yürekten ile cümle
yürekten kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ona yürekten bağlı değillerdi, Antlaşmasına sadık kalmadılar.De szívök nem volt tökéletes iránta, és nem voltak hûségesek az õ szövetségéhez;
Ona yürekten bağlı değillerdi, Antlaşmasına sadık kalmadılar.il loro cuore non era sincero con lui e non erano fedeli alla sua alleanza
Ona yürekten bağlı değillerdi, Antlaşmasına sadık kalmadılar.Inima nu le era tare faţă de El, şi nu erau credincioşi legămîntului Său.
Ona yürekten bağlı değillerdi, Antlaşmasına sadık kalmadılar.이는 하나님께 향하는 저희 마음이 정함이 없으며 그의 언약에 성실치 아니하였음이로다
Ona yürekten bağlı değillerdi, Antlaşmasına sadık kalmadılar.Leur coeur n`était pas ferme envers lui, Et ils n`étaient pas fidèles à son alliance.
Ona yürekten bağlı değillerdi, Antlaşmasına sadık kalmadılar.Men deras hjärtan höllo sig icke ståndaktigt vid honom, och de voro icke trogna i hans förbund.
Ona yürekten bağlı değillerdi, Antlaşmasına sadık kalmadılar.Mereka tidak setia kepada-Nya dan tidak berpegang pada perjanjian-Nya
Ona yürekten bağlı değillerdi, Antlaşmasına sadık kalmadılar.Og deres hjerte hang ikke fast ved ham, og de var ikke tro mot hans pakt.
Ona yürekten bağlı değillerdi, Antlaşmasına sadık kalmadılar.Pois o coração deles não era constante para com ele, nem foram eles fiéis ao seu pacto.
Ona yürekten bağlı değillerdi, Antlaşmasına sadık kalmadılar.Pues sus corazones no eran firmes para con él, ni eran fieles con su pacto
Ona yürekten bağlı değillerdi, Antlaşmasına sadık kalmadılar.sillä heidän sydämensä ei ollut vakaa häntä kohtaan, eivätkä he olleet uskolliset hänen liitossansa.
Ona yürekten bağlı değillerdi, Antlaşmasına sadık kalmadılar.Vì lòng chúng nó chẳng khắn khít cùng Ngài, Chúng nó cũng không trung tín trong sự giao ước Ngài.
Ona yürekten bağlı değillerdi, Antlaşmasına sadık kalmadılar.Vì lòng chúng_nó chẳng khắn_khít cùng Ngài , Chúng_nó cũng không trung_tín trong sự giao_ước Ngài .
Ona yürekten bağlı değillerdi, Antlaşmasına sadık kalmadılar.Zij bleven niet bij Hem en waren Gods verbond al weer ontrouw.
Ona yürekten bağlı değillerdi, Antlaşmasına sadık kalmadılar.Η δε καρδια αυτων δεν ητο ευθεια μετ' αυτου, και δεν ησαν πιστοι εις την διαθηκην αυτου.
Ona yürekten bağlı değillerdi, Antlaşmasına sadık kalmadılar.Защото сърцето им не беше право пред Него, Нито бяха верни на завета Му.
Ona yürekten bağlı değillerdi, Antlaşmasına sadık kalmadılar.ולבם לא נכון עמו ולא נאמנו בבריתו׃
Ona yürekten bağlı değillerdi, Antlaşmasına sadık kalmadılar.اما قلوبهم فلم تثبت معه ولم يكونوا امناء في عهده
Ona yürekten bağlı değillerdi, Antlaşmasına sadık kalmadılar.因 他 們 的 心 向 他 不 正 、 在 他 的 約 上 也 不 忠 心
Ona yürekten bağlı değillerdi, Antlaşmasına sadık kalmadılar.因 他 們的 心向 他 不正 、 在 他 的 約上 也 不 忠心
Öyleyse, Müdür Oh'un ailesine alırmışçasına yürekten hissederek alır mısın?Akkor gondoljon arra... hogy Oh igazgató családjának veszi.
Öyleyse, Müdür Oh'un ailesine alırmışçasına yürekten hissederek alır mısın?Alors, il faut que vous ayez à l'esprit que j'achète ça pour les membres de la famille Oh.
Öyleyse, Müdür Oh'un ailesine alırmışçasına yürekten hissederek alır mısın?Τότε, πρέπει να τα αγοράσεις με την ίδια καρδιά σαν να αγοράζεις για τους γονείς της Διευθύντριας Ο.
Öyleyse, Müdür Oh'un ailesine alırmışçasına yürekten hissederek alır mısın?اذن عليك ان تشتريه وكأنك تشتريها لاقارب المديرة اوه
Rehavam RABbe yönelmeye yürekten kararlı olmadığı için kötülük yaptı.Cselekedék pedig gonoszt, mert az Urat szíve szerint keresni nem akará.
Rehavam RABbe yönelmeye yürekten kararlı olmadığı için kötülük yaptı.Egli fece il male, perché non aveva applicato il cuore alla ricerca del Signore
Rehavam RABbe yönelmeye yürekten kararlı olmadığı için kötülük yaptı.El a făcut lucruri rele, pentrucă nu şi -a pus inima să caute pe Domnul.
Rehavam RABbe yönelmeye yürekten kararlı olmadığı için kötülük yaptı.Ele fez o que era mau, porquanto não dispôs o seu coração para buscar ao Senhor.
Rehavam RABbe yönelmeye yürekten kararlı olmadığı için kötülük yaptı.Han gjorde, hvad der var ondt, thi hans Hjerte var ikke vendt til at søge HERREN.
Rehavam RABbe yönelmeye yürekten kararlı olmadığı için kötülük yaptı.Han gjorde hvad ondt var; for han vendte ikke sitt hjerte til å søke Herren.
Rehavam RABbe yönelmeye yürekten kararlı olmadığı için kötülük yaptı.Il fit le mal, parce qu`il n`appliqua pas son coeur à chercher l`Éternel.
Rehavam RABbe yönelmeye yürekten kararlı olmadığı için kötülük yaptı.In delal je, kar je bilo hudo, ker ni pripravil srca svojega, da bi iskal GOSPODA.
Rehavam RABbe yönelmeye yürekten kararlı olmadığı için kötülük yaptı.Ja hän teki sitä, mikä on pahaa, sillä hän ei kiinnittänyt sydäntänsä etsimään Herraa.
Rehavam RABbe yönelmeye yürekten kararlı olmadığı için kötülük yaptı.르호보암이 마음을 오로지하여 여호와를 구하지 아니함으로 악을 행하였더라
Rehavam RABbe yönelmeye yürekten kararlı olmadığı için kötülük yaptı.Kterýž činil zlé věci; nebo neustavil srdce svého, aby hledal Hospodina.
Rehavam RABbe yönelmeye yürekten kararlı olmadığı için kötülük yaptı.Och han gjorde vad ont var, ty han vände icke sitt hjärta till att söka HERREN.
Rehavam RABbe yönelmeye yürekten kararlı olmadığı için kötülük yaptı.Rehabeam berbuat jahat karena tidak berusaha melakukan kehendak TUHAN
Rehavam RABbe yönelmeye yürekten kararlı olmadığı için kötülük yaptı.Robil to, čo je zlé, lebo neustavil svojho srdca hľadať Hospodina.
Rehavam RABbe yönelmeye yürekten kararlı olmadığı için kötülük yaptı.Roboam hizo lo malo, porque no dispuso su corazón para buscar a Jehovah
Rehavam RABbe yönelmeye yürekten kararlı olmadığı için kötülük yaptı.Rô-bô-am làm điều ác , vì không rắp lòng tìm cầu Ðức_Giê - hô-va .
Rehavam RABbe yönelmeye yürekten kararlı olmadığı için kötülük yaptı.Rô-bô-am làm điều ác, vì không rắp lòng tìm cầu Ðức Giê-hô-va.
Rehavam RABbe yönelmeye yürekten kararlı olmadığı için kötülük yaptı.Ten czynił złe; bo nie przygotował serca swego, aby szukał Pana.
Rehavam RABbe yönelmeye yürekten kararlı olmadığı için kötülük yaptı.Und er handelte übel und schickte sein Herz nicht, daß er den HERRN suchte.
Rehavam RABbe yönelmeye yürekten kararlı olmadığı için kötülük yaptı.Και επραξε πονηρα, επειδη δεν προσηλωσε την καρδιαν αυτου εις το να εκζητη τον Κυριον.
Rehavam RABbe yönelmeye yürekten kararlı olmadığı için kötülük yaptı.А той стори зло, като не оправи сърцето си да търси Господа.
Rehavam RABbe yönelmeye yürekten kararlı olmadığı için kötülük yaptı.И делал он зло, потому что не расположил сердца своего к тому, чтобы взыскать Господа.
Rehavam RABbe yönelmeye yürekten kararlı olmadığı için kötülük yaptı.ויעש הרע כי לא הכין לבו לדרוש את יהוה׃
Rehavam RABbe yönelmeye yürekten kararlı olmadığı için kötülük yaptı.وعمل الشر لانه لم يهيئ قلبه لطلب الرب.
Rehavam RABbe yönelmeye yürekten kararlı olmadığı için kötülük yaptı.羅 波 安 行 惡 、 因 他 不 立 定 心 意 尋 求 耶 和 華
Rehavam RABbe yönelmeye yürekten kararlı olmadığı için kötülük yaptı.羅波安 行惡 、 因 他 不 立定 心意 尋 求 耶和華
Sizi engerekler soyu! Kötü olan sizler nasıl iyi sözler söyleyebilirsiniz? Çünkü ağız yürekten taşanı söyler.Gadja zalega, kako morete govoriti dobro, ko ste hudobni? kajti usta govore, česar je srce prepolno.
Sizi engerekler soyu! Kötü olan sizler nasıl iyi sözler söyleyebilirsiniz? Çünkü ağız yürekten taşanı söyler.I Øgleunger! hvorledes kunne I tale godt, når I ere onde? Thi af Hjertets Overflødighed taler Munden.
Sizi engerekler soyu! Kötü olan sizler nasıl iyi sözler söyleyebilirsiniz? Çünkü ağız yürekten taşanı söyler.독사의 자식들아 너희는 악하니 어떻게 선한 말을 할 수 있느냐 이는 마음에 가득한 것을 입으로 말함이라
Sizi engerekler soyu! Kötü olan sizler nasıl iyi sözler söyleyebilirsiniz? Çünkü ağız yürekten taşanı söyler.Orme-yngel! hvorledes kan I tale godt, I som er onde? for hvad hjertet flyter over av, det taler munnen.
Sizi engerekler soyu! Kötü olan sizler nasıl iyi sözler söyleyebilirsiniz? Çünkü ağız yürekten taşanı söyler.Plemä vreteníc, ako vy môžete vravieť dobré veci, keď ste zlí? Lebo čím je preplnené srdce, to hovoria ústa.
Sizi engerekler soyu! Kötü olan sizler nasıl iyi sözler söyleyebilirsiniz? Çünkü ağız yürekten taşanı söyler.Pokolení ještěrčí, kterakž můžete dobré věci mluviti, jsouce zlí? Nebo z hojnosti srdce ústa mluví.
Sizi engerekler soyu! Kötü olan sizler nasıl iyi sözler söyleyebilirsiniz? Çünkü ağız yürekten taşanı söyler.Rodzaju jaszczurczy! jakoż możecie mówić dobre rzeczy, będąc złymi, gdyż z obfitości serca usta mówią?
Sizi engerekler soyu! Kötü olan sizler nasıl iyi sözler söyleyebilirsiniz? Çünkü ağız yürekten taşanı söyler.Stelletje sluwe slangen! Hoe kunnen slechte kerels als u iets goeds zeggen?
Sizi engerekler soyu! Kötü olan sizler nasıl iyi sözler söyleyebilirsiniz? Çünkü ağız yürekten taşanı söyler.Кодло гадюче, як можете промовляти добрі речі, бувши лихими? бо від переповнї серця уста промовляють.
Sizi engerekler soyu! Kötü olan sizler nasıl iyi sözler söyleyebilirsiniz? Çünkü ağız yürekten taşanı söyler.Порождения ехиднины! как вы можете говорить доброе, будучи злы? Ибо от избытка сердца говорят уста.