Burada yüzmenin güvenli olduğunu düşünüyorum.I think it's safe to swim here.
Sanırım Tom yüzmeyi bilmiyor.I think Tom doesn't know how to swim.
Tom'un yüzmeyi bilmediğini düşünüyorum.I think Tom doesn't know how to swim.
Bence Tom yüzmeyi bilmiyor.I think Tom doesn't know how to swim.
Sanırım tom çok sık yüzmez ama yanılabilirim.I think Tom doesn't swim very often, but I could be wrong.
Sanırım Tom çok sık yüzmez.I think Tom doesn't swim very often.
SanırımTom iyi bir yüzücü.I think Tom is a good swimmer.
Sanırım Tom burada yüzmeyi bilmeyen tek kişi.I think Tom is the only one here who doesn't know how to swim.
Tom'un şimdi yüzüyor olabileceğini düşündüm.I think Tom might be swimming now.
Tom'un yüzeceğini düşünüyorum.I think Tom will swim.
Eğlenceli olabileceğini düşündüm, bu yüzden Tom'un partisine gittim.I thought it might be fun, so I went to Tom's party.
Tom'a egzersiz için her gün biraz yüzmesini söyledim.I told Tom to swim a little every day for exercise.
Günde bir kilometre yüzmeye çalışıyorum.I try to swim a kilometer a day.
Çocukken yüzmeyi severdim.I used to love swimming when I was a kid.
Çocukken çok yüzerdim.I used to swim a lot when I was a kid.
Her gün yüzmek istiyordum.I wanted to swim every day.
Gitmek üzereydim fakat Tom geldi bu yüzden kaldım.I was about to leave, but Tom came, so I stayed.
Cankurtaran henüz görevde olmamasına rağmen yüzmeye gitmeye teşvik edildim.I was tempted to go swimming even though the lifeguard was not yet on duty.
Tom'la yüzmeye gittim.I went swimming with Tom.
Keşke Tom kadar hızlı yüzebilsem.I wish I could swim as fast as Tom.
Tom'un yüzüp yüzemeyeceğini merak ediyorum.I wonder if Tom can swim.
Tom'un ne zaman yüzeceğini merak ediyorum.I wonder when Tom will swim.
Yarın Tom'la yüzeceğim.I'll swim with Tom tomorrow.
Yarın Tom ile yüzeceğim.I'll swim with Tom tomorrow.
Sana yüzmeyi öğreteceğim.I'll teach you how to swim.
Tom'un bizimle yüzmeye gideceğinden neredeyse eminim.I'm almost certain that Tom will go swimming with us.
Yüzemiyeceğini söylemiyorum. Sadece bugün yüzmemen gerektiğini düşündüğümü söylüyorum.I'm not saying you can't swim. I'm just saying I think you shouldn't swim today.
Tom'un yüzüp yüzemediğinden emin değilim.I'm not sure whether Tom can swim or not.
Yüzmeye gitmeyi isteyen tek kişi ben değilim.I'm not the only one who wants to go swimming.
Bu öğleden sonra yüzmemeye karar verdim.I've decided not to swim this afternoon.
Tom yüzmezse ben de yüzmeyeceğim.If Tom doesn't swim, I won't either.
Tom yüzmeye giderse ben de gideceğim.If Tom goes swimming, so will I.
Tom yüzerse ben de yüzeceğim.If Tom swims, I will, too.
Yüzmeyi bilmiyorsan öğrenmelisin.If you don't know how to swim, you should learn.
Tom'un yüzemediği doğru mu?Is it true that Tom can't swim?
Tom'un yüzmeyi sevmediği gerçek mi?Is it true that Tom doesn't like to swim?
Evinin yanında bir yüzme havuzu var mıdır?Is there a swimming pool near your house?
Tom yarın yüzecek mi?Is Tom going to swim tomorrow?
Tom hâlâ yüzüyor mu?Is Tom still swimming?
Tom yüzüyor mu?Is Tom swimming?
Tom iyi yüzebilmesinden uzun süre önce değildi.It wasn't long before Tom was able to swim well.
Yüzmeye gittiğimden beri uzun oldu.It's been a long time since I've gone swimming.
Birçok ebeveynler çocuklarının yüzmeyi öğrenmelerinin önemli olduğunu düşünürler.Many parents think it's important for their children to learn how to swim.
Mary tüm arkadaşlarına nişan yüzüğünü gösterdi.Mary showed all her friends her engagement ring.
Oradaki yetişkinlerin çoğu çocuklarıyla birlikte yüzüyorlardı.Most of the adults there were swimming with their children.
Doktorum bana haftada en az üç kere yüzmem gerektiğini söyledi.My doctor told me that I should swim at least three times a week.
Babam bana yüzmeyi öğretti.My father taught me how to swim.
Büyük babam yüzemeyecek kadar çok yaşlı olduğunu söylüyor.My grandfather says he's too old to swim.
Hiç kimse akşam sekizden sonra bu havuzda yüzmez.Nobody swims in this pool after 8:00 p.m.
Buralardaki insanların yüzmek için çok fırsatları yok.People around here don't have many opportunities to swim.
İnsanlar buralarda genellikle yüzmezler. Su çok temiz değil.People don't usually swim around here. The water's not too clean.
Tom'un az boş zamanı olduğu için yüzmeye gitmeye karar verdi.Since Tom had a little free time, he decided to go swimming.
Tom hasta olduğu için yüzmeye gidemedi.Since Tom was sick, he couldn't go swimming.
Bazı insanlar yüzmeyi hiç sevmezler.Some people don't like swimming at all.
Bazı insanlar güneşleniyordu, diğerleri yüzüyordu.Some people were sunbathing, others were swimming.
Yüzmek çok eğlencelidir.Swimming is a lot of fun.
Burada yüzmeye izin verilmiyor.Swimming isn't allowed here.
Çok iyi yüzmediğini ikimiz de biliyoruz.We both know you don't swim very well.
Birkaç saatliğine yüzdük.We swam for a few hours.
Hava kararana kadar yüzdük.We swam until it got dark.