Ana içeriğe geç
Sözlük

yüz ile cümle

yüz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Deniz samuru, sırtüstü yüzerken istiridye yemeyi seviyor.Sea otters love to eat clams while swimming on their backs.
Tom'un notları düşüyordu, bu yüzden o, kitapları ineklemeliydi.Tom's grades have been slipping, so he really needs to hit the books.
Tom uzun süre yüzmeye gitmedi.Tom hasn't gone swimming in a long time.
Tom'un yüzünde bir haftalık sakalı vardı.Tom had a week's worth of beard on his face.
Tom defterinin kapağına mutlu bir yüz çizdi.Tom drew a happy face on the cover of his notebook.
Yüzme turları atarak daha fazla zaman geçirmek istemedim.I didn't want to spend any more time swimming laps.
Tom dürüst bir insan, bu yüzden onu seviyorum.Tom is an honest person, so I like him.
Tom dürüsttür, bu yüzden onu seviyorum.Tom is honest, so I like him.
Tom dürüst bir çocuk, bu yüzden yalan söylemezdi.Tom is an honest boy, so he wouldn't tell a lie.
Tom dürüst bir çocuk, bu yüzden yalan söylemez.Tom is an honest boy, so he doesn't lie.
O, yüzerken zor bir zaman geçiriyordu.She was having a hard time swimming.
Yüzmede iyi olmadığımdan dolayı, boyumu aşan yerlerde yüzmekten kaçınırım.As I'm not good at swimming, I avoid swimming out of my depth.
Ben yüzmeyi iyi bilmediğim için, boyumu aşan yerde yüzmekten sakınırım.As I'm not good at swimming, I avoid swimming out of my depth.
Yüzmeyi çok iyi bilmediğim için, boyumu aşan suda yüzmekten sakınırım.Since I'm not so good at swimming, I avoid swimming in water that's over my head.
Onun yüzünde asla herhangi bir duygu göremezsin.You can never see any emotions on his face.
Yağmur yağıyor, bu yüzden evde kalmalısın.It's raining, so you should stay at home.
Tom'un bütün yapmak istediği yüzmektir.All Tom wants to do is swim.
Onun hayal edebileceğinden daha değerli bir yüzüğü var.She has a ring worth more than she can imagine.
Tom nişan yüzüğünü Mary'nin parmağına taktı.Tom put the engagement ring on Mary's finger.
Gerçeklikle yüzleşelim!Let's face the reality!
Havuç sevmez bu yüzden onu yemedi.He does not like carrots, so he did not eat it.
Bu masanın yüzeyi pürüzsüz.This table's surface is smooth.
Sen deli misin? Nehri yüzerek geçemem!Are you crazy? I'm not able to swim across the river!
Balık yüzmeden olmaz.Fish gotta swim.
Sanırım, bu yüzden kaçarım.I think, therefore I flee.
O telefona cevap vermedi, bu yüzden ona bir e-posta gönderdim.He did not answer the phone, so I sent him an email.
Gençken daha hızlı yüzebilirdim.I was able to swim faster when I was younger.
Biraz boş zamanım vardı, bu yüzden şehri gezdim.I had some free time, so I wandered around town.
Tom'un gözleri henüz karanlığa alışmamıştı, bu yüzden o bir şey göremedi.Tom's eyes weren't yet accustomed to the dark, so he couldn't see a thing.
Tom'un köpeği oldukça iyi bir yüzücü.Tom's dog is a pretty good swimmer.
Tom evlendi fakat bir yüzük takmadı.Tom was married, but he didn't wear a ring.
Tom'un acelesi vardı bu yüzden ikinci fincan kahvesini içmeden bıraktı.Tom was in a hurry so he left his second cup of coffee undrunk.
Tom'un acelesi vardı bu yüzden kahvaltısını sadece yarısı yenmiş olarak bıraktı.Tom was in a hurry so he left his breakfast only half eaten.
Tom'un acelesi vardı bu yüzden yatağını yapılmamış olarak bıraktı.Tom was in a hurry so he left his bed unmade.
Tom meşguldü, bu yüzden bize yardımcı olamadı.Tom was busy, so he couldn't help us.
Tom nikah yüzüğünü çıkardı.Tom took off his wedding ring.
Tom Mary'nin yüzmek istemediğini düşündü.Tom thought that Mary didn't want to swim.
Tom Mary'nin yüzme yarışında muhtemelen onu yenebileceğini düşündü.Tom thought Mary could probably beat him in a swimming race.
Tom kapıyı Mary'nin yüzüne çarptı.Tom slammed the door in Mary's face.
Tom'un sonuçta Mary'ye elmas bir yüzük alması için yeterli parası olmalıydı.Tom should eventually have enough money to buy Mary a diamond ring.
Tom Mary'nin ondan daha iyi bir yüzücü olduğunu onaylamak için isteksiz görünüyor.Tom seems to be unwilling to acknowledge that Mary is a better swimmer than he is.
Tom yapayalnız oturan bir kız gördü, bu yüzden onunla konuşmaya gitti.Tom saw a girl sitting all alone, so he went over to talk to her.
Tom yatak odasındaki akvaryumda yüzen tropik balıklara bakarak oturdu.Tom sat staring at the tropical fish swimming around in the aquarium in his bedroom.
Tom hesabı ödemediğini fark etti, bu yüzden restorana geri döndü.Tom realized that he hadn't paid the bill, so he went back into the restaurant.
Tom tüm kibriti tüketti bu yüzden ateşi yakamadı.Tom ran out of matches so he couldn't light the fire.
Tom Mary'ye üç yüz dolar borçlu.Tom owes Mary three hundred dollars.
Tom yazın yüzmeye gitmeyi sever.Tom likes to go swimming in the summer.
Tom'un yüzünde bir şeyi var.Tom has something on his face.
Tom'un üç yüzden daha fazla çalışanı var.Tom has more than three hundred employees.
Tom'un yapacak bir şeyi yoktu, bu yüzden eve gitti.Tom had nothing to do, so he went home.
Tom çok fazla kahve içmişti bu yüzden uyuyamadı.Tom had drunk too much coffee so he couldn't sleep.
Tom'un yüzünde korkmuş bir görünüm vardı.Tom had a scared look on his face.
Tom Mary'ye bir nişan yüzüğü verdi.Tom gave Mary an engagement ring.
Tom caddede yüz dolarlık kağıt para buldu.Tom found a hundred dollar bill on the street.
Tom yaptığı yatırımdan en az yüzde on dönüş umuyordu.Tom expected at least a ten percent return on his investment.
Tom saatte üç yüz dolar kazanır.Tom earns three hundred dollars an hour.
Tom havluyla yüzünü kuruladı.Tom dried his face with a towel.
Tom Mary'nin yüzünü kara çıkarmak istemiyor.Tom doesn't want to let Mary down.
Tom yüzmekten başka bir şey yapmak istemiyor.Tom doesn't want to do anything but swim.
Tom çırılçıplak yüzmeye gitmenin çok iyi bir fikir olduğunu düşünmüyor.Tom doesn't think it's a very good idea to go skinny dipping.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod