Ana içeriğe geç
Sözlük

yüz ile cümle

yüz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Bu bilgiyi başkasından aldım, bu yüzden hatalı olabilirim.I got this information second hand, so I may be wrong.
Ben bu nehirde yüzmek istiyorum.I'd like to swim in this river.
Yüzmeyi kaymaya tercih ederim.I prefer swimming to skiing.
Yüzmeyi kayak yapmaya tercih ederim.I prefer swimming to skiing.
Kısa sürede nasıl yüzeceğimi öğrendim.I soon learned how to swim.
O zaman havuzda yüzüyordum.I was swimming in the pool at that time.
Nehirde yüzen kızı gördüm.I saw the girl swimming in the river.
Kızın nehirde yüzdüğünü gördüm.I saw the girl swimming in the river.
Ben nehri karşıdan karşıya yüzebildim.I was able to swim across the river.
Ben nehrin öbür yakasına yüzebilirim.I can swim across the river.
Adamın yüzünü hatırlıyorum fakat adını hatırlayamıyorum.I remember the man's face but I can't call his name to mind.
Ben çok hızlı yüzebilirim.I can swim very fast.
Kız kardeşim yüzme için içeriye girerken ben tenis için içeriye girerim.I go in for tennis while my sister goes in for swimming.
Nasıl yüzeceğimi bilmiyorum.I don't know how to swim.
Nasıl yüzülür bilmiyorum.I don't know how to swim.
Nasıl yüzüleceğini bilmiyorum.I don't know how to swim.
Sanırım hangi yüzme kulübüne katılacağım farketmez.I guess it doesn't make any difference which swimming club I join.
Jane ile partiye gitmek için söz verdim, ve onun yüzünü kara çıkaramam.I promised to go to the party with Jane, and I can't let her down.
Onun yüzüne bakamayacak kadar utangaçtım.I was too shy to look her in the face.
Hiroko ile gölde yüzmeye gittim.I went swimming in the lake with Hiroko.
Havuzda yüzdükten sonra canlandığımı hissettim.I felt refreshed after a swim in the pool.
Havuzda yüzmeyi sevmiyorum.I don't like to swim in the pool.
Ben hemen hemen hiç yüzemem.I can hardly swim.
Sık sık nehirde yüzmeye giderim.I often go swimming in the river.
Yanımda yüz yenden daha fazla yok.I have no more than one hundred yen with me.
Bütün gün çok çalıştım bu yüzden çok yorgundum.I worked hard all day, so I was very tired.
Bütün gün çalıştım, bu yüzden çok yorgunum.I've worked all day, so that I am very tired.
Nasıl yüzeceğimi biliyorum ama nehirde yüzmeyi sevmiyorum.I know how to swim, but I don't like swimming in the river.
Ben nasıl yüzüleceğini biliyorum ama nehirde yüzmekten hoşlanmıyorum.I know how to swim, but I don't like swimming in the river.
Nasıl yüzüleceğini öğrenmek istiyorum.I want to learn how to swim.
Ben yüzmeyi biliyorum.I know how to swim.
Ben yüzmeyi seviyorum.I like to swim.
Yüzme ile ilgileniyorum.I am interested in swimming.
Yüzmeyi çok severim.I like swimming very much.
Ben yüzmenin tadını çıkardım.I enjoyed swimming.
Yüzmektense tenis oynamayı tercih ederim.I would rather play tennis than swim.
Ben yüzebilirim.I'm able to swim.
Yüzlerce kuş gözüme ilişti.I caught sight of hundreds of birds.
Ben yazın yüzerim.I swim in the summer.
Yaz tatili boyunca öğlenleri yüzdüm.I swam in the afternoons during the summer vacation.
Denizde yüzmeye gittim.I went swimming in the sea.
Gözlüğümü kırmıştım, bu yüzden tahtayı göremedim.I had broken my glasses, so that I couldn't see the blackboard.
Sanki yüzümün yandığını hissettim.I felt as if my face were on fire.
Yüzümde soğuk bir rüzgar hissettim.I felt a cold wind on my face.
Yüzümde bir mendille uyudum.I went to sleep with a handkerchief over my face.
Ben bir köpeğin nehrin karşısına yüzdüğünü gördüm.I saw a dog swim across the river.
Bütün sabah yüzmekten biraz yoruldum.I felt a bit tired from swimming all morning.
Çayı sevmiyorum, bu yüzden kahvaltı için genellikle kahve içerim.I do not like tea, so I generally drink coffee for breakfast.
Bu dönem çok az çalıştım, bu yüzden gelecek dönem çok çalışacağım.I have hardly studied this term, so I'm going to study hard next term.
Zor bir problemle yüz yüze geldim.I am confronted with a difficult problem.
Cüzdanımı kaybetmiştim, bu yüzden kaseti satın alamadım.I had lost my purse, so I couldn't buy the cassette.
Dün nehirde yüzmeye gittim.I went swimming in the river yesterday.
Bence çocukların bu havuzda yüzmeleri tehlikeli.I think it dangerous for children to swim in this lake.
Bir çocukken bile iyi yüzebiliyordum.I could swim well even when I was a boy.
Ben bir çocukken iyi yüzebiliyordum.I could swim well when I was a boy.
Saatimi kaybettim, bu yüzden bir tane almak zorundayım.I lost my watch, so I have to buy one.
Amcama saygı duyuyorum, bu yüzden ilk oğluma John adını verdim.I respect my uncle, so I named my first son John after him.
Ben hiç yüzemem.I can't swim at all.
Ben iyi yüzebilirim.I can swim well.
Ben yüzmede kötüyüm.I am poor at swimming.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod