Ana içeriğe geç
Sözlük

yüz ile cümle

yüz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Tom'un yüzünde rahatsız olmuş bir görünüm vardı.Tom had an annoyed look on his face.
Onun bir yüzme havuzu var.He has a swimming pool.
Onun ısıtmalı bir yüzme havuzu var.She has a heated swimming pool.
Bir yüzme havuzu ve bir bovling pisti var.There's a swimming pool and a bowling alley.
Yaklaşık üç yüz bin dolar ödünç almak istiyorum.I'd like to borrow about three hundred thousand dollars.
Bugün hava güneşli, bu yüzden herkes güneş gözlüğü takıyor.Today it's very sunny, so everyone is wearing sunglasses.
Biz Tom'a telefonla ulaşamıyoruz, bu yüzden ona bir eposta gönderiyoruz.We can't reach Tom by phone, so send him an email.
Sadece yüz dolara ihtiyacım var.I only need one hundred dollars.
Kurbanın vücudu halı üzerinde yüzü aşağıya bakacak şekilde yatıyordu.The victim's body was lying face down on the rug.
Yüzmenin güzel olabileceğini düşünüyordum.I thought a swim might be nice.
O adamın silahı olduğunu sandım, o yüzden onu vurdum.I thought that guy had a gun, so I shot him.
Tom'un yüzmekten korktuğunu düşündüm.I thought Tom was afraid to swim.
Aç olabileceğini düşündüm, o yüzden birkaç sandviç yaptım.I thought you might be hungry, so I made some sandwiches.
Yalnız olabileceğini düşündüm, bu yüzden bir şişe şarapla uğradım.I thought you might be lonely, so I came over with a bottle of wine.
Üşüyebileceğini düşündüm, bu yüzden bir ceket getirdim.I thought you might get cold, so I brought a jacket.
Nasıl yüzeceğimi biliyorum, sadece nehirde yüzmeyi sevmiyorum.I know how to swim, i just don't like swimming in the river.
Dün gece iyi uyumadım, bu yüzden bugün çok enerjim yok.I didn't sleep well last night, so I don't have much energy today.
Bu kadar çok dost yüzler görmekten mutluyum.I'm happy to see so many friendly faces.
Ben samimi bir yüz görmeyi umarak etrafa baktım.I looked around hoping to spot a friendly face.
Dondurma eriyecek bu yüzden onu buzdolabına koyun.The ice-cream will melt, so I put it in the fridge.
O büyük bir yüzme şampiyonu.He is a great swimming champion.
O bizi yüzüstü bıraktı.He ratted us out.
O beni yüzüstü bıraktı.She ratted me out.
Tom öğretmenin yüzüne bir göz attı ve onun başının dertte olduğunu biliyordu.Tom took one look at the teacher's face and he knew he was in trouble.
O çok dürüst, bu yüzden ona güvenebiliriz.He's very honest, so we can rely on him.
Onun borcu yüz dolara ulaştı.His debt reached a hundred dollars.
Yağmur yağacak gibi göründüğü için onu yüzmeye gitmekten vazgeçirdim.I discouraged him from going swimming because it looked like it was going to rain.
Tom gölde yüzen bazı ölü balıklar gördü.Tom saw some dead fish floating on the lake.
Yüzmeye gidelim.Let's go for a swim.
Hadi yüzelim.Let's swim.
Ona önceden söylesek iyi olur, bu yüzden onu sakinleştirebiliriz.We had better tell her beforehand, so we can calm her down.
Ben yüzmeye gitmek istiyorum.I want to go swimming.
Yüzmeye gitmek istiyor musun?Do you want to go for a swim?
Tom'un yüzünü görmek istemedim.I didn't want to see Tom's face.
Bu yüzden mi beni incitmek istiyorsun?Is that why you want to hurt me?
Bu yüzden mi beni öldürmek istiyorsun?Is that why you want to kill me?
Tom'un yüzünü unutmak istemiyorum.I don't want to forget Tom's face.
O yüzüğü görmek istiyorum, lütfen.I'd like to see that ring, please.
Onun yüzünden müzik dünyası sonsuza dek değişti.Because of him the music world was changed forever.
Yüzünü tekrar görmek istemiyorum?I don't want to see your face again.
Bir iş bulmamı istedin, bu yüzden buldum.You wanted me to get a job, so I did.
O, yüzünü gerdirdi.She had a facelift.
Elmas yüzüğümü kesinlikle geri istiyorum.I definitely want my diamond ring back.
Tom bizimle yüzmeye gitmek istemeyebilir.Tom may not want to go swimming with us.
Tom evden çıkmamı istedi bu yüzden terk ettim.Tom wanted me out of the house, so I left.
Kaç tane kişi bizimle birlikte yüzmeye gitmek istiyor?How many people want to go swimming with us?
Benim yüzümden incinmeni istemiyorum.I don't want you getting hurt because of me.
Biri neden bu nehirde yüzmek ister?Why would anyone want to swim in this river?
Tom daha iyi bir kar yüzdesi istiyor.Tom wants a better percentage of the profits.
Bu yüzden, Boston'a gitmek istemediğinden emin misin?So, you're sure you don't want to go to Boston?
Tom onunla satranç oynamamı istedi, bu yüzden oynadım.Tom wanted me to play chess with him, so I did.
"Kim benimle yüzmeye gitmek ister?" "Hepimiz isteriz.""Who wants to go swimming with me?" "We all do."
Yüz-Yıl savaşı kaç yıl sürdü?How many years did the Hundred-Year War last?
Yüz Yıl savaşları kaç yıl sürdü?How many years did the Hundred Years' War last?
Yüz-Yıl savaşı ne kadar sürdü?How long did the Hundred-Year War last?
O etyemez, bu yüzden hindi yerine soya peyniri yedi.She's vegetarian, so she ate tofu instead of turkey.
O bir vejetaryen, bu yüzden hindi yerine soya peyniri yedi.She's vegetarian, so she ate tofu instead of turkey.
Tom kahvaltı için gelmemi istedi, bu yüzden geldim.Tom wanted me to come over for breakfast, so I did.
Buna alışkın değilim, bu yüzden biraz zor.I'm not used to it, so it's a little tough.
İyi bir koltuk almak istiyorum bu yüzden erken gelmeyi planlıyorum.I want to get a good seat, so I plan to arrive early.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod