Ana içeriğe geç
Sözlük

yüz ile cümle

yüz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Bazı çocuklar denizde yüzüyor.Some children are swimming in the sea.
Okyanusta yüzmek benim en büyük zevkimdir.To swim in the ocean is my greatest pleasure.
Deniz azdı, bu yüzden balık tutmaktan vazgeçmek zorunda kaldık.The sea got rough, so that we had to give up fishing.
Biz yeriz bu yüzden yaşayabiliriz.We eat so we can live.
Biz yüz yüze durduk.We stood face to face.
Bu sorunla yüzleşmeliyiz.We should face up to this issue.
Üçümüz arasında birkaç yüz dönümlük bir alanımız var.We own a few hundred acres between the three of us.
Son on yılda fiyatlar yüzde elli arttı.Prices have risen by 50 percent during the past ten years.
Dünya yüzeyi volkanik aktivite nedeniyle yükseldi.The surface of the earth rose due to the volcanic activity.
Irmaklar yoğun yağış yüzünden taştı.The rivers were flooded by the heavy rain.
Sadece nehir boyunca yüzmek fikri beni titretti.The mere idea of swimming across the river made me tremble.
Nehri yüzerek geçmenin düşüncesi bile beni titretmeye yetti.The mere idea of swimming across the river made me tremble.
Bilimsel bilgi 16.yüzyıldan beri büyük ölçüde ilerledi.Scientific knowledge has greatly advanced since the 16th century.
Oğlum şu an yüze kadar sayabiliyor.My son can count up to a hundred now.
Ne sıklıkta her yaz denizde yüzmeye gidersin?How often do you go swimming in the sea each summer?
Yazın yüzmek için ırmağa giderdik.In summer, we used to go swimming in the river.
Yazın yüzmeye ırmağa giderdik.In summer, we used to go swimming in the river.
Yazın, yüzmek için nehre giderdik.In summer, we used to go swimming in the river.
Yazın yüzmeye nehre giderdik.In summer, we used to go swimming in the river.
Yazın sık sık plajda yüzmeye giderim.I often go swimming at the beach in the summer.
Biz bir fiyattan bahsettiğimizde onun yüz tepkimesini gözlemle.Observe his facial reaction when we mention a price.
Bu fabrikada yüzlerce kişi çalışır.Hundreds of people work in this factory.
Biz yüzlerce sülün vurduk.We shot pheasants by the hundred.
Yüzlerce manda göle doğru yöneldi.Hundreds of buffaloes moved toward the lake.
Bazı oğlanlar balık avlar, diğerleri ise yüzer.Some of the boys are fishing and the others are swimming.
"Ne çirkin bir yüzün var!" diye bağırdı.He exclaimed, "What a dirty face you have!"
Uzaktan bakıldığında, bir insan yüzü gibi görünüyordu.Seen from a distance, it looked like a human face.
Uzaktan bakıldığında, kaya insan yüzü gibi görünüyordu.Seen from distance, the rock looked like a human face.
Uzaktan bakıldığında taş bir insan yüzü gibi görünüyor.Seen from a distance, the stone looks like a human face.
Yen dolar karşısında yüzde 10 değer kazandı.The yen appreciated 10 percent against the dollar.
Keşke yüzebilsem.How I wish I could swim.
Yüzmek için yeterince sıcak.It's warm enough to swim.
Yüzmek için hava çok soğuk.It's much too cold to swim.
Ben yüzmeyi eğlenceli buluyorum.I find swimming fun.
Yüzmeyi eğlenceli bulurum.I find swimming fun.
Yüzmek kolaydır.It is easy to swim.
Yüzme benim için eğlenceli.Swimming is fun for me.
Yüzücü başını kaldırdı ve nefes nefese kaldı.The swimmer raised his head and gasped for breath.
Yüzmeyi öğrenmek bir çocuk oyuncağı.It's a cinch to learn to swim.
Yüzmeye gidelim mi?How about going for a swim?
Yüzmeye gitmek için hava yeterince sıcak mı?Is it hot enough to go swimming?
Yüzmeye ne dersin?How about going swimming?
Canın yüzmeye gitmek istiyor mu?Do you feel like going swimming?
Yüzmeye gitmek istiyorum.I should like to go for a swim.
Gölü yüzerek geçmek neredeyse beni bitirdi.Swimming across the lake almost finished me.
Yüzücüler soğuktan uyuşmuştu.The swimmers were numb with cold.
Yüzen çocuk benim erkek kardeşim.The swimming boy is my brother.
Bunu arkasından değil, yüzüne söyle.Say it to his face, not behind his back.
Yağmur yüzünden maçı iptal etmek zorunda kaldık.We had to call off the game because of the rain.
Oyun yağmur yüzünden iptal edildi.The game was called off on account of the rain.
Yağmur yüzünden oyun iptal edildi.The baseball game was called off due to rain.
Yağmur yüzünden evdeyiz.We are in for rain.
Muhtemelen yağmur yağacağı için onu yüzmeye gitmekten vazgeçirdim.I discouraged him from going swimming as it was likely to rain.
Piknik yağmur yüzünden spor salonunda gerçekleştirildi.The picnic was held in the gym on account of the rain.
Yağmur yüzüme yağıyordu.The rain was falling in my face.
Yağmur henüz durdu, bu yüzden gidelim.The rain just stopped, so let's leave.
Bazı bebekler bir yaşından önce bile yüzmeyi öğrenirler.Some babies learn to swim even before they are one year old.
Yüzme için bize katılacak mısın?Will you join us for a swim?
Bizimle yüzmeye gitmek ister misin?Would you like to go swimming with us?
Bir haftadır grip yüzünden yataktayım.I've been laid up with flu for the last week.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod