yürüme ile cümle
yürüme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu yürüme desteği kullanan bir kadın için bir çamaşır odası.Das ist ein Hauswirtschaftsraum für eine Frau die eine Gehhilfe benutzt.
Bu yürüme desteği kullanan bir kadın için bir çamaşır odası.Đây là một căn phòng chức năng dành cho một phụ nữ tàn tật.
Bu yürüme desteği kullanan bir kadın için bir çamaşır odası.Dit is een washok voor een vrouw met een looprekje.
Bu yürüme desteği kullanan bir kadın için bir çamaşır odası.Esta é uma divisão adaptada para uma mulher que usa um andarilho.
Bu yürüme desteği kullanan bir kadın için bir çamaşır odası.Ini kamar kecil buat seorang wanita yang berjalan dengan alat bantu.
Bu yürüme desteği kullanan bir kadın için bir çamaşır odası.이것은 보행보조기를 사용하는 여성을 위한 세탁실입니다.
Bu yürüme desteği kullanan bir kadın için bir çamaşır odası.Questo è un ripostiglio per una donna che si trova su un girello.
Bu yürüme desteği kullanan bir kadın için bir çamaşır odası.Toto je práčovňa pre ženu, ktorá je na barlách.
Bu yürüme desteği kullanan bir kadın için bir çamaşır odası.Αυτό είναι το πλυσταριό μίας γυναίκας που περπατάει με 'περπατήστρα'.
Bu yürüme desteği kullanan bir kadın için bir çamaşır odası.Това е пералното помещение, за жена която ходи с проходилка
Bu yürüme desteği kullanan bir kadın için bir çamaşır odası.Это подсобное помещение для женщины, передвигающейся при помощи специальной тележки.
Bu yürüme desteği kullanan bir kadın için bir çamaşır odası.זהו חדר שירות לאישה עםלהליכון.
Bu yürüme desteği kullanan bir kadın için bir çamaşır odası.هذه غرفة المنافع لإمرأة تستخدم ممشياً.
Bu yürüme desteği kullanan bir kadın için bir çamaşır odası.彼女は70歳です これがFEMAが与えたものです
Bu yüzden bir anda bu hayvanlar pazarlara yürümemeye başladı.A tak najednou tato zvířata už na trh nehnali.
Bu yüzden bir anda bu hayvanlar pazarlara yürümemeye başladı.Dan tiba-tiba saja semua hewan ini tidak lagi berjalan ke pasar.
Bu yüzden bir anda bu hayvanlar pazarlara yürümemeye başladı.De repente, estes animais já não entram pelo mercado adentro.
Bu yüzden bir anda bu hayvanlar pazarlara yürümemeye başladı.De repente, estos animales han dejado de llegar a pata.
Bu yüzden bir anda bu hayvanlar pazarlara yürümemeye başladı.Det betød, at dyrene pludselig ikke længere gik ind til markedet.
Bu yüzden bir anda bu hayvanlar pazarlara yürümemeye başladı.Donc, tout à coup ces animaux ne marchent plus jusqu'au marché.
Bu yüzden bir anda bu hayvanlar pazarlara yürümemeye başladı.갑작스럽게도 이 모든 동물들이 더 이상 시장까지 걷지 않게 된 것입니다.
Bu yüzden bir anda bu hayvanlar pazarlara yürümemeye başladı.Od tej pory zwierzęta nie musiały już być pędzone na targ.
Bu yüzden bir anda bu hayvanlar pazarlara yürümemeye başladı.Plotseling lopen al deze dieren niet meer naar de markt.
Bu yüzden bir anda bu hayvanlar pazarlara yürümemeye başladı.Prin urmare, dintr-o dată toate aceste animale nu mai intrau mergând pe jos în piaţă.
Bu yüzden bir anda bu hayvanlar pazarlara yürümemeye başladı.So laufen die Tiere auf einmal nicht mehr zum Markt.
Bu yüzden bir anda bu hayvanlar pazarlara yürümemeye başladı.Szóval hirtelen ezek az állatok nem lábon mennek be a piacra.
Bu yüzden bir anda bu hayvanlar pazarlara yürümemeye başladı.Vì thế, đột nhiên, những con vật này không còn phải đi bộ vào chợ nữa.
Bu yüzden bir anda bu hayvanlar pazarlara yürümemeye başladı.Ξαφνικά λοιπόν αυτά τα ζώα δεν περπατούν στην αγορά.
Bu yüzden bir anda bu hayvanlar pazarlara yürümemeye başladı.Внезапно эти животные перестали приходить на рынок на своих ногах.
Bu yüzden bir anda bu hayvanlar pazarlara yürümemeye başladı.И изведнъж тези животни вече не се разхождали на пазара.
Bu yüzden bir anda bu hayvanlar pazarlara yürümemeye başladı.Так раптом ці тварини перестали приходити до ринку на своїх ногах.
Bu yüzden bir anda bu hayvanlar pazarlara yürümemeye başladı.כך שאם היית אוכל ארוחת צהריים ביום ראשון, רוב הסיכויים שהוא פעה או געה מחוץ לחלונך
Bu yüzden bir anda bu hayvanlar pazarlara yürümemeye başladı.إذا فجأةً هذه الحيوانات لم تعد تمشي إلى السوق
Bu yüzden bir anda bu hayvanlar pazarlara yürümemeye başladı.視覚的にも 精神的にも遠いところで処理されるようになったのです
Bu yüzden sanat yürümekte olduğumuz dünyada inanılmaz bir yer tutuyor.Deci arta, în acest sens, deține o relevanță incredibilă în lumea spre care ne îndreptăm,
Bu yüzden sanat yürümekte olduğumuz dünyada inanılmaz bir yer tutuyor.Donc l'art, en ce sens, je pense, a une incroyable pertinence dans le monde dans lequel nous nous déplaçons.
Bu yüzden sanat yürümekte olduğumuz dünyada inanılmaz bir yer tutuyor.그래서 아트는, 그런 의미에서 우리가 앞으로 나아갈 세계에 직접적인 연관성이 있습니다.
Bu yüzden sanat yürümekte olduğumuz dünyada inanılmaz bir yer tutuyor. Özellikle de şu sıralar.Także, sztuka postrzegana w ten sposób ma niesamowite znaczenie w dzisiejszym świecie, w szczególności teraz.
Bu yüzden sanat yürümekte olduğumuz dünyada inanılmaz bir yer tutuyor. Özellikle de şu sıralar.V tomto smyslu pak umění podle mě obsahuje důležitý význam pro svět, do kterého směřujeme právě v tuto chvíli.
Bu yüzden sanat yürümekte olduğumuz dünyada inanılmaz bir yer tutuyor.Pertanto, l'arte in questo senso, credo che assuma un'incredibile rilevanza nel mondo verso cui ci muoviamo.
Bu yüzden sanat yürümekte olduğumuz dünyada inanılmaz bir yer tutuyor.И искусство в этом контексте имеет огромное значение для будущего, к которому мы движемся.
Bu yüzden sanat yürümekte olduğumuz dünyada inanılmaz bir yer tutuyor.Така че, според мен изкуството в този смисъл, е изключително уместно в света, към който се движим.
Bu yüzden sanat yürümekte olduğumuz dünyada inanılmaz bir yer tutuyor.Тому мистецтво, у цьому розумінні, на мою думку, є надзвичайно важливим у світі, до якого ми рухаємось.
Bu yüzden sanat yürümekte olduğumuz dünyada inanılmaz bir yer tutuyor.אז האמנות, במובן הזה, מאוד רלבנטית לדעתי בעולם שבו אנו מתנהלים.
Bu yüzden sanat yürümekte olduğumuz dünyada inanılmaz bir yer tutuyor.إذاً الفن، بمعنى من المعاني، أعتقد يحمل أهمية لا تُصدّق في العالم الذي نتحرك تجاهه.
Bu yüzden sanat yürümekte olduğumuz dünyada inanılmaz bir yer tutuyor.我々が進出していく世界において 信じられないような関連性をもつのだと思います まさにこの今
Çetin ve Talya iş yerinden aynı mesafede oturuyorlar, ve iş yerine doğru aynı anda yürümeye başladılar.Значи, при 50 секунди, той е на 830 метра от работата
Cheryl: Aslında bu bacakların üzerinde duramaz. Yürümesi gerekiyor, bu yüzden...Ela não consegue ficar parada em pé com estas pernas, tem que se mover.
Cheryl: Aslında bu bacakların üzerinde duramaz. Yürümesi gerekiyor, bu yüzden...이 다리들로는 가만히 서 있을 수는 없답니다. 움직여야만 하죠
Cheryl: Aslında bu bacakların üzerinde duramaz. Yürümesi gerekiyor, bu yüzden...שריל: היא לא יכולה לעמוד על הרגליים האלו. היא צריכה להיות בתנועה, אז...
Cheryl: Aslında bu bacakların üzerinde duramaz. Yürümesi gerekiyor, bu yüzden...شيريل : لا يمكنها ان تقف ثابتة على هذه القدمين .. يتوجب عليها التحرك
Cheryl: Aslında bu bacakların üzerinde duramaz. Yürümesi gerekiyor, bu yüzden...エイミー: そうなの。動かないとだめなの
Clarence: Tekrar bir müzik aleti çalabilmeyi yürümekten daha çok isterim.Aş prefera să pot să mai cânt la un instrument din nou decât să merg.
Clarence: Tekrar bir müzik aleti çalabilmeyi yürümekten daha çok isterim.Clarence: preferiría tocar de nuevo un instrumento que caminar.
Clarence: Tekrar bir müzik aleti çalabilmeyi yürümekten daha çok isterim.Clarence: wolałbym znowu móc grać na instrumencie niż chodzić.
Clarence: Tekrar bir müzik aleti çalabilmeyi yürümekten daha çok isterim.Ich würde lieber wieder ein Instrument spielen können, als laufen.
Clarence: Tekrar bir müzik aleti çalabilmeyi yürümekten daha çok isterim.Ik zou liever weer een instrument kunnen bespelen dan kunnen lopen.
Clarence: Tekrar bir müzik aleti çalabilmeyi yürümekten daha çok isterim.Inkább tudnék egy hangszeren újra játszani, mint járni.
Clarence: Tekrar bir müzik aleti çalabilmeyi yürümekten daha çok isterim.클레런스 : 다시 걷는 것 보다는
Clarence: Tekrar bir müzik aleti çalabilmeyi yürümekten daha çok isterim.Preferirei essere in grado di suonare di nuovo uno strumento piuttosto che camminare.