yürekten ile cümle
yürekten kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Sizi engerekler soyu! Kötü olan sizler nasıl iyi sözler söyleyebilirsiniz? Çünkü ağız yürekten taşanı söyler.ילדי הצפעונים איכה תוכלו למלל טוב ואתם רעים כי משפעת הלב ימלל הפה׃
Sizi engerekler soyu! Kötü olan sizler nasıl iyi sözler söyleyebilirsiniz? Çünkü ağız yürekten taşanı söyler.يا اولاد الافاعي كيف تقدرون ان تتكلموا بالصالحات وانتم اشرار. فانه من فضلة القلب يتكلم الفم.
Sizi engerekler soyu! Kötü olan sizler nasıl iyi sözler söyleyebilirsiniz? Çünkü ağız yürekten taşanı söyler.毒 蛇 的 種 類 、 你 們 既 是 惡 人 、 怎 能 說 出 好 話 來 呢 . 因 為 心 裡 所 充 滿 的 、 口 裡 就 說 出 來
Sizi engerekler soyu! Kötü olan sizler nasıl iyi sözler söyleyebilirsiniz? Çünkü ağız yürekten taşanı söyler.毒蛇 的 種類 、 你 們 既 是 惡人 、 怎 能 說出 好 話來 呢 . 因 為心裡所 充滿 的 、 口裡 就 說出來
Sözlerim temiz bir yürekten çıkıyor, Dudaklarım bildiklerini içtenlikle söylüyor.Ærlige og opriktige er mine ord, og hvad jeg vet, skal mine leber uttale likefrem.
Sözlerim temiz bir yürekten çıkıyor, Dudaklarım bildiklerini içtenlikle söylüyor.As minhas palavras declaram a integridade do meu coração, e os meus lábios falam com sinceridade o que sabem.
Sözlerim temiz bir yürekten çıkıyor, Dudaklarım bildiklerini içtenlikle söylüyor.az szívbõl [származnak] beszédeim, tiszta tudományt hirdetnek ajkaim.
Sözlerim temiz bir yürekten çıkıyor, Dudaklarım bildiklerini içtenlikle söylüyor.Besede moje bodo izrekale srca mojega poštenost, in kar vedo ustne moje, čisto povedo.
Sözlerim temiz bir yürekten çıkıyor, Dudaklarım bildiklerini içtenlikle söylüyor.Các lời tôi nói sẽ chiếu theo sự chánh trực của lòng tôi ; Ðiều tôi biết lưỡi tôi sẽ nói cách thành_thực .
Sözlerim temiz bir yürekten çıkıyor, Dudaklarım bildiklerini içtenlikle söylüyor.Các lời tôi nói sẽ chiếu theo sự chánh trực của lòng tôi; Ðiều tôi biết lưỡi tôi sẽ nói cách thành thực.
Sözlerim temiz bir yürekten çıkıyor, Dudaklarım bildiklerini içtenlikle söylüyor.C`est avec droiture de coeur que je vais parler, C`est la vérité pure qu`exprimeront mes lèvres:
Sözlerim temiz bir yürekten çıkıyor, Dudaklarım bildiklerini içtenlikle söylüyor.Cu curăţie de inimă voi vorbi, buzele mele vor spune adevărul curat:
Sözlerim temiz bir yürekten çıkıyor, Dudaklarım bildiklerini içtenlikle söylüyor.Dengan tulus hati aku berbicara; yang kukatakan adalah yang sebenarnya
Sözlerim temiz bir yürekten çıkıyor, Dudaklarım bildiklerini içtenlikle söylüyor.Ik zal in alle oprechtheid de waarheid spreken.
Sözlerim temiz bir yürekten çıkıyor, Dudaklarım bildiklerini içtenlikle söylüyor.Il mio cuore dirà sagge parole e le mie labbra parleranno chiaramente
Sözlerim temiz bir yürekten çıkıyor, Dudaklarım bildiklerini içtenlikle söylüyor.내 말이 내 마음의 정직함을 나타내고 내 입술이 아는 바를 진실히 말하리라
Sözlerim temiz bir yürekten çıkıyor, Dudaklarım bildiklerini içtenlikle söylüyor.Mein Herz soll recht reden, und meine Lippen sollen den reinen Verstand sagen.
Sözlerim temiz bir yürekten çıkıyor, Dudaklarım bildiklerini içtenlikle söylüyor.mine Ord er talt af oprigtigt Hjerte, mine Læber fører lutret Tale.
Sözlerim temiz bir yürekten çıkıyor, Dudaklarım bildiklerini içtenlikle söylüyor.Mis dichos declaran mi rectitud de corazón; lo que mis labios saben lo dicen con sinceridad
Sözlerim temiz bir yürekten çıkıyor, Dudaklarım bildiklerini içtenlikle söylüyor.Moje slová budú úprimnosťou môjho srdca, a čo do známosti mojich rtov, budú hovoriť čiste.
Sözlerim temiz bir yürekten çıkıyor, Dudaklarım bildiklerini içtenlikle söylüyor.Szczerością serca mego będą słowa moje, a czyste zdania wargi moje mówić będą.
Sözlerim temiz bir yürekten çıkıyor, Dudaklarım bildiklerini içtenlikle söylüyor.Upřímost srdce mého a umění vynesou rtové moji.
Sözlerim temiz bir yürekten çıkıyor, Dudaklarım bildiklerini içtenlikle söylüyor.Ur ett redbart hjärta framgår mitt tal, och vad mina läppar förstå säga de ärligt ut.
Sözlerim temiz bir yürekten çıkıyor, Dudaklarım bildiklerini içtenlikle söylüyor.Vilpittömästä sydämestä lähtevät sanani; mitä tietävät, sen huuleni suoraan sanovat.
Sözlerim temiz bir yürekten çıkıyor, Dudaklarım bildiklerini içtenlikle söylüyor.Думите ми ще бъдат според правотата на сърцето ми, И устните ми ще произнесат чист разум.
Sözlerim temiz bir yürekten çıkıyor, Dudaklarım bildiklerini içtenlikle söylüyor.Слова мои от искренности моего сердца, и уста мои произнесут знание чистое.
Sözlerim temiz bir yürekten çıkıyor, Dudaklarım bildiklerini içtenlikle söylüyor.ישר לבי אמרי ודעת שפתי ברור מללו׃
Sözlerim temiz bir yürekten çıkıyor, Dudaklarım bildiklerini içtenlikle söylüyor.استقامة قلبي كلامي ومعرفة شفتيّ هما تنطقان بها خالصة.
Sözlerim temiz bir yürekten çıkıyor, Dudaklarım bildiklerini içtenlikle söylüyor.我 的 言 語 、 要 發 明 心 中 所 存 的 正 直 . 我 所 知 道 的 、 我 嘴 唇 要 誠 實 的 說 出
Sözlerim temiz bir yürekten çıkıyor, Dudaklarım bildiklerini içtenlikle söylüyor.我的 言語 、 要 發明 心中 所 存 的 正直 . 我 所 知道 的 、 我 嘴唇 要 誠實 的 說出
Şuna yürekten inanıyorum: bizler yaratıcılık özelliğimize yönelik değil, aksi yönde büyüyoruz.A tomuto věřím z celého srdce: Ke kreativitě věkem nedospíváme, my kreativitě odrůstáme.
Şuna yürekten inanıyorum: bizler yaratıcılık özelliğimize yönelik değil, aksi yönde büyüyoruz.Det er min klare holdning at vi ikke vokser ind i kreavitet, vi vokser ud af det.
Şuna yürekten inanıyorum: bizler yaratıcılık özelliğimize yönelik değil, aksi yönde büyüyoruz.Eu acredito nisto apaixonadamente: não crescemos para a criatividade, afastamo-nos dela.
Şuna yürekten inanıyorum: bizler yaratıcılık özelliğimize yönelik değil, aksi yönde büyüyoruz.Ich bin überzeugt, dass wir nicht in die Kreativität hinein wachsen, sondern aus ihr heraus.
Şuna yürekten inanıyorum: bizler yaratıcılık özelliğimize yönelik değil, aksi yönde büyüyoruz.Ik geloof dit met passie: we groeien niet naar creativiteit toe, we groeien er uit.
Şuna yürekten inanıyorum: bizler yaratıcılık özelliğimize yönelik değil, aksi yönde büyüyoruz.Io sono convinto che non diventiamo creativi, ma che disimpariamo ad esserlo.
Şuna yürekten inanıyorum: bizler yaratıcılık özelliğimize yönelik değil, aksi yönde büyüyoruz.Jag tror passionerat detta att vi inte växer in i kreativitet, vi växer ur den.
Şuna yürekten inanıyorum: bizler yaratıcılık özelliğimize yönelik değil, aksi yönde büyüyoruz.J'ai l'intime conviction: que nous ne grandissons plus dans cette créativité. nous grandissons en dehors.
Şuna yürekten inanıyorum: bizler yaratıcılık özelliğimize yönelik değil, aksi yönde büyüyoruz.우리는 자라면서 창의력이 계발되기는커녕
Şuna yürekten inanıyorum: bizler yaratıcılık özelliğimize yönelik değil, aksi yönde büyüyoruz.Szenvedélyesen hiszem: nem felnövünk a kreativitáshoz, kinövünk belőle.
Şuna yürekten inanıyorum: bizler yaratıcılık özelliğimize yönelik değil, aksi yönde büyüyoruz.Tomuto zapálene verím: nevyrastáme do tvorivosti, odrastáme z nej.
Şuna yürekten inanıyorum: bizler yaratıcılık özelliğimize yönelik değil, aksi yönde büyüyoruz.V to verjamem z vso strastjo: kreativnosti ne pridobimo z odraščanjem, z odraščanjem jo izgubimo.
Şuna yürekten inanıyorum: bizler yaratıcılık özelliğimize yönelik değil, aksi yönde büyüyoruz.Я вірю в це всім серцем: ми не набуваємо творчих здібностей з віком, ми їх переростаємо.
Şuna yürekten inanıyorum: bizler yaratıcılık özelliğimize yönelik değil, aksi yönde büyüyoruz.Я уверен, что мы не развиваем творческие способности, вырастая, а, скорее, вырастаем из них.
Şuna yürekten inanıyorum: bizler yaratıcılık özelliğimize yönelik değil, aksi yönde büyüyoruz.אני מאמין בכך בכל לבי: איננו גדלים ונעשים יותר יצירתיים, אלא מתרחקים מכך,
Şuna yürekten inanıyorum: bizler yaratıcılık özelliğimize yönelik değil, aksi yönde büyüyoruz.أننا لا ننمو إلى الإبداع
Şuna yürekten inanıyorum: bizler yaratıcılık özelliğimize yönelik değil, aksi yönde büyüyoruz.創造性の欠落した教育を受けている
Uzun zaman önce herhalde ülkesini yürekten seven, genç, asil bir askerdiniz.Dawno temu był pan pewnie młodym, szlachetnym żołnierzem, który prawdziwie kochał ten kraj.
Uzun zaman önce herhalde ülkesini yürekten seven, genç, asil bir askerdiniz.For længe siden var du formentlig en tapper soldat, - - der elskede sit land.
Uzun zaman önce herhalde ülkesini yürekten seven, genç, asil bir askerdiniz.För länge sen var du förmodligen en tapper soldat- -som älskade sitt land.
Uzun zaman önce herhalde ülkesini yürekten seven, genç, asil bir askerdiniz.Hace tiempo, seguramente era un joven soldado altruista que quería a este país de verdad.
Uzun zaman önce herhalde ülkesini yürekten seven, genç, asil bir askerdiniz.Há muito tempo, terá sido um nobre e jovem soldado que tinha estima sincera pelo seu país.
Uzun zaman önce herhalde ülkesini yürekten seven, genç, asil bir askerdiniz.Molto tempo fa, anche lei dev'essere stato un soldato giovane e nobile, preoccupato per questo Paese.
Uzun zaman önce herhalde ülkesini yürekten seven, genç, asil bir askerdiniz.Tekin olitte kauan sitten jalo sotilas, joka rakasti maataan.
Uzun zaman önce herhalde ülkesini yürekten seven, genç, asil bir askerdiniz.Παλιά θα ήσουν ένας νέος, ενθουσιώδης στρατιώτης, που αγαπούσε ειλικρινά αυτή τη χώρα.
Uzun zaman önce herhalde ülkesini yürekten seven, genç, asil bir askerdiniz.Наверное, когда-то вы были молодым благородным солдатом, искренне любившим свою страну.
Ve biz yürekten inanıyoruz ki, sanat sizin o sırada içinde bulunduğunuz durumu atlatmanıza yardımcı olacaktır.E siamo fermamente convinti che , che vi può aiutare ad atraversare qualsiasi momento voi stiate affrontando.
Ve biz yürekten inanıyoruz ki, sanat sizin o sırada içinde bulunduğunuz durumu atlatmanıza yardımcı olacaktır.우리는 확실히 믿습니다. 당신이 맞닥뜰일지 모르는 어떤 순간이든 헤쳐나갈 수 있도록 당신을 도와 줄 것이기에
Ve biz yürekten inanıyoruz ki, sanat sizin o sırada içinde bulunduğunuz durumu atlatmanıza yardımcı olacaktır.Y estamos convencidos, que va a ayudarte a superar cualquier momento que puedas estar enfrentando.
Ve biz yürekten inanıyoruz ki, sanat sizin o sırada içinde bulunduğunuz durumu atlatmanıza yardımcı olacaktır.ואנחנו באמת מאמינים שזה יעזור לך לעבור את הרגע שבו אתה נמצא.