Ana içeriğe geç
Sözlük

yürümek ile cümle

yürümek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Spartaküs, ister istemez güneye yürümek zorunda kaldı.MacArthur pun akhirnya terpaksa berjalan sendiri ke darat.
Bu arada Konstantinopolis'e yürümek üzere hazırlıklara başladı.Sementara itu, Leo memulai perjalanannya menuju Konstantinopel.
Örneğin; dört ayak üstüne düşmek ya da dört ayak üstünde yürümek gibi.Ví dụ như "Tôi thấy ngoài đường một cái gì đó có bốn chân.
Hastanedeki tedavisi tamamlanır ancak yürümek için değneğe ihtiyacı vardır.Điều trị bệnh sởi cần thực hiện ở bệnh viện nhằm mục đích cách ly và phát hiện kịp thời các biến chứng.
Bu süre zarfında kişi yürümekte ve çalışmakta zorluk çekebilir.Trong thời gian này, người bệnh có thể đi lại khó khăn hoặc không thể làm việc.
Buradaki seviye seyr billah (Allah ile birlikte yürümek) tir.勁をさとることによりて(理)階は神明に及ぶ。
Bu süre zarfında kişi yürümekte ve çalışmakta zorluk çekebilir.その期間中は歩いたり働くことが困難な場合がある。
Çünkü kendi yapay vücuttur, yürümek için gürültüler yapar.木製であるため、歩くと特徴的な音がする。
Karısı Elif, çocukları Hasan, Ummuhan ve kendisi ise yürümektedir.妻は孫権の娘、後に孫奐の娘(または同一人物)。
Artık yürümek için bacak desteklerine ihtiyacı vardı ve ayak ve bacaklarında çok az hissi kalmıştı.歩行のためには副木が必要であり、脚部や足部の感覚が弱くなっていた。
İnsana benzer bir kaplumbağa olan Bert yolda yürümektedir.ザウバービースト ( Sauberes Biest ) 人間の骸骨のような姿をしている魔物。
Karşı duranları ölümle ya da buz üzerinde yürümekle cezalandırırlar.かしこさ系の技が多く、水流や氷で戦う。
Örneğin, basit işler yaparken aynı zamanda yürümek, konuşmak veya şarkı söylemek.弾きながら語ったり、歌うこともできる。
Diabaínein “bacakları ayırarak yürümek”, ya da “ bacakları ayırarak oturmak” anlamına gelir.ふんがしげる:「踏み違える」「足をくじく」の意。
Her iki mahalleden de 3–4 saat yürümek gerekir.約2〜3時間かけて6区間を走りぬく。
Yürüyüş yarışları ise yürümekten doğmuştur.ナイター競走の開始により誕生した。
O sırtını arkaya cekip usulca yürümekle göstermiştirki, hiç bir zaman düşman karşısından kaçmayacak.道下とは終始余裕の態度で彼をリードしてやり、自分は一度も射精しなかった。
Karısı Elif, çocukları Hasan, Ummuhan ve kendisi ise yürümektedir.妻子是大家樂創辦人羅騰祥的女兒羅寶靈,有兒子陳浩弘,女兒陳浩寧。
Buradaki seviye seyr billah (Allah ile birlikte yürümek) tir.非天下之精者,其孰與於斯矣!」。
Eski Altaycada ise yürümek manasını içerir.上下如是,古之制也。
Spartaküs, ister istemez güneye yürümek zorunda kaldı.李秀成以事不可爲,出城西去。
Bu süre zarfında kişi yürümekte ve çalışmakta zorluk çekebilir.이 기간 동안 걷거나 일하기 어려울 수 있다.
Karısı Elif, çocukları Hasan, Ummuhan ve kendisi ise yürümektedir.이인숙의 부인 해주오씨는 지인천군사 오부의 딸이며, 좌의정 정순공(靖順公) 이성중(李誠中)의 외손녀가 된다.
Karşı duranları ölümle ya da buz üzerinde yürümekle cezalandırırlar.불기둥은 얼음을 녹이거나 얼음으로 공격하는 적을 공격할 수 있다.
Diabaínein “bacakları ayırarak yürümek”, ya da “ bacakları ayırarak oturmak” anlamına gelir.또는, "(스승의) 발 아래에 앉는다 또는 하석에 앉는다" 혹은 "(스승을) 둘러싸고 앉는다"를 뜻한다.
Her iki mahalleden de 3–4 saat yürümek gerekir.3개의 학술지를 연 2~4회 발간한다.
Kısacası bir manken gibi salınmak, bir manken gibi yürümek ve bir starmış gibi doyasıya dans etmekti.댄스(댄싱)이란 단순히 보드를 타는 행위에서 벗어나 데크 위에서 춤을 추듯 스텝을 밟아가며 크루징을 하는 모습이 마치 춤을 추는거와 같다하여 댄싱라고 부르기 시작했다.
Çünkü kendi yapay vücuttur, yürümek için gürültüler yapar.도거심소의 개별적인 양상이란, 시끄럽게 움직이는 것을 말한다.
Yürümek için koltuk değneği kullanır.השימוש העיקרי במוטות הוא להליכה.
Tıpkı yemek, içmek, konuşmak, yürümek, düşünmek gibi...לשיר, לרקוד, לטייל, לחשוב.
Anlamı Almancada "birlikte yürümek"ti.במקור בגרמנית: "Der plötzliche Spaziergang".
Kuru Sabka etrafında yürümek ya da 4x4 arazi araçlarıyla gezmek rahattır.לכל אורך דרך הנוף יוצאות דרכים המתאימים לנסיעה לרכב 4x4 ולטרקטרונים.
Sistem her 2 yıllık periyotlar şeklinde yürümektedir.הקרן מקיימת שני אירועי התרמה בכל שנה.
Haçlı askerleri hemen Kudüs'e yürümek istemekteydiler.Сега кръстоносците започват похода си към Йерусалим.
Karşı duranları ölümle ya da buz üzerinde yürümekle cezalandırırlar.За да се размножават същинските тюлени излизат на брега или върху лед.
Yürüyüş yarışları ise yürümekten doğmuştur.Ondje se natjecateljski bavila plivanjem.
Yürümek için koltuk değneği kullanır.Koristi ga kao štap za hodanje.
Sadrazam buradan Belgrad üzerine yürümek istemekteydi.Ja sam zbog oružja otišao iz Beograda.
Tablonun diğer tarafında ise yürümekte olan çocuk İsa tasvir edilmektedir.Po jej druhej strane sedí dieťa, ktoré je považované za Ježiša.
Diabaínein “bacakları ayırarak yürümek”, ya da “ bacakları ayırarak oturmak” anlamına gelir.Pochádza z amharčiny a znamená „zbavenie koreňov“, „odtrhnutie“, prípadne „cudzinci–nájazdníci“.
Yürümek için koltuk değneği kullanır.S. Kösen vaikščiojant turi naudotis ramentais.
ABD ile müzakereler, ABD ile olan görüş ayrılıklarından dolayı yavaş yürümektedir.Ahel algab jumalast ning läheb edasi järjest väiksema tähtsusega liikmetega.
Yürüyüş yarışları ise yürümekten doğmuştur.Vabaujumine on üks ujumise võistlusaladest.
10 dakika köpeğime sarılmak gibi ya da yataktan kalkıp bir kere etrafta yürümek gibi.제 강아지를 10분정도 안아준다던가, 침대에서 일어나 골목 한 바퀴 돈다던가 하는 것과 비슷한거죠.
10 dakika köpeğime sarılmak gibi ya da yataktan kalkıp bir kere etrafta yürümek gibi.Cosas como acariciar a mi perro 10 minutos o levantarme y caminar una vez alrededor de la manzana.
10 dakika köpeğime sarılmak gibi ya da yataktan kalkıp bir kere etrafta yürümek gibi.Dingen zoals mijn hond 10 minuten lang knuffelen, of uit bed komen en één blokje om gaan.
10 dakika köpeğime sarılmak gibi ya da yataktan kalkıp bir kere etrafta yürümek gibi.Na przykład przytulać się do mojego psa przez 10 minut albo przespacerować się choć raz dookoła bloku.
10 dakika köpeğime sarılmak gibi ya da yataktan kalkıp bir kere etrafta yürümek gibi.Saker som att kela med min hund i 10 minuter eller få mig ur sängen och gå runt kvarteret endast en gång.
10 dakika köpeğime sarılmak gibi ya da yataktan kalkıp bir kere etrafta yürümek gibi.Ting som at kramme min hund i 10 minutter, eller stå ud af sengen og gå rundt om karreen bare én gang.
10 dakika köpeğime sarılmak gibi ya da yataktan kalkıp bir kere etrafta yürümek gibi.Veci ako maznanie sa so psom po 10 minút, alebo vstať z postele a spraviť si prechádzku okolo štvrte.
10 dakika köpeğime sarılmak gibi ya da yataktan kalkıp bir kere etrafta yürümek gibi.Неща, като да галя кучето си 10 минути или да стана от леглото и да се разходя около блока поне веднъж.
10 dakika köpeğime sarılmak gibi ya da yataktan kalkıp bir kere etrafta yürümek gibi.דברים כמו לחבק וללטף את הכלב שלי במשך 10 דקות, או לצאת מהמיטה וללכת מסביב לבלוק רק פעם אחת.
10 dakika köpeğime sarılmak gibi ya da yataktan kalkıp bir kere etrafta yürümek gibi.أشياء مثل احتضان كلبي لمدة 10 دقائق أو النهوض من السرير والمشي حول الحي لمرة واحدة
10 dakika köpeğime sarılmak gibi ya da yataktan kalkıp bir kere etrafta yürümek gibi.ベッドから出て近所を 一回りするとか ゲームは単純です
Açıkça görülüyor ki, şempanze yürümekte biraz daha zorlanıyor.Chiaramente, lo scimpanzè cammina con un po' più di difficoltà.
Açıkça görülüyor ki, şempanze yürümekte biraz daha zorlanıyor.E clar că cimpanzeul merge biped puțin mai greu.
Açıkça görülüyor ki, şempanze yürümekte biraz daha zorlanıyor.Eindeutig hat der Schimpanse ein bisschen mehr Schwierigkeiten beim Gehen.
Açıkça görülüyor ki, şempanze yürümekte biraz daha zorlanıyor.Evidentemente, el chimpancé tiene más dificultad al caminar.
Açıkça görülüyor ki, şempanze yürümekte biraz daha zorlanıyor.Het is duidelijk dat het lopen de chimpansee minder goed afgaat.
Açıkça görülüyor ki, şempanze yürümekte biraz daha zorlanıyor.Jelas sekali bahwa simpanse sedikit lebih kesulitan berjalan.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod