Ana içeriğe geç
Sözlük

yüz ile cümle

yüz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bu yüzden, dans edebileceğini düşünüyorsun.So, you think you can dance.
Gürültü yüzünden uykuya dalamadım.I couldn't fall asleep because of the noise.
Bunu sana daha önce yüz defa söyledim.I already told you that a hundred times.
Uyuyamadım bu yüzden kendime bir kahve yaptım.I was unable to sleep, so I made myself some coffee.
Tom bu sefer daha hazırlıklı bu yüzden onu yapabilmeli.Tom is better prepared this time, so he should be able to do it.
Tom Mary'den üç yüz dolar çaldı.Tom stole three hundred dollars from Mary.
Tom Mary'yi yüzme havuzuna itti.Tom pushed Mary into the swimming pool.
Tom yüzmeyi öğrenmek istiyor.Tom wants to learn to swim.
Tom'un bir yüzme havuzu var.Tom has a swimming pool.
Tom yüzme havuzuna atladı.Tom jumped into the swimming pool.
Bu yanardağ yüzlerce yıldır aktif değildir.This volcano has been inactive for hundreds of years.
Çin yüzlerce yıldır soyutlanmıştır.China was isolated for hundreds of years.
Medeniyet bu gizli topraklarda yüzlerce yıldır gelişti.Civilization has flourished for hundreds of years in this hidden land.
Sözlü gelenek yüzlerce yıldır vardır.Oral tradition has existed for hundreds of years.
Tüm insanlar yüzlerce yıl hatırlanacak.All you people will be remembered for hundreds of years.
Yüzlerce yıldır hiç kimse o cehennemi çölü geçmedi.No one has crossed that infernal desert in hundreds of years.
Onun yüzünde mutlu bir gülümseme gördüm.I saw a joyful smile on his face.
Böyle ekşi bir yüz yapma.Don't make such a sour face!
Akşam yemeğinden önce elini yüzünü yıkamaya git.Go wash up before dinner.
Onun işaret parmağı yüzük parmağından daha kısadır.His index finger is shorter than his ring finger.
Yüzmeyi denedin mi?Have you tried swimming?
Son kez yüzmeyi denediğimde neredeyse boğuluyordum.The last time I tried swimming, I almost drowned.
O, evini yüz elli bin avroya sattı.He sold his house for a hundred fifty thousand euro.
Yağmur yağabilir gibi görünüyor bu yüzden şemsiyeni unutma.It looks like it might rain, so don't forget your umbrella.
Şehir ışıkları yüzünden yıldızlar sönük görünüyor.The stars seem dim because of the city lights.
O fakirdi, bu yüzden üniversiteye gidemedim.He was poor, so he couldn't go to college.
Maria yaklaşık yüz yaşındaydı.Maria was about a hundred years old.
Emily'nin yüzüne baktım.I looked at Emily's face.
Emily'nin güzel bir yüzü var.Emily has a beautiful face.
Emily şu anda odasında ders çalışıyor, bu yüzden lütfen onu rahatsız etmeyin.Emily is studying in her room right now, so please do not disturb her.
Konu hakkındaki bilgin yüzeysel, Tom.Your knowledge of the subject is superficial, Tom.
Laurie nasıl yüzüleceğini bilir.Laurie knows how to swim.
Bir yüzüğün var, değil mi?You have a ring, don't you?
Onun bir yüzüğü var.He has a ring.
Mary'nin bir yüzüğü var.Mary has a ring.
Bizim yüzüklerimiz var.We have rings.
Onların yüzükleri var.They have rings.
Tom da yüzmeyi sever.Tom likes swimming, too.
Tom da yüzmeyi seviyor.Tom likes swimming, too.
Tom, yüzmeyi de seviyor.Tom also likes swimming.
Tom yüzmede çok iyi değildi.Tom wasn't very good at swimming.
Tom yüzmede çok iyi değil.Tom isn't very good at swimming.
Tom yüzmede daha iyi olmayı diledi.Tom wished he were better at swimming.
Tom daha iyi bir yüzücü olmayı diliyor.Tom wishes he was a better swimmer.
Tom yüzmeyi çok iyi bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know how to swim very well.
Tom neredeyse kayak yapmayı sevdiği kadar yüzmeyi de seviyor.Tom enjoys swimming almost as much as he enjoys skiing.
Tom on üç yaşına kadar yüzmeyi öğrenmedi.Tom didn't learn how to swim until he was thirteen.
Tom yüzmeyi babasından öğrendi.Tom learned how to swim from his father.
Tom bu öğleden sonra iki saat yüzdü.Tom swam for two hours this afternoon.
Tom yüzme turlarından gerçekten hoşlanmaz.Tom doesn't really enjoy swimming laps.
Anahtarlarımı kaybettim bu yüzden daireme giremiyorum.I have lost my keys so I can't get into my flat
Yorgundum bu yüzden erken yatmaya gittim.I was tired, so I went to bed early.
Sen hiç bir kadın yüzünden ağladın mı?Have you ever cried because of a woman?
O bir kurtun derisini yüzdü.She skinned a wolf.
Mary Tom'un yüzüne yumruk attı.Mary punched Tom in the face.
Onlar emlâka üç yüz bin dolar değer koydu.They've put the value of the estate at three hundred thousand dollars.
Tom suya daldı ve diğer tarafa yüzdü.Tom plunged into the water and swam to the other side.
Tom genellikle saatte üç yüz dolar kazandığını söylüyor.Tom says that he usually makes three hundred dollars an hour.
Bu yüzüğü nereden aldın?Where did you get this ring?
Senin yüzünü sevmiyorum ve ben artık şirketinize dayanamıyorum.I don't like your face and I can't bear your company any longer.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod