.
Tom ailemizde yüzmeyi seven tek kişidir.Tom is the only one in our family who likes to swim.
Tom bir yüzen evde yaşıyor.Tom lives on a houseboat.
Tom sık sık gününe bir yüzmeyle başlar.Tom often starts his day with a swim.
Tom Mary'yi kendisiyle yüzmeye gitmesi için ikna etti.Tom persuaded Mary to go swimming with him.
Tom ev ödevini bitirir bitirmez yüzmeyi planlıyor.Tom plans to swim as soon as he finishes his homework.
Tom muhtemelen yüzmeye gitmek istedi.Tom probably wanted to go swimming.
Tom maskeyi yüzünden çıkardı.Tom pulled the mask off his face.
Tom ödemeyi unuttuğunu fark etti, bu yüzden restorana geri gitti.Tom realized he'd forgotten to pay, so he walked back into the restaurant.
Tom Mary'nin kendisinin gülmesini beklediğini fark etti, bu yüzden gülmeye başladı.Tom realized Mary was expecting him to laugh, so he started laughing.
Tom'un iyi yüzebildiğini söyledi.Tom said that he could swim well.
Tom iyi yüzemediğini söyledi.Tom said that he couldn't swim well.
Tom bikinili güzel kadınlarla çevrili havuzun yanında yüzme şortuyla oturuyordu.Tom sat by the pool in swimming trunks, surrounded by beautiful women in bikinis.
Tom yaklaşık günde bir saati yüzerek geçirir.Tom spends about an hour a day swimming.
Tom içkisini döktü, bu yüzden ona bir tane daha aldım.Tom spilled his drink, so I bought him another one.
Tom dün öğleden sonra üç saat yüzdü.Tom swam for three hours yesterday afternoon.
Tom dün yüzdü.Tom swam yesterday.
Tom günaşırı yüzer.Tom swims every other day.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod