yürüme ile cümle
yürüme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Yürümek en iyi egzersizdir.Walking is the best exercise.
Eve yürümek istemiyorum.I don't want to walk home.
Canım yürümek istiyor.I feel like walking.
Arabam bozulduğu için buraya yürümek zorunda kaldım.I had to walk here because my car broke down.
Öyle yürümem.I don't walk like that.
Yürümeyi umursamadığını umuyorum.I hope you don't mind walking.
Yürüme tarzını seviyorum.I love the way you walk.
Sadece içeriye yürümeliydim.I should've just walked right in.
Yeni bir ayakkabıyla asla fazla yürümemeliydim.I should've never walked so much in a new pair of shoes.
Sanırım yürümeyi tercih ederim.I think I'd rather walk.
Sanırım yürümeliyiz.I think we need to talk.
Tom ve Mary yürümeye başladılar.Tom and Mary started walking.
Eğer hava kötüyse yürümek için dışarı çıkmayacağız.If the weather is bad, we won't go out for a walk.
Plaja kadar yürümek isteyen var mı?Does anybody want to take a walk to the beach?
Tom yalın ayak yürümeye alışık değildir.Tom isn't used to walking barefooted.
Sahilde yürümekten hoşlanır mısınız?Do you enjoy walking on the beach?
İstasyona yürümek bir saat sürer.It takes an hour to walk to the station.
Bildiğim kadarıyla yürümek için o kadar uzak değil.As far as I know, it's not all that far to walk.
Yürümeye başladılar.They started walking.
Köpekler havlarken fil yürümeye devam eder.The elephant walks on as the dogs bark.
Arabam bozulduğu için oraya yürümek zorunda kaldım.I had to walk there because my car broke down.
O muhtemelen bir daha asla yürümeyecek.He will probably never walk again.
Tom, Mary'nin kolunu tuttu ve yürümeye başladılar.Tom took Mary's arm and they started walking.
Tom muhtemelen bir daha hiç yürümeyecek.Tom will probably never walk again.
Tom asla tekrar yürümeyebilir.Tom may never walk again.
Yürümek zorunda kaldık.We had to walk.
Yürümekten hoşlanmam.I don't like to walk.
Şaşırmışken tren platformunda yürümek çok tehlikelidir.Walking on a train platform while distracted is very dangerous.
City Hall'e yürümek ne kadar sürer?How long does it take to walk to City Hall?
Tom su üzerinde yürümeye çalıştı ama dibe battı.Tom tried to walk on water, but he sank to the bottom.
Öyle çantalarla yürümek güvenli değil.It is not safe to walk with the bags like that.
Sabahları nehir boyunca yürümeyi severim.I love to walk along the river in the mornings.
Biraz daha yavaş yürümek istiyorum.I'd like to walk a bit slower.
Şehrin çocuklarla yürümek için harika yerleri var.The city has wonderful places to walk with children.
Kentin, çocuklarla yürümek için harika bir yeri vardır.The city has a wonderful place to walk with children.
Her gün en azından beş kilometre yürümeye çalışıyorum.I try to walk at least a few kilometers every day.
Tom benzin bidonunu aldı ve arabasının arkasına doğru yürümeye başladı.Tom picked up the can of gasoline and started walking back to his car.
Geceleri yalnız yürümemelisin.You shouldn't walk alone at night.
Yürümek için çok uzak değil.It's not too far to walk.
Buradan yürümek için çok fazla uzak.It's too far away to walk from here.
Tom kaldırımda yürümenin daha emniyetli olduğunu biliyordu ama yolun merkezinde yürüdü.Tom knew it was safer to walk on the sidewalk, but he walked down the center of the road.
Karanlıktan sonra Park Caddesi'nde yalnız yürümenin tehlikeli olduğunu duydum.I've heard that it's dangerous to be walking alone on Park Street after dark.
Kumda yürümek zordur.Walking in the sand is difficult.
Tom kalktı ve yürümeye başladı.Tom got up and began pacing.
Yıllardır o kadar uzağa yürümedim.I haven't walked that far in years.
Yürümek zorunda kalacağız gibi görünüyor.It looks like we're going to have to walk.
Tom'un dairesi şehir merkezine yürüme mesafesinde bulunmaktadır.Tom's apartment is located within walking distance of the city center.
Tom'un dairesi tren istasyonundan yürüme mesafesindedir.Tom's apartment is within walking distance of the train station.
Villa plaja sadece 5 dakikalık yürüme mesafesindedir.The villa is only a five minutes walk from the beach.
Günde üç mil yürümeye çalışıyorum.I try to walk three miles a day.
Yürümemeni söylemiştim.I told you not to walk.
Hava karardıktan sonra sokaklarda yürümek güvenli değildir.It's not safe to walk the streets after dark.
Ay ışığında yürümek romantikti.It was romantic to walk in the moonlight.
Tom kıyı boyunca yürümeye devam etti.Tom continued walking along the shoreline.
Birlikte yürümek ister misin?Do you want to walk together?
Yürümek ister misiniz?Do you guys want to walk?
Sen yürümeyeceksin, değil mi?You're not going to walk, are you?
Tom daha hızlı yürümeye başladı.Tom started to walk faster.
Tom uzun mesafeleri yürümeye alışkın.Tom is used to walking long distances.
Tom genellikle spor salonuna yürümez.Tom doesn't usually walk to the gym.