yüzünden ile cümle

yüzünden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Titus 81 yılında 41 yaşında tahminen bir hastalık yüzünden öldü.Bloom dog av slaganfall 1981 i en ålder av 68 år.
Ürkek bir kuş değildirler ama ağaçlardaki yaşam tarzları yüzünden zor gözlemlenirler.Tajgasångaren är ingen skygg fågel, men dess livsstil i skogen gör att den är svår att få syn på.
Sağlığı yüzünden iş bulmak konusunda problem yaşadı.Livet igenom hade Löfvenskiöld problem med sin hälsa.
Düzinelerce çiftlik ateşlenen toplar yüzünden yandı.Över ettusen gårdar brändes ned.
Gorillerin nesli, kaçak avcılar yüzünden tükenme tehlikesiyle karşı karşıyadır.Deras enda bekymmer är ridande poliser som jagar lösdrivare.
Uzun bir süre dizindeki sakatlığı yüzünden oynayamadı ve tedavi için Paris'e döndü.Det dröjde innan han fick sin ambulans och under tiden uppehöll han sig i Paris.
Daha sonra burada yaşanan bir hadise yüzünden Culuk'a gelip yerleşmişlerdir.De träffar sedan en annan hemul (frimärkssamlare) som följer med dem på hemfärden.
Ancak sağlık sorunları yüzünden meclis oturumlarına bile katılmadı.Detta trots att han inte följt socialtjänstens behandlingsplan.
Uygulanan bu yöntem yüzünden AİDS hastalığının o dönemde yaygınlaştığı düşünülmektedir.Orsaken till det torde vara Page heroinmissbruk under den här perioden.
İsmi çok kötü kokusu yüzünden verilmiştir.Det fick namnet Erstahus.
Worldstone yüzünden Nephalem'in gücü gün geçtikçe zayıflamıştır ve doğumlar yavaşlamıştır.Trots denna entusiasm i Birgers liv blev han allt svagare.
Johnny'e aşıktır, Johnny yüzünden her şeyi unutur.Chris är allvarligt förälskad i Kitty men hon älskar den kriminelle Johnny.
1940 - 1940 Yaz Olimpiyatları savaş yüzünden iptal edildi.Olympiska sommarspelen 1940 och 1944 ställdes in på grund av andra världskriget.
Gerry Mulligan'ın uyuşturucu yüzünden tutuklanmasıyla, dörtlü de bir yılını tamamlayamadan dağıldı.På grund av Mulligans drogmissbruk överlevde inte kvartetten mer än ett år.
Ancak Booth da kaza yüzünden üzgündür.Men Agathe är ändå sorgsen.
Kimse inançları yüzünden -ki bunlar dini inanç bile olsa- rahatsız edilmeyecektir ilkesini savunuyordu.Även utan religion, även som icke-troende, har vi förmågan att befrämja dessa ting.
Kaçmayı başarmasına rağmen aldığı yaralar yüzünden ölmüştür.Trots deras ansträngningar, avlider den skadade av sina skador.
Bening hamile olması yüzünden kadrodan çıkarıldı.Mötet resulterade i att hon blev gravid.
Bogdanov 1909 yılında felsefi düşünce farklılıkları yüzünden partiden ihraç edilmişti.Богданов був виключений з партії в 1909 році, нібито через філософські розбіжності.
Çocukluğunda babasının işi yüzünden sürekli seyahat etmiştir.В дитинстві їй довелося багато подорожувати через роботу батька.
Bu olay yüzünden finansal sorunlar başladı.Причиною цього стали фінансові проблеми.
Kopenhag'daki veba yüzünden, Danimarka Kralı 4. Christian burada evlenmiştir.Через чуму в Копенгагені король Кристіан IV одружився в Гадерслеві.
Açlık yüzünden milyonlarca İrlandalı yerlerini yurtlarını bırakarak ABD ve diğer ülkelere göç ettiler.Великий голод в Ірландії змусив мільйони людей переїхати до Нью-Йорка.
Hastalık yüzünden iki yardımcısı öldü.Від хвороби померло лише дві особи.
Voznesenski soyguna Stalin'in romantik şiirlerine olan hayranlığı yüzünden yardımda bulunduğunu belirtmiştir.Вознесенський пізніше заявив, що він брав участь у крадіжці через захоплення Сталінської романтичної поезії.
Bu fikir ayrılıkları yüzünden Haziran 1926’da ayaklanma planı ertelenir.Внаслідок цих протиріч в червні 1926 року революція була підкладена.
1946'da diktatör Rafael Trujillo'nun yaptığı zulüm yüzünden ülkeyi terk etmek zorunda kaldı.У 1946 році вона була змушена покинути країну через переслідування диктатора Рафаеля Трухільйо.
Geçmişte yaşadıkları yüzünden sürekli kötücül icatlar yapar.Я вдячна за кожну мить своїх минулих почуттів!
Yeliz para yüzünden eniştesi ile ara ara buluşmaktadır.Ана прибуває на місце зустрічі з грошима.
Johnny'e aşıktır, Johnny yüzünden her şeyi unutur.Френк відмовляється, тому що кохає Джейн.
Üç parmağı kesilir ve iki ayağı da kırılır, bu yaralar yüzünden hayatının sonuna dek topallayacaktır.Важкі болі в ногах і плечах мучили його до останніх днів життя.
Bu veriler okunma sayıları ve diğer kullanıcıların oyları yüzünden günlük olarak değişiyor.Цей список оновлюється щодня, завдяки результатам пошуку і голосам інших користувачів.
Sefer, henüz başlangıçta yaşanan sorunlar yüzünden sıkıntılı başladı.Але й тут неприємності починають переслідувати їх з самого першого дня.
Kocası onun yüzünden işinden oldu.Тепер смерть стала її роботою.
24 Aralık 2013'te yayımlanacaktı fakat bilinmeyen sebepler yüzünden iptal edildi.Знімальний процес почався 2 грудня 2014 року, але через недофінансування був зупинений.
Aynı zamanda her ikisi de kadınların sadakatsızlığı yüzünden bunun ortay çıktığına inanmışlardır.Після шлюбу обидва зберегли вірність своєму віросповіданню.
Herkese perilerin var olduğunu söylemektir ama Timmy yüzünden herkes ona güler.Вона всюди переслідує його, через що над Брайсом сміється весь клас.
1978 Avusturyalı Koblmuller ve Furtner, zirveye çok zor olan güneydoğu yüzünden tırmanırlar.1978 Еді Коблмюллер і Алоіз Фуртнер з Австрії зробили сходження по важкій південно-східній стіні.
Sonunda Bu olayların Yuri'nin yüzünden olduğu açığa çıkmıştır.У кінці з'ясовується, що це Юу.
Yürüttüğü politikalar yüzünden pek popüler değildir.Я не вірю в ці тяжкі політичні процеси, які вони говорять.
BUna rağmen turne seksüel ve dini öğeler yüzünden tartışılmıştır.Одночасно з ліквідацією релігійних громад проходила розправа над священнослужителями та віруючими.
Savaş yüzünden birçok insan askere alındı.З вибухом війни багато чоловіків пішли на війну.
Dikenleri yüzünden yastık olarak kullanılması söz konusu değildir.Не помогли їм нагани під подушками.
Sonradan eşi olacak Britt Ekland'a kıskançlığı yüzünden saldırdı.Ze žárlivosti napadl svou budoucí manželku Britt Eklandovou.
Açıklıklar yüzünden, Firefox 4 ve 5 ile Opera 11 üzerinde devre dışı bırakılmıştır.Z důvodu chyby v návrhu byl zakázán ve Firefoxu 4 a 5, jakož i v Opeře 11.
Gerçekte bu faktörler yüzünden askeri hareketlilik yavaşlamıştı, ama daha çok Alman tarafında.Vojenské operace byly těmito okolnostmi sice výrazně zpomaleny, ale to se týkalo zejména německé strany.
Kısa bir hastalık yüzünden ölmüştür.Zemřel po krátké nemoci.
Zamanla kutupsal fışkırmaların yönü, devinim yüzünden değişecektir.V průběhu času by se směr polárních výtrysků měnil kvůli precesi.
Hayatının sonlarında sürekli alkol kullanımı yüzünden şiddetlenmiş nöroloji temelli sıkıntılar gelişti.Ke konci života holdoval hojně alkoholu.
Mali imkansızlıklar yüzünden proje uzun süre hayata geçirilemedi.Kvůli finanční krizi nežila rodina na Újezdě dlouho.
Fakat bu teklif sınırlandırılmış spectrum yüzünden birçok ülke tarafından reddedildi.Vysílání tohoto pořadu bylo ale po pár dílech z důvodu malé sledovanosti pozastaveno.
Bu ölüm yüzünden ressamın karısı suçlanır.Je vinen smrtí této krásné dívky.
1929'da tiyatrosu parasızlık yüzünden kapanır.V roce 1929 divadlo zaniklo kvůli hospodářským potížím.
Bu transfer son anda olusan sorunlar yüzünden gerçekleşmedi.Vodovod se nakonec vzhledem k nastalým problémům nepodařilo dobudovat.
Tüm halktan bu ilişki yüzünden özür diledi ve işine devam etti.Za výrok ji tato skupina lidí žalovala a požadovala od ní omluvu.
Cinayet çoğu kez olduğu gibi kıskançlık yüzünden işlenmiştir.Způsobem vraždy bylo většinou zardoušení.
Dizinin başlarında, tıbbı bilgi, tecrübe, ilaç ve malzeme eksikliği yüzünden biraz sıkıntı çekmiştir.Na začátku seriálu je ohromena nedostatkem zdravotnických znalostí, zkušeností, léků a zásob na palubě lodi.
İddiaya göre Rooney, Ferguson tarafından oynatılmaması yüzünden sakatlığı varmış gibi davranmaktaydı.Bohužel zjistí, že byl Fisby převelen spíše kvůli neschopnosti.
Chögyam Trungpa alkol bağımlılığı yüzünden ölmüştür.Chase byl závislý na pití krve.
Ömrünün son yıllarını kanserle mücadelesi yüzünden sahneden ayrı geçirdi.Poslední rok svého života bojoval s rakovinou.

İlgili Sayfalar