Oyuncuların çoğu grip yüzünden keyifsiz oldukları için koç oyunu iptal etti.The coach called off the game because many of the players were down with the flu.
Çıplak yüzmeye gider miydin?Would you ever go skinny dipping?
Ben onu dün dışarıya gönderdim ve bu yüzden onu yarın geri almalısın.I sent it out yesterday, and so you should get it tomorrow.
Hawaii'de biz okyanusta tüm yıl boyunca yüzmenin keyfini çıkarabiliriz.In Hawaii, we can enjoy swimming in the ocean all year round.
Bu kızın güzel bir yüzü var. Kalbim ona bakmaktan erir.This girl has a pretty face. My heart melts from looking at it.
Denizde yüzmeyi severim.I like swimming in the sea.
Ben denizde yüzme gitmeyi seviyorum.I like going swimming in the sea.
Orada yüzen o çocuk kim?Who's that boy swimming over there?
Dün gece çok sıcak ve bunaltıcı idi, bu yüzden çok iyi uyumadım.Last night was very hot and muggy, so I didn't sleep so well.
Saatimi kaybettim, bu yüzden şimdi başka bir tane satın almak zorundayım.I have lost my watch, so now I have to buy another one.
Onun yüzüne bağırdığını görmekten hoşlanmıyorum.I don't like to see you shouting in her face.
Neredeyse her gün yüzerim.I swim almost every day.
Gölde yüzen binlerce ölü balık bulundu.Thousands of dead fish have been found floating in the lake.
Ağız yaram ağrıyor, bu yüzden gerçekten yemek yiyemiyorum.My canker hurts, so I can't really eat.
Fransızca çok zor, bu yüzden öğrenmek istediğimi sanmıyorum.French is too hard, so I don't think I want to learn it.
İki yüz dolara kaç tane elma alabileceğine şaşıracaksın.You'd be amazed how many apples you can buy for two hundred dollars.
Yüzünüzdeki görüntüden, iyi haberiniz olduğunu söyleyebilirim.From the look on your face, I can tell that you have good news.
Sadece yüzüne bakarak iyi haberlerin olduğunu biliyoruz.Just by looking at your face, I know that you have good news.
Senin hasta olduğunu bilmiyordum, bu yüzden seni hastanede ziyaret etmedim.I didn't know that you were sick, so I didn't visit you in the hospital.
Sıkıldım bu yüzden kasabayı dolaştım.I was bored, so I wandered around town.
O daha da iyileşti, bu yüzden yakında hastaneden çıkabilecek.He has gotten better, so he'll soon be able to leave the hospital.
Elbiselerim ıslandı bu yüzden onları çıkardım.My clothes get wet so I took off them.
Ev kilisenin karşısında, bu yüzden onu kaçırmamalısın.The house is across from the church, so you shouldn't miss it.
O onun göz yaşlarını görmesin diye yüzünü geri çevirdi.She turned her face away so he wouldn't see her tears.
Beni öldürmekle tehdit ettiler bu yüzden cüzdanımı onlara verdim.They threatened to kill me so I gave them up my wallet.
Tom'la yüzecek misin?Will you swim with Tom?
Tom'un yüzü kırmızı.Tom's face is red.
Tom çok fazla yiyecek getirdi, bu yüzden birazı kaldı.Tom brought way too much food, so there was some left over.
Tom yüzemiyordu.Tom wasn't able to swim.
Tom yüzmeye korkuyordu.Tom was afraid to swim.
Tom yüzde 30 indirimle T-shirt satıyor.Tom sells T-shirts at a 30 percent discount.
Tom gerçekten iyi yüzer, değil mi?Tom really does swim well, doesn't he?
Tom gerçeklerle yüzleşmeli.Tom needs to face the facts.
Tom yüzümü kara çıkardı.Tom let me down.
Tom geçen yaz yüzmeyi öğrendi.Tom learned to swim last summer.
Tom üç yaşındayken nasıl yüzüleceğini öğrendi.Tom learned how to swim when he was three.
Tom burada değil, bu yüzden gerçekten üzgünüm.Tom isn't here, so I'm really sad.
Tom ailenin yüz karasıdır.Tom is the black sheep of the family.
Tom, ailesinin yüz karasıdır.Tom is the black sheep of his family.
Tom, gribi yüzünden yatakta.Tom is in bed with the flu.
Tom yüzmede iyidir.Tom is good at swimming.
Tom çok hızlı bir yüzücüdür.Tom is a very fast swimmer.
Tom, iyi bir yüzücü.Tom is a good swimmer.
Tom biraz meşgul, bu yüzden bugün size yardım edemez.Tom is a bit busy, so he can't help you today.
Tom'un yüzünde düşünceli bir bakış vardı.Tom had a thoughtful look on his face.
Tom'un göğsünde bir ağrı vardı, bu yüzden o, hastaneye gitti.Tom had a pain in his chest, so he went to the hospital.
Tom sınıfının en üst yüzde onu içinde mezun oldu.Tom graduated in the top ten percent of his class.
Tom istasyona çok geç geldi bu yüzden treni kaçırdı.Tom got to the station too late, so he missed the train.
Tom yaklaşık haftada bir kez yüzmeye gider.Tom goes swimming about once a week.
Tom soğuk yağmuru yüzünde hissetti.Tom felt the cold rain on his face.
Tom gölde yüzmekten hoşlandı.Tom enjoyed swimming in the lake.
Tom özellikle yüzmeye gitmek istemiyor.Tom doesn't particularly want to go swimming.
Tom bu nehirde yüzmeyi sevmiyor. O onun çok kirli olduğunu söylüyor.Tom doesn't like swimming in this river. He says it's too polluted.
Tom havuzda yüzmeyi sevmiyor. O, gölde ve nehirde yüzmeyi tercih ediyor.Tom doesn't like swimming in pools. He prefers swimming in lakes and rivers.
Tom nasıl yüzeceğini bilmiyor.Tom doesn't know how to swim.
Hava çok soğuk olduğu için Tom yüzmedi.Tom didn't swim because it was too cold.
Tom'un canı gerçekten yüzmek istemiyordu.Tom didn't really feel like swimming.
Tom bir intihar notu bırakmadı, bu yüzden polis cinayetten şüpheleniyor.Tom didn't leave a suicide note, so the police suspect murder.
Tom'un çok zamanı yoktu bu yüzden o sadece rapora çabucak göz attı.Tom didn't have much time so he just quickly scanned the report.
Tom birlikte gidecek birini bulamadı bu yüzden tek başına gitti.Tom couldn't find anybody to go with him, and so he went by himself.